Loading...

Loading...
Kitap
390 Hadis
İbn Abbas (r.a.)'dan demiştir ki; Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Burnunuzu iki kere iyice veya üç kere temizleyiniz!” Diğer tahric: İbn Mace, tahare; Ahmed b. Hanbel
حدثنا ابراهيم بن موسى، حدثنا وكيع، حدثنا ابن ابي ذيب، عن قارظ، عن ابي غطفان، عن ابن عباس، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " استنثروا مرتين بالغتين او ثلاثا
Lakit b. Sabre'den, demiştir ki; "Ben müntefik oğullarının Rasulullah (s.a.v.)'e gönderilen elçisi veya elçileri arasında idim. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in evine vardığımızda onu evinde bulamadık, mü'minlerin annesi Aişe'ye tesadüf ettik. Bizim için hazire (denilen bir yemek) hazırlanmasını emretti, (Hazire) bizim için derhal hazırlandı. Ve bir de kına getirildi. (Hadis-i nakleden) Kuteybe aslında kına' sözünü söylemedi. (Ancak sözün gelişinden bu kına'ın getirildiği anlaşılmaktadır.) Kına' (yemek yemeye ve içine meyva konmaya yarayan bir tabaktır.) İçinde hurma vardı. Derken Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi ve: "(Evde yiyecek) birşeyler bulabildiniz mi? Yahut size bir şeyler hazırlanması emredildi mi?" dedi. Biz de "evet" ya Rasulullah (s.a.v.) dedik. Biz Rasulutiah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraber otururken bir de ne görelim, bir çoban Rasululiah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in davarlarım, yanında bir de yeni doğmuş meleyen bir kuzuyla beraber ağıla götürüyor! Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona hitaben; "yahu ne doğurttun?" diye sorunca o da bir dişi kuzu diye cevap verdi. Rasul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) de; "(Öyleyse) onun yerine bize bir koyun kes" buyurdu, ve ilave etti; "Sakın bunu senin için kestiğimizi zannetme" (Bu hadisi rivayet edenlerden biri der ki; Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) "zannetme" kelimesini şeklinde sini'n fethasiyla değil şeklinde sin'in kesresiyle telaffuz etti.) Bizim yüz davarımız var daha fazla artmasını istemediğimiz İçin bu koyunu kestik. Her ne zaman ki, çoban bize bir yavru doğurtur getirirse, biz de onun yerine bir koyun keseriz." (Ravi) Lakit (sözlerine devamla) dedi ki: Ben: "Ya Rasulallah, benim dili uzun bir karım var yani ağzı bozuk" (ona karşı tavrım ne olacak)?" dedim. (Efendimiz): "Öyleyse onu boşa" buyurdu. Lakit der ki: "Ya Rasulallah, onunla aramızda arkadaşlık (hukuku) ve bir de çocuk var" dedim. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’ de "Ona emret" buyurdu. (Ravi diyor ki: Nebi (s.a.v.) bu sözüyle bana) "Ona öğüt ver" de (mek isti)yor (du ve sözlerine şöyle devam etti) "Eğer onda bir hayır görürsen, nasihat etmeye devam edersin. Karını, cariyeni döver gibi dövme!" dedi. Ben; Ya Rasulallah, bana abdestten bahset dedim. "Abdesti güzelce al, parmakların arasına suyu eriştir. Oruçlu değilken burnuna suyu çokça çek." buyurdu. Diğer tahric: Tirmizî, Savm, Nesaî, tahare, İbn Mace, tahare; Darimî vudu'; Ahmed b. Hanbel
