Loading...

Loading...
Kitap
138 Hadis
(Önceki 2214. hadisin) bir benzeri de İbn İshak'dan aynı senedle rivayet olunmuştur. Ancak Muhammed b. Seleme (bu hadisi îbn İshak'tan rivayet ederken) "Bir arak otuz sa'a denk bir zenbildir" dedi. Ahmed b. Hanbei, VI, 410; Beyhaki, es-Sünenü'1-kübrâ, VII, 392. Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadis (önceki) Yahya b. Âdem hadisinden daha sahihtir
حدثنا الحسن بن علي، حدثنا عبد العزيز بن يحيى ابو الاصبغ الحراني، حدثنا محمد بن سلمة، عن ابن اسحاق، بهذا الاسناد نحوه الا انه قال والعرق مكتل يسع ثلاثين صاعا . قال ابو داود وهذا اصح من حديث يحيى بن ادم
Ebu Seleme b. Abdirrahman'dan; demiştir ki; "Bir arak' onbeş sa'ı (içine) alan bir zenbildir
حدثنا موسى بن اسماعيل، حدثنا ابان، حدثنا يحيى، عن ابي سلمة بن عبد الرحمن، قال يعني بالعرق زنبيلا ياخذ خمسة عشر صاعا
Şu (bir önceki) hadis Süleyman b. Yesâr'dan da rivayet olunmuştur. (Süleyman b. Yesar'ın bu hadisi kendisinden rivayet ettiği Seleme b. Sahrin) dedi(ğine göre); Rasûlullah (s.a.v.)'e onbeş sa'a yakın bir hurma getirilmiş (Rasul-i Ekrem de) o hurmayı "Bunu dağıt" diye ona vermiş. (Seleme b. Sahr da); Ya Rasulallah, benden ve ailemden daha fakır birine mi? (vereyim) cevabını vermiş. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.)'de; "Onu ailenle beraber ye!" buyurmuştur
حدثنا ابن السرح، حدثنا ابن وهب، اخبرني ابن لهيعة، وعمرو بن الحارث، عن بكير بن الاشج، عن سليمان بن يسار، بهذا الخبر قال فاتي رسول الله صلى الله عليه وسلم بتمر فاعطاه اياه وهو قريب من خمسة عشر صاعا قال " تصدق بهذا " . قال فقال يا رسول الله على افقر مني ومن اهلي فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " كله انت واهلك
Ubâde b. Sâmit'in kardeşi Evs'den rivayet edildiğine göre, Nebi (s.a.v.), kendisine altmış fakire yedirmek (üzere) on beş sa' arpa vermiştir. Beyhakî, es-Sünenü'l-kübrâ, VII, 392. Ebû Dâvud dedi ki: (Bu hadisi Evs'den aldığını söyleyen) Ata (aslında) Evs(in devrin) 'e yetişmemiştir. (Çünkü) Evs Bedr halkındandır, ölümü (Ata'nın dünyaya gelmesinden) öncedir. (Dolayısıyla) bu hadis mürsel'dir. (Muttasıl bir senedle rivayet edildiği bilinmemektedir) O'nu ancak Evzâî- Ata- Evs yoluyla (mürsel olarak) rivayet etmişlerdir
قال ابو داود قرات على محمد بن وزير المصري قلت له حدثكم بشر بن بكر، حدثنا الاوزاعي، حدثنا عطاء، عن اوس، اخي عبادة بن الصامت ان النبي صلى الله عليه وسلم اعطاه خمسة عشر صاعا من شعير اطعام ستين مسكينا . قال ابو داود وعطاء لم يدرك اوسا وهو من اهل بدر قديم الموت والحديث مرسل وانما رووه عن الاوزاعي عن عطاء ان اوسا
Hişam b. Urve'den rivayet edildiğine göre, Cemile (ismiyle de anılan Huveyle bint Mâlik) Evs b. es-Sâmit'in nikahı altında idi. (Evs) kendisinde cinnet bulunan bir adamdı. Cinneti arttığı zaman karısına zihar yapardı. Bunun üzerine noksan sıfatlardan münezzeh olan yüce Allah onun hakkında zihar keffâreti (âyet-i kerimesini) indirdi
حدثنا موسى بن اسماعيل، حدثنا حماد، عن هشام بن عروة، ان جميلة، كانت تحت اوس بن الصامت وكان رجلا به لمم فكان اذا اشتد لممه ظاهر من امراته فانزل الله تعالى فيه كفارة الظهار
(Bir önceki 2219. hadisin) bir benzeri de Aişe (r.anha)'dan rivayet olunmuştur
حدثنا هارون بن عبد الله، حدثنا محمد بن الفضل، حدثنا حماد بن سلمة، عن هشام بن عروة، عن عروة، عن عايشة، مثله
İkrime'den rivayet olunduğuna göre, Bir adam karısına zihar yapmış, Keffâret(ini) vermeden onunla cinsi münâsebette bulunmuş. Peşinden Nebî (s.a.v.)'e gelip bunu anlatmış. (Hz. Nebi de); "Seni (bu) yaptığın işe iten (sebeb) nedir?" diye sormuş, (o sahâbî de): Ay (ışığın)da inciklerini görmemdir, diye cevap vermiş. (Rasûl-i Ekrem de): "Öyleyse keffâretini ödeyinceye kadar ondan uzaklaş." buyurmuştur
حدثنا اسحاق بن اسماعيل الطالقاني، حدثنا سفيان، حدثنا الحكم بن ابان، عن عكرمة، ان رجلا، ظاهر من امراته ثم واقعها قبل ان يكفر فاتى النبي صلى الله عليه وسلم فاخبره فقال " ما حملك على ما صنعت " . قال رايت بياض ساقيها في القمر . قال " فاعتزلها حتى تكفر عنك
İkrime'den rivayet olunduğuna göre, Bir adam karısına zihar yapmış kısa bir süre sonra da ay(ışığın)da onun inciğinin pırıltısını görünce (dayanamayıp) onunla cinsi münâsebette bulunmuş. Bunun üzerine Nebi (s.a.v.)'e gelmiş (Hz. Nebi de) ona keffâret ödemesini emretmiştir. Bu Hadisi Sadece Ebû Dâvud rivayet etmiştir
حدثنا الزعفراني، حدثنا سفيان بن عيينة، عن الحكم بن ابان، عن عكرمة، ان رجلا، ظاهر من امراته فراى بريق ساقها في القمر فوقع عليها فاتى النبي صلى الله عليه وسلم فامره ان يكفر
(Önceki 2222. hadisin) bir benzeri de İbn Abbas'dan (naklen) Nebi (s.a.v.)'den rivayet olunmuştur (ancak îsmail b. Uleyye bu hadisi naklederken): "incik"den ^bahsetmemiştir. Bu Hadisi Sadece Ebû Dâvud rivayet etmiştir
حدثنا زياد بن ايوب، حدثنا اسماعيل، حدثنا الحكم بن ابان، عن عكرمة، عن ابن عباس، عن النبي صلى الله عليه وسلم نحوه ولم يذكر الساق
Daha önce geçen (2222 numaralı) Süfyan hadisinin bir benzerini de İkrime Nebi (s.a.v.)'den naklen rivayet etmiştir. Bu Hadisi Sadece Ebû Dâvud rivayet etmiştir
حدثنا ابو كامل، ان عبد العزيز بن المختار، حدثهم حدثنا خالد، حدثني محدث، عن عكرمة، عن النبي صلى الله عليه وسلم بنحو حديث سفيان
Ebû Dâvud dedi ki, Muhammed b. İsa'yı bu hadisi rivayet ederken işittim. Diyordu ki: el-Mu'temir; "ben el-Hakem b. Eban'ı şu (bir önceki) hadisi naklederken işittim (fakat Eban bu hadisi naklederken) îbn Abbas'ı anmadı. (Sadece İkrime'den demekle yetindi,)" dedi. Ebû Dâvud dedi ki: "Bana Huseyn b. Hureys yazarak {şunları) söyledi: "Fazl b. Musa bana Ma'mer -el-Hakem b. Eban- İkrime-îbn Abbas senediyle Nebi (s.a.v.)'den (naklen bir önceki hadisin) mânâsını nakletti" Nesaî, talak; Tirmizî, talak; Îbn Mâce, talak, Hâkim el-Müstedrek, II, 204. Bu Hadisi Sadece Ebû Dâvud rivayet etmiştir
قال ابو داود سمعت محمد بن عيسى، يحدث به حدثنا المعتمر، قال سمعت الحكم بن ابان، يحدث بهذا الحديث ولم يذكر ابن عباس قال عن عكرمةقال ابو داود كتب الى الحسين بن حريث قال اخبرنا الفضل بن موسى، عن معمر، عن الحكم بن ابان، عن عكرمة، عن ابن عباس، بمعناه عن النبي صلى الله عليه وسلم
Sevbân'dan; demiştir ki: "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem; "Zorunluluk olmadan boşanmaya kalkan bir kadın'a cennet kokusu haramdır" buyurdu
حدثنا سليمان بن حرب، حدثنا حماد، عن ايوب، عن ابي قلابة، عن ابي اسماء، عن ثوبان، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ايما امراة سالت زوجها طلاقا في غير ما باس فحرام عليها رايحة الجنة
Habibe bint Sehl el-Ensâriyye'den rivayet olunduğuna göre, Kendisi Kays b. Şemmâs'ın nikâhlısı imiş. Rasûlullah (s.a.v.) sabah (namazın)a çıkınca onu alaca karanlıkta kapısının önünde bulmuş ve; "Kimdir o" demiş, (Habibe de): Ben Habîbe bint Sehl'im, karşılığını vermiş. (Rasûl-i Ekrem); "Neyin var?" diye sormuş. (Habibe de) kocası hakkında; Sabit b. Kays ile ben(im evli kalmamıza imkân) yoktur, demiş. Sabit b. Kays gelince Rasûlullah (s.a.v.) ona; "Bu habibe bint Sehldir (senin hakkında) Allah'ın söylemesini istediği herşeyi söyledi," buyurmuş. Habibe; Ey Allah'ın Rasûlü, (mehir olarak) verdiklerinin hepsi yanımdadır, (dilerse geri verebilirim) demiş. Rasûlullah (s.a.v.) de, Sabit b. Kays'a; "(Mehir olarak verdiklerini) Ondan (geri) al" buyurmuş. Bunun üzerine Sabit (verdiklerini) ondan almış, Habibe de (kocasından ayrılarak) ailesinin yanında kalmış
حدثنا القعنبي، عن مالك، عن يحيى بن سعيد، عن عمرة بنت عبد الرحمن بن سعد بن زرارة، انها اخبرته عن حبيبة بنت سهل الانصارية، انها كانت تحت ثابت بن قيس بن شماس وان رسول الله صلى الله عليه وسلم خرج الى الصبح فوجد حبيبة بنت سهل عند بابه في الغلس فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من هذه " . فقالت انا حبيبة بنت سهل . قال " ما شانك " . قالت لا انا ولا ثابت بن قيس . لزوجها فلما جاء ثابت بن قيس قال له رسول الله صلى الله عليه وسلم " هذه حبيبة بنت سهل " . وذكرت ما شاء الله ان تذكر وقالت حبيبة يا رسول الله كل ما اعطاني عندي . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم لثابت بن قيس " خذ منها " . فاخذ منها وجلست هي في اهلها
Aişe (r.anha)'den rivayet edildiğine göre, Habibe bint Sehl, Sabit b. Kays'm nikâhı altında iken (sabit bir gün) onu dövmüş ve bir tarafını kırmış. Bunun üzerine (Habibe) sabahleyin onu Nebi (s.a.v.)'e şikâyet etmiş. Nebi (s.a.v.) de Sabit'i çağırıp: "Onun mehrinin bir kısmını alarak kendisini boşa" buyurmuş. Bunun üzerine (Sabit); Bu caiz olur(mu?) ya Rasûlallah! diye sormuş (Rasûl-i Ekrem); "Evet" cevabını vermiş. (Sabit de); Ben ona mehir olarak iki bahçe vermiştim ve şu anda bunlar onun elinde bulunuyor demiş. Bunun üzerine Nebi (s.a.v.); "Onları al da onu boşa" buyurmuş. O da (öyle) yapmıştır
حدثنا محمد بن معمر، حدثنا ابو عامر عبد الملك بن عمرو، حدثنا ابو عمرو السدوسي المديني، عن عبد الله بن ابي بكر بن محمد بن عمرو بن حزم، عن عمرة، عن عايشة، ان حبيبة بنت سهل، كانت عند ثابت بن قيس بن شماس فضربها فكسر بعضها فاتت رسول الله صلى الله عليه وسلم بعد الصبح فاشتكته اليه فدعا النبي صلى الله عليه وسلم ثابتا فقال " خذ بعض مالها وفارقها " . فقال ويصلح ذلك يا رسول الله قال " نعم " . قال فاني اصدقتها حديقتين وهما بيدها فقال النبي صلى الله عليه وسلم " خذهما ففارقها " . ففعل
İbn Abbas (r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre, "Sabit b. Kays'ın karısı Sabit'den hulu' olmuş ve bunun üzerine Peygamber (s.a.v.) onun iddetini bir hayz (süresi) olarak tayin etmiştir. Tirmizi, talak; Muvatta, talak; Hakim, el-Müstedrek, II, 206. Ebû Dâvud dedi ki: "Abdurrezzak da bu hadisi Ma'mer, Amr b. Müslim ve îkrime senediyle Nebi (s.a.v.)'den mürsel olarak rivayet etmiştir
حدثنا محمد بن عبد الرحيم البزاز، حدثنا علي بن بحر القطان، حدثنا هشام بن يوسف، عن معمر، عن عمرو بن مسلم، عن عكرمة، عن ابن عباس، ان امراة، ثابت بن قيس اختلعت منه فجعل النبي صلى الله عليه وسلم عدتها حيضة . قال ابو داود وهذا الحديث رواه عبد الرزاق عن معمر عن عمرو بن مسلم عن عكرمة عن النبي صلى الله عليه وسلم مرسلا
İbn Ömer (r.a.)'den; demiştir ki: "Hulu yapılan bir kadın'ın iddeti bir hayız süresidir
حدثنا القعنبي، عن مالك، عن نافع، عن ابن عمر، قال عدة المختلعة حيضة
İbn Abbas (r.a.)'dan; demiştir ki: Muğîs bir köle idi. (Birgün Hz. Nebi'e gelerek); Ey Allah'ın Rasûlü, (karım Berire, benden ayrılmak istiyor) ona (varıp) benim için şefaat et dedi. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (Berîre'ye varıp); "Ey Berîre, Allah'dan kork. Çünkü o senin eşin ve çocuğunun babasıdır," buyurdu (Hz. Berîre de); Ey Allah'ın Rasûlü, bunu bana emrediyor musun? diye sordu (Rasûl-i Ekrem de) "Hayır, ben sadece bir aracıyım", cevabım verdi. Bunun üzerine (Muğis'in)j gözyaşları yanağının üzerine akmaya başladı. Rasûlullah (s.a.v.) de îbn Abbas'a (hitaben); "Muğîs'in Berireye aşırı sevgisine, Berire'nin de ona olan nefretine hayret etmiyor musun?" dedi
حدثنا موسى بن اسماعيل، حدثنا حماد، عن خالد الحذاء، عن عكرمة، عن ابن عباس، ان مغيثا، كان عبدا فقال يا رسول الله اشفع لي اليها . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " يا بريرة اتقي الله فانه زوجك وابو ولدك " . فقالت يا رسول الله اتامرني بذلك قال " لا انما انا شافع " . فكان دموعه تسيل على خده فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم للعباس " الا تعجب من حب مغيث بريرة وبغضها اياه
İbn Abbas (r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre, Berire'nin eşi, Muğîs isimli siyah bir köleydi. Nebi (s.a.v.) Berîre'yi (onun nikahı altında kalıp kalmamakta) serbest bıraktı. (Hz. Berîre ayrılmaya karar verince ona boşanan hür kadınlarınki kadar) iddet beklemesini emretti
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، حدثنا عفان، حدثنا همام، عن قتادة، عن عكرمة، عن ابن عباس، ان زوج، بريرة كان عبدا اسود يسمى مغيثا فخيرها - يعني النبي صلى الله عليه وسلم - وامرها ان تعتد
Aişe (r.anhâ) Berîre kıssası hakkında şöyle demiştir: (Berire'nin) kocası bir köle idi. (Berîre hürriyetine kavuşunca) Peygamber (s.a.v.) kendisini muhayyer bıraktı. (Bunun üzerine) Berîre, kendisini tercih etti (Ve kocasından ayrıldı. Bu hadisin râvisi Urve dedi ki) eğer (Hz. Berire'nin kocası) hür olsaydı (Rasûl-i Ekrem) Berîre'yi muhayyer bırakmazdı
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، حدثنا جرير، عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن عايشة، في قصة بريرة قالت كان زوجها عبدا فخيرها رسول الله صلى الله عليه وسلم فاختارت نفسها ولو كان حرا لم يخيرها
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre demiştir ki; "Nebi (s.a.v.) kocası bir köle iken (hürriyete kavuşan) Berire'yi (kocasından ayrılıp ayrılmamakta) muhayyer bırakmıştır
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، حدثنا حسين بن علي، والوليد بن عقبة، عن زايدة، عن سماك، عن عبد الرحمن بن القاسم، عن ابيه، عن عايشة، ان بريرة، خيرها رسول الله صلى الله عليه وسلم وكان زوجها عبدا