Loading...

Loading...
Kitap
85 Hadis
{m-69} Bize İbni Müsenna ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdurrahman (yâni; İbni Mehdi) Süfyan'dan rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahyâ b. Âdem, Ammâr b. Ruzeyk'dan rivayet etti. Her iki râvî Mansur'dan, Cerir'in isnadıyle onun hadîsi gibi rivayet etmişlerdir. Şu kadar var ki, Süfyan'ın hadîsinde : «Kendisine cinlerden bir arkadaşı, meleklerden de bir arkadaşı vekil kılınmıştır.» ibaresi vardır. İZAH 2815 TE
حدثنا ابن المثنى، وابن، بشار قالا حدثنا عبد الرحمن، - يعنيان ابن مهدي - عن سفيان، ح وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا يحيى بن ادم، عن عمار بن رزيق، كلاهما عن منصور، باسناد جرير . مثل حديثه غير ان في حديث سفيان " وقد وكل به قرينه من الجن وقرينه من الملايكة
Bana Harun b. Saîd EI-Eylî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Sahr, İbni Kuseyt'dan naklen haber verdi. Ona da Urve, ona da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Âişe rivayet etmişki: (Aişe r.anha şöyle demiştir:) Resulullah (Salîallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin Âişe'nin yanından çıkmış. Âişe demiş ki: Ben onu kıskandim. Az sonra gelerek benim ne yaptığımı gördü. Ve: «Sana ne oldu ya Âişe! Kıskandın mı?» diye sordu. — Bana ne olacak, benim gibisi, senin gibi bir zâtı kıskanmaz dedim. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'. «Sana şeytan’ın mı geldi?» dedi. Ben: — Yâ Resûlallah! Benimle beraber şeytan mı var? dîye sordun «Evet!» dedi. — Yâ her insanla birlikte? dedim. «Evet!» cevâbını verdi. — Seninle de mi yâ Resûlallah? dedim. «Evet! Lâkin Rabbîm onun hakkında bana yardım etti, tâ ki müsluman oldu.» buyurdular
حدثني هارون بن سعيد الايلي، حدثنا ابن وهب، اخبرني ابو صخر، عن ابن، قسيط حدثه ان عروة حدثه ان عايشة زوج النبي صلى الله عليه وسلم حدثته ان رسول الله صلى الله عليه وسلم خرج من عندها ليلا . قالت فغرت عليه فجاء فراى ما اصنع فقال " ما لك يا عايشة اغرت " . فقلت وما لي لا يغار مثلي على مثلك فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اقد جاءك شيطانك " . قالت يا رسول الله اومعي شيطان قال " نعم " . قلت ومع كل انسان قال " نعم " . قلت ومعك يا رسول الله قال " نعم ولكن ربي اعانني عليه حتى اسلم
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad (yâni; İbni Zeyd) Eyyûb'dan, o da Muhammed'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. (Şöyle buyurmuşlar) : «Hiç bir kimseyi ameli cennet'e koymaz.» Bunun üzerine: — Seni de mi yâ Resûlallah? denilmiş. «Beni de! Meğer ki, Rabbim beni rahmetiyle örte.» buyurmuş
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا حماد، - يعني ابن زيد - عن ايوب، عن محمد، عن ابي هريرة، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " ما من احد يدخله عمله الجنة " . فقيل ولا انت يا رسول الله قال " ولا انا الا ان يتغمدني ربي برحمة
Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Adiy, İbni Avn'dan, o da Muhammed'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyh: ve Sellem): «Sizden hiç bir kimse yoktur ki, kendisini ameli kurtarsın!» buyurdu. Ashab: — Seni de mi yâ Resûlallah? dediler. «(Evet!) Benî de! Meğer ki, Allah kendinden bir mağfiret ve rahmetle beni sarmış ola!» buyurdu. îbni Avn eliyle şöyle yapmış ve başına işaret ederek : Beni de! Meğer ki, Allah kendinden bir mağfiret ve rahmetle beni örtmüş ola!» demiş
حدثنا محمد بن المثنى، حدثنا ابن ابي عدي، عن ابن عون، عن محمد، عن ابي، هريرة قال قال النبي صلى الله عليه وسلم " ليس احد منكم ينجيه عمله " . قالوا ولا انت يا رسول الله قال " ولا انا الا ان يتغمدني الله منه بمغفرة ورحمة " . وقال ابن عون بيده هكذا واشار على راسه " ولا انا الا ان يتغمدني الله منه بمغفرة ورحمة
Bana Züheyr h. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir, Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aieyhi ve Sellem): «Hiç bîr kimseyi ameli kurtaracak değildir.» buyurdu. Ashab : — Seni de mi yâ Resûlallah! dediler. «(Evet!) Beni de! Meğer ki, Allah kendinden bîr rahmet ile imdadıma yetişe!» buyurdular
حدثني زهير بن حرب، حدثنا جرير، عن سهيل، عن ابيه، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ليس احد ينجيه عمله " . قالوا ولا انت يا رسول الله قال " ولا انا الا ان يتداركني الله منه برحمة
Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Abbâd Yahya b. Abbâd rivayet etti. (Dediki): Bize İbrahim b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Şihab Abdurralunan b. Avf'ın azatlısı Ebû Ubeyd'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sizden hiç birinizi ameli cennete koyacak değildir.» buyurdu. Ashab: — Seni de mi yâ Resûlallah! dediler, «(Evet!) Beni de! Meğer ki, Allah kendinden bir fadl-u rahmetle beni örte!» buyurdular
وحدثني محمد بن حاتم، حدثنا ابو عباد، يحيى بن عباد حدثنا ابراهيم بن سعد، حدثنا ابن شهاب، عن ابي عبيد، مولى عبد الرحمن بن عوف عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لن يدخل احدا منكم عمله الجنة " . قالوا ولا انت يا رسول الله قال " ولا انا الا ان يتغمدني الله منه بفضل ورحمة
Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki); Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Yaklaşın ve doğruyu arayın! Bilmiş olun ki, sîzden hiç bir kimse ameliyle kurtulacak değildir.» buyurdu. Ashab — Yâ Resûlallah! Sen de mi? dediler. «(Evetl) Ben de! Meğer ki, Allah kendinden bîr rahmet ve fad! ile beni örtmüş ola.» buyurdular
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، حدثنا ابي، حدثنا الاعمش، عن ابي صالح، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " قاربوا وسددوا واعلموا انه لن ينجو احد منكم بعمله " . قالوا يا رسول الله ولا انت قال " ولا انا الا ان يتغمدني الله برحمة منه وفضل
Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, Ebû Süfyan'dan, o da Câbir'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti
وحدثنا ابن نمير، حدثنا ابي، حدثنا الاعمش، عن ابي سفيان، عن جابر، عن النبي صلى الله عليه وسلم مثله
{m-76} Bize İshak b. İbrahim rivayet etti, (Dediki): Bize Cerir, A'meş'den iki isnadla birden İbni Numeyr'in rivayeti gibi rivayette bulundu. İZAH 2818 DE
حدثنا اسحاق بن ابراهيم، حدثنا جرير، عن الاعمش، بالاسنادين جميعا كرواية ابن نمير
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Muaviye, A'meş'den, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti. O: «Müjde size!» cümlesini de ziyâde etmiştir. İZAH 2818 DE
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وابو كريب قالا حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن ابي صالح، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم بمثله وزاد " وابشروا
Bana Seleme b. Şebîb rivayet elti. (Dediki); Bize Hasen b. A'yen rivayet etti, (Dediki): Bize Ma'kil Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sizden hiç bir kimseyi ameli cennete koyamaz. Onu cehennemden de koruyamaz. Beni de (öyle)! Ancak Allah'dan bir rahmetle (olursa) o başka!» buyururken işittim
حدثني سلمة بن شبيب، حدثنا الحسن بن اعين، حدثنا معقل، عن ابي الزبير، عن جابر، قال سمعت النبي صلى الله عليه وسلم يقول " لا يدخل احدا منكم عمله الجنة ولا يجيره من النار ولا انا الا برحمة من الله
Bize İshak b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdû'l-Aziz b. Muhammed haber verdi. (Dediki): Bize Musa b. Ukbe haber verdi. H. Bana Muhammed b. Hatim dahi rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Vûheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Musa b. Ukbe rivayet etti. (Dediki): Ebû Seleme b. Abdirrahman b. Avf'ı, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Âişe'den rivayet ederken dinledim. Âişe şöyle diyormuş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Doğruyu arayın, yaklaşın ve müjde size! Çünkü hiç bir kimseyi ameli cennete koyacak değildir.» buyurdu Ashab: — Seni de mi yâ Resûlallah? dediler. «(Evet!) Beni de! Meğer ki, Allah kendinden bir rahmetle beni örtmüş ola iyi bilin kî, Allah'a en makbul amel az da olsa en devamlı yapılandır.» buyurdular
وحدثنا اسحاق بن ابراهيم، اخبرنا عبد العزيز بن محمد، اخبرنا موسى بن، عقبة ح وحدثني محمد بن حاتم، - واللفظ له - حدثنا بهز، حدثنا وهيب، حدثنا موسى، بن عقبة قال سمعت ابا سلمة بن عبد الرحمن بن عوف، يحدث عن عايشة، زوج النبي صلى الله عليه وسلم انها كانت تقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " سددوا وقاربوا وابشروا فانه لن يدخل الجنة احدا عمله " . قالوا ولا انت يا رسول الله قال " ولا انا الا ان يتغمدني الله منه برحمة واعلموا ان احب العمل الى الله ادومه وان قل
{m-78} Bize bu hadîsi Hasen EI-Hulvânî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kub b. İbrahim b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Aziz b. Muttalib, Musa b. Ukbe'den bu isnadla rivayet etti.'Ama «Müjdeleyin...» sözünü anmadı
وحدثناه حسن الحلواني، حدثنا يعقوب بن ابراهيم بن سعد، حدثنا عبد العزيز، بن المطلب عن موسى بن عقبة، بهذا الاسناد ولم يذكر " وابشروا
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki); Bize Ebû Avâne, Ziyâd b. ilâka'dan, o da Muğira b. Şu'be'den naklen rivayet etti kî, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayakları şişinceye kadar namaz kılmış. Kendisine: — Sen hâlâ bu külfete katlanıyor musun? Halbuki Allah senin gelmiş geçmiş bütün günahlarını atfetmiştir, denilmiş. Bunun üzerine: «Şükreden bir kul olmayayım mı?» buyurmuşlar
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا ابو عوانة، عن زياد بن علاقة، عن المغيرة بن، شعبة ان النبي صلى الله عليه وسلم صلى حتى انتفخت قدماه فقيل له اتكلف هذا وقد غفر الله لك ما تقدم من ذنبك وما تاخر فقال " افلا اكون عبدا شكورا
Bİze Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İbni Numeyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyan Ziyâd b. İlâka'dan rivayet e«i. O da Muğîra b. Şu'be'yi şöyle derken işitmiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayakları şişinceye kadar namaz kıldı. Ashab : — Allah senin gelmiş geçmiş bütün günahlarını atfetmiştir, dediler. O: «Şükreden bir kul olmayayım mı?» buyurdular. İZAH 2820 DE
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وابن، نمير قالا حدثنا سفيان، عن زياد بن علاقة، سمع المغيرة بن شعبة، يقول قام النبي صلى الله عليه وسلم حتى ورمت قدماه قالوا قد غفر الله لك ما تقدم من ذنبك وما تاخر . قال " افلا اكون عبدا شكورا
Bize Harun b. Mâruf ile Harun b. Saîd EI-Eylî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bire İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Sahr, İbni Kuseyt'den, o da Urve b. Zübeyr'den, o da Âişe'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kıldığı vakit ayakları patlayacak derecede ayakta dururdu, Aişe : — Ya Resûlallah! Allah senin gelmiş geçmiş bütün günahlarını sana bağışladığı halde yine bunu mu yapıyorsun? demiş. Bunun üzerine: «Ya Aişe! Şükreden bir kul olmayayım mı?» buyurmuşlar
حدثنا هارون بن معروف، وهارون بن سعيد الايلي، قالا حدثنا ابن وهب، اخبرني ابو صخر، عن ابن قسيط، عن عروة بن الزبير، عن عايشة، قالت كان رسول الله صلى الله عليه وسلم اذا صلى قام حتى تفطر رجلاه قالت عايشة يا رسول الله اتصنع هذا وقد غفر لك ما تقدم من ذنبك وما تاخر فقال " يا عايشة افلا اكون عبدا شكورا
Bize Ebû Bekr.b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' ile Ebû Muâviye rivayet ettiler. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Şakik'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Abdullah'ın kapısı yanında oturduk, onu bekliyorduk, derken yanımızdan Yezid b. Muâviyete'n-Nehaî geçti. — Bize şunun yerini bildir, dedik. Hemen onun yanına girdi. Ve az sonra Abdullah yanımıza çıkarak: — Ben sizin burada olduğunuzu haber aldım. Ama yanınıza çıkmama sizi bıktırırım endişesi mani oldu. Gerçekten Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi bıktırır endişesiyle bazı günler va'z hususunda bizden söz alırdı, dedi
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا وكيع، وابو معاوية ح وحدثنا ابن نمير، - واللفظ له - حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن شقيق، قال كنا جلوسا عند باب عبد الله ننتظره فمر بنا يزيد بن معاوية النخعي فقلنا اعلمه بمكاننا . فدخل عليه فلم يلبث ان خرج علينا عبد الله فقال اني اخبر بمكانكم فما يمنعني ان اخرج اليكم الا كراهية ان املكم ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يتخولنا بالموعظة في الايام مخافة السامة علينا
{m-82} Bize Ebû Saîd El-Eşec rivayet etti. (Dediki): Bize İbni İdris rivayet etti, H. Bize Mincab b. Haris Et-Temîmî de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Müshir rivayet etti. H. Bize İshak b. İbrahim ile Ali b. Haşrem de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsa b. Yûnus haber verdi. H. Bize İbni Ebî Ömer dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan rivayet etti. Bu râvilerin hepsi A'meş'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Mincâb İbni Müshir'den rivayetinde şunu zîyâde etti: «A'meş dediki: Bana Amr b. Murra dahî Şakîk'dan, o da Abdullah'dan naklen bu hadîsin mislini rivayet etti.»
حدثنا ابو سعيد الاشج، حدثنا ابن ادريس، ح وحدثنا منجاب بن الحارث التميمي، حدثنا ابن مسهر، ح وحدثنا اسحاق بن ابراهيم، وعلي بن خشرم، قالا اخبرنا عيسى، بن يونس ح وحدثنا ابن ابي عمر، حدثنا سفيان، كلهم عن الاعمش، بهذا الاسناد . نحوه . وزاد منجاب في روايته عن ابن مسهر قال الاعمش وحدثني عمرو بن مرة عن شقيق عن عبد الله مثله
Bize İshak b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir, Mansûr'dan naklen haber verdi. H. Bize İbni Ebî Ömer dahi rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Fudayl b. Iyâd, Mansûr'dan, o da Ebû Vâil Şakîk'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Abdullah bize her perşembe günü müzâkere yapardı. Bir adam kendisine : — Yâ Ebâ Abdirrahman! Biz senin konuşmanı seviyor, onu arzu ediyoruz. Bize her gün konuşmuş olmanı diliyoruz, dedi. Bunun üzerine Abdullah şunu söyledi; — Sizinle konuşmaktan beni men eden sizi bıktırırım korkusudur, Gerçekten Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi bıktırır endişesiyle bazı günler va'z hususunda bizden söz alırdı. izah: Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu'l-İlim»'de tahric etmiştir. Ebû Abdirrahman, Hz. Abdullah b. Mesud'un künyesidir. «Yetehavvelûnâ» kelimesinin meşhur mânâsı bizden söz alırdı, demektir. Bazıları bunun bizi ıslâh ederdi, mânâsına geldiğini; bir takımları va'z için bize anîden gelirdi, demek olduğunu söylemişlerdir. -Bizi bir insanın hizmet işini kapadığı gibi hapsederdi...» mânâsına geldiğini söyleyenler de vardır. Hadîs-i şerif cemaatı bıktırmamak için va'zı fazla uzatmayıp orta hâle dikkat etmenin lüzumuna delildir
وحدثنا اسحاق بن ابراهيم، اخبرنا جرير، عن منصور، ح وحدثنا ابن ابي عمر، - واللفظ له - حدثنا فضيل بن عياض، عن منصور، عن شقيق ابي وايل، قال كان عبد الله يذكرنا كل يوم خميس فقال له رجل يا ابا عبد الرحمن انا نحب حديثك ونشتهيه ولوددنا انك حدثتنا كل يوم . فقال ما يمنعني ان احدثكم الا كراهية ان املكم . ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يتخولنا بالموعظة في الايام كراهية السامة علينا