Loading...

Loading...
Kitap
182 Hadis
Bize ibni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize İshak (yâni; İbni Süleyman) rivayet etti. (Dediki): Bize Hanzale haber verdi. (Dediki): Ben Sâlim'i şöyle derken işittim. Ben ibni Ömer'i şunu söylerken dinledim. Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i eliyle doğu tarafına işaret ederek üç defa : «Hâ işte, fitne buradadır. Hâ işte, fitne burada, şeytanın iki boynuzunun doğduğu yerdedir.» buyururken işittim
وحدثنا ابن نمير، حدثنا اسحاق، - يعني ابن سليمان - اخبرنا حنظلة، قال سمعت سالما، يقول سمعت ابن عمر، يقول سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يشير بيده نحو المشرق ويقول " ها ان الفتنة ها هنا ها ان الفتنة ها هنا " . ثلاثا " حيث يطلع قرنا الشيطان
Bize Abdullah b. Ömer b. Eban ile Vâsıl b. Abdi'1-A'la ve Ahmed b. Ömer El-Vekiî rivayet ettiler. Lâfız İbni Ebân'ındır. (Dedilerki): Bize ibni Fudayl babasından rivayet etti. (Demişki): Ben Salim b. Abdillah b. Ömer'i şöyle derken işittim: Ey Iraklılar! Size küçüğü soracak ve sizi büyüğe bindirecek değilim! Ben babam Abdullah b. Ömer'i şunu söylerken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Şüphesiz ki, fitne şu taraftan gelecektir.» buyururken dinledim ve eliyle doğu tarafına işaret ederek: «Şeytanın iki boynuzunun doğduğu yerden!» buyurdular. Halbuki siz birbirinizin boyunlarını vuruyorsunuz. Musa, Fir'avn hanedanından öldürdüğü şahsı ancak hata suretiyle öMürmüş; bunun üzerine Allah (Azze ve Celle) kendisine: «Sen bir nefis öldürdün de, biz seni üzüntüden kurtardık ve seni adam-akıllı imtihan ettik.» [Ta Ha 40] buyurmuştur. Ahmed b. Ömer kendi rivayetinde: «Sâlim'den» dedi. «İşittim» demedi
حدثنا عبد الله بن عمر بن ابان، وواصل بن عبد الاعلى، واحمد بن عمر الوكيعي، - واللفظ لابن ابان - قالوا حدثنا ابن فضيل، عن ابيه، قال سمعت سالم بن عبد الله، بن عمر يقول يا اهل العراق ما اسالكم عن الصغيرة واركبكم للكبيرة سمعت ابي عبد الله بن عمر يقول سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " ان الفتنة تجيء من ها هنا " . واوما بيده نحو المشرق " من حيث يطلع قرنا الشيطان " . وانتم يضرب بعضكم رقاب بعض وانما قتل موسى الذي قتل من ال فرعون خطا فقال الله عز وجل له { وقتلت نفسا فنجيناك من الغم وفتناك فتونا} قال احمد بن عمر في روايته عن سالم لم يقل سمعت
Bana Muhammed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Abd: Ahberanâ; ibni Râfi' ise: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. Dedilerki): Bize Abdûrrezzak rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Zühri'den, o da ibni Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Zû'l-Halasanın etrafında Devs kadınlarının kıçları titremedikçe kıyâmet kopmayacaktır.» buyurmuşlar
حدثني محمد بن رافع، وعبد بن حميد، قال عبد اخبرنا وقال ابن رافع، حدثنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، عن الزهري، عن ابن المسيب، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا تقوم الساعة حتى تضطرب اليات نساء دوس حول ذي الخلصة " . وكانت صنما تعبدها دوس في الجاهلية بتبالة
Bize Ebû Kâmil El-Cahderî ile Ebû Ma'n Zeyd b. Yezid Er-Rakâşî rivayet ettiler. Lâfız Ebû Mâ'n'ındır. (Dedilerki): Bize Hâlid b. Haris rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Hamîd b. Ca'fer, Esved b. Alâ'dan, o da Ebû Seleme'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. (Demişki): Ben Resululluh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: «Lât ile Uzza'ya tapılmadıkça, gece ile gündüz gitmeyecektir.» Bunun üzerine ben : — Yâ Resûlallahî Ben zannederdim ki Allah: «Hak dinini müşrikler hoşlanmasa da bütün dinlerin fevkine çıkarmak için Resulünü hidayet ve hak dini ile gönderen odur.» [Tevbe 33, Saf 61] âyetini indirdiği vakit bu iş tamam olmuştur, dedim. «Şüphesiz ki, bundan Allah'ın dilediği olacaktır. Sonra Allah güzel bîr rüzgâr gönderecek ve kalbinde hardal tanesi kadar iman olan herkesi öldürecek, yalnız hayırsız olanlar kalacaktır. Bunlar da babalarının dinine döneceklerdir.» buyurdular
حدثنا ابو كامل الجحدري، وابو معن زيد بن يزيد الرقاشي - واللفظ لابي معن - قالا حدثنا خالد بن الحارث، حدثنا عبد الحميد بن جعفر، عن الاسود بن العلاء، عن ابي سلمة، عن عايشة، قالت سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " لا يذهب الليل والنهار حتى تعبد اللات والعزى " . فقلت يا رسول الله ان كنت لاظن حين انزل الله { هو الذي ارسل رسوله بالهدى ودين الحق ليظهره على الدين كله ولو كره المشركون} ان ذلك تاما قال " انه سيكون من ذلك ما شاء الله ثم يبعث الله ريحا طيبة فتوفى كل من في قلبه مثقال حبة خردل من ايمان فيبقى من لا خير فيه فيرجعون الى دين ابايهم
{M-52} Bize bu hadîsi Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Bekir (bu zat El-Hanefî'dir) rivayet etti. (Dediki): Bize A'bdü'l-Hamid b. Ca'fer bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti
وحدثناه محمد بن المثنى، حدثنا ابو بكر، - وهو الحنفي - حدثنا عبد الحميد، بن جعفر بهذا الاسناد نحوه
Bize İbni Ebî Ömer EI-Mekkî rivayet etti. (Dediki): Bize Mervân, Yezid'den, (bu zât ibni Keysân'dır), o da Ebû Hâzım'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Nefsim elinde olan’a yemin ederim ki, İnsanlara öyle zaman gelecek, kâtil ne için öldürdüğünü bilmeyecek; maktul de neden dolayı öldürüldüğünü bilmsyeccktir..» buyurdular
وحدثنا ابن ابي عمر المكي، حدثنا مروان، عن يزيد، - وهو ابن كيسان - عن ابي حازم، عن ابي هريرة، قال قال النبي صلى الله عليه وسلم " والذي نفسي بيده لياتين على الناس زمان لا يدري القاتل في اى شىء قتل ولا يدري المقتول على اى شىء قتل
Bize Abdullah b. Ömer b. Eban ile Vâsıl h. Abdi'I-A'Iâ da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Fudayl, Ebû İsmail El-Eslemî'den, o da Ebû Hâzim'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Nefsim elinde olan'a yemin ederim ki, insanlar üzerine gün gelip kâtil niçin öldürdüğünü, maktul de niçin öldürüldüğünü bilmeyinceye kadar dünya bitmeyecektir.» buyurdular. — Bu nasıl olacak? denildi. «Herc! Katil de, maktul de cehennemde olacaklar.» buyurdular. İbni Eban'ın rivayetinde ravi: «O Yezid b. Keysan Ebû İsmail'den naklen rivayet etmiştir, demiş. Eslemi'yi anmamıştır
وحدثنا عبد الله بن عمر بن ابان، وواصل بن عبد الاعلى، قالا حدثنا محمد، بن فضيل عن ابي اسماعيل الاسلمي، عن ابي حازم، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " والذي نفسي بيده لا تذهب الدنيا حتى ياتي على الناس يوم لا يدري القاتل فيم قتل ولا المقتول فيم قتل " . فقيل كيف يكون ذلك قال " الهرج . القاتل والمقتول في النار " . وفي رواية ابن ابان قال هو يزيد بن كيسان عن ابي اسماعيل . لم يذكر الاسلمي
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile ibni Ebî Ömer rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekir'indir. (Dedilerki): Bize Sütyan b. Uyeyne, Ziyâd b. Sa'd'dan, o da Zührî'den, o da Saîd'den naklen rivayet etti. Saîd Ebû Hureyre'yi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen şöyle derken işitmiş: «Kâbe'yi Habeşlilerden incecik baldırlı biri harab edecektir.»
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وابن ابي عمر، - واللفظ لابي بكر - قالا حدثنا سفيان بن عيينة، عن زياد بن سعد، عن الزهري، عن سعيد، سمع ابا هريرة، يقول عن النبي صلى الله عليه وسلم " يخرب الكعبة ذو السويقتين من الحبشة
Bana Harmele b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, ibni Şihab'dan, o da ibni Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. (Şöyle pemiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Selleın): «Ka'be'yi Habeşlilerden incecik baldırlı bîri harab edecektir.» buyurdular
وحدثني حرملة بن يحيى، اخبرنا ابن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، عن ابن المسيب، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " يخرب الكعبة ذو السويقتين من الحبشة
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdû'l-Aziz (yâni; Ed-Derâverdî) Sevr b. Yezid'den, o da Ebû'l-Gays'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Habeşlilerden incecik baldırlı biri Allah (Azze ve Ceîle)'nin beytini harab edecektir.» buyurmuşlar
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا عبد العزيز، - يعني الدراوردي - عن ثور بن، زيد عن ابي الغيث، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ذو السويقتين من الحبشة يخرب بيت الله عز وجل
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdu'I-Aziz (yâni; İbni Muhammed) Sevr b. Zeyd'den, o da Ebû'l-Gays'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} : «Kahtan'dan bir adam çıkıp İnsanları sopasıyla sürmedikçe kıyamet Icopmayacaktır.» buyurmuşlar. İZAH 2911 DE
وحدثنا قتيبة بن سعيد، اخبرنا عبد العزيز، - يعني ابن محمد - عن ثور بن، زيد عن ابي الغيث، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لا تقوم الساعة حتى يخرج رجل من قحطان يسوق الناس بعصاه
Bize Muhammed b. Beşşâr El-Abdî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Kebir b. Abdu'I-Mecîd Ebû Bekir El-Hanefî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdu'l-Hamid b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Ömer b. Hakem'i Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Âleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ederken dinledim : «Cehcah denilen bir adam melik olmadıkça, günlerle geceler gitmez.» buyurmuşlar. Müslim der ki: Abdü'l-Mecid oğulları dört kardeştir: Şerik, Ubeydullah, Umeyr ve Abdû'I-Kebir
حدثنا محمد بن بشار العبدي، حدثنا عبد الكبير بن عبد المجيد ابو بكر الحنفي، حدثنا عبد الحميد بن جعفر، قال سمعت عمر بن الحكم، يحدث عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " لا تذهب الايام والليالي حتى يملك رجل يقال له الجهجاه " . قال مسلم هم اربعة اخوة شريك وعبيد الله وعمير وعبد الكبير بنو عبد المجيد
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe üe İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. Lâfız ibni Ebî Ömer'indir. (Dedilerki): Bize Süfyanı, Zührî'den, o da Saîd'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Siz yüzleri kılıflı kalkan gibi olan bir kavimle muharebe etmedikçe kıyamet kopmayacaktır ve siz ayakkabıları kıl'dan bir kavimle muharebe etmedikçe kıyamet kopmayacaktır.» buyurmuştur
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وابن ابي عمر، - واللفظ لابن ابي عمر - قالا حدثنا سفيان، عن الزهري، عن سعيد، عن ابي هريرة، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " لا تقوم الساعة حتى تقاتلوا قوما كان وجوههم المجان المطرقة ولا تقوم الساعة حتى تقاتلوا قوما نعالهم الشعر
Bana Harmele b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, ibni Şİhab'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Saîd b. Müseyyeb haber verdiki, Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallalhhu Aleyhi ve Sellem): «Kıldan ayakkabı giyen, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi olan bir ümmet sizinle harbetmedikçe kıyamet kopmayacaktır.» buyurdular
وحدثني حرملة بن يحيى، اخبرنا ابن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، اخبرني سعيد بن المسيب، ان ابا هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا تقوم الساعة حتى تقاتلكم امة ينتعلون الشعر وجوههم مثل المجان المطرقة
Bize Ebû Beki: b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ulaştırmak suretiyle rivayet etti. «Siz ayakkabıları kıldan bîr kavimle harbetmedikçe kıyamet kopmayacaktır. Ve siz gözleri küçük, burunları yassı bir kavimle harbetmedikçe kıyamet kopmayacaktır.» buyurmuşlar
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا سفيان بن عيينة، عن ابي الزناد، عن الاعرج، عن ابي هريرة، يبلغ به النبي صلى الله عليه وسلم قال " لا تقوم الساعة حتى تقاتلوا قوما نعالهم الشعر ولا تقوم الساعة حتى تقاتلوا قوما صغار الاعين ذلف الانف
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Yakub (yâni; İbni Abdirrahman) Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar : «Müslümanlar Türklerle, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi olup, kıl elbise giyen ve kıl içinde yürüyen bir kavimle muharebe etmedikçe kıyamet kopmayacaktır.>>
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا يعقوب، - يعني ابن عبد الرحمن - عن سهيل، عن ابيه، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لا تقوم الساعة حتى يقاتل المسلمون الترك قوما وجوههم كالمجان المطرقة يلبسون الشعر ويمشون في الشعر
Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' ile Ebû Usâme, İsmail b. Ebî Hâlid'den, o da Kays b. Ebî Hâzim'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kıyametin önünde siz ayakkabıları kıldan bir kavimle muharebe edeceksiniz.Yüzleri kıhflı kalkanlar gibidir. Yüzleri kırmızı, gözleri küçüktür.»
حدثنا ابو كريب، حدثنا وكيع، وابو اسامة عن اسماعيل بن ابي خالد، عن قيس، بن ابي حازم عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " تقاتلون بين يدى الساعة قوما نعالهم الشعر كان وجوههم المجان المطرقة حمر الوجوه صغار الاعين
Bize Züheyr b. Harb ile Alî b. Hucur rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'indir. (Dedilerki): Bize İsmail b. İbrahim, Cüreyrî'den, o da Ebû Nadrâ'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Câbir b. AbdiIIah'ın yanında idik. Câbir: Iraklılara kafiz ve dirhem toplanmaması yakındır, dedi. Biz: — Bu nereden? dedik. — Acemler tarafındandırî Onu vermeyecekler, dedi. Sonra ilâve etti. Şamlılara dînar ve müdy toplanmaması yakındır. Biz: — Bu nereden? dedik. — Romalılar tarafındandır, cevâbını verdi. Sonra bir an sustu. Sonra şunu söyledi: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «ümmetimin sonunda bir halife gelecek, malı adetle saymayacak, avuçla avuçlayacaktır.» buyurdular. Ravi diyor ki: Ben Ebû Nadra ile Ebû Alâ'ya bunun Ömer b. Abdil-ziz olacağını zanneder misin? dîye sordum. —Hayır! cevâbını verdiler
حدثنا زهير بن حرب، وعلي بن حجر، - واللفظ لزهير - قالا حدثنا اسماعيل، بن ابراهيم عن الجريري، عن ابي نضرة، قال كنا عند جابر بن عبد الله فقال يوشك اهل العراق ان لا يجبى اليهم قفيز ولا درهم . قلنا من اين ذاك قال من قبل العجم يمنعون ذاك . ثم قال يوشك اهل الشام ان لا يجبى اليهم دينار ولا مدى . قلنا من اين ذاك قال من قبل الروم . ثم سكت هنية ثم قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " يكون في اخر امتي خليفة يحثي المال حثيا لا يعده عددا " . قال قلت لابي نضرة وابي العلاء اتريان انه عمر بن عبد العزيز فقالا لا
{M-67} Bize ibni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdu'l-Vehhâb rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd (yâni; El-Cüreyrî) bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti. İZAH 2914 TE
وحدثنا ابن المثنى، حدثنا عبد الوهاب، حدثنا سعيد، - يعني الجريري - بهذا الاسناد نحوه
(Bize Nasr b. Ali El-Cahdamî rivâyet etti. ki): Bize Bişr (yani; İbn Mufaddal) rivâyet etti. H. Ali b. Hucur Es-Sa'dî de rivâyet etti. ki): Bize İsmail (yani; İbn Uleyye) rivâyet etti. Her iki râvi Saîd b. Yezîd'den, o da Ebû Nadra'dan, o da Ebû Saîd'den naklen rivâyet etmişlerdir. Ebû Saîd (Şöyle dedi): Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem); halifelerinizden bir halife malı avuçla avuçlayacak, adetle saymayacaktır.» buyurdular. Hucur'un rivâyetinde (yahsû yerine) yahsî denilmiştir