حدثنا قتيبة بن سعيد، - في اخرين - قالوا حدثنا يحيى بن سليم، عن اسماعيل بن كثير، عن عاصم بن لقيط بن صبرة، عن ابيه، لقيط بن صبرة قال كنت وافد بني المنتفق - او في وفد بني المنتفق - الى رسول الله صلى الله عليه وسلم قال فلما قدمنا على رسول الله صلى الله عليه وسلم فلم نصادفه في منزله وصادفنا عايشة ام المومنين قال فامرت لنا بخزيرة فصنعت لنا قال واتينا بقناع - ولم يقل قتيبة القناع والقناع الطبق فيه تمر - ثم جاء رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال " هل اصبتم شييا او امر لكم بشىء " . قال قلنا نعم يا رسول الله . قال فبينا نحن مع رسول الله صلى الله عليه وسلم جلوس اذ دفع الراعي غنمه الى المراح ومعه سخلة تيعر فقال " ما ولدت يا فلان " . قال بهمة . قال فاذبح لنا مكانها شاة . ثم قال لا تحسبن - ولم يقل لا تحسبن - انا من اجلك ذبحناها لنا غنم ماية لا نريد ان تزيد فاذا ولد الراعي بهمة ذبحنا مكانها شاة . قال قلت يا رسول الله ان لي امراة وان في لسانها شييا يعني البذاء . قال " فطلقها اذا " . قال قلت يا رسول الله ان لها صحبة ولي منها ولد . قال " فمرها - يقول عظها - فان يك فيها خير فستفعل ولا تضرب ظعينتك كضربك اميتك " . فقلت يا رسول الله اخبرني عن الوضوء . قال " اسبغ الوضوء وخلل بين الاصابع وبالغ في الاستنشاق الا ان تكون صايما
Asim b. Lakit'in Müntefik oğulları elçisi olan babası Lakit b. Sabre'den rivayet ettiğine göre: Lakit, Aişe (r.anha)'ya gelmiş ve bir evvelki hadisin manasını nakletmiştir. (Bir evvelki hadise ilave olarak şunları) söylemiştir. "(Çok) beklemeden Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sert ve mertçe yürüyerek geldi" (Bir de) Hazire (denilen et ve undan yapılan yemek) yerine (Yağ ve undan yapılan) Aside demiştir
حدثنا عقبة بن مكرم، حدثنا يحيى بن سعيد، حدثنا ابن جريج، حدثني اسماعيل بن كثير، عن عاصم بن لقيط بن صبرة، عن ابيه، وافد بني المنتفق، انه اتى عايشة فذكر معناه . قال فلم ينشب ان جاء رسول الله صلى الله عليه وسلم يتقلع يتكفا . وقال عصيدة . مكان خزيرة
Ebu Asim dedi ki, şu (142 numaralı hadisi) İbn Cüreyc bize rivayet etti (Ancak) rivayetine (Nebi s.a.v.) "Abdest aldığın zaman ağzına su ver" (buyurduğunu sözlerini de) ekledi
حدثنا محمد بن يحيى بن فارس، حدثنا ابو عاصم، حدثنا ابن جريج، بهذا الحديث قال فيه " اذا توضات فمضمض
Enes b. Malik (r.a.)den, (demiştir ki:) Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) abdest alırken bir avuç su alır, o suyu çenesinin altına vererek sakallarının arasına akıtır ve "İşte Aziz ve Celil Rabbim bana böyle emretti" buyururdu. Ebu Davud dediki: Haccac b. Haccac ve Ebu'l~Melih er-Rakiy el-Velid b. Zevran'dan hadis rivayet etmişlerdir
حدثنا ابو توبة، - يعني الربيع بن نافع - حدثنا ابو المليح، عن الوليد بن زوران، عن انس يعني ابن مالك، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان اذا توضا اخذ كفا من ماء فادخله تحت حنكه فخلل به لحيته وقال " هكذا امرني ربي عز وجل " . قال ابو داود ابن زوران روى عنه حجاج بن حجاج وابو المليح الرقي
Sevban (r.a.)'den, şöyle demiştir: "Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) (bir defa gece baskını için) Seriyye göndermişti. soğuğa tutuldular. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'m yanına döndükleri zaman onlara sarıklarının ve ayakkabılarının üzerlerine meshetmelerini emretti
حدثنا احمد بن محمد بن حنبل، حدثنا يحيى بن سعيد، عن ثور، عن راشد بن سعد، عن ثوبان، قال بعث رسول الله صلى الله عليه وسلم سرية فاصابهم البرد فلما قدموا على رسول الله صلى الله عليه وسلم امرهم ان يمسحوا على العصايب والتساخين
