Loading...

Loading...
Kitap
331 Hadis
Bize İbni Ebi Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, bir de İbni Tâvus'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Develere binen kadınların en hayırlısı (Burada râvilerin-biri Kureyş kadınlarının elverişlisi demiş, diğeri sadece Kureyş kadınları demiştir) yetime küçüklüğünde en ziyade şefkat gösteren ve kocasına elindeki iş hususunda en ziyâde riayetkar olandır.» buyurdular
حدثنا ابن ابي عمر، حدثنا سفيان بن عيينة، عن ابي الزناد، عن الاعرج، عن ابي هريرة، وعن ابن طاوس، عن ابيه، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " خير نساء ركبن الابل - قال احدهما صالح نساء قريش . وقال الاخر نساء قريش - احناه على يتيم في صغره وارعاه على زوج في ذات يده
{m-200} Bize Amru'n-Nâkıd rivâyet etti, (Dediki): Bize Süfyân Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Bir de İbni Tâvus'dan, o da babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ulaştırmak suretiyle bu hadisin mislini rivayet etti. Şu kadar var ki o : «Çocuğa küçüklüğünde en fazla bakış görüş edenidir.» demiş, «Yetime» dememiştir
حدثنا عمرو الناقد، حدثنا سفيان، عن ابي الزناد، عن الاعرج، عن ابي هريرة، يبلغ به النبي صلى الله عليه وسلم وابن طاوس عن ابيه يبلغ به النبي صلى الله عليه وسلم . بمثله غير انه قال " ارعاه على ولد في صغره " . ولم يقل يتيم
Bana Harmele b. Yalıya rivayet etti. (Dediki): Bize İbnü Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Said b. Müseyyeb rivayet etti ki, Ebû Hureyre: Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i : «Kureyş kadınları deveye binen kadınlarm en hayırlısı, çocuğa karşı en şefkatlisi, kocasına elindeki iş hususunda en riayetkar olanıdır.» buyururken işittim. Râvi demişki: Ebû Hureyre bunun arkacığından: — Meryem binti İmran hiç deveye binmemiştir, dedi
حدثني حرملة بن يحيى، اخبرنا ابن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، حدثني سعيد بن المسيب، ان ابا هريرة، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " نساء قريش خير نساء ركبن الابل احناه على طفل وارعاه على زوج في ذات يده " . قال يقول ابو هريرة على اثر ذلك ولم تركب مريم بنت عمران بعيرا قط
{m-201} Bana Muhammed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Abd: Ahberanâ, İbni Râfi' ise: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Abdürrezzak rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Zühri'den, o da İbni Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdiki, Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebû Tâlib'in kızı Ümmü Hâni'yi istemiş. O da : — Yâ Resûlallah! Ben yaşlandım, çocuklarım da var! demiş. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Deveye binen kadınların en hayırlısı.-..» buyurmuşlar. Sonra râvi Yûnus'un hadisi gibi nakletmiş. Yalnız o: «Küçüklüğünde çocuğa karşı en şefkatlisi» demiştir
حدثني محمد بن راف��، وعبد بن حميد، قال عبد اخبرنا وقال ابن رافع، حدثنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، عن الزهري، عن ابن المسيب، عن ابي هريرة، ان النبي صلى الله عليه وسلم خطب ام هاني بنت ابي طالب فقالت يا رسول الله اني قد كبرت ولي عيال . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " خير نساء ركبن " . ثم ذكر بمثل حديث يونس غير انه قال " احناه على ولد في صغره
Bana Muhammed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. İbni Râfi: Haddesenâ, Abd ise: Ahberanâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Abdürezzak haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, İbni Tâvus'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. H. Bize Ma'mer de Hemmam b. Münebbih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Deveye binen kadınların en hayırlısı Kureyş kadınlarının elverişlisidir. Küçüklüğünde çocuğa karşı en şefkatli, kocasına elindeki İş hususunda en ziyade riayetkar (o) dır.» buyurdular
حدثني محمد بن رافع، وعبد بن حميد، قال ابن رافع حدثنا وقال عبد، اخبرنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، عن ابن طاوس، عن ابيه، عن ابي هريرة، ح وحدثنا معمر، عن همام بن منبه، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " خير نساء ركبن الابل صالح نساء قريش احناه على ولد في صغره وارعاه على زوج في ذات يده
{m-202} Bana Ahmed b. Osman b. Hakim El-Evdi rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid (yâni İbni Mahled) rivayet etti. (Dediki): Bana Süleyman (bu zat İbni Bilâl'dır) rivayet etti. (Dediki): Bana Süheyl, babasından, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen tamamiyle Ma'mer'in bu hadisi gibi rivayette bulundu
حدثني احمد بن عثمان بن حكيم الاودي، حدثنا خالد، - يعني ابن مخلد - حدثني سليمان، - وهو ابن بلال - حدثني سهيل، عن ابيه، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم . بمثل حديث معمر هذا سواء
Bana Haccâc b. Şâir rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüssamed rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad (yâni İbni Seleme) Sâbit'ten, o da Enes'den naklen rivayet ettiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebû Ubeyde b. Cerrah ile Elû Talha arasında kardeşlik akdetmiştir. İzah 2530 da
حدثني حجاج بن الشاعر، حدثنا عبد الصمد، حدثنا حماد، - يعني ابن سلمة - عن ثابت، عن انس، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم اخى بين ابي عبيدة بن الجراح وبين ابي طلحة
Bana Ebû Ca'fer Muhammed b. Sabbâh rivayet etti. (Dediki); Bize Hafs b. Gıyas rivayet etti. (Dediki): Bize Âsimi Ahvel rivayet etti. (Dediki); Enes b. Mâlik'e : — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in : «islâm'da ahidleşme yoktur!..» buyurduğunu sen duydun mu? denildi. Enes: — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendi evinde Kureyş'le Ensâr arasında muahede yapmıştır, dedi
حدثني ابو جعفر، محمد بن الصباح حدثنا حفص بن غياث، حدثنا عاصم الاحول، قال قيل لانس بن مالك بلغك ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لا حلف في الاسلام " . فقال انس قد حالف رسول الله صلى الله عليه وسلم بين قريش والانصار في داره
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abde b. Süleyman, Asım'dan, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kureyş ile Ensâr arasında Medine'deki evinde muahede yapmıştır. İzah 2530 da
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، ومحمد بن عبد الله بن نمير، قالا حدثنا عبدة بن، سليمان عن عاصم، عن انس، قال حالف رسول الله صلى الله عليه وسلم بين قريش والانصار في داره التي بالمدينة
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b, Numeyr ile Ebû Üsânıe Zekeriyya'dan, o da Sa'd b. İbrahim'den, o da babasından, o da Cübeyr b. Mut'ım'den naklen rivayet ettiler. Cübeyr şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «İslâm'da ahidleşme yoktur. Cahiliyyet devrinde olan herhangi bir ahidleşmeyi islâm ancak şiddet yönünden artırmıştır.» buyurdular
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبد الله بن نمير، وابو اسامة عن زكرياء، عن سعد بن ابراهيم، عن ابيه، عن جبير بن مطعم، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا حلف في الاسلام وايما حلف كان في الجاهلية لم يزده الاسلام الا شدة
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile İshâk b. İbrahim ve Abdullah b. Ömer b. Ebân hepsi Hüseyn'den rivayet ettiler. Ebû Bekr dediki: Bize Hüseyn b. Ali El-Cu'fi, Mücemma' b. Yahya'dan, o da Said b. Ebi Bürde'den, o da Ebû Bürde'den, o da babasından naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte akşam namazını kıldık. Sonra otursak da onunla beraber yatsıyı da kilsak a! dedik ve oturduk. Derken yanımıza çıktı ve : «Siz hâlâ burada mısınız?» dedi. (Biz) şu cevâbı verdik : — Yâ Resûlallah! Seninle birlikte akşam namazını kıldık. Sonra: Oturalım da seninle birlikte yatsıyı da kılalım, dedik. «iyi ettiniz!» Yahut «İsabet ettiniz!» buyurdular. Müteakiben başını semâya kaldırdı. Çok defalar başını semâya kaldırırdı ve : «Yıldızlar semânın emniyetidir. Yıldızlar gitti mi semâya vadolunan gelir. Ben ashabım için bir emniyetim. Ben gittim mi, ashabıma vadolunantar gelir. Ashabım da ümmetim için bir emniyettir. Ashabım gitti mi ümmetime vadolunan şeyler gelir.» buyurdular
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، واسحاق بن ابراهيم، وعبد الله بن عمر بن ابان، كلهم عن حسين، - قال ابو بكر حدثنا حسين بن علي الجعفي، - عن مجمع بن يحيى، عن سعيد بن ابي بردة، عن ابي بردة، عن ابيه، قال صلينا المغرب مع رسول الله صلى الله عليه وسلم ثم قلنا لو جلسنا حتى نصلي معه العشاء - قال - فجلسنا فخرج علينا فقال " ما زلتم ها هنا " . قلنا يا رسول الله صلينا معك المغرب ثم قلنا نجلس حتى نصلي معك العشاء قال " احسنتم او اصبتم " . قال فرفع راسه الى السماء وكان كثيرا مما يرفع راسه الى السماء فقال " النجوم امنة للسماء فاذا ذهبت النجوم اتى السماء ما توعد وانا امنة لاصحابي فاذا ذهبت اتى اصحابي ما يوعدون واصحابي امنة لامتي فاذا ذهب اصحابي اتى امتي ما يوعدون
Bize Ebû Hayseme Züheyr b. Harb ile Ahmed b. Abdete'd-Dabbi rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'indir. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. (Dediki): Amr, Câbir'i, Ebû Saidi Hudri'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verirken işitmiş. (Şöyle buyurmuşlar): «İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek; insanlardan bir cemâat gaza edecekler de kendilerine: — İçinizde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gören var mı? denilecek. Onlar da : — Evet! cevâbını verecekler. Bunun üzerine kendilerine fetih müyesser kılınacak. Sonra insanlardan bir cemâat gaza edecek kendilerine: — İçinizde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sahâbilik etmiş bir kimseyi gören var mı? denilecek. — Evet! diyecekler. Yine kendilerine fetih müyesser kılınacak. Sonra insanlardan bir cemâat gaza edecek ve kendilerine : — İçinizde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sahâbilik eden bir kimsenin arkadaşını gören var mı? denilecek. Onlar da : — Evet! cevâbını verecekler. Bu sebeple kendilerine fetih müyesser kılınacaktır.»
حدثنا ابو خيثمة، زهير بن حرب واحمد بن عبدة الضبي - واللفظ لزهير - قالا حدثنا سفيان بن عيينة، قال سمع عمرو، جابرا يخبر عن ابي سعيد الخدري، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " ياتي على الناس زمان يغزو فيام من الناس فيقال لهم فيكم من راى رسول الله صلى الله عليه وسلم فيقولون . نعم فيفتح لهم ثم يغزو فيام من الناس فيقال لهم فيكم من راى من صحب رسول الله صلى الله عليه وسلم فيقولون نعم . فيفتح لهم ثم يغزو فيام من الناس فيقال لهم هل فيكم من راى من صحب من صحب رسول الله صلى الله عليه وسلم فيقولون نعم . فيفتح لهم
Bana Said b. Yahya b. Said EI-Emevi rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc, Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. (Demişki): Ebû Said-i Hudri zu'm edip dedi ki: Resûlullah [Sallallahii Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular «İnsanlar üzerine zaman gelecek; kendilerinden bir ordu gönderilecek do: — Bakın aranızda Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabından bir kimse bulabilecek misiniz? denilecek. Böyle bir zât bulunacak ve kendilerine onun sebebiyle fetih müyesser olacak. Sonra ikinci bir ordu gönderilecek yine : — Acaba bunların arasında Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabını gören var mı? diyecekler ve onun sebebiyle kendilerine fetih müyesser olacak. Sonra üçüncü ordu gönderilecek ve : — Bakın aralarında Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabını görenleri gören bulabilecek misin? denilecek. Sonra dördüncü ordu gönderilecek ve yine : — Baktn içlerinde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabını gören, birini gören, birini gören, biri var mı? denilecek. Böyle bir zat da bulunacak ve kendilerine onun sayesinde fetih müyesser olacak.»
حدثني سعيد بن يحيى بن سعيد الاموي، حدثنا ابي، حدثنا ابن جريج، عن ابي، الزبير عن جابر، قال زعم ابو سعيد الخدري قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ياتي على الناس زمان يبعث منهم البعث فيقولون انظروا هل تجدون فيكم احدا من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم فيوجد الرجل فيفتح لهم به ثم يبعث البعث الثاني فيقولون هل فيهم من راى اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم فيفتح لهم به ثم يبعث البعث الثالث فيقال انظروا هل ترون فيهم من راى من راى اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم ثم يكون البعث الرابع فيقال انظروا هل ترون فيهم احدا راى من راى احدا راى اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم فيوجد الرجل فيفتح لهم به
Bize Kuteybe b. Said ile Hennâd b. Seriy rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû'l-Ahvas, Mansûr'dan, o da İbrahim b. Yezid'den, o da Abidete's-Selmâni'den, o da Abdullab'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Ümmetimin en hayırlısı benden sonra gelen asırdır. Sonra onların peşinden gelenler. Daha sonra onlarm peşinden gelenlerdir. Sonra öyle bir kavim gelecektir ki, onlardan birinin şehâdeti yeminini, yemini de şehâdetini geçecektir.» buyurdular. Hennâd hadisinde karnı zikretmemiştir. Kuteybe ise: «Sonra bir takım kavimler gelecektir.» demiştir
حدثنا قتيبة بن سعيد، وهناد بن السري، قالا حدثنا ابو الاحوص، عن منصور، عن ابراهيم بن يزيد، عن عبيدة السلماني، عن عبد الله، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " خير امتي القرن الذين يلوني ثم الذين يلونهم ثم الذين يلونهم ثم يجيء قوم تسبق شهادة احدهم يمينه ويمينه شهادته " . لم يذكر هناد القرن في حديثه وقال قتيبة " ثم يجيء اقوام
Bize Osman b. Ebi Şeybe ile İshâk b. İbrahim El-Hanzali rivayet ettiler. İshâk : Ahberanâ, Osman ise: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Cerir Mansûr'dan, o da İbrahim'den, o da Abide'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: İnsanların hangisi en hayırlıdır? diye soruldu : «Benim asrımdır. Sonra onların peşinden gelenler, daha sonra onların peşinden gelenlerdir. Sonra bir kavm gelecektir ki, onlardan birinin şehadeti yeminini, yemini de şehâdetinİ geçecektir.» buyurdular. İbrahim: «Biz çocukken ahid ve şehâdetlerden bizi men ederlerdi.» demiş
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، واسحاق بن ابراهيم الحنظلي، قال اسحاق اخبرنا وقال، عثمان حدثنا جرير، عن منصور، عن ابراهيم، عن عبيدة، عن عبد الله، قال سيل رسول الله صلى الله عليه وسلم اى الناس خير قال " قرني ثم الذين يلونهم ثم الذين يلونهم ثم يجيء قوم تبدر شهادة احدهم يمينه وتبدر يمينه شهادته " . قال ابراهيم كانوا ينهوننا ونحن غلمان عن العهد والشهادات
{m-211} Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize yine Muhammed h. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdurrahman rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. Her iki râvi Mansûr'dan Ebû'l-Ahvas'la Cerir'in isnadlariyle onların hadisi mânâsımla rivayette bulunmuşlardır. Onların hadisinde: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e soruldu» cümlesi yoktur
وحدثنا محمد بن المثنى، وابن، بشار قالا حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، ح وحدثنا محمد بن المثنى، وابن، بشار قالا حدثنا عبد الرحمن، حدثنا سفيان، كلاهما عن منصور، باسناد ابي الاحوص وجرير بمعنى حديثهما وليس في حديثهما سيل رسول الله صلى الله عليه وسلم
Bana Hasen b. Ali El-Hulvâni de rivayet etti. (Dediki): Bize Ezher b, Sa'd Es-Semmân, İbni Avn'den, o da İbrahim'den, o da Abide'den, o da Abdullah'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. (Şöyle buyurmuşlar) : «insanların en hayırlısı benim asrımdır. Sonra onların peşinden gelenler, daha sonra onların peşinden gelenlerdir.» (Abdullah) Üçüncüde mi, yoksa dördüncüde mi bilemiyorum: «Onlardan sonra (kötü) bir nesil gelecek. Birinin şehadeti yeminini, yemini de şehâdetini geçecektir.» buyurdular (demiş). İZAH 2536 DA
وحدثني الحسن بن علي الحلواني، حدثنا ازهر بن سعد السمان، عن ابن عون، عن ابراهيم، عن عبيدة، عن عبد الله، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " خير الناس قرني ثم الذين يلونهم ثم الذين يلونهم " . فلا ادري في الثالثة او في الرابعة قال " ثم يتخلف من بعدهم خلف تسبق شهادة احدهم يمينه ويمينