Loading...

Loading...
Kitap
381 Hadis
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve Alîyyu'bnü Hucr rivayet ettiler. îbni Eyyûb Dediki: Bize İsmail —ki îbni Ca'fer'dir— rivayet etti. (Dediki): Bana Muhammed —ki İbni Ebî Harmele'dir— haber verdi. (Dediki): Bana Ebû Seleme haber verdiki, Kendisi Âişe'ye Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ikindiden sonra kılmakda olduğu iki rek'ât nafileyi sormuş. Âişe : «Bunları Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ikindiden önce kılardı. Sonra (bir defa) bu iki rek'âtı kılmakdan alıkonuldu. Yahut onları unuttu da, ikindiden sonra kıldı. Sonra her iki şekli de kılar oldu. Zâten bir namazı kıldımı, bir daha onun üzerinde sebat etmek âdeti idi.» cevâbını vermiş. Yahya b. Eyyûb, İsmail'in: «Âişe, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Selletn) o iki rek'âta devam etti, demek istiyor.» dediğini söyledi
حدثنا يحيى بن ايوب، وقتيبة، وعلي بن حجر، قال ابن ايوب حدثنا اسماعيل، - وهو ابن جعفر - اخبرني محمد، - وهو ابن ابي حرملة - قال اخبرني ابو سلمة، انه سال عايشة عن السجدتين اللتين، كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يصليهما بعد العصر فقالت كان يصليهما قبل العصر ثم انه شغل عنهما او نسيهما فصلاهما بعد العصر ثم اثبتهما وكان اذا صلى صلاة اثبتها . قال يحيى بن ايوب قال اسماعيل تعني داوم عليها
Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize İbnü Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Bunlar hep birden: Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etmişlerdir. Âişe: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ikindiden sonra benim yanımda iki rek'ât nafile kılmayı hiç bırakmadı.» demiş
حدثنا زهير بن حرب، حدثنا جرير، ح وحدثنا ابن نمير، حدثنا ابي جميعا، عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن عايشة، قالت ما ترك رسول الله صلى الله عليه وسلم ركعتين بعد العصر عندي قط
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Aliyyu'bnü Müshir rivayet etti. H. Bize Aliyyu'bnü Hucr dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Alîyyü'bnü Müshir haber verdi. (Dediki): Bize Ebû İshâk Eş-Şeybânî, Abdurrahmân b. Esved'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen haber verdi. Âişe şöyle demiş: «İki namaz vardır ki, onları Resûlulloh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim evimde gizli ve aşikâr hiç bırakma (dan kıl) mışdır. Sabah namazından önceki iki rek'ât ile ikindiden sonraki iki rek'âtı.»
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا علي بن مسهر، ح وحدثنا علي بن حجر، - واللفظ له - اخبرنا علي بن مسهر، اخبرنا ابو اسحاق الشيباني، عن عبد الرحمن، بن الاسود عن ابيه، عن عايشة، قالت صلاتان ما تركهما رسول الله صلى الله عليه وسلم في بيتي قط سرا ولا علانية ركعتين قبل الفجر وركعتين بعد العصر
Bize İbnü'I-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. îbnü'l-Müsennâ Dediki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ebû İshâk'dan, o da Esved ile Mesrûk'dan naklen rivayet etti. Demişler ki: Âişe'nin şunları söylediğine şehâdet ederiz : «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)*\n, benim yanımda bulunduğu hiç bir gün olmamıştır ki, bu iki rek'âtı kılmamış olsun.» Âişe (bu sözü ile) ikindiden sonraki iki rek'âtı kasdettnişdir, İzah için buraya tıklayın
وحدثنا ابن المثنى، وابن، بشار قال ابن المثنى حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، عن ابي اسحاق، عن الاسود، ومسروق، قالا نشهد على عايشة انها قالت ما كان يومه الذي كان يكون عندي الا صلاهما رسول الله صلى الله عليه وسلم في بيتي . تعني الركعتين بعد العصر
