Loading...

Loading...
Kitap
182 Hadis
Bize Amru'n-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Zührî'den, o da Urve'den, o da Zeyneb binti Ümmii Seleme'den, o da Ümmii Habibe'den, o da Zeyneb binti Cahş'dan naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Uykusundan, «Allah'dan başka ilâh yoktur! Yaklaşan şer'den vay Arab'ın haline! Bu gün Ye'cüc Me'cuc'un seddinden şu kadarı açıldı.» diyerek uyandı. Süfyan eliyle on düğümü yapmıştır. Ben: Yâ Resûlallah! Aramızda suleha varken biz helak mı olacağız? dedim. «Evet! Fısku fücur çoğaldığı vakit!» buyurdular
حدثنا عمرو الناقد، حدثنا سفيان بن عيينة، عن الزهري، عن عروة، عن زينب، بنت ام سلمة عن ام حبيبة، عن زينب بنت جحش، ان النبي صلى الله عليه وسلم استيقظ من نومه وهو يقول " لا اله الا الله ويل للعرب من شر قد اقترب فتح اليوم من ردم ياجوج وماجوج مثل هذه " . وعقد سفيان بيده عشرة . قلت يا رسول الله انهلك وفينا الصالحون قال " نعم اذا كثر الخبث
{m-1} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Saîd b. Amr El-Eş'asî, Züheyr b. Harb ve İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. (Dedilerki); Bize Süfyan, Zührî'den bu isnadla rivayet etti. Bu râviler Süfyan'dan gelen isnadda ziyâde yaparak şöyle dediler: Zeyneb binti Ümmü Seleme'dcn, o da Habibe'den, o da Ümmü Habibe'den, o da Zeyneb binti Cahş'dan.»
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وسعيد بن عمرو الاشعثي، وزهير بن حرب، وابن، ابي عمر قالوا حدثنا سفيان، عن الزهري، بهذا الاسناد . وزادوا في الاسناد عن سفيان، فقالوا عن زينب بنت ابي سلمة، عن حبيبة، عن ام حبيبة، عن زينب بنت جحش،
Bana Harmele b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Urve b. Zübeyr haber verdi. Ona da Zeyneb binti Ebî Seleme haber vermiş. Ona da Ümmü Habibe binti Ebî Süfyan haber vermişki, Nebi (Sallallahu Aleyhı ve Sellem)'in zevcesi Zeyneb binti Cahş şöyle demiş: Bir gün Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) korkarak yüzü kızarmış olduğu halde dışarı çıktı: «Allah'dan başka İlâh yoktur! Yaklaşan şer'den vay Arab'ın haline! Bugün Ye'cuc Me'cuc seddinden şunun kadarı açıldı.» diyordu. Râvî baş parmağı ile ondan sonra gelen parmağı halka yapmıştır. Zeyneb demiş ki: Ben: Yâ Resûlallah! Aramızda suleha varken biz helak mı olacağız? dedim. «Evet! Fısku fücur çoğaldığı vakit!» buyurdular
حدثني حرملة بن يحيى، اخبرنا ابن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، اخبرني عروة بن الزبير، ان زينب بنت ابي سلمة، اخبرته ان ام حبيبة بنت ابي سفيان اخبرتها ان زينب بنت جحش زوج النبي صلى الله عليه وسلم قالت خرج رسول الله صلى الله عليه وسلم يوما فزعا محمرا وجهه يقول " لا اله الا الله ويل للعرب من شر قد اقترب فتح اليوم من ردم ياجوج وماجوج مثل هذه " . وحلق باصبعه الابهام والتي تليها . قالت فقلت يا رسول الله انهلك وفينا الصالحون قال " نعم اذا كثر الخبث
{m-2} Bana Abdul-Melik b. Şuayb b. Leys de rivayet etti. (Dediki): Bana babam dedemden rivayet etti. Demişki): Bana UkayI b. Hâlid rivayet etti. H. Bize Amru'n-Nâkıd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kub b. İbrahim b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bize babam Sâlih'den rivayet etti. Her iki râvî İbni Şihab'dan, Yûnus'un, Zührî'den onun isnadıyla rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulunmuşlardır. İZAH 2881 DE
