Loading...

Loading...
Kitap
324 Hadis
Bana Ebu Gassân el-Mismaî rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz (yani İbni Hişâm) rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. H. Bize Muhammed b. el-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Adiy, Saîd'den naklen rivayet etti. Bunların ikisi de Katâde'den, o da Enes'den naklen rivayet etmişler ki: Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Rüku' ve sücudu tamamlayın! Vallahi rüku' ve secde ettiğiniz zaman ben sizi arkamdan pekâlâ görüyorum.» buyurmuşlar. Saîd'in rivayetinde: (Mâ) kelimesi zikredilmeksizin [ iza reke'tum ve iza secedtum ] denilmiştir
حدثني ابو غسان المسمعي، حدثنا معاذ، - يعني ابن هشام - حدثني ابي ح، وحدثنا محمد بن المثنى، حدثنا ابن ابي عدي، عن سعيد، كلاهما عن قتادة، عن انس، ان نبي الله صلى الله عليه وسلم قال " اتموا الركوع والسجود فوالله اني لاراكم من بعد ظهري اذا ما ركعتم واذا ما سجدتم " . وفي حديث سعيد " اذا ركعتم واذا سجدتم
Bize Ebu Bekir b. Ebf Şeybe ile Ali b. Hucr rivayet ettiler. Lâfız Ebu Bekir'indir. (İbni Hucr, bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ebu Bekir ise: Bize Ali b. Mushlr, Muhtar b. Fülfül'den, o da Enes'den naklen rivayet etti, dedi. Enes şunları söylemiş: Bir gün Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize namaz kıldırdı. Namazı bitirince yüzünü bize çevirerek: «Ey cemâat! Ben sizin imamınızım. Öyle ise rüku, sücud, kıyam ve namazdan çıkma hususlarında beni geçmeyin! Çünkü ben sizi önümdende arkamdan da görüyorum.» buyurdular. Ve sonra şunu ilâve ettiler: «Muhammedin nefsi yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederimki siz benim gördüğümü görmüş olsanız hakikaten az güler çok ağlardınız.» Cemâat: Ne gördün, yâ Resulallah? dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Cennetle, cehennemi gördüm» buyurdular
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وعلي بن حجر، واللفظ، لابي بكر قال ابن حجر اخبرنا وقال ابو بكر، حدثنا علي بن مسهر، عن المختار بن فلفل، عن انس، قال صلى بنا رسول الله صلى الله عليه وسلم ذات يوم فلما قضى الصلاة اقبل علينا بوجهه فقال " ايها الناس اني امامكم فلا تسبقوني بالركوع ولا بالسجود ولا بالقيام ولا بالانصراف فاني اراكم امامي ومن خلفي - ثم قال - والذي نفس محمد بيده لو رايتم ما رايت لضحكتم قليلا ولبكيتم كثيرا " . قالوا وما رايت يا رسول الله قال " رايت الجنة والنار
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize İbni Nümeyr ile İshâk b. İbrahim de İbni Fudayl'den ve bunların hepsi Muhtâr'dan, o da Enes'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den naklen bu hadisi rivayet ettiler. Cerîr'in hadisinde ........ kaydı yoktur
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا جرير، ح وحدثنا ابن نمير، واسحاق بن ابراهيم، عن ابن فضيل، جميعا عن المختار، عن انس، عن النبي صلى الله عليه وسلم بهذا الحديث وليس في حديث جرير " ولا بالانصراف
Bize Halef b. Hişâm ile Ebü'r-Rabî'ez-Zehrânî ve Kuteybetü'bnü Saîd hep birden Hammâd'dan rivayet ettiler. Halef Dediki: Bize Hammâd b. Zeyd, Muhammed b. Ziyâd'dan rivayet etti. (Demişki): Bize Ebu Hureyre rivayet etti. Dediki: Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Başını imamdan önce kaldıran kimse Allah'ın onun başını eşek başına çevireceğinden korkmuyor mu?» buyurdular
حدثنا خلف بن هشام، وابو الربيع الزهراني، وقتيبة بن سعيد، كلهم عن حماد، - قال خلف حدثنا حماد بن زيد، - عن محمد بن زياد، حدثنا ابو هريرة، قال قال محمد صلى الله عليه وسلم " اما يخشى الذي يرفع راسه قبل الامام ان يحول الله راسه راس حمار
Bize Amrü'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dediler ki: Bize İsmail b. İbrahim, Yunus'dan, o da Muhammed b. Ziyâd'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Namazı esnasında başını imamdan evvel kaldıran kimse Allah'ın, onun suretini eşek suretine çevirmesinden emin olamaz.» buyurdular
حدثنا عمرو الناقد، وزهير بن حرب، قالا حدثنا اسماعيل بن ابراهيم، عن يونس، عن محمد بن زياد، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ما يامن الذي يرفع راسه في صلاته قبل الامام ان يحول الله صورته في صورة حمار
Bize Abdurrahman b. Sellâm El-Cumâhi' ile Abdurrahman b. Rabî b. Müslim hep birden Rabi' b. Müslim'den rivayet ettiler. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dedi kî): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bire Vekî', Hammâd b. Seleme'den rivayet etti. Bunların, hepsi Muhammed b. Ziyad'dan, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den bu şekilde rivayet etmişlerdir. Yalnız Rabi b. Müslim hadîsinde: «Allah onun yüzünü eşek yüzüne çevireceğinden» denilmiştir
حدثنا عبد الرحمن بن سلام الجمحي، وعبد الرحمن بن الربيع بن مسلم، جميعا عن الربيع بن مسلم، ح وحدثنا عبيد الله بن معاذ، حدثنا ابي، حدثنا شعبة، ح وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا وكيع، عن حماد بن سلمة، كلهم عن محمد بن زياد، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم بهذا غير ان في حديث الربيع بن مسلم " ان يجعل الله وجهه وجه حمار
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Ebu Muaviye, A'meş'den, o da Museyyeb'den, o da Temim b. Tarefe'den, o da Cabir b. Semure'den naklen rivayet etti. Cabir şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Namazda gözlerini gökyüzüne diken bîr takım kimseler ya bundan vaz geçerler yahut gözleri kendilerine dönmez.» buyurdular. İzah 429 da
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وابو كريب قالا حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن المسيب، عن تميم بن طرفة، عن جابر بن سمرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لينتهين اقوام يرفعون ابصارهم الى السماء في الصلاة او لا ترجع اليهم
Bana Ebu't-Tâhir ile Amr b. Sevvad rivayet etülcr. Dedilerki: Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Leys b. Sai'd, Cafer b. Ramâ'dan, o da Abdurrahman el-Arac'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : . «Bir takım insanlar ya namazda dua ederken gözlerini semaya dikmekden vaz geçerler, yahut gözleri kör olur!» buyurmuşlar
حدثني ابو الطاهر، وعمرو بن سواد، قالا اخبرنا ابن وهب، حدثني الليث بن سعد، عن جعفر بن ربيعة، عن عبد الرحمن الاعرج، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لينتهين اقوام عن رفعهم ابصارهم عند الدعاء في الصلاة الى السماء او لتخطفن ابصارهم
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Ebu Muâviye, A'meş'den, o da Müseyyeb b. Rafi'den, o da Temim b. Tarefe'den, o da Câbir b. Semure'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanımıza geldi. Ve: «Acep neden sizleri hırçın atların kuyrukları gibi, ellerinizi kaldırmış görüyorum! Namazda sakin olun!» buyurdular. Sonra (Başka bir defa) yine yanımıza çıktı ve bizi halkalar halinde görerek: «Acep sizi neye dağınık cemâatler halinde görüyorum» dedi. Başka bir sefer yine yanımıza çıktı ve: «Siz meleklerin Rableri katında saff saff durdukları gibi saf bağlayıp dursanız ya!» buyurdular. Biz: Yâ Resulallah! Melekler Rableri katında nasıl saf olurlar? dedik: «İlk safları tamamlarlar, ve safda sıkışık dururlar.» buyurdu
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وابو كريب قالا حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن المسيب بن رافع، عن تميم بن طرفة، عن جابر بن سمرة، قال خرج علينا رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال " ما لي اراكم رافعي ايديكم كانها اذناب خيل شمس اسكنوا في الصلاة " . قال ثم خرج علينا فرانا حلقا فقال " ما لي اراكم عزين " . قال ثم خرج علينا فقال " الا تصفون كما تصف الملايكة عند ربها " . فقلنا يا رسول الله وكيف تصف الملايكة عند ربها قال " يتمون الصفوف الاول ويتراصون في الصف
{….} Bana Ebu Saîd El-Eşecc rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize İshak b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize İsa b. Yunus haber verdi. Her iki râvi: «Bize Â'meş bu isnatla bu hadisin mislini rivayet etti.* demişlerdir
وحدثني ابو سعيد الاشج، حدثنا وكيع، ح وحدثنا اسحاق بن ابراهيم، اخبرنا عيسى بن يونس، قالا جميعا حدثنا الاعمش، بهذا الاسناد نحوه
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. Dediki: Bize Vekî' Mis'ar'dan rivayet etti. H. Bize Ebu Kureyb de rivayet etti, lâfız onundur. Dediki: Bize İbni Ebî Zaide, Mis'ar'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Ubeydullah b. Kıptiyye; Câbir b. Semura'dan rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte namaz kıldığımız vakit es-selâmu aleykum ve rahmetullah, es-selâmu aleykum ve rahmetullah derdik. Câbir eliyle iki tarafa da işaret etmiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Siz neden hırçın atların kuyrukları gibi ellerinizle işaret ediyorsunuz? Her birinize elini uyluğunun üzerine koyması kâfidir sonra sağ ve sol tarafında bulunan kardeşlerine selâm verir» buyurdular
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، قال حدثنا وكيع، عن مسعر، ح وحدثنا ابو كريب، - واللفظ له - قال اخبرنا ابن ابي زايدة، عن مسعر، حدثني عبيد الله ابن القبطية، عن جابر بن سمرة، قال كنا اذا صلينا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم قلنا السلام عليكم ورحمة الله السلام عليكم ورحمة الله . واشار بيده الى الجانبين فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " علام توميون بايديكم كانها اذناب خيل شمس انما يكفي احدكم ان يضع يده على فخذه ثم يسلم على اخيه من على يمينه وشماله
Bize Kaasım b. Zekeriyya rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Musa, İsrail'den, o da Furât (yâni el-Kazzâz) dan, o da Ubeydullah'dan, o da Câbir b. Semura'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte namaz kıldım. Biz (kendi aramızda) namazda selâm verirken ellerimizle es-selâmu aleykum, es-selâmu aleykum... diyerek işaret ederdik. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize bakarak: «Size ne oluyor kî hırçın atların kuyrukları gibi ellerinizle işaret ediyorsunuz. Biriniz selâm verdiği vakit yanındakine bakıversin! Eliyle işaret etmesin» buyurdular
وحدثنا القاسم بن زكرياء، حدثنا عبيد الله بن موسى، عن اسراييل، عن فرات، - يعني القزاز - عن عبيد الله، عن جابر بن سمرة، قال صليت مع رسول الله صلى الله عليه وسلم فكنا اذا سلمنا قلنا بايدينا السلام عليكم السلام عليكم فنظر الينا رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال " ما شانكم تشيرون بايديكم كانها اذناب خيل شمس اذا سلم احدكم فليلتفت الى صاحبه ولا يومي بيده
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdrîs ile Ebu Muâviye ve Vekî', A'meş'den, o da Umaretü'bnü Umeyr et-Teymî'den,, o da Ebu Ma'mer'den, o da Ebu Mes'ud'dan naklen rivayet etti. Ebu Mes'ud şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazda bizim omuzlarımıza dokunur ve: «Doğrulun karışık durmayın ki kalpleriniz de karmakarışık olmasın. Benim arkama aklı başında olanlarınız, daha sonra derece itibariyle onlardan sonra gelenler onların arkasına daha sonra gelenler dursun!» buyurdular. Ebu Mes'ud: «Bugün en ziyâde karışıklığı siz yapıyorsunuz.» demiş
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبد الله بن ادريس، وابو معاوية ووكيع عن الاعمش، عن عمارة بن عمير التيمي، عن ابي معمر، عن ابي مسعود، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يمسح مناكبنا في الصلاة ويقول " استووا ولا تختلفوا فتختلف قلوبكم ليلني منكم اولو الاحلام والنهى ثم الذين يلونهم ثم الذين يلونهم " . قال ابو مسعود فانتم اليوم اشد اختلافا
{….} Bize bu hadîsi İshak da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr haber verdi. (Dediki): H. Bize İbni Haşrem de rivayet etti. (Dediki): Bize İsa (yani îbni Yunus) haber verdi. (Dediki): H. Bize İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Uyeyne bu isnatla bu hadîsin mislini rivayet etti
وحدثناه اسحاق، اخبرنا جرير، ح قال وحدثنا ابن خشرم، اخبرنا عيسى يعني ابن يونس، ح قال وحدثنا ابن ابي عمر، حدثنا ابن عيينة، بهذا الاسناد نحوه
Bize Yahya b. Habîb el-Hârisî ile Salih b. Hatim b. Verdan rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bana Hâlid el-Hazzâ', Ebu Ma'şer'den, o da İbrahim'den, o da Alkame'den, o da Abdullah b. Mes'ud'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Benim arkama yaşlı başlılar dursun; sonra derece itibariyle onlardan sonra gelenler dursunlar.» buyurdu. Bunu Uç defa tekrarladı ve: «Pazar yerlerindeki keşmekeş (e benzemek) den sakının» buyurdular
حدثنا يحيى بن حبيب الحارثي، وصالح بن حاتم بن وردان، قالا حدثنا يزيد بن زريع، حدثني خالد الحذاء، عن ابي معشر، عن ابراهيم، عن علقمة، عن عبد الله بن مسعود، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ليلني منكم اولو الاحلام والنهى ثم الذين يلونهم - ثلاثا - واياكم وهيشات الاسواق
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile ibni Beşsâr rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Muhammed b. Câ'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Dediki: Katâde'yi Enes b. Mâlik'den naklen rivayet ederken dinledim. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Saflarınızı düzeltin! Çünkü saffı düzeltmek namazın tamamındandır.» buyurdular. İzah 436 da
حدثنا محمد بن المثنى، وابن، بشار قالا حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، قال سمعت قتادة، يحدث عن انس بن مالك، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " سووا صفوفكم فان تسوية الصف من تمام الصلاة
Bize Şeybân b. Ferruh rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül Vâris, Abdül Azîz'den -ki bu zât İbni Suhayb'dir- O da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Safları tamamlayın. Çünkü ben sizi arkamdan görüyorum.» buyurdular. İzah 436 da
حدثنا شيبان بن فروخ، حدثنا عبد الوارث، عن عبد العزيز، - وهو ابن صهيب - عن انس، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اتموا الصفوف فاني اراكم خلف ظهري
Bize Muhammed b. Râfî' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmam b. Münebbih'den rivayet etti. Hemmam: Ebu Hureyre'nin, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den bize rivayet ettikleri budur, diyerek bir takım hadîsler zikretmiş. Ez cümle: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Namazda safları doğrultun. Çünkü saffı doğrultmak namazın güzelliğindendir.» buyurmuşlar, demiş. İzah 436 da
حدثنا محمد بن رافع، حدثنا عبد الرزاق، حدثنا معمر، عن همام بن منبه، قال هذا ما حدثنا ابو هريرة، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم فذكر احاديث منها وقال " اقيموا الصف في الصلاة فان اقامة الصف من حسن الصلاة
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder Şube'den rivayet etti. H. Bize Muhammed b. El-Müsenna ile İbni Beşşâr dahî rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Muhammed b. Câ'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Amr b. Mürra'dan rivayet etti Demiş ki: Ben Salim b. Ebi'l-Ca'del, Gatafâni'den dinledim. Dediki: Ben Nu'man b. Beşîr'den dinledim. Dediki: Resulullah (Sallallaku Aleyhi ve Sellem): «Ya saflarınızı düzeltirsiniz yahut Allah yüzlerinizi başka başka taraflara çevirir!» buyururken işittim
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا غندر، عن شعبة، ح وحدثنا محمد بن المثنى، وابن، بشار قالا حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، عن عمرو بن مرة، قال سمعت سالم بن ابي الجعد الغطفاني، قال سمعت النعمان بن بشير، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " لتسون صفوفكم او ليخالفن الله بين وجوهكم
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Hayseme, Simâk b. Harb'dan naklen haber verdi. Demiş ki: Nu'man b. Beşîr'i şöyle derken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizim saflarımızı düzeltir, onları oklar gibi oluncaya kadar tesviye ederdi. Buna tâ biz anlayıp öğreninceye kadar böyle yapmakta devam etti. Sonra bir gün (mescide) çıktı ve namaza kalktı. Tam Tekbir alacağı sırada göğsü saftan çıkmış bir adam gördü» Bunun üzerine «Ey Allah'ın kulları ya saflarınızı düzeltirsiniz; Yahut Allah yüzlerinizi başka başka taraflara çevirir.» buyurdul,ar
حدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا ابو خيثمة، عن سماك بن حرب، قال سمعت النعمان بن بشير، يقول كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يسوي صفوفنا حتى كانما يسوي بها القداح حتى راى انا قد عقلنا عنه ثم خرج يوما فقام حتى كاد يكبر فراى رجلا باديا صدره من الصف فقال " عباد الله لتسون صفوفكم او ليخالفن الله بين وجوهكم