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb hep birden îbni Fudayl'den rivayet ettiler. Ebû Bekir Dediki: Bize Muhammed b. Fudayl, Muhtar b. Fülfül'den rivayet etti. Demiş ki: Enes b. Mâlik'e ikindiden sonra nafile namaz kılmanın hükmünü sordum. Enes : «Ömer İkindiden sonra namaz kılanların ellerine vururdu. Biz, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde güneş kavuştukdan sonra akşam namazından evvel iki rek'ât nafile kılardık.» cevâbını verdi. Kendisine — Bu iki rek'âtı Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de kılarmıydı? diye sordum; Enes: — Bizi kılarken görür fakat bunları bize emir veya nehiy etmezdi.. dedi. İzah 837 de
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وابو كريب جميعا عن ابن فضيل، - قال ابو بكر حدثنا محمد بن فضيل، - عن مختار بن فلفل، قال سالت انس بن مالك عن التطوع، بعد العصر فقال كان عمر يضرب الايدي على صلاة بعد العصر وكنا نصلي على عهد النبي صلى الله عليه وسلم ركعتين بعد غروب الشمس قبل صلاة المغرب . فقلت له اكان رسول الله صلى الله عليه وسلم صلاهما قال كان يرانا نصليهما . فلم يامرنا ولم ينهنا
Bize Şeyban b. Ferruh rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvaris, Abdülaziz (yani İbni Suheyb)'den, o da Enes b. Malik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş : «Medine'de bulunuyorduk. Müezzin akşam namazı için ezan okudunu ashâb direklerin yanına koşar; (orada) ikişer rek'ât namaz kılardı. Hattâ (bazen) yabancı bir kimse mescide girerde -nafile kılanların çokluğundan- farz kılınmış zannederdi.» İzah Enes hadîsini Buhârî «Kitâbu'l-Ezân» ile «Kitâbü's-Salât» da; Ebû Dâvûd ve Nesâî dahî «Kitâbu's-Salât» da muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir. Hadis’in Buharî'deki lafzı şöyledir: Enes Dediki : — Müezzin ezanı okudumu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabından bâzı kimseler mescidin direklerine koşarlar; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaza çıktığı vakit onları böyle akşam namazından önce iki rek'ât nafile kılarken bulurdu. Ezân'la ikaamet arasında bir şey yoktu.» Nesâî'nin rivayetinde, akşam namazından önce nafile kılmak için mescidin direklerine koşan zevatın ashabın büyükleri olduğu bildirilmektedir. Direklere koşmanın hikmeti: Namaz kılarken önlerinden kimse geçmesin diye onları kendilerine siper edinmek içindir. Babımız hadîslerinde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde ashâb-ı kiram'ın güneş kavuştukdan sonra akşam namazının farzından önce mutlaka ikişer rek'ât nafile kıldıkları bildiriliyor. Buhârî'nin rivayetinde buna, ezanla ikaamet arasında onları biribirinden ayıracak hiç bir şey yapılmadığı ilâve ediliyor. Hâlbuki bundan sonra göreceğimiz hadîsde her iki ezan arasında bir namaz olduğu bildiriliyor. Hadîsler zahiren biribirine muarız göründükleri için rivayetlerin arası cem' edilmiş; bu husûsda bâzıları: «Mutlak sûretde ezanla ikaamet arasında namaz veya benzeri bir fiil yapılmadığını bildiren rivayet mubâlegaya hamledilir. Namaz kılındığını bildiren rivayet hakikate yorulur.» demişlerdir. Kirmânî'ye göre rivayetlerin arası şöyle cem' edilir: Nafile namaz kılındığını bildiren rivayet, akşam namazına mahsûsdur. Öteki rivayetler ise âmm'dir. Âmm ile hâss tearuz ederlerse ŞâfiîIer'e göre Hâss, âmm'ı tahsis eder. Bu rivayetler, güneş kavuştukdan sonra akşam namazından önce iki rek'ât nafile namaz kılmanın müstehab olduğuna delildir. Nevevî diyor ki: «Bu mes'elede ulemâmızın iki kavli vardır. Meşhur olan kavle göre güneş kavuştuktan sonra nafile kılmak müstehab değildir. Muhakkak ulemâ tarafından esah görülen kavle göre ise müstehabdır. Delilleri babımızın hadîsleridir. Bu mes'elede selef iki mezhebe ayrılmışlardır. Sahabe ve Tabiîn 'den bir cemâat ile İmam Ahmed ve İshâk bu namazı müstehab addetmiş; ashab-ı kiram 'dan Ebû Bekir, Ömer, Osman, Alî (Radiyallahû anhûm) ile diğer bâzı zevat, İmam Mâlik ve ekseri fukahâ müstehab olmadığını söylemişlerdir. Hattâ İbrahim Nehai'ye göre: bu namaz bid'atdır. Mezkûr zevatın delilleri: Akşam namazının farzından önce kılınacak iki rek'ât nafilenin akşam namazını biraz geciktirmesidir...» MâIikiler'den bâzıları islâmiyetin ilk zamanlarında akşam namazından önce iki rek'ât nafile kılındığını, sonradan bunun neshedildiğini söylemişlerdir. Nevevi nesh davasını kabul etmemiş: «Muhtar olan kavle göre mezkûr iki rek'ât namaz müstehabdır. Buradaki sahîh ve sarih hadîsler buna delâlet etmektedir.» demişdir. Ancak Ebû Dâvûd 'un, Tâvûs'dan naklettiği rivayet neshi iddia edenlerin kavlini te'yîd eder. Çünkü bu rivâyetde Tâvûs : « İbni Ömer'e akşam namazından önce kılman iki rek'ât nâfile soruldu da, o: ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde ben bn namazı kılan hiç bir kimse görmedim., cevâbını verdi.» demektedir. Ebû Bekir İbnü'l- Arabî dahî: «Bu mes'elede ashâb ihtilâf etmiş, onlardan sonra bu işi kimse yapmamışdır.» demişdir
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme ile Vekî', Kehmes'den rivayet ettiler. Demişki: Bize Abdullah b. Büreyde, Abdullah b. Mugaffel El-Müzenî'den naklen rivayet etti. Demişki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her iki ezan arasında bir namaz vardır.» buyurdular. Bunu üç defa tekrarladı; üçüncüsünde «İsteyene...» dedi
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا ابو اسامة، ووكيع، عن كهمس، قال حدثنا عبد الله بن بريدة، عن عبد الله بن مغفل المزني، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " بين كل اذانين صلاة - قالها ثلاثا قال في الثالثة - لمن شاء
{….} Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdi’l-A'lâ, Cüreyrî'den, o da Abdullah b. Büreyde'den, o da Abdullah b. Mugaffel'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti. Şu kadar var ki o: «Dördüncüde dileyene buyurdu.» demiştir
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبد الاعلى، عن الجريري، عن عبد الله، بن بريدة عن عبد الله بن مغفل، عن النبي صلى الله عليه وسلم . مثله الا انه قال في الرابعة " لمن شاء
Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrazzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Zührî'den, o da Sâlim'den, o da İbni Ömer'den naklen haber verdi. Ömer şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) korku namazını iki taifeden bîrine bir rek'ât olarak kıldırdı. (Bu arada) öteki taife düşmanın karşısında idi. Sonra berikiler namazdan ayrılıp arkadaşlarının düşmana karşı durdular. Ötekiler geldi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara da bir rek'ât namaz kıldırdı. Sonra selâm verdi, sonra hem berikiler hem ötekiler birer rek'âtı kaza ettiler.»
حدثنا عبد بن حميد، اخبرنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، عن الزهري، عن سالم، عن ابن عمر، قال صلى رسول الله صلى الله عليه وسلم صلاة الخوف باحدى الطايفتين ركعة والطايفة الاخرى مواجهة العدو ثم انصرفوا وقاموا في مقام اصحابهم مقبلين على العدو وجاء اوليك ثم صلى بهم النبي صلى الله عليه وسلم ركعة ثم سلم النبي صلى الله عليه وسلم ثم قضى هولاء ركعة وهولاء ركعة
{….} Bana, bu hadîsi Ebû'r-Rabî' Ez-Zehrânî de rivayet etti. (Dediki): Bize Fuleyh, Zührî'den, o da Salim b. Abdillâh b. Ömer'den, o da babasından naklen rivayet ettiki, babası Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in korku hakkındaki namazından bahseder ve : «Ben, bu namazı Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde kıldım.» dermiş. Bu hadîs dahî yukarki hadîs mânâsındadir
وحدثنيه ابو الربيع الزهراني، حدثنا فليح، عن الزهري، عن سالم بن عبد الله، بن عمر عن ابيه، انه كان يحدث عن صلاة، رسول الله صلى الله عليه وسلم في الخوف ويقول صليتها مع رسول الله صلى الله عليه وسلم . بهذا المعنى
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem, Süfyân'dan, o da Mûsâ b. Ukbe'den, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş: «ResûlulIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (harb) günlerinden bîrinde korku namazı kıldırdı. (Bu münâsebetle) bir taife onunla birlikte namaza bir tâife de düşmanın karşısına durdu. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanındakilere bir rek'ât namaz kıldırdı. Sonra onlar giderek, ötekiler geldiler. Onlara da bir rek'ât namaz kıldırdı. Sonra her iki taife birer rek'ât namaz kaza ettiler.» Râvî diyor ki: «İbni Ömer: Bundan daha ziyâde korku olursa hayvan üzerinde yahut ayakta îmâ ederek kılıver! dedi.» İzah 843 te
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا يحيى بن ادم، عن سفيان، عن موسى بن، عقبة عن نافع، عن ابن عمر، قال صلى رسول الله صلى الله عليه وسلم صلاة الخوف في بعض ايامه فقامت طايفة معه وطايفة بازاء العدو فصلى بالذين معه ركعة ثم ذهبوا وجاء الاخرون فصلى بهم ركعة ثم قضت الطايفتان ركعة ركعة - قال - وقال ابن عمر فاذا كان خوف اكثر من ذلك فصل راكبا او قايما تومي ايماء
Bize Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülmelik b. Ebî Süleyman, Atâ'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: ResûlulIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde korku namazında bulundum. Bizi iki saff yaptı. Bir saff ResûlulIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in arkasına durdu. Düşman bizimle kıble arasında idi. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tekbîr aldı. Biz de toptan tekbîr aldık. Sonra rükû' etti; biz de toptan rükû' ettik. Sonra başını rükû'dan kaldırdı; biz de toptan başlarımızı kaldırdık. Sonra kendisi ve arkasındaki ilk rek'âtda geride kalan saff secdeye kapandılar. Geriye bırakılan saff düşmanın karşısında durdu. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) secdeyi eda edip, arkasındaki saff ayağa kalkınca gerideki saff secdeye kapandı; ve kalktılar. Sonra geriki saff ilerledi; ileriki saff geriye çekildi. Sonra Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) rükû'a vardı. Biz de hep birden rükû' ettik. Sonra başını rükû'dan kaldırdı; biz de toptan başlarımızı kaldırdık. Sonra ilk rek'âtda geride kalan, bu sefer Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hemen arkasında bulunan saff ile bîrlikde secdeye kapandı. Geriki saff düşmanın karşısına dikildi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) arkasındaki saffla birlikde secdeyi edâ edince geriki saff secdeye kapanarak secde ettiler. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) selâm verdi; biz de hep birden selâm verdik.» Cabir: «Şu sizin muhafızlarınızın kumandanlarına yaptığı gibi...» demiş
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، حدثنا ابي، حدثنا عبد الملك بن ابي سليمان، عن عطاء، عن جابر بن عبد الله، قال شهدت مع رسول الله صلى الله عليه وسلم صلاة الخوف فصفنا صفين صف خلف رسول الله صلى الله عليه وسلم والعدو بيننا وبين القبلة فكبر النبي صلى الله عليه وسلم وكبرنا جميعا ثم ركع وركعنا جميعا ثم رفع راسه من الركوع ورفعنا جميعا ثم انحدر بالسجود والصف الذي يليه وقام الصف الموخر في نحر العدو فلما قضى النبي صلى الله عليه وسلم السجود وقام الصف الذي يليه انحدر الصف الموخر بالسجود وقاموا ثم تقدم الصف الموخر وتاخر الصف المقدم ثم ركع النبي صلى الله عليه وسلم وركعنا جميعا ثم رفع راسه من الركوع ورفعنا جميعا ثم انحدر بالسجود والصف الذي يليه الذي كان موخرا في الركعة الاولى وقام الصف الموخر في نحور العدو فلما قضى النبي صلى الله عليه وسلم السجود والصف الذي يليه انحدر الصف الموخر بالسجود فسجدوا ثم سلم النبي صلى الله عليه وسلم وسلمنا جميعا . قال جابر كما يصنع حرسكم هولاء بامرايهم
Bize Ahmed b. Abdillâh b-. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'z-Zübeyr, Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş; Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde Cüheyneli bir kavme karşı harb ettik. Bizimle şiddetli Mr Çarpışma yaptılar. Öğle'yi kıldığımız vakit müşrikler : Bu müslümanların üzerine bir hamle yapsak onları mutlaka perişan ederdik; dediler. Bunu hemen Cibril, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e haber vermiş, Oda bize söyledi, Ve buyurdu ki: «Müşrikler: az sonra onların çocuklarından daha çok sevdikleri namaz vakti gelecek; dediler.» İkindi olunca Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi iki saff yaptı. Müşrikler kıble ile aramızda bulunuyorlardı. Derken ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tekbîr aldı; biz de tekbîr aldık. O rükû' etti; biz de rükû' ettik. Sonra secdeye vardı. Onunla birlikde ilk saff da secdeye vardı. Onlar kalktığı vakit ikinci saff da secde ettiler. Sonra ilk saff geri çekildi; ikinci saff ilerleyerek, birinci saff'ın yerine durdular. ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Selleni) (yine) tekbîr aldı; biz de tekbîr aldık. O rükû' etti; biz de rükû' ettik. Secdeye vardı; onunla beraber ilk saff secde etti; ikinci saff ayakta kaldı. İkinci saff da secde ettiği vakit toptan oturdular. ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara selâm verdi. Ebû'z-Zübeyr: «Sonra Câbir hassaten şunu söyledi: Şu sizin emirlerinizin kıldığı gibi...» demiş. İzah 843 te
حدثنا احمد بن عبد الله بن يونس، حدثنا زهير، حدثنا ابو الزبير، عن جابر، قال غزونا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم قوما من جهينة فقاتلونا قتالا شديدا فلما صلينا الظهر قال المشركون لو ملنا عليهم ميلة لاقتطعناهم . فاخبر جبريل رسول الله صلى الله عليه وسلم ذلك فذكر ذلك لنا رسول الله صلى الله عليه وسلم - قال - وقالوا انه ستاتيهم صلاة هي احب اليهم من الاولاد فلما حضرت العصر - قال - صفنا صفين والمشركون بيننا وبين القبلة - قال - فكبر رسول الله صلى الله عليه وسلم وكبرنا وركع فركعنا ثم سجد وسجد معه الصف الاول فلما قاموا سجد الصف الثاني ثم تاخر الصف الاول وتقدم الصف الثاني فقاموا مقام الاول فكبر رسول الله صلى الله عليه وسلم وكبرنا وركع فركعنا ثم سجد وسجد معه الصف الاول وقام الثاني فلما سجد سجد الصف الثاني ثم جلسوا جميعا سلم عليهم رسول الله صلى الله عليه وسلم . قال ابو الزبير ثم خص جابر ان قال كما يصلي امراوكم هولاء
Bize Ubeydullah b. Muâz El-Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Abdurrahman b. Kasim'den, o da babasından, o da Salih b. Havvât b. Cübeyr'den, o da Sehl b. Ebî Haşme'den naklen rivayet ettiki, ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Korku ânında ashabına namaz kıldırmış da, onları arkasına iki safi yapmış. Hemen arkasında bulunanlara bir rek'ât kıldırmış. Sonra ayağa kalkmış ve arkasındakiler bir rek'ât namaz kilıncaya kadar ayakta durmuş. Sonra geriki safftakiler ilerlemiş; ön safftakiler de gerilemişler. Bu suretle (ilerleyenlere) bir rek'ât namaz kıldırmış. Sonra Resûlulla (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gerileyenler bir rek'ât namaz kılıncaya kadar oturmuş; sonra selâm vermiş. İzah 843 te
حدثنا عبيد الله بن معاذ العنبري، حدثنا ابي، حدثنا شعبة، عن عبد الرحمن بن، القاسم عن ابيه، عن صالح بن خوات بن جبير، عن سهل بن ابي حثمة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم صلى باصحابه في الخوف فصفهم خلفه صفين فصلى بالذين يلونه ركعة ثم قام فلم يزل قايما حتى صلى الذين خلفهم ركعة ثم تقدموا وتاخر الذين كانوا قدامهم فصلى بهم ركعة ثم قعد حتى صلى الذين تخلفوا ركعة ثم سلم
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. Dediki: Mâlik'e, Yezîd b. Rûmân'dan dinlediğim, onun da Salih İbni Havvât'dan, onun da Salih îbni Havvât'dan, onun da Zâtu'r-Rika' harbi vuku' bulduğu gün Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde korku namazını kılan bir zâtdan rivayet ettiği şu hadîsi okudum : Bir taife Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde saff olmuş; bir taife de düşmanın karşısına durmuş. ResûIüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanındakilere bir rek'ât namaz kıldırmış. Sonra ayakta durarak cemâat kendi kendilerine namazı tamamlamışlar. Sonra namazdan çıkarak düşmanın karşısına saff olmuşlar. (Bu sefer) öteki taife gelmiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara da kalan rek'âtı kıldırmış. Sonra oturarak beklemiş, cemâat kendi kendilerine namazı tamamlamışlar; sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara selâm verdirmiş. İzah 843 te
حدثنا يحيى بن يحيى، قال قرات على مالك عن يزيد بن رومان، عن صالح، بن خوات عمن صلى مع رسول الله صلى الله عليه وسلم يوم ذات الرقاع صلاة الخوف ان طايفة صفت معه وطايفة وجاه العدو . فصلى بالذين معه ركعة ثم ثبت قايما واتموا لانفسهم . ثم انصرفوا فصفوا وجاه العدو وجاءت الطايفة الاخرى فصلى بهم الركعة التي بقيت ثم ثبت جالسا واتموا لانفسهم ثم سلم بهم
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Affân rivayet etti. (Dediki): Bize Ebân b. Yezîd rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Ebî Kesîr, Ebû Seleme'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde döndük ve Zâtü'r-Rika' denilen yere geldik. Gölgeli bir ağacın yanına geldiğimizde, onu Resûlullnh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bırakırdık. (Burada da öyle yaptık.) Derken müşriklerden bir adam çıkageldi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kılıcı ağaçta asılı îdi. Hemen Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kılıcını alarak, kınından çekti ve Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: — Benden korkuyormusun? dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hayır!» cevâbını verdi. Müşrik: — Şimdi seni benden kim koruyabilir? dedi. Efendimiz: «Beni, senden Allah korur.» cevâbını verdi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabı bu adamı tehdîd ettiler. O da kılıcı, kınına sokarak (ağaca) astı. Az sonra riamaz için ezan okundu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir taifeye iki rek'ât namaz kıldırdı. Sonra onlar geri çekildiler; öteki taifeye de iki rek'ât namaz kıldırdı Bu suretle Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dört rek'at, cemâat ise ikişer rek'ât kılmış oldular
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عفان، حدثنا ابان بن يزيد، حدثنا يحيى، بن ابي كثير عن ابي سلمة، عن جابر، قال اقبلنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم حتى اذا كنا بذات الرقاع قال كنا اذا اتينا على شجرة ظليلة تركناها لرسول الله صلى الله عليه وسلم - قال - فجاء رجل من المشركين وسيف رسول الله صلى الله عليه وسلم معلق بشجرة فاخذ سيف نبي الله صلى الله عليه وسلم فاخترطه فقال لرسول الله صلى الله عليه وسلم اتخافني قال " لا " . قال فمن يمنعك مني قال " الله يمنعني منك " . قال فتهدده اصحاب رسول الله صلى الله عليه وسلم فاغمد السيف وعلقه - قال - فنودي بالصلاة فصلى بطايفة ركعتين ثم تاخروا وصلى بالطايفة الاخرى ركعتين قال فكانت لرسول الله صلى الله عليه وسلم اربع ركعات وللقوم ركعتان
Bize Abdullah b. Abdirrahmân Ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahyâ (yâni İbni Hassan) haber verdi. (Dediki): Bize Muâviye —kî İbni Sellâm'dır.— rivayet etti. (Dediki): Bana Yahya haber verdi. Bana Ebû Selemete'bnü Abdirrahmân haber verdi. Ona da Câbir haber vermiş ki, Kendisi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde korku namazı kılmış. (Şöyle ki) Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki taifeden birine iki rek'at namaz kıldırmış. Sonra öteki taifeye de iki rek'at kıldırmış. Bu suretle Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem dört rek'at namaz kılmış fakat her iki taifeye ikişer rek'at kıldırmış. İzah için buraya tıklayın İzah’ı okuyup geri dönüp buraya tıklayarak bu hadisin fedail babındaki rivayetleri de görmenizi öneririm)
وحدثنا عبد الله بن عبد الرحمن الدارمي، اخبرنا يحيى، - يعني ابن حسان - حدثنا معاوية، - وهو ابن سلام - اخبرني يحيى، اخبرني ابو سلمة بن عبد الرحمن، ان جابرا، اخبره انه، صلى مع رسول الله صلى الله عليه وسلم صلاة الخوف فصلى رسول الله صلى الله عليه وسلم باحدى الطايفتين ركعتين ثم صلى بالطايفة الاخرى ركعتين فصلى رسول الله صلى الله عليه وسلم اربع ركعات وصلى بكل طايفة ركعتين
وحدثنا شيبان بن فروخ، حدثنا عبد الوارث، عن عبد العزيز، - وهو ابن صهيب - عن انس بن مالك، قال كنا بالمدينة فاذا اذن الموذن لصلاة المغرب ابتدروا السواري فيركعون ركعتين ركعتين حتى ان الرجل الغريب ليدخل المسجد فيحسب ان الصلاة قد صليت من كثرة من يصليهما