وحدثني عبد الملك بن شعيب بن الليث، حدثني ابي، عن جدي، حدثني عقيل بن، خالد ح وحدثنا عمرو الناقد، حدثنا يعقوب بن ابراهيم بن سعد، حدثنا ابي، عن صالح، كلاهما عن ابن شهاب، بمثل حديث يونس عن الزهري، باسناده
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Ahmed b. İshak rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tavus, babasından, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. «Bugün Ye'cuc Me'cuc seddinden şu kadar bir yer açıldı.» buyurmuşlar. Vüheyb eliyle doksan düğümü yapmış
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا احمد بن اسحاق، حدثنا وهيب، حدثنا عبد، الله بن طاوس عن ابيه، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " فتح اليوم من ردم ياجوج وماجوج مثل هذه " . وعقد وهيب بيده تسعين
Bize Kuteybe b. Saîd ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve İshak b. İbrahim rivayet ettiler. Lâfız Kuteybe'nindİr. (İshak: Ahberana; ötekiler : Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. Dedilerki): Bize Cerir, Abdû'l-Aziz b. Rufey'den, 0 da Ubeydullah b. Kıptiyyeden naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ben de beraberlerinde olduğum halde Haris b. Ebî Rabîa ile Abdullah b. Safvan Ümmü'l-Mü'minin, Ümmü Seleme'nin yanıma girdiler de ona batırılacak olan orduyu sordular. Bu mesele İbni Zübeyr'in hilâfeti günlerindeydi. Ümmü Seleme şunu söyledi: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Selllem): «Kâ'be'ye biri sığınacak ve kendisine bir ordu gönderilecek. Bunlar yerin bir çölünde iken yere batırılacaklardır.» buyurdu. Ben; — Yâ Resûlallah! O halde zorla götürülenin hâli ne olacak? dedim. «Onlarla beraber o da batırılacak. Lâkin o kıyamet gününde niyetine göre diriltilecekierdir.» buyurdular. Ebû Ca'fer: «Bu çöl Medine'nin çölüdür.» demiş
حدثنا قتيبة بن سعيد، وابو بكر بن ابي شيبة واسحاق بن ابراهيم - واللفظ لقتيبة - قال اسحاق اخبرنا وقال الاخران، حدثنا جرير، عن عبد العزيز بن رفيع، عن عبيد الله ابن القبطية، قال دخل الحارث بن ابي ربيعة وعبد الله بن صفوان وانا معهما، على ام سلمة ام المومنين فسالاها عن الجيش الذي يخسف به وكان ذلك في ايام ابن الزبير فقالت قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " يعوذ عايذ بالبيت فيبعث اليه بعث فاذا كانوا ببيداء من الارض خسف بهم " . فقلت يا رسول الله فكيف بمن كان كارها قال " يخسف به معهم ولكنه يبعث يوم القيامة على نيته " . وقال ابو جعفر هي بيداء المدينة
Bize bu hadîsi Ahmed b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Abdû'l-Aziz b. Rufey' bu isnadla rivayet etti. Onun hadîsinde şu da vardır : «Dediki, bunun üzerine ben Ebû Ca'feı'e rastlayarak Ümmü Seleme ancak yerden bir çöl olduğunu söyledi, dedim. Ebû Ca'fer: Asla! Vallahi o Medine'nin çölü'dür, dedi.» İZAH 2884 TE
حدثناه احمد بن يونس، حدثنا زهير، حدثنا عبد العزيز بن رفيع، بهذا الاسناد وفي حديثه قال فلقيت ابا جعفر فقلت انها انما قالت ببيداء من الارض فقال ابو جعفر كلا والله انها لبيداء المدينة
Bize Amru'n-Nâkıd ile İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. Lafız Amr'mdu-. (Dedilerki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Umeyye b. Safvan'dan rivayet etti. O da dedesi Abdullah b. Safvan'ı şöyle derken işitmiş. Bana Hafsa haber verdi. ki: Kendisi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Selem’i: «Bu beyte bir ordu gaza etmek için mutlaka kastedecektir. Fakat yerin bir çölüne vardıkları zaman ortada bulunanları batırılacak, Öndekileri sondakilerine haykıracaklar, sonra onlarla batırılacaklar. Ve onlardan haber veren serseriden başka kimse kalmayacaktır.» buyururken işitmiş: Bunun üzerine bir adam : — Sana şâhid olurum ki: Hafsa'nın üzerinden yalan söylemedin, Hafsa'ya da şâhid olurum ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in üzerinden yalan söylememiştir, dedi
حدثنا عمرو الناقد، وابن ابي عمر، - واللفظ لعمرو - قالا حدثنا سفيان بن، عيينة عن امية بن صفوان، سمع جده عبد الله بن صفوان، يقول اخبرتني حفصة، انها سمعت النبي صلى الله عليه وسلم يقول " ليومن هذا البيت جيش يغزونه حتى اذا كانوا ببيداء من الارض يخسف باوسطهم وينادي اولهم اخرهم ثم يخسف بهم فلا يبقى الا الشريد الذي يخبر عنهم " . فقال رجل اشهد عليك انك لم تكذب على حفصة واشهد على حفصة انها لم تكذب على النبي صلى الله عليه وسلم
Bana Muhammed b. Hâtim b. Meymûn da rivayet etti. (Dediki); Bize Velid b. Salih rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Amr rivayet etti. (Dediki): Bize Zeyd b. Ebî Üneyse, Abdü'l-Melîk El-Amirî'den, o da Yûsuf b. Mâhek'den naklen rivayet etti, (Demişki): Bana Abdullah b. Safvân, Ümmü'l-Mü'mininden naklen haber verdiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den kâbe'yi kastederek: «Bu beyte kuvveti, sayısı ve hazırlığı olmayan bir kavim sığınacaktır. Kendilerine bir ordu gönderilecek, fakat bunlar yerin bîr çölüne vardıklarında batırılacaklardır.» buyurmuşlar. Yûsuf demiş ki: Şamlılar o gün Mekke'ye yürüyorlardı. Bunun üzerine Abdullah b. Safvan : Beri bak! Vallahi o bu ordu değildi, dedi. Zeyd şöyle demiş: Bana Abdûl-Melik Eî-Âmirî de Abdurrahman b. Sâbit'den, o da Haris b. Ebî Rabîa'dan, o da Ümmü'l-Mü'mininden naklen Yûsuf b. ıMâhek'in hadîsi gibi rivayette bulundu. Yalnız o bu hadisde Abdullah b. Safvan'ın söylediği orduyu anmadı. İZAH 2884 TE
وحدثني محمد بن حاتم بن ميمون، حدثنا الوليد بن صالح، حدثنا عبيد الله بن، عمرو حدثنا زيد بن ابي انيسة، عن عبد الملك العامري، عن يوسف بن ماهك، اخبرني عبد الله بن صفوان، عن ام المومنين، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " سيعوذ بهذا البيت - يعني الكعبة - قوم ليست لهم منعة ولا عدد ولا عدة يبعث اليهم جيش حتى اذا كانوا ببيداء من الارض خسف بهم " . قال يوسف واهل الشام يوميذ يسيرون الى مكة فقال عبد الله بن صفوان اما والله ما هو بهذا الجيش . قال زيد وحدثني عبد الملك العامري، عن عبد الرحمن بن سابط، عن الحارث، بن ابي ربيعة عن ام المومنين، . بمثل حديث يوسف بن ماهك غير انه لم يذكر فيه الجيش الذي ذكره عبد الله بن صفوان
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Yûnus b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): Bize Kaâsım b. Fadl El-Huddânî, Muhammed b. Ziyad'dan, o da Abdullah b. Zübeyr'den, naklen rivayet ettiki: Âişe şöyle demiş: Resûlullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uykusu esnasında kıpırdadı. Biz : — Yâ Resûlallah! Uykun arasında bir şey yaptın ki, evvelce bunu yapmazdın, dedik. Bunun üzerine: «Şaşacak şey! Hakikaten ümmetimden bazı kimseler beyt'e sığınmış, Kureyş'den bir adam için beyte kastediyorlar. Fakat çöl'e vardıklarında yere batırılacaklar!» buyurdu. Biz: —« Yâ Resûlallah! Şüphesiz ki, yol bazan (muhtelif) insanları biraraya toplar, dedik. «Evet! Onların içinde kasıtlısı, mecburu ve yolcusu vardır. Bunlar bir helâkla helak olurlar. Muhtelif yerlerden çıkarlar. Allah onları niyetlerine göre diriltir.» buyurdular
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا يونس بن محمد، حدثنا القاسم بن الفضل، الحداني عن محمد بن زياد، عن عبد الله بن الزبير، ان عايشة، قالت عبث رسول الله صلى الله عليه وسلم في منامه فقلنا يا رسول الله صنعت شييا في منامك لم تكن تفعله . فقال " العجب ان ناسا من امتي يومون بالبيت برجل من قريش قد لجا بالبيت حتى اذا كانوا بالبيداء خسف بهم " . فقلنا يا رسول الله ان الطريق قد يجمع الناس . قال " نعم فيهم المستبصر والمجبور وابن السبيل يهلكون مهلكا واحدا ويصدرون مصادر شتى يبعثهم الله على نياتهم
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Amr'un-Nâkid, İshâk b. İbrahim ve İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. Lâfız İbni Ebî Şeybe'nindir. (İshak: Ahberana, ötekiler: Haddesena tâbirlerini kullandılar. Dedilerki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Zührî'den, o da Urve'den, o da Usâme'den naklen rivayet ettikî: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'nin kal'alarından biri üzerine çıkmış. Sonra şöyle buyurmuş : «Benîm gördüğümü görüyor musunuz? Ben sizin evlerinizin arasında fitnelerin yerlerini yağmur yerleri gibi görüyorum.»
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وعمرو الناقد، واسحاق بن ابراهيم، وابن ابي عمر، - واللفظ لابن ابي شيبة - قال اسحاق اخبرنا وقال الاخرون، حدثنا سفيان بن عيينة، عن الزهري، عن عروة، عن اسامة، ان النبي صلى الله عليه وسلم اشرف على اطم من اطام المدينة ثم قال " هل ترون ما ارى اني لارى مواقع الفتن خلال بيوتكم كمواقع القطر
{m-9} Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk haber verdi, (Dediki): Bize Ma'mer, Zührî'den naklen bu isnadla bu hadîsin mislini haber verdi. İZAH 2887 DE
وحدثنا عبد بن حميد، اخبرنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، عن الزهري، بهذا الاسناد نحوه
Bana Amru'n-Nâkıd ile Hasen El-Hulvanî ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Abd : Ahberanî, ötekiler: Haddesena tâbirlerini kullandılar. Dedilerki): Bize Ya'kub (bu zât ibni İbrahim b. Sa'd'dır.) rivayet etti. (Dediki): Bize babam Sâlih'den, o da İbni Şihab'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bana ibni Müseyyeb ile Ebû Seleme b. Abdirrahman rivayet ettilerki: Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir tak:m fitneler olacaktır. O fitnelerde oturan, ayakta duran'dan; ayakta duran, yürüyenden; yürüyen, koşandan daha hayırlıdır. Kim o fitnelerin başında dikilİrse, fitneler onu yıkar. Her kim o fitneler zamanında sığınacak bir yer bulursa, hemen oraya çekilsin.» buyurdular
حدثني عمرو الناقد، والحسن الحلواني، وعبد بن حميد، قال عبد اخبرني وقال، الاخران حدثنا يعقوب، - وهو ابن ابراهيم بن سعد - حدثنا ابي، عن صالح، عن ابن، شهاب حدثني ابن المسيب، وابو سلمة بن عبد الرحمن ان ابا هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ستكون فتن القاعد فيها خير من القايم والقايم فيها خير من الماشي والماشي فيها خير من الساعي من تشرف لها تستشرفه ومن وجد فيها ملجا فليعذ به
Bize Amru'n-Nâkıd ile Hasen £l-Hulvânî ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Abd : Ahberanî; ötekiler: Haddesena tâbirlerini kullandılar. Dedilerki): Bize Ya'kub rivayet etti. (Dediki): Bize babam Sâlih'den, o da ibni Şihab'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bana Ebû Bekr b. Abdirrahman, Abdurrahman b. Muti' b. Esved'den, o da Nevfel b. Muâviye'den naklen Ebû Hureyre'nin şu hadîsi gibi rivayette bulundü. Şu kadar var ki, Ebû Bekr : «Namazlardan bir namaz vardır. Bu namazın kim vaktini geçirirse, sanki ailesi ve malı tek bırakılmış gibi olur.» ifâdesini ziyâde etmiştir
حدثنا عمرو الناقد، والحسن الحلواني، وعبد بن حميد، قال عبد اخبرني وقال، الاخران حدثنا يعقوب، حدثنا ابي، عن صالح، عن ابن شهاب، حدثني ابو بكر بن عبد الرحمن، عن عبد الرحمن بن مطيع بن الاسود، عن نوفل بن معاوية، . مثل حديث ابي هريرة هذا الا ان ابا بكر، يزيد " من الصلاة صلاة من فاتته فكانما وتر اهله وماله
Bana İshak b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Dâvud Et-Tayâlîsî haber verdi. (Dediki): Bize İbrahim b. Sa'd, babasından, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir fitne olacaktır. O fitnede uyuyan uyanıktan daha hayırlı, uyanık ayakta durandan, ayakta duran da koşandan daha hayırlıdır. Her kim bir sığınak yahut korunacak yer bulursa, hemen sığınsın.» buyurdular. İZAH 2887 DE
حدثني اسحاق بن منصور، اخبرنا ابو داود الطيالسي، حدثنا ابراهيم بن سعد، عن ابيه، عن ابي سلمة، عن ابي هريرة، قال قال النبي صلى الله عليه وسلم " تكون فتنة النايم فيها خير من اليقظان واليقظان فيها خير من القايم والقايم فيها خير من الساعي فمن وجد ملجا او معاذا فليستعذ
Bana Ebû Kâmil Fudayl b. Hüseyin El-Cahderî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Yezîd rivayet etti. (Dediki): Bize Osman, Eş-Şahhâm rivayet etti, (Dediki): Ben ve Ferkad Es-Sebahî, Müslim b. Ebî Bekra'ye gittik. Kendisi evinde idi. Yanına girdik ve : — Babanı fitneler hakkında bir hadîs rivayet ederken işittin mi? diye sorduk. Şu cevâbı verdi: — Evet! Ebû Bekre'yi hadîs rivayet ederken dinledim. (Dediki): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular: «Mesele şu ki, bir takım fitneler olacaktır. Dikkaî edin! Sonra bir fitne çıkacak. O fitnede oturan yürüyenden daha hayırlı, yürüyen fitneye koşandan daha hayırlıdır. Dikkat edin ki, fitne indiği veya olduğu vakit kimin develeri varsa hemen develerinin başına gitsin. Kimin koyunu varsa koyunlarının başına gitsin. Ve kimin yeri varsa yerinin başına gitsin!» Bunun üzerine bir adam: — Yâ Resûlallah! Devesi, koyunu ve yeri olmayan hakkında ne buyurursun? dedi. «Kılıcını alır, onun keskin tarafına taşla vurur. Sonra kurtulmaya gücü yeterse kurtulsunl Allahım! Tebliğ ettim mi? Allahım! Tebliğ ettim mi? Allahım! Tebliğ eîîim mi?» dedi. Yine bir adam: — Yâ Resûlallah! Mecbur edilir de iki saftan birine yahut iki fırkadan birine götürülürsem ve beni bir adam kılıcı ile vurur, yahut bir ok gelerek beni öldürürse ne buyurursun? dedi. «Hem kendi günahını hem senin günahını yüklenir ve cehennemliklerden olur.» buyurdular
حدثني ابو كامل الجحدري، فضيل بن حسين حدثنا حماد بن زيد، حدثنا عثمان، الشحام قال انطلقت انا وفرقد السبخي، الى مسلم بن ابي بكرة وهو في ارضه فدخلنا عليه فقلنا هل سمعت اباك يحدث في الفتن حديثا قال نعم سمعت ابا بكرة يحدث قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " انها ستكون فتن الا ثم تكون فتنة القاعد فيها خير من الماشي فيها والماشي فيها خير من الساعي اليها الا فاذا نزلت او وقعت فمن كان له ابل فليلحق بابله ومن كانت له غنم فليلحق بغنمه ومن كانت له ارض فليلحق بارضه " . قال فقال رجل يا رسول الله ارايت من لم يكن له ابل ولا غنم ولا ارض قال " يعمد الى سيفه فيدق على حده بحجر ثم لينج ان استطاع النجاء اللهم هل بلغت اللهم هل بلغت اللهم هل بلغت " . قال فقال رجل يا رسول الله ارايت ان اكرهت حتى ينطلق بي الى احد الصفين او احدى الفيتين فضربني رجل بسيفه او يجيء سهم فيقتلني قال " يبوء باثمه واثمك ويكون من اصحاب النار
{m-13} Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bana Muhammet! b. Müsennâ dahi rivayet etti. (Dediki): Bana İbni Ebî Adiy rivayet etti. Her iki râvî Osman Eş-Şahham'dan bu isnadla rivayet etmişlerdir. İbni Ebî Adiyy'in hadîsi sonuna kadar Hammad'ın hadîsi gibidir. Veki'în hadîsi ise: «Kurtulmaya gücü yeterse...» cümlesinde biter. Sonunu anmamıştır
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وابو كريب قالا حدثنا وكيع، ح وحدثني محمد، بن المثنى حدثنا ابن ابي عدي، كلاهما عن عثمان الشحام، بهذا الاسناد . حديث ابن ابي عدي نحو حديث حماد الى اخره وانتهى حديث وكيع عند قوله " ان استطاع النجاء " . ولم يذكر ما بعده
Bana Ebû Kâmil Fudayl b. Hüseyn El-Cahderi rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b, Zeyd, Eyyûb ile Yûnus'dan, onlar da Hasan'dan, o da Ahnef b. Kays'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Şu adamı kastederek yola çıktım. Bana Ebû Bekre tesadüf etti. Ve : — Nereye gitmek istiyorsun yâ Ahnef! dedi. Ali'yi kasdederek: — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in amcası oğlu Nasra gitmek istiyorum, dedim. Bana : — Yâ Ahnef. Dön! Çünkü ben Resulullah fSallallahu Aleyhi ve Sellem): «İki müslüman kılıçlarıyla yüz yüze gelirlerse, katil de, maktul de cehennemdedir.» buyururken işittim, dedi. Ben: — Yahut yâ Resûlallah! Haydi katil böyle, ya maktule ne oluyor? denildi, dedim. «O gerçekten arkadaşını öldürmek istedi.» dedi
حدثني ابو كامل، فضيل بن حسين الجحدري حدثنا حماد بن زيد، عن ايوب، ويونس عن الحسن، عن الاحنف بن قيس، قال خرجت وانا اريد، هذا الرجل فلقيني ابو بكرة فقال اين تريد يا احنف قال قلت اريد نصر ابن عم رسول الله صلى الله عليه وسلم - يعني عليا - قال فقال لي يا احنف ارجع فاني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " اذا تواجه المسلمان بسيفيهما فالقاتل والمقتول في النار " . قال فقلت او قيل يا رسول الله هذا القاتل فما بال المقتول قال " انه قد اراد قتل صاحبه
Bize bu hadîsi Ahmed b. Abdete'd-Dabbî de rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad, Eyyub ile Yûnus'dan ve Mualla b. Ziyad'dan, onlar da Hasan'dan, o da Ahnef b. Kays'dan, o da Ebû Bekre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «İki müslüman kılıçlarıyla karşılaşırlarsa, katil de, maktul de Cehennemdedir.» buyurdular
وحدثناه احمد بن عبدة الضبي، حدثنا حماد، عن ايوب، ويونس، والمعلى بن زياد، عن الحسن، عن الاحنف بن قيس، عن ابي بكرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا التقى المسلمان بسيفيهما فالقاتل والمقتول في النار
{m-15} Bann Haccâc b. Şâir de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdûrrezzâk kitabından rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Eyyûb'dan naklen bu isnadla Ebû Kânıil'in, Hammad'dan rivayet ettiği hadîsin mislini sonuna kadar haber verdi
وحدثني حجاج بن الشاعر، حدثنا عبد الرزاق، من كتابه اخبرنا معمر، عن ايوب، بهذا الاسناد نحو حديث ابي كامل عن حماد، الى اخره