Enes b. Malik'den, şöyle demiştir: "Ben Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) başında Kitr kumaşından bir sarıkla abdest alırken gördüm. Elini sarığın altına sokarak başının ön tarafını meshetti de sarığı (başından) çıkarmadı
حدثنا احمد بن صالح، حدثنا ابن وهب، حدثني معاوية بن صالح، عن عبد العزيز بن مسلم، عن ابي معقل، عن انس بن مالك، قال رايت رسول الله صلى الله عليه وسلم يتوضا وعليه عمامة قطرية فادخل يده من تحت العمامة فمسح مقدم راسه ولم ينقض العمامة
el-Müstevrid b. Şeddad'dan, şöyle demiştir. "Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in abdest alırken serçe parmağı ile ayak parmakları (nın arasını) ovduğunu gördüm." Diğer tahric: Tirmizî, tahare; İbn Mace, tahare
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا ابن لهيعة، عن يزيد بن عمرو، عن ابي عبد الرحمن الحبلي، عن المستورد بن شداد، قال رايت رسول الله صلى الله عليه وسلم اذا توضا يدلك اصابع رجليه بخنصره
Urve, babası el-Muğire b. Şu'be'nin şöyle dediğini işitmiştir: "Tebuk gazvesinde ben Rasulullah (s.a.v.)'in yanında bulunuyordum. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sabah namazından evvel yolunu değiştirdi. Ben de değiştirdim. Hemen devesini çöktürdü, ayak yoluna çıktı. Biraz sonra döndü. Ben de mataradan eline su döktüm, (önce) ellerini, sonra yüzünü yıkadı ve kollarını sıva (maya çalış) dı, cübbenin yenleri dar gelince ellerini (yenlerin) içine çekip cübbenin altından çıkardı ve dirseklerine kadar yıkadı. Sonra da başına mesh etti, daha sonra da, mestleri üzerine mesh verdi. Hayvanına bindi. Biz de yola düştük. Halkı namazda bulduk. Namaz vakti girdiğinden Abdurrahman b. Avf'ı öne geçirmişler onlara namaz kıldırıyordu. Abdurrahman'ı onlara sabah namazının bir rekatını kıldırmış halde bulduk. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) namaza durup mü'minlerle beraber saf oldu. Abdurrahman b. Avf‘ın arkasında ikinci rekatı kıldı. Abdurrahman b. Avf selam verince Nebiyy (sallallahu aleyhi ve sellem) kalkıp namazına devam etti. Müslümanlar telaşlanıp "sübhanellah" deyip durmaya başladılar. Çünkü namaza Rasulullah’dan (s.a.v.) evvel başlamışlardı. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) selam verince "doğru hareket ettiniz" veya "ne iyi ettiniz!" dedi. Diğer tahric: Buhari, vudu; Müslim, tahare, Nesai, tahare; İbn Mace, tahare. Tirmizî, tahare
حدثنا احمد بن صالح، حدثنا عبد الله بن وهب، اخبرني يونس بن يزيد، عن ابن شهاب، حدثني عباد بن زياد، ان عروة بن المغيرة بن شعبة، اخبره انه، سمع اباه المغيرة، يقول عدل رسول الله صلى الله عليه وسلم وانا معه في غزوة تبوك قبل الفجر فعدلت معه فاناخ النبي صلى الله عليه وسلم فتبرز ثم جاء فسكبت على يده من الاداوة فغسل كفيه ثم غسل وجهه ثم حسر عن ذراعيه فضاق كما جبته فادخل يديه فاخرجهما من تحت الجبة فغسلهما الى المرفق ومسح براسه ثم توضا على خفيه ثم ركب فاقبلنا نسير حتى نجد الناس في الصلاة قد قدموا عبد الرحمن بن عوف فصلى بهم حين كان وقت الصلاة ووجدنا عبد الرحمن وقد ركع بهم ركعة من صلاة الفجر فقام رسول الله صلى الله عليه وسلم فصف مع المسلمين فصلى وراء عبد الرحمن بن عوف الركعة الثانية ثم سلم عبد الرحمن فقام رسول الله صلى الله عليه وسلم في صلاته . ففزع المسلمون فاكثروا التسبيح لانهم سبقوا النبي صلى الله عليه وسلم بالصلاة فلما سلم رسول الله صلى الله عليه وسلم قال لهم " قد اصبتم " . او " قد احسنتم
Müsedded, hocaları Yahya b. Said ve el-Mu'temir vasıtasıyla Muğire b. Şu'be'nin şöyle dediğini haber vermiştir: "Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) abdest aldı, başının ön tarafını, sarığının üstünü meshetti." Mu'temir rivayetinde de Muğire b. Şu'be; "Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) mestler üzerine, alnına ve sarığı üzerine meshederdi" demiştir. Ravilerden Bekr, "hadis (in bu son rivayetin)i lbn Muğire'den bizzat duydum” demiştir. Diğer tahric: Buhari, vudu; Müslim, tahare; Nesaî, tahare; İbn Mace, tahare; Tirmizî tahare
حدثنا مسدد، حدثنا يحيى يعني ابن سعيد، ح حدثنا مسدد، حدثنا المعتمر، عن التيمي، حدثنا بكر، عن الحسن، عن ابن المغيرة بن شعبة، عن المغيرة بن شعبة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم توضا ومسح ناصيته . وذكر فوق العمامة - قال عن المعتمر - سمعت ابي يحدث عن بكر بن عبد الله عن الحسن عن ابن المغيرة بن شعبة عن المغيرة ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يمسح على الخفين وعلى ناصيته وعلى عمامته . قال بكر وقد سمعته من ابن المغيرة
Muğire b. Şu'be'nin oğlu Urve babasının şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Biz Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraber bir deve süvarisi topluluğu içinde bulunuyorduk. Yanımda bir de su kab'ı vardı. Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) ihtiyacı için dışarı çıktı, biraz sonra geri döndü. Ben kendisini su kabıyla karşıladım ve ona su döktüm. Ellerini ve yüzünü yıkadı, sonra da kollarını (sıvayarak) dışarı çıkarmak istedi. Halbuki üzerinde yenleri dar, yünden (dokunmuş) bir Rum cübbesi vardı. Cübbe dar gelince kollarını cübbenin altından çıkarıp uzattı. Sonra çıkarmak için mestlere ellerimi uzattım. Bana; "Mestleri bırak! Çünkü ben onları ayaklarım temiz iken (abdestliyken) giydim.” dedi ve hemen üzerlerine meshetti. Ravi İsa b. Yunus dedi ki: ''Babam Yunus, Şa'bi'nin (şöyle) dediğini nakletti: "Urve, bu hadisi babasından bizzat müşahede ettiğini, babasının da Rasulullah'dan müşahede etmiş olduğunu kesinlikle ifade etti:” Diğer tahric: Buhari, vudu; Müslim, tahare; Nesai, tahare; İbn Mace, tahare; Tirmizî, tahare
حدثنا مسدد، حدثنا عيسى بن يونس، حدثني ابي، عن الشعبي، قال سمعت عروة بن المغيرة بن شعبة، يذكر عن ابيه، قال كنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في ركبه ومعي اداوة فخرج لحاجته ثم اقبل فتلقيته بالاداوة فافرغت عليه فغسل كفيه ووجهه ثم اراد ان يخرج ذراعيه وعليه جبة من صوف من جباب الروم ضيقة الكمين فضاقت فادرعهما ادراعا ثم اهويت الى الخفين لانزعهما فقال لي " دع الخفين فاني ادخلت القدمين الخفين وهما طاهرتان " . فمسح عليهما . قال ابي قال الشعبي شهد لي عروة على ابيه وشهد ابوه على رسول الله صلى الله عليه وسلم
Zurare b, Evfa'nın rivayet ettiğine göçe Muğire b. Şu'be, "Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) (bizden biraz) geri kaldı" diye söze başlamış ve (evvelki hadiste geçen) şu hadiseyi anlatmıştır: "Biz cemaate Abdurrahman b. Avf kendilerine sabah namazını kıldırırken yetişebildik. Abdurrahman b. Avf Nebiyyi Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem)’i görünce (hemen) geri çekilmek istediyse de Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona (namaza) devam etmesi için işaret etti. Ben ve Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun arkasından bir rekat namaz kıldık. Abdurrahman (r.a.) selam verir vermez, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) ayağa kalktı ve yetişemediği rekatı -üzerine hiç bir şey ilave etmeden- kıldı." Ebu Davud dedi ki; "Ebu Said el-Hudri, İbn Zübeyr ve ibn Ömer (r.a.), namazın tek rekatına yetişen kimse üzerine, sehv secdesi lazım gelir, derler.” Diğer tahric: Buhari, vudu; Müslim, tahare; Nesâî, tahare; ibn Mace libas; Tirmizî, tahare
حدثنا هدبة بن خالد، حدثنا همام، عن قتادة، عن الحسن، وعن زرارة بن اوفى، ان المغيرة بن شعبة، قال تخلف رسول الله صلى الله عليه وسلم فذكر هذه القصة . قال فاتينا الناس وعبد الرحمن بن عوف يصلي بهم الصبح فلما راى النبي صلى الله عليه وسلم اراد ان يتاخر فاوما اليه ان يمضي - قال - فصليت انا والنبي صلى الله عليه وسلم خلفه ركعة فلما سلم قام النبي صلى الله عليه وسلم فصلى الركعة التي سبق بها ولم يزد عليها شييا . قال ابو داود ابو سعيد الخدري وابن الزبير وابن عمر يقولون من ادرك الفرد من الصلاة عليه سجدتا السهو
Ebu Abdirrahman'dan, demiştir ki; "Abdurrahman b. Avf'ın Bilal'e Rasuiullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in (nasıl) abdest aldığını sorarken gördüm. (Bilal de şöyle) dedi; "Abdest bozma ihtiyacını gidermek için dışarı çıkardı. Ben de ona su getirirdim. Abdest alır, (başının ön tarafı ile birlmikte) sarığına ve çizmelerinin üzerine meshederdi." Ebu Davud dedi ki Ravi Ebu Abdillah, Teym b. Murre oğullarının hürriyete kavuşturduğu kişidir. Diğer tahric: Müslim, tahare; Tirmizi, tahare; Mesai, tahare; ibn Mace. tahare; Ahmed b. Hanbel
حدثنا عبيد الله بن معاذ، حدثنا ابي، حدثنا شعبة، عن ابي بكر، - يعني ابن حفص بن عمر بن سعد - سمع ابا عبد الله، عن ابي عبد الرحمن السلمي، انه شهد عبد الرحمن بن عوف يسال بلالا عن وضوء رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال كان يخرج يقضي حاجته فاتيه بالماء فيتوضا ويمسح على عمامته وموقيه . قال ابو داود هو ابو عبد الله مولى بني تيم بن مرة
Bbu Zur'a b, Amr b. Cerir'den demiştir ki; (Dedem) Cerir küçük abdestini bozduktan sonra abdest alıp mestler üzerine mesnetti ve: "Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) i meshederken gördüğüm halde (artık) beni meshetmekten ne alıkoyabilir?" dedi. "Ancak bu (Resulullah'ın meshetmesi) Maide Suresinin inmesinden önce idi (galiba)?" dediler. O, (şöyle) cevap verdi: "Ben Maide Suresi indikten sonra müslüman oldum.” Diğer tahric: Buhari, salat; Müslim, tahare; Tirmizî, tahare; Nesai tahare; İbn Mace, tahare
حدثنا علي بن الحسين الدرهمي، حدثنا ابن داود، عن بكير بن عامر، عن ابي زرعة بن عمرو بن جرير، ان جريرا، بال ثم توضا فمسح على الخفين وقال ما يمنعني ان امسح وقد رايت رسول الله صلى الله عليه وسلم يمسح قالوا انما كان ذلك قبل نزول المايدة . قال ما اسلمت الا بعد نزول المايدة
İbn Büreyde babası Büreyde'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir. "Necaşi Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'e bir çift, siyah ve düz mest hediye etti, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bunları (abdestli iken) giydi, sonra aldığı abdest (ler) de onların üzerine meshetti.” Hadisin iki ravisinden biri olan Müsedded, Veki bu hadisi Dilhem b. Salih'ten an'ane yoluyla almıştır, dedi. Ebu Davud da; "bu hadis yalnızca Basralıların rivayetidir." demiştir. Diğer tahric: Tirmizi, edeb; İbn Mace, tahare; Libas; Ahmed b. Hanbel
حدثنا مسدد، واحمد بن ابي شعيب الحراني، قالا حدثنا وكيع، حدثنا دلهم بن صالح، عن حجير بن عبد الله، عن ابن بريدة، عن ابيه، ان النجاشي، اهدى الى رسول الله صلى الله عليه وسلم خفين اسودين ساذجين فلبسهما ثم توضا ومسح عليهما . قال مسدد عن دلهم بن صالح . قال ابو داود هذا مما تفرد به اهل البصرة
Muğire b. Şu'be'den demiştir ki: "Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) mestleri üzerine meshetti. Ben (de); Ya Resulellah yoksa (ayağınızı yıkamayı) unuttunuz mu?" dedim.O da; "(Hayır) bilakis sen unuttun, Rabbim Azze ve Celle bana bunu emretti" buyurdu. Diğer tahric: Buhari, vudu; Müslim, tahare; Nesai, tahare; ibni Mace, tahare; Tirmizî, tahare
حدثنا احمد بن يونس، حدثنا ابن حى، - هو الحسن بن صالح - عن بكير بن عامر البجلي، عن عبد الرحمن بن ابي نعم، عن المغيرة بن شعبة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم مسح على الخفين . فقلت يا رسول الله انسيت قال " بل انت نسيت بهذا امرني ربي عز وجل
Huzeyme b. Sabit'in Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'den rivayet ettiğine göre (Efendimiz şöyle) buyurmuştur: "Mest üzerine mesh (in müddeti) yolcu için üç gün, yolcu olmayan (mukim) için bir gün bir gecedir." Ebu Davud dedi: Bu hadisi Ebu Mansur b. el-Mu'temir, İbrahim et-Teymi'den aynı senetle rivayet etmiştir, ibrahim bu rivayetinde, öncekine ilave olarak, şunları söylemiştir: "Eğer biz Resulullah (s.a.v.)'den {süreyi) arttırmasını isteseydik arttıracaktı." Diğer tahric: Tirmizî, tahare; Ibn Mace, tahare
حدثنا حفص بن عمر، حدثنا شعبة، عن الحكم، وحماد، عن ابراهيم، عن ابي عبد الله الجدلي، عن خزيمة بن ثابت، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " المسح على الخفين للمسافر ثلاثة ايام وللمقيم يوم وليلة " . قال ابو داود رواه منصور بن المعتمر عن ابراهيم التيمي باسناده قال فيه ولو استزدناه لزادنا
Ubeyy b. İmare'nin (kendi) ifadesine göre -(ki Ubeyy hakkında) Yahya b. Eyyub, "O hem Beyti'l-Makdis'e hem de Kabe-i Muazzama'ya karşı Resul-i Ekrem'le birlikte namaz kılmıştır.” diyor.-şöyle demiştir. "Ya Rasulallah mestler üzerine meshedeyim mi? Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Evet" buyurdu. (Ubey, ya Rasulallah) bir gün, iki gün, üç gün (müddetince) meshedebilir miyim? demiş. Rasulullah: "Evet istediğin kadar" buyurdu. Ebu Davud dedi ki: İbn Ebi Meryem el-Mısri, Yahya b. Eyyub'den O da Abdurrahman b. Rezin'den O da Muhammed b. Yezid b, Ebi Ziyad'dan O da Ubade b. Nesiy'den O da Ubeyy b. İmare'den rivayet ettiğine göre, İbn Ebi Meryem bu rivayetinde şöyle demiştir: "Ubey (üç gün meshedebilir miyim, dedikten sonra sorusuna) yediye kadar devam etti. Rasulullah (s.a.v.): "Evet (yedi gün mesh'e devam edebilirsin) ve uygun gördüğün kadar (meste devam edebilirsin)" buyurdu. Ebu Davud dedi ki: Yahya b. Eyyub'un bu senedinde ihtilaf vardır. Çünkü, Yahya güvenilir bir kimse değildir. Yine bu hadisi ibn Ebi Meryem ve Yahya b. İshak es-Süleyhi Yahya b. Eyyub'dan rivayet etmişlerdir. (Ancak Süleyhi('nin) senedinde ihtilaf edilmiştir. Diğer tahric: İbn Mace, tahare
حدثنا يحيى بن معين، حدثنا عمرو بن الربيع بن طارق، اخبرنا يحيى بن ايوب، عن عبد الرحمن بن رزين، عن محمد بن يزيد، عن ايوب بن قطن، عن ابى بن عمارة، - قال يحيى بن ايوب وكان قد صلى مع رسول الله صلى الله عليه وسلم للقبلتين - انه قال يا رسول الله امسح على الخفين قال " نعم " . قال يوما قال " يوما " . قال ويومين قال " ويومين " . قال وثلاثة قال " نعم وما شيت " . قال ابو داود رواه ابن ابي مريم المصري عن يحيى بن ايوب عن عبد الرحمن بن رزين عن محمد بن يزيد بن ابي زياد عن عبادة بن نسى عن ابى بن عمارة قال فيه حتى بلغ سبعا . قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " نعم وما بدا لك " قال ابو داود وقد اختلف في اسناده وليس هو بالقوي ورواه ابن ابي مريم ويحيى بن اسحاق السيلحيني عن يحيى بن ايوب وقد اختلف في اسناده
Muğire b. Şu'be'den, demiştir ki; "Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) abdest aldı, çoraplarının ve ayakkabılarının üzerine mesnetti." Ebu Davud dedi ki; Abdurrahman b. Mehdi bu hadisten hiç bahsetmezdi. Çünkü, Muğire'den (gelen) ma'ruf hadis, "Muhakkak ki Nebiyyi Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) mestler üzerine mesnetti" şeklindedir. Yine Ebu Davud dedi ki: Bu hadis, aynı zamanda Nebiyyi Ekrem'den Ebu Musa el-Eş'ari tarafından;”'Rasulullah (s.a.v.) çoraplar üzerine meshetti" (şeklinde) raviler zincirinden (bazı raviler) atlanarak ve zayıf senetle rivayet edilmiştir. Ebu Davud dedi ki; Ali b. Ebi Talib, İbn Mes'ud, Bera b, A'zib, Enes b: Malik, Ebu Umame, Sehl b. Sa'd ve Amr b. Hureys dahi çorapları üzerine meshetmişlerdir. Bu husus Ömer b. el-Hattab ve İbn Abbas'tan da rivayet edilmiştir. Diğer tahric: Tinnizi, tahare; İbn Mace, tahare
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، عن وكيع، عن سفيان الثوري، عن ابي قيس الاودي، - هو عبد الرحمن بن ثروان - عن هزيل بن شرحبيل، عن المغيرة بن شعبة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم توضا ومسح على الجوربين والنعلين . قال ابو داود كان عبد الرحمن بن مهدي لا يحدث بهذا الحديث لان المعروف عن المغيرة ان النبي صلى الله عليه وسلم مسح على الخفين . قال ابو داود وروي هذا ايضا عن ابي موسى الاشعري عن النبي صلى الله عليه وسلم انه مسح على الجوربين . وليس بالمتصل ولا بالقوي . قال ابو داود ومسح على الجوربين علي بن ابي طالب وابن مسعود والبراء بن عازب وانس بن مالك وابو امامة وسهل بن سعد وعمرو بن حريث وروي ذلك عن عمر بن الخطاب وابن عباس
Evs b. Ebi Evs es-Sekafi'den demiştir ki; "Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) abdest aldı. Ayakkabıları ve ayakları üzerine meshetti.'' Ravi Abbad, es-Sekafi'nin, "Ben Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i bir kavmin kuyusuna, (yani su deposuna) gelip abdest alarak ayakkabıları ve ayakları üzerine meshettiğini gördüm." demiştir. Abbad; "Ben Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in bir kavmin su kuyusuna gittiğini gördüm" dediği halde; Müsedded su deposundan da su kuyusundan da söz etmedi. Sonraki "Abdest aldı, ayakkabıları ve ayakları üzerine meshetti"(ifadelerini ise) her ikisi de ittifakla zikrettiler. Diğer tahric: Ahmed b. Hanbel
حدثنا مسدد، وعباد بن موسى، قالا حدثنا هشيم، عن يعلى بن عطاء، عن ابيه، - قال عباد - قال اخبرني اوس بن ابي اوس الثقفي، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم توضا ومسح على نعليه وقدميه . وقال عباد رايت رسول الله صلى الله عليه وسلم اتى كظامة قوم - يعني الميضاة ولم يذكر مسدد الميضاة والكظامة ثم اتفقا - فتوضا ومسح على نعليه وقدميه