Loading...

Loading...
Kitap
390 Hadis
İbn Abbas (r. a.) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den (bir önceki hadisin) manasını rivayet etmiştir. (Hadisin râvilerinden) Cerîr dediki (bundan önceki A'meş hadisindeki) "sidikten sakınmazdı" kelimesinin yerine Mansûr, rivayetinde "gizlenmezdi" kelimesini kullanmıştır. Ebû Mûaviye de (A'meş'den rivayetinde) يَسْتَنْزِهُ tabirini kullanmıştır
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، حدثنا جرير، عن منصور، عن مجاهد، عن ابن عباس، عن النبي صلى الله عليه وسلم بمعناه قال " كان لا يستتر من بوله " . وقال ابو معاوية " يستنزه
Abdurrahman b. Hasene (r.a.) şöyle demiştir: (Bir gün) Amr b. As ile birlikte Nebiyyi Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimizi ziyarete varmıştık. Nebiimiz, yanında sığır derisinden bir kalkanla çıktı. Sonra onun (arkasına) gizlenerek küçük abdestini bozdu. Biz "dikkatle bakınız Nebiimiz kadınlar gibi oturarak (ve gizlenerek) abdestini yapıyor (bozuyor)” dedik.Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu işitti ve şöyle buyurdu: "İsrailoğullarından birinin başına gelenleri bilmiyor musunuz? Onlar bulaştığı zaman idrarın isabet ettiği kısmı keserlerdi. İşte, Benu Israil'den bir kimse bundan (idrarın değdiği yeri kesmekten) onları nehyetti. Neticede kabir azabına uğratıldı." Ebu Davud dedi ki: "Mansur Ebu Vail'den, o da Ebu Musa el-Eş'ari'den bu hadisi rivayet ederken Ebu Musa (r.aj'ın (hadisteki) "elbiselerine idrar bulaşınca'' sözü yerine '"derilerine idrar bulaştığında" dediğini söylemiştir." Asım ise Ebu Vail'den, o Ebu Musa'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet ederken Resulullah'ın sözü geçen tabirler yerine “onlardan birisinin cesedine (idrar bulaştığında)" dediğini rivayet etmiştir. Diğer tahric: Nesai, tahare; İbn Mace, tahare; Ahmed b. Hanbel
حدثنا مسدد، حدثنا عبد الواحد بن زياد، حدثنا الاعمش، عن زيد بن وهب، عن عبد الرحمن ابن حسنة، قال انطلقت انا وعمرو بن العاص، الى النبي صلى الله عليه وسلم فخرج ومعه درقة ثم استتر بها ثم بال فقلنا انظروا اليه يبول كما تبول المراة . فسمع ذلك فقال " الم تعلموا ما لقي صاحب بني اسراييل كانوا اذا اصابهم البول قطعوا ما اصابه البول منهم فنهاهم فعذب في قبره " . قال ابو داود قال منصور عن ابي وايل عن ابي موسى في هذا الحديث قال " جلد احدهم " . وقال عاصم عن ابي وايل عن ابي موسى عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " جسد احدهم
Huzeyfe (r.a.)’dan; şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir kavmin çöplüğüne geldi, ayakta küçük abdest bozdu ve su istedi. (O su ile abdest aldı. Sıra ayaklarına gelince) mestlerinin üzerine mesh yaptı." Ebu Davud der ki: Müsedded'in bildirdiğine göre Huzeyfe (r.a.) demiştir ki ben, Nebi s.a.v.'in abdest bozarken yalnız kalmak isteyeceğini düşünerek oradan uzaklaşmak istediğimde, Resulullah beni çağırdı. Ben de hemen arkasında (Resulüllah'a sütre olması için) durdum." Diğer tahric: Buhari vudu; Müslim, tahare, Tirmizî tahare, Nesai, tahare, İbn Mace,tahare, Darimi, vudu Ahmed b. Hanbel
حدثنا حفص بن عمر، ومسلم بن ابراهيم، قالا حدثنا شعبة، ح وحدثنا مسدد، حدثنا ابو عوانة، - وهذا لفظ حفص - عن سليمان، عن ابي وايل، عن حذيفة، قال اتى رسول الله صلى الله عليه وسلم سباطة قوم فبال قايما ثم دعا بماء فمسح على خفيه . قال ابو داود قال مسدد قال فذهبت اتباعد فدعاني حتى كنت عند عقبه
Hukeyme bint Umeyme annesi Umeyme bint Rukayka'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sedirinin altında hurma ağacından yapılmış bir kap vardı. Geceleyin ona küçük abdest bozardı.” Diğer tahric: Nesai tahare
حدثنا محمد بن عيسى، حدثنا حجاج، عن ابن جريج، عن حكيمة بنت اميمة بنت رقيقة، عن امها، انها قالت كان للنبي صلى الله عليه وسلم قدح من عيدان تحت سريره يبول فيه بالليل
Ebu Hureyre (r.a.)'den, demiştir ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) "iki mel’undan sakınınız” buyurdu. "Ey Allah'ın Resulü, bu iki mel'un nedir?" dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "İnsanların gelip geçtiği yol üzerine veya gölgeliklerine abdest bozanın (yaptığı iş)dir." cevabını verdi. Diğer tahric: Müslim, tahare, Ahmed b. Hanbel
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا اسماعيل بن جعفر، عن العلاء بن عبد الرحمن، عن ابيه، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اتقوا اللاعنين " . قالوا وما اللاعنان يا رسول الله قال " الذي يتخلى في طريق الناس او ظلهم
Muaz b. Cebel (r.a.)'den demiştir ki; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "La'net vesilesi olan üç şeyi yapmaktan; su yollarına ve kaynaklarına (insanların uğradığı ve toplandığı yerlere) yol ortasına, gölgelik yerlere abdest bozmaktan akınınız." buyurdu. Diğer tahric: İbn Mace, tahare, Ahmed b. Hanbel
حدثنا اسحاق بن سويد الرملي، وعمر بن الخطاب ابو حفص، وحديثه، اتم ان سعيد بن الحكم، حدثهم قال اخبرنا نافع بن يزيد، حدثني حيوة بن شريح، ان ابا سعيد الحميري، حدثه عن معاذ بن جبل، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اتقوا الملاعن الثلاث البراز في الموارد وقارعة الطريق والظل
Abdullah b. Muğaffel'dem demiştir ki; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Hiç biriniz yıkanacağı yere küçük abdest bozup sonra da orada yıkanmaya (Ahmed b. Hanbel rivayetinde: "abdest almaya") kalkmasın. Çünkü kalbe gelen vesveselerin çoğu bundan ileri gelir." Diğer tahric: Tirmizî, Nesaî, ibn Mace, tahare’de ve Ahmed b. Hanbel, Müsned
حدثنا احمد بن محمد بن حنبل، والحسن بن علي، قالا حدثنا عبد الرزاق، قال احمد حدثنا معمر، اخبرني اشعث، وقال الحسن، عن اشعث بن عبد الله، عن الحسن، عن عبد الله بن مغفل، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا يبولن احدكم في مستحمه ثم يغتسل فيه " . قال احمد " ثم يتوضا فيه فان عامة الوسواس منه
İbn Abdurrahman Humeyd el-Himyeri dedi ki: "Ben, Ebu Hureyre gibi (3-4 sene) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile sohbette bulunmuş bir sahabiye rastladım. O zat: "Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizim herhangi birimizin sık sık taranmasını ve yıkandığı yere küçük abdest bozmasını yasakladı" dedi. Diğer tahric: Nesaî, tahare; Ahmed b. Hanbel
حدثنا احمد بن يونس، حدثنا زهير، عن داود بن عبد الله، عن حميد الحميري، - وهو ابن عبد الرحمن - قال لقيت رجلا صحب النبي صلى الله عليه وسلم كما صحبه ابو هريرة قال نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم ان يمتشط احدنا كل يوم او يبول في مغتسله
Abdullah b. Sercis'den rivayet edildiğine göre, Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) deliklere işemekten menetmiştir. Hişam'ın dediğine göre Katade'ye "deliklere küçük abdest bozmak niçin çirkin sayılıyor?" dediler. O da cevaben; "Onların cinlerin barınağı olduğu söylenirdi” dedi. Diğer tahric: Nseai, tahare; Ahmed b. Hanbel
حدثنا عبيد الله بن عمر بن ميسرة، حدثنا معاذ بن هشام، حدثني ابي، عن قتادة، عن عبد الله بن سرجس، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم نهى ان يبال في الجحر . قال قالوا لقتادة ما يكره من البول في الجحر قال كان يقال انها مساكن الجن
Ebu Burde dedi ki: "Bana Aişe r.anha'nın rivayet ettiğine göre, Nebiyy-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve sellem) hela’dan çıktığında; "Ğufraneke = (Ey Allahım) affına (sığınırım)" derdi. Diğer tahric: Tirmizî, tahare; İbn Mace, tahare; Darimi vudu; Ahmed b. Hanbel
حدثنا عمرو بن محمد الناقد، حدثنا هاشم بن القاسم، حدثنا اسراييل، عن يوسف بن ابي بردة، عن ابيه، حدثتني عايشة، رضى الله عنها ان النبي صلى الله عليه وسلم كان اذا خرج من الغايط قال " غفرانك
Ebu Katade dedi ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Sakın sizden biriniz küçük abdestini bozarken erkeklik uzvuna sağ eliyle dokunmasın. Helaya gittiğinde sağ eliyle silinmesin. Su içtiğinde de bir nefeste içmesin” buyurdu. Diğer tahric: Buhari, vudu*; eşribe; Müslim, tahare; Nesaî, tahare; İbn Mace, tahare; Ahmed b. Hanbel
حدثنا مسلم بن ابراهيم، وموسى بن اسماعيل، قالا حدثنا ابان، حدثنا يحيى، عن عبد الله بن ابي قتادة، عن ابيه، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا بال احدكم فلا يمس ذكره بيمينه واذا اتى الخلاء فلا يتمسح بيمينه واذا شرب فلا يشرب نفسا واحدا
Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zevcesi Hafsa (r.anha)'dan, demiştir ki; "Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sağ elini yemek, içmek ve giyinmekte, sol elini de bunların dışındaki işlerde kullanırdı
حدثنا محمد بن ادم بن سليمان المصيصي، حدثنا ابن ابي زايدة، قال حدثني ابو ايوب، - يعني الافريقي - عن عاصم، عن المسيب بن رافع، ومعبد، عن حارثة بن وهب الخزاعي، قال حدثتني حفصة، زوج النبي صلى الله عليه وسلم ان النبي صلى الله عليه وسلم كان يجعل يمينه لطعامه وشرابه وثيابه ويجعل شماله لما سوى ذلك
Aişe, (r.anha)'dan rivayete göre demiştir ki; "Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sağ eli, temizliği ve yemek yemesi içindi. Sol eli ise, hela (dakileri ve diğer pislikleri) temizlemesi (ve çirkin şeyler) içindi." Diğer tahric: Ahmed b. Hanbel, Buhari, vudu; Müslim tahare; Tirmizi, salat; Nesaî taharc; ibn Mace; tahare ---Bu hadis-i şerif ile ilgili açıklama bir evvelki hadiste geçmiştir
حدثنا ابو توبة الربيع بن نافع، حدثني عيسى بن يونس، عن ابن ابي عروبة، عن ابي معشر، عن ابراهيم، عن عايشة، قالت كانت يد رسول الله صلى الله عليه وسلم اليمنى لطهوره وطعامه وكانت يده اليسرى لخلايه وما كان من اذى
Aişe (r.anha)'dan bir başka senedle bir önceki hadisle aynı anlamda (ayrıca) rivayet edilmiştir
حدثنا محمد بن حاتم بن بزيع، حدثنا عبد الوهاب بن عطاء، عن سعيد، عن ابي معشر، عن ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة، عن النبي صلى الله عليه وسلم بمعناه
Ebu Hureyre (r.a.)'in Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den rivayet ettiğine göre şöyle buyurmuştur: "Gözlerine sürme çeken kimse tek sayıda çeksin. Böyle yapan iyi yapmış olur. Yapmayana da günah yoktur. Taşla taharetlenen de tek sayıya riayet etsin. Böyle yapan iyi yapmakla beraber yapmayana günah yoktur. Yemek yiyen dişlerinin dibinden ayıkladığı kırıntıları dışarı atsın. Ağzındakini de dili ile toplarsa yutsun. Böyle yaparsa iyidir. Yapmazsa zorluk yoktur. Abdest bozmak isteyen gizlensin. Gizlenecek yer bulamayan kimse kum biriktirerek onu arkasına alsın. Çünkü şeytan insan oğullarının oturaklarıyla oynar. Kim böyle yaparsa iyi yapar, yapmazsa, zorluk yoktur." Ebu Davud der ki; Bu hadisi bu şekilde Ebu Asim Sevr'den rivayet etmiş ve ancak seneddeki el-Husayn el-Hubrani yerine Husayn EI-Himyeri demiştir. Yine Ebu Davud dedi ki: Bu hadis-i şerifi bir de Abdulmelik b. El-Sabbah, Sevr'den rivayet etmiştir. O da Ebu Said yerinde, Ebu Said el-Hayr demiştir. Ebu Davud dedi ki; Ebu Said el-Hayr ashab-i Kiramdandır. Diğer tahric: İbn Mace, tahare; Darimî, vudu; Ahmed b. Hanbel
حدثنا ابراهيم بن موسى الرازي، اخبرنا عيسى بن يونس، عن ثور، عن الحصين الحبراني، عن ابي سعيد، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " من اكتحل فليوتر من فعل فقد احسن ومن لا فلا حرج ومن استجمر فليوتر من فعل فقد احسن ومن لا فلا حرج ومن اكل فما تخلل فليلفظ وما لاك بلسانه فليبتلع من فعل فقد احسن ومن لا فلا حرج ومن اتى الغايط فليستتر فان لم يجد الا ان يجمع كثيبا من رمل فليستدبره فان الشيطان يلعب بمقاعد بني ادم من فعل فقد احسن ومن لا فلا حرج " . قال ابو داود رواه ابو عاصم عن ثور قال حصين الحميري ورواه عبد الملك بن الصباح عن ثور فقال ابو سعيد الخير . قال ابو داود ابو سعيد الخير هو من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم
Şeyban el-Kitbani'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Mesleme b. Muhalled Ruveyfi b. Sabit'i Mısır'ın aşağı kısımlarına emir tayin etti, Şeyban der ki, Alkam denen yere gitmek isteyen Ruveyfi* ile Kümü Şeriyk'den Alkama'ya, yahut Alkama'dan Küm-i Şeriyk'e kadar beraber yolculuk yaptık. Ruveyfi dedi ki: Bizlerden birisi Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında cihad'dan elde edeceği ganimet'in yarısını ona vermek ve yarısını da kendisinin olmak şartıyla bir din kardeşinin arık devesini isterse alıp cihad'a giderdi. Şayet kendisine ganimet'ten bir pay düşerse ok'un temreni ile tüy'ü kendisinin olur; ağaç kısmı da din kardeşinin olurdu. Ruveyfi' der ki: Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana dedi ki: "Ey Ruveyfi' umarım ki sen, benden sonra uzun zaman yaşarsın. Şu insanlara söyle ki; kim sakallarını bağlarsa veya boynuna (nazar için ip veya boncuk) takarsa yahut hayvan tezeği ile veya kemikle taharet yaparsa Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ondan beridir." Diğer tahric: Nesai, Ziyne; Ahmed b. Hanbel
حدثنا يزيد بن خالد بن عبد الله بن موهب الهمداني، حدثنا المفضل، - يعني ابن فضالة المصري - عن عياش بن عباس القتباني، ان شييم بن بيتان، اخبره عن شيبان القتباني، قال ان مسلمة بن مخلد استعمل رويفع بن ثابت، على اسفل الارض . قال شيبان فسرنا معه من كوم شريك الى علقماء او من علقماء الى كوم شريك - يريد علقام - فقال رويفع ان كان احدنا في زمن رسول الله صلى الله عليه وسلم لياخذ نضو اخيه على ان له النصف مما يغنم ولنا النصف وان كان احدنا ليطير له النصل والريش وللاخر القدح . ثم قال قال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم " يا رويفع لعل الحياة ستطول بك بعدي فاخبر الناس انه من عقد لحيته او تقلد وترا او استنجى برجيع دابة او عظم فان محمدا صلى الله عليه وسلم منه بريء
Şüyeym b. Beytan bu (36 numaralı) hadisi Ebu Salim el-Ceyşani'den, o da Abdullah b. Amr'dan naklen Ayyaş'a bildirmiş ki, Abdullah bu hadisi, Ebu Salim'e Elyon Kapısı Kalfasında kendi yanında murabit iken rivayet etmiştir. Ebu Davud, "Elyon Kalesi: Fustat'da bir dağ üzerindedir. (Bir evvelki hadiste ismi geçen) o (Şeyban) da Ebu Huzeyfe künyesi ile tanınan Şeyban b. Ümeyye'dir" dedi
حدثنا يزيد بن خالد، حدثنا مفضل، عن عياش، ان شييم بن بيتان، اخبره بهذا الحديث، ايضا عن ابي سالم الجيشاني، عن عبد الله بن عمرو، يذكر ذلك وهو معه مرابط بحصن باب اليون . قال ابو داود حصن اليون على جبل بالفسطاط . قال ابو داود وهو شيبان بن امية يكنى ابا حذيفة
Ebu'z-Zübeyr, Cabir b. Abdillah'ı şöyle derken dinlemiştir: "Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi kemik veya hayvan tezeği ile taharetlenmekten men'etti." Diğer tahric: MüsIim, Tahare; Ahmed b. Hanbel
حدثنا احمد بن محمد بن حنبل، حدثنا روح بن عبادة، حدثنا زكريا بن اسحاق، حدثنا ابو الزبير، انه سمع جابر بن عبد الله، يقول نهانا رسول الله صلى الله عليه وسلم ان نتمسح بعظم او بعر
Abdullah bin Mes'ud'dan demiştir ki; Cin taifesinin heyeti Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna geldiler; "Ya Muhammed ümmetine kemik, tezek ve kömürle taharetlenmeyi yasak et. Zira Allah Teala onları bize rızık kıldı" dediler. Bunun üzerine Resulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunlarla taharetlenmeyi yasakladı
حدثنا حيوة بن شريح الحمصي، حدثنا ابن عياش، عن يحيى بن ابي عمرو السيباني، عن عبد الله بن الديلمي، عن عبد الله بن مسعود، قال قدم وفد الجن على رسول الله صلى الله عليه وسلم فقالوا يا محمد انه امتك ان يستنجوا بعظم او روثة او حممة فان الله تعالى جعل لنا فيها رزقا . قال فنهى النبي صلى الله عليه وسلم عن ذلك
Hz. Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Herhangi biriniz, kaza-yi hacet yerine gitmek istediğinde temizlik için yanına üç taş alsın. Bu taşlar ona yeter." Diğer tahric: Buhari, vudu'; Müslim, tahare ; Tirmizî; tahare; Nesaî, tahâre; ibn Mace, tahare. Bazı Hükümler: Bu hadis-i şerif kaza-yi hacet yerine gitmek istediğinde üç taş kullanmanın gerekli olduğuna delildir. Mesele ihtilaflıdır. İmam Şafii, Ahmed, İshak, İbn Rahuye ve Ebu Sevr istinca'nın yapılabilmesi için mutlaka taş adedinin üç olması gerektiği üç yüzü bulunan bir taşla da taharetlenmenin kafi gelebileceğini söylerler. İmam da şer'i manada istinca sayılabilecek bir temizlik için üç taş kullanma şartı vardır. Bu görüşleri için bu hadis-i şerifle 7 ve 8 numaralı hadis-i şerifleri delil getirirler. Şayet istinca hem ön ve hem de arkadan yapılacaksa 6 taşın kullanılması lazım geleceğini; 6 taş kullanmak efdal olmakla beraber, altı yüzü bulunan bir taşla da taharetlenmenin kafi gelebileceğini söylerler. İmam Malik, Ebu Hanife ve Davud (ez-Zahiri) ise, sayı üzerinde durmazlar. Bu meselede asıl olan, istincanın hasıl olmasıdır. Muayyen bir sayı üzerinde durmak gerekmez, derler. Bu aynı zamanda, Hz. Ömer (r.a.)'in de görüşüdür. İmam Nevevi'ye göre Şafiiyyeden bazılarının kavli de budur. Bu hususta üç taş istediği halde kendisine iki taş bir tezek getirildiği için tezeği atan ve iki taşla İktifa eden Resul-i Ekrem'in İbn Mes'ud'dan rivayet edilen fiili sünnetini delil getirirler. Hattabi ise "bu İbn Mesud hadisi iki taşla iktifa edilebileceğine delil olamaz, üç taş kullanmak vaciptir" demektedir. Hanefi ulemasından Buhari şarini Ayni, "Burada üç adedi tatbiki vacip olan bir sayı değil, ekseriyetle istincanın kendisiyle mümkün olduğu için kullanılmış bir sayıdır. Eğer üç taşla temizlik hasıl olmazsa dörde de çıkarılabilir, beşe de. Eğer temizlik hasıl olmuşsa 2 veya bir taşla da yetinilebilir. Bu itibarla hadis-i şerifin zahiri manası maksud değildir. Hatta 3 yüzü olan bir taşla da temizlik yapılabileceğinde icma vardır" demiştir. İbn Mesud (r.a.) hadisiyle de delil getiren Allame Ayni: "Nebiyy-i Ekrem (s.a.v.) kaza-yi hacet mahalline giderken orada taş bulunmadığını bildiği için üç taş istemiştir. Tezeği de kullanmadığına göre iki taşla yetinmiştir. Çünkü orada başka taş yoktur" sözünü delillerle takviye etmiştir. Bu da gösteriyor ki, bu hususta önemli olan temizlenmedir. Üç taraflı bir taşla temizlenmede taş adedi değil, temizlenmeye işaret edilmektedir. Buna göre de üç taş olması lazımdır, şeklinde varid olan hadis-i şeriflerdeki emirlerden maksat vücup değildir, diyenlerin görüşünü takviye etmektedir. Yine bu hadis-i şerif istincanın vücubuna delildir.Şafii, Ahmed, Ebu Sevr ve İshak hazretleri de bu görüştedirler. Ebu Hanife, İmam Malik, Şafiilerden Müzeni, istincanın sünnet olduğu görüşündedirler. Fakat bu İhtilaf, necaset çıkan mahallin namaza mani olacak miktara ulaşmaması halindedir. Aksi takdirde su kullanmak ve o mahalli yıkamak, farzdır
حدثنا سعيد بن منصور، وقتيبة بن سعيد، قالا حدثنا يعقوب بن عبد الرحمن، عن ابي حازم، عن مسلم بن قرط، عن عروة، عن عايشة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اذا ذهب احدكم الى الغايط فليذهب معه بثلاثة احجار يستطيب بهن فانها تجزي عنه