Loading...

Loading...
Kitap
390 Hadis
Ebu Bekr (İbn Abdirraman)'ın azatlısı Sümeyy'den rivayet edilmiştir ki: Ka'ka ve Zeyd bin Eşlem, Sümeyy'i müstehazanın nasıl yıkandığını sormak üzere Said bin Müseyyeb'e gönderdiler Said: "Öğleden Öğleye gusleder ve her namaz için abdest alır. Eğer kan çok gelecek olursa fercine bir bez bağlar” karşılığını verdi. Ebu Davud dedi ki; ibn Ömer, ve Enes bin Malik'ten "öğleden Öğleye yıkanır" şeklinde rivayet edilmiştir. Davud ve Asim, Şa'bi'den o karısı kanalıyla Kamir'den, Kamir de, Aişe'den aynısını rivayet etmişlerdir. Ancak Davud (yukarıdakine ilave olarak) "hergün" (sözünü de) eklemiştir. Asim'in hadisinde de “öğle vaktinde'' ilavesi vardır. Bu görüş Salim bin Abdillah, Hasen ve Ata'nın görüşüdür. Ebu Davud dedi ki, Malik: "Ben İbn Müseyyeb'in"öğleden öğleye.:.." şeklindeki hadisinin "temizlikten temizliğe,,."şeklinde olduğunu zannediyorum. Ancak buna vehm girmiştir ve insanlar bunu değiştirerek, "öğleden öğleye" şekline çevirmişlerdir." Misver bin Adlimelik bin Said bin Abdirrahman bin Yerbu; bu hadisi rivayet etmiş ve "temizlikten temizliğe...." demiş, insanlar bunu "öğleden öğleye..."şeklinde çevirmişlerdir. Diğer tahric: Dârimî, vudu' (bab başlığında)
حدثنا القعنبي، عن مالك، عن سمى، مولى ابي بكر ان القعقاع، وزيد بن اسلم، ارسلاه الى سعيد بن المسيب يساله كيف تغتسل المستحاضة فقال تغتسل من ظهر الى ظهر وتتوضا لكل صلاة فان غلبها الدم استثفرت بثوب . قال ابو داود وروي عن ابن عمر وانس بن مالك تغتسل من ظهر الى ظهر . وكذلك روى داود وعاصم عن الشعبي عن امراته عن قمير عن عايشة الا ان داود قال كل يوم . وفي حديث عاصم عند الظهر . وهو قول سالم بن عبد الله والحسن وعطاء . قال ابو داود قال مالك اني لاظن حديث ابن المسيب من طهر الى طهر . فقلبها الناس من ظهر الى ظهر ولكن الوهم دخل فيه ورواه المسور بن عبد الملك بن سعيد بن عبد الرحمن بن يربوع قال فيه من طهر الى طهر . فقلبها الناس من ظهر الى ظهر
Ali (r.a.) dan, şöyle demiştir: "Müstehaza (olan bir kadın) hayzı bittiği zaman her gün gusleder ve yağ veya zeytin yağı sürülmüş bir yün (veya pamuk) kullanır." Sadece Ebu Davud rivayet etmiştir
حدثنا احمد بن حنبل، حدثنا عبد الله بن نمير، عن محمد بن ابي اسماعيل، - وهو محمد بن راشد - عن معقل الخثعمي، عن علي، - رضى الله عنه - قال المستحاضة اذا انقضى حيضها اغتسلت كل يوم واتخذت صوفة فيها سمن او زيت
Muhammed bin Osman, Kasım bin Muhammed (bin Ebi Bekr)e müstehazanın hükmü sordu; O da: "Hayz günlerinde namazı terk eder, hayzı bitince yıkanır, namazını kılar sonra da (temiz olduğunu kabul ettiği) günlerde yıkanır
حدثنا القعنبي، حدثنا عبد العزيز، - يعني ابن محمد - عن محمد بن عثمان، انه سال القاسم بن محمد عن المستحاضة، فقال تدع الصلاة ايام اقرايها ثم تغتسل فتصلي ثم تغتسل في الايام
Urve b. Zübeyr, Fâtıma bint Ebî Hübeyş'ten rivâyet etmiştir: müstehaza idi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kendisine: Hayız kanı (olduğu zaman) siyah olur, bilinir. Böyle olduğu zaman namazı terket. Başkası olunca abdest al ve namaz kıl" buyurdu. Dâvûd buyurdu ki; " bize İbn Ebî Adiy ezber olarak Urve'den o da Hazret-i Âişe'den " muhakkak Fatıma...." diye haber verdi." hadis aynı zamanda Ala b. Müseyyeb ve Şube'den -ki o Hakem kanalıyla, Ebû Cafer'den- de rivâyet edilmiştir. Ala doğrudan doğruYa Resûlallah (sallallahü aleyhi ve sellem), Şube ise, mevkufen Ebû Cafer'den " Her namaz için abdest alır'9 diye nakletmişlerdir. hadis 286. hadisin tekrarıdır. Orada gerekli açılmamda bulunulmuştur
حدثنا محمد بن المثنى، حدثنا ابن ابي عدي، عن محمد، - يعني ابن عمرو - حدثني ابن شهاب، عن عروة بن الزبير، عن فاطمة بنت ابي حبيش، انها كانت تستحاض فقال لها النبي صلى الله عليه وسلم " اذا كان دم الحيض فانه دم اسود يعرف فاذا كان ذلك فامسكي عن الصلاة فاذا كان الاخر فتوضيي وصلي " . قال ابو داود قال ابن المثنى وحدثنا به ابن ابي عدي حفظا فقال عن عروة عن عايشة ان فاطمة . قال ابو داود وروي عن العلاء بن المسيب وشعبة عن الحكم عن ابي جعفر قال العلاء عن النبي صلى الله عليه وسلم واوقفه شعبة على ابي جعفر توضا لكل صلاة
(İbni Abbas azatlısı) İkrime'den şöyle rivayet edilmiştir: Ümmü Habibe binti Cahş istihaza oldu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona hayz günlerini(n geçmesini) beklemesini; sonra yıkanıp namazını kılmasını, (hayz günleri bittikten sonra) ancak bundan (abdesti bozan hallerden) birşey görürse, abdest alıp namazını kılmasını emretti. Bu hadisi Kutub-i Sitte müelliflerinden sadece Ebu Davud rivayet etmiştir
حدثنا زياد بن ايوب، حدثنا هشيم، اخبرنا ابو بشر، عن عكرمة، ان ام حبيبة بنت جحش، استحيضت فامرها النبي صلى الله عليه وسلم ان تنتظر ايام اقرايها ثم تغتسل وتصلي فان رات شييا من ذلك توضات وصلت
Rabia, (bin Ebu Abdurrahman), müstehazanın her namaz için abdest alması gerektiği görüşünde değildi: "Ancak kendisine kandan başka bir hades gelirse abdest alır" derdi. Ebu Davud: "Bu, Malik'in görüşüdür'' dedi
حدثنا عبد الملك بن شعيب، حدثني عبد الله بن وهب، اخبرنا الليث، عن ربيعة، انه كان لا يرى على المستحاضة وضوءا عند كل صلاة الا ان يصيبها حدث غير الدم فتوضا . قال ابو داود هذا قول مالك يعني ابن انس
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e bi'at etmiş olan Ümmü Atiyye'den, şöyle demiştir: "Biz hayz, bittikten sonra sarıldığı ve bulanıklığı bir şey (hayz) saymazdık." Diğer tahric: Nesai, hayz; İbni Mace, tahare; Dârimi vudu; Ayrıca bk. Buhari, hayz
حدثنا موسى بن اسماعيل، اخبرنا حماد، عن قتادة، عن ام الهذيل، عن ام عطية، وكانت، بايعت النبي صلى الله عليه وسلم قالت كنا لا نعد الكدرة والصفرة بعد الطهر شييا
Muhammed bin Sirin; Ümmü Atiyye'den evvelki hadisin aynısını rivayet etti. Ebu Davud dedi ki; (Evvelki hadisin senedinde adı geçen) Ümmü Huzeyl, Hafsa binti Sirtn'dir. Oğlunun ismi Huzeyl, kocasının ismi de Abdurrahman'dır
حدثنا مسدد، حدثنا اسماعيل، اخبرنا ايوب، عن محمد بن سيرين، عن ام عطية، بمثله . قال ابو داود ام الهذيل هي حفصة بنت سيرين كان ابنها اسمه هذيل واسم زوجها عبد الرحمن
İkrime şöyle demiştir: "Ümmü Habibe müstehaza idi ve kocası kendisiyle cinsi temasta bulunurdu." Ebu Davud dedi ki: Yahya bin Main, "Mualla sikadır" dedi Ahmed bin Hanbel ise, Mualla re'ye değer veren biri olduğu için ondan hadis rivayet etmedi. Sadece Ebu Davud rivayet etmiştir
حدثنا ابراهيم بن خالد، حدثنا معلى بن منصور، عن علي بن مسهر، عن الشيباني، عن عكرمة، قال كانت ام حبيبة تستحاض فكان زوجها يغشاها . قال ابو داود وقال يحيى بن معين معلى ثقة . وكان احمد بن حنبل لا يروي عنه لانه كان ينظر في الراى
İkrime'nin Hamne binti Cahş'tan rivayetine göre; Hamne müstehaza idi ve kocası kendisiyle cinsi temasta bulunurdu. Sadece Ebu Davud rivayet etmiştir
حدثنا احمد بن ابي سريج الرازي، اخبرنا عبد الله بن الجهم، حدثنا عمرو بن ابي قيس، عن عاصم، عن عكرمة، عن حمنة بنت جحش، انها كانت مستحاضة وكان زوجها يجامعها
Ümmü Seleme (r.anha) şöyle demiştir: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında lohusa olan bir kadın doğumdan sonra kırk gün veya kırk gece oturur (namazı, orucu terk eder) di." Biz (yüzdeki çiğit'ten dolayı) yüzlerimize vers sürerdik. Diğer tahric. Tirmizi, tahare; İbn Mace, tahare; Ahmed b. Hanbel VI
حدثنا احمد بن يونس، اخبرنا زهير، حدثنا علي بن عبد الاعلى، عن ابي سهل، عن مسة، عن ام سلمة، قالت كانت النفساء على عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم تقعد بعد نفاسها اربعين يوما او اربعين ليلة وكنا نطلي على وجوهنا الورس يعني من الكلف
Müsse (r.anha) şöyle demiştir: Hacca gitmiştim, Ümmü Seleme (r.anha)'nın huzuruna girdim ve: Ey mü'minlerin annesi, Semure bin Cündub kadınların hayz günlerindeki namazlarını kaza etmelerini emrediyor dedim. Bunun üzerine Ümmü Seleme: (Hayır) kaza etmezler, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in kadınları lohusalıkta kırk gece otururlar (namazı, orucu, terk ederlerdi de) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara lohusalık zamanındaki namazlarını kaza etmelerini emretmezdi, dedi. Muhammed bin Hatim dedi ki, (Senetteki el-Ezdiyye'nin) ismi Müsse, künyesi Ümmü Büsse'dir. Ebu Davud, "(Hadisin senedinde geçen) Kesir bin Ziyad'ın künyesi Ebu Sehl'dir" dedi. Bu Hadisi Kütüb-i Sitte müelliflerinden sadece Ebu Davud rivayet etmiştir
حدثنا الحسن بن يحيى، اخبرنا محمد بن حاتم، - يعني حبي - حدثنا عبد الله بن المبارك، عن يونس بن نافع، عن كثير بن زياد، قال حدثتني الازدية، - يعني مسة - قالت حججت فدخلت على ام سلمة فقلت يا ام المومنين ان سمرة بن جندب يامر النساء يقضين صلاة المحيض . فقالت لا يقضين كانت المراة من نساء النبي صلى الله عليه وسلم تقعد في النفاس اربعين ليلة لا يامرها النبي صلى الله عليه وسلم بقضاء صلاة النفاس . قال محمد يعني ابن حاتم واسمها مسة تكنى ام بسة . قال ابو داود كثير بن زياد كنيته ابو سهل
Süleyman bin Sühaym; Ümeyye binti Ebi Sait'in ismini kendisine açıkladığı Beni Gifar'dan bir kadının şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beni terkisine bindirdi. Vallahi Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sabah namazı için indi(ği yere kadar yola devam etti.) (Sabah olunca) hayvanını çöktürdü. Ben de hayvanının semerinden indim. Bir de ne göreyim, semerin arkasına benden kan bulaşmış. Bu benim ilk hayz görüşümdü. Utanarak devenin yanma çekildim, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) benim halimi ve kanı görünce. Sana ne oluyor? Her halde sen hayz oldun, buyurdu. Ben de: Evet, dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): Kendine (kanın akmasına mani olacak) uygun bir şey bul, sonra bir su kabı al ve içine tuz at ve semere bulaşan kanı yıka sonra da bineğine dön buyurdu." (Ğifarlı kadın devamla) dedi ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hayberi fethedince ganimetten bize de bir miktar verdi." (Ümeyye) dedi ki: Bu Gifarlı kadın bundan sonra, suyuna tuz katmadan hiç hayz'dan temizlenmezdi. Öldüğü zaman yıkanacağı suya da tuz karıştırılmasını vasiyet etti. Diğer tahric: Ahmed b. Hanbel, VI
حدثنا محمد بن عمرو الرازي، حدثنا سلمة، - يعني ابن الفضل - اخبرنا محمد، - يعني ابن اسحاق - عن سليمان بن سحيم، عن امية بنت ابي الصلت، عن امراة، من بني غفار قد سماها لي قالت اردفني رسول الله صلى الله عليه وسلم على حقيبة رحله - قالت - فوالله لم يزل رسول الله صلى الله عليه وسلم الى الصبح فاناخ ونزلت عن حقيبة رحله فاذا بها دم مني فكانت اول حيضة حضتها - قالت - فتقبضت الى الناقة واستحييت فلما راى رسول الله صلى الله عليه وسلم ما بي وراى الدم قال " ما لك لعلك نفست " . قلت نعم . قال " فاصلحي من نفسك ثم خذي اناء من ماء فاطرحي فيه ملحا ثم اغسلي ما اصاب الحقيبة من الدم ثم عودي لمركبك " . قالت فلما فتح رسول الله صلى الله عليه وسلم خيبر رضخ لنا من الفىء - قالت - وكانت لا تطهر من حيضة الا جعلت في طهورها ملحا واوصت به ان يجعل في غسلها حين ماتت
Aişe (r.anha)'dan demiştir ki; "Esma Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzuruna girdi ve; Ya Resulallah bizden biri hayızdan temizlediğinde nasıl yıkanmalı? diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): Sidrini ve suyunu alıp abdest alır, su saçlarının dibine varıncaya kadar ovalayarak başını yıkar ve vücuduna döker; sonra da bezini alıp onunla temizlenir, buyurdu. Esma; Ya Resulallah, o bezle nasıl temizleneyim? diye sordu. Aişe (r.anha), Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in kastettiğini anladım ve Esma'ya; “o bezle kan izlerini silersin dedim" dedi. Diğer tahric: bk. Buhari, hayz; Müslim, hayz; İbni Mace, tahare; Darimi, vudu
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، اخبرنا سلام بن سليم، عن ابراهيم بن مهاجر، عن صفية بنت شيبة، عن عايشة، قالت دخلت اسماء على رسول الله صلى الله عليه وسلم فقالت يا رسول الله كيف تغتسل احدانا اذا طهرت من المحيض قال " تاخذ سدرها وماءها فتوضا ثم تغسل راسها وتدلكه حتى يبلغ الماء اصول شعرها ثم تفيض على جسدها ثم تاخذ فرصتها فتطهر بها " . قالت يا رسول الله كيف اتطهر بها قالت عايشة فعرفت الذي يكني عنه رسول الله صلى الله عليه وسلم فقلت لها تتبعين بها اثار الدم
Safiyye binti Şeybe'den rivayet edildi ki, Aişe (r.anha) Ensar kadınlarını anıp övdü; onlar hakkında güzel şeyler söyledi ve: "Onlar (Ensar)dan bir kadın Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzuruna girdi. ..." dedi. Ebu Avane dan geçen, kadınların hayızdan nasıl temizlenmesi gerektiğine dair soru ile ilgili hadisi nakletti ancak "bezini alırsın" sözünün yerine "misk sürülmüş bir bez alırsın" demiştir. Musedded dedi ki: Ebu Avane (fırsaten), Ebu'l-Ahvas ise, (kırsaten) derdi
حدثنا مسدد بن مسرهد، اخبرنا ابو عوانة، عن ابراهيم بن مهاجر، عن صفية بنت شيبة، عن عايشة، انها ذكرت نساء الانصار فاثنت عليهن وقالت لهن معروفا وقالت دخلت امراة منهن على رسول الله صلى الله عليه وسلم فذكر معناه الا انه قال " فرصة ممسكة " . قال مسدد كان ابو عوانة يقول فرصة وكان ابو الاحوص يقول قرصة
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildi ki; Esma, önceki hadiste zikredilen şeyleri Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e sordu. (Resulullah, cevabının sonunda) "misk sürülmüş bir bez alır" buyurdu. Esma: Onunla nasıl temizleneyim? dedi, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir elbise ile gizlenerek; Sübhanellah... Onunla temizlen buyurdu. (Şube rivayetinde şunları) ilave etti: Esma, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e cünüplükten dolayı nasıl yıkanacağını sordu, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de şu karşılığı verdi: Suyunu alır güzelce temizlenir (abdest alır) sın. Sonra başına su döker, saçlarının dibine (su) ulaşıncaya kadar iyice ovalarsın. Daha sonra da bedenine dökersin. (Şube) dedi ki: Aişe (r.anha); "Ensarın kadınları ne iyi kadınlardır. Haya onları dinlerini (n hükümlerini) sorup anlamaktan alıkoymadı" demiştir. Diğer tahric: İbni Mace, tahare; Müslim, hayz; Ahmed b.Hanbel, V, 72; VI
حدثنا عبيد الله بن معاذ العنبري، اخبرني ابي، عن شعبة، عن ابراهيم، - يعني ابن مهاجر - عن صفية بنت شيبة، عن عايشة، ان اسماء، سالت النبي صلى الله عليه وسلم بمعناه قال " فرصة ممسكة " . قالت كيف اتطهر بها قال " سبحان الله تطهري بها واستتري بثوب " . وزاد وسالته عن الغسل من الجنابة فقال " تاخذين ماءك فتطهرين احسن الطهور وابلغه ثم تصبين على راسك الماء ثم تدلكينه حتى يبلغ شيون راسك ثم تفيضين عليك الماء " . قال وقالت عايشة نعم النساء نساء الانصار لم يكن يمنعهن الحياء ان يسالن عن الدين ويتفقهن فيه
Aişe (r.anha)'dan; demiştir ki; "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Useyd bin Hüdayr ile birlikte bazı kişileri Aişe'nin kaybettiği bir gerdanlığı aramak üzere gönderdi. (Gerdanlığı ararlarken) namaz vakti geldi, onlar da namazı abdestsiz olarak kılıp Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e geldiler ve yaptıklarını haber verdiler. Bunun üzerine teyemmüm ayeti (Maide 6) nazil oldu." İbn Nufeyl şunu da ilave etti: "Useyd bin Hudayr Aişe'ye dedi ki; Allah'ın rahmeti üzerine olsun, senin başına, hoşlanmadığın ne gelmişse Allah sana ve müslümanlara ondan bir kurtuluş ihsan etmiştir." Diğer tahric: Buharî, teyemmüm; Tefsiru's-Sure; nikah; Müslim, tahare; İbni Mace, tahare; Nesai, tahare; Muvattâ, tahare; Ahmed b. Hanbel, I, 238' VI
حدثنا عبد الله بن محمد النفيلي، اخبرنا ابو معاوية، ح وحدثنا عثمان بن ابي شيبة، اخبرنا عبدة، - المعنى واحد - عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن عايشة، قالت بعث رسول الله صلى الله عليه وسلم اسيد بن حضير واناسا معه في طلب قلادة اضلتها عايشة فحضرت الصلاة فصلوا بغير وضوء فاتوا النبي صلى الله عليه وسلم فذكروا ذلك له فانزلت اية التيمم زاد ابن نفيل فقال لها اسيد بن حضير يرحمك الله ما نزل بك امر تكرهينه الا جعل الله للمسلمين ولك فيه فرجا
Ammar bin Yasir (r.a) şöyle haber vermiştir: "Sahabiler, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber oldukları halde, sabah namazı için yeryüzü (toprak) cinsinden bir şeyle teyemmüm ettiler. Şöyleki: Ellerini yere vurdular sonra yüzlerini bir kere meshettiler. Bilahere ellerini tekrar yere vurdular ve her iki ellerini omuzlarına ve koltuk altlarına kadar avuçlarının içiyle meshettiler." Diğer tahric. İbni Mace, tahare; Ahmed b. Hanbel, IV
حدثنا احمد بن صالح، حدثنا عبد الله بن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، عن عبيد الله بن عبد الله بن عتبة، حدثه عن عمار بن ياسر، انه كان يحدث انهم تمسحوا وهم مع رسول الله صلى الله عليه وسلم بالصعيد لصلاة الفجر فضربوا باكفهم الصعيد ثم مسحوا وجوههم مسحة واحدة ثم عادوا فضربوا باكفهم الصعيد مرة اخرى فمسحوا بايديهم كلها الى المناكب والاباط من بطون ايديهم
Abdülmelik bin Şuayb, İbni Vehb'den önceki hadisin benzerini rivayet etti. ibni Vehb rivayetinde şöyle dedi: "Müslümanlar kalktılar ve topraktan bir şey avuçlamadan ellerini yere vurdular." (İbni Vehb bundan sonra) önceki hadisin benzerini söyledi. Ancak omuzları ve koltuk altlarıını zikretmedi. İbnu'l-Leys ise, "dirseklerin üstüne kadar..." dedi. Diğer tahric: İbni Mace, tahare
حدثنا سليمان بن داود المهري، وعبد الملك بن شعيب، عن ابن وهب، نحو هذا الحديث قال قام المسلمون فضربوا باكفهم التراب ولم يقبضوا من التراب شييا فذكر نحوه ولم يذكر المناكب والاباط . قال ابن الليث الى ما فوق المرفقين
Ammar bin Yasir'den rivayet edilmiştir ki; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanında Aişe (radiyallahu anha) olduğu halde gece yarısından sonra Ulatu'l-Ceyş (denilen yer) de konakladı. (Burada) Aişe'nin Zafar boncuğundan olan gerdanlığı kayboldu. Ordu tanyeri ağarıncaya kadar bu gerdanlığı aramakla meşgul oldu. Halbuki yanlarında su yoktu. Bundan dolayı Ebu Bekir, Aişe'ye kızdı ve, "insanları (yola devam etmekten) alıkoydun. Halbuki onların yanında su yok" dedi. Bunun üzerine Allah Celle Celalühü, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e temiz olan yer yüzü cinsinden bir şeyle temizlenme ruhsatını (teyemmüm ayetini) indirdi. Hemen müslümanlar Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'Ie birlikte kalktılar ve ellerini yere vurdular, sonra da topraktan bir şey avuçlamadan kaldırıp yüzlerini ve ellerini üstten omuzlarına, avuçlarının içinden de koltuk altlarına kadar meshettiler. İbni Yahya rivayetinde, İbni Şihab'ın; "insanlar buna (omuzlara ve koltuk altlarına kadar meshetmeye) itibar etmiyorlar" dediğini ilave etti. Ebu Davud dedi ki: Bu Hadisi, ibni ishak da böylece (Salih bin Keysan'ın rivayet ettiği gibi) rivayet etti ve rivayetinde (Ubeydullah bin Abdillah ile Ammar bin Yasir'in arasına) ibni Abbas'ı soktu. (ibni ishak ayrıca) Yunus'un dediği gibi, "iki defa vurdular" dedi. (Musannifin bu sözü, Salih bin Keysan'ın "bir defa vurdular”şeklinde rivayet ettiğine delalet ediyor.) Bunu Ma'mer de Zühri'den "iki vuruş" şeklinde rivayet etti. Malik, Zühri'den, Zühri, Ubeydullah bin Abdillah'dan o da babası tarikiyle Ammar'dan rivayet etti. Ebu Uveys de aynı şekilde (Malik'in dediği gibi Abdullah'ın ilavesiyle) Zühri'den rivayet etti. İbni Uyeyne, Ubeydullah'ın babası(nın zikredilip ve zikredilmediği)nde şüphe etti. Bir seferinde "Ubeydullah'dan o da babasından, veya Ubeydullah'tan, o da İbni Abbas'tan" şeklinde, başka bir seferinde: 'babasından “bir seferinde de' 'ibn Abbas 'tan” şeklinde rivayet etti. Yine ibni Uyeyne, o hadisi Zühri'den duyup duymadığında da tereddüt etti. Onlardan (Ammar hadisini Zühri'den rivayet edenlerden) ismini verdiğim (Yunus, ibn ishak ve Ma'mer)den başka hiçbiri bu hadiste "iki vuruştu zikretmedi. Diğer tahric: Buhari, teyemmüm, şehadat; meğazi; Müslim, hayz; tevbe; Nesai, tahare; Ahmed b. Hanbel, IV, 264, VI
حدثنا محمد بن احمد بن ابي خلف، ومحمد بن يحيى النيسابوري، - في اخرين - قالوا حدثنا يعقوب، اخبرنا ابي، عن صالح، عن ابن شهاب، حدثني عبيد الله بن عبد الله، عن ابن عباس، عن عمار بن ياسر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم عرس باولات الجيش ومعه عايشة فانقطع عقد لها من جزع ظفار فحبس الناس ابتغاء عقدها ذلك حتى اضاء الفجر وليس مع الناس ماء فتغيظ عليها ابو بكر وقال حبست الناس وليس معهم ماء فانزل الله تعالى على رسوله صلى الله عليه وسلم رخصة التطهر بالصعيد الطيب فقام المسلمون مع رسول الله صلى الله عليه وسلم فضربوا بايديهم الى الارض ثم رفعوا ايديهم ولم يقبضوا من التراب شييا فمسحوا بها وجوههم وايديهم الى المناكب ومن بطون ايديهم الى الاباط . زاد ابن يحيى في حديثه قال ابن شهاب في حديثه ولا يعتبر بهذا الناس . قال ابو داود وكذلك رواه ابن اسحاق قال فيه عن ابن عباس وذكر ضربتين كما ذكر يونس ورواه معمر عن الزهري ضربتين وقال مالك عن الزهري عن عبيد الله بن عبد الله عن ابيه عن عمار وكذلك قال ابو اويس عن الزهري وشك فيه ابن عيينة قال مرة عن عبيد الله عن ابيه او عن عبيد الله عن ابن عباس ومرة قال عن ابيه ومرة قال عن ابن عباس اضطرب ابن عيينة فيه وفي سماعه من الزهري ولم يذكر احد منهم في هذا الحديث الضربتين الا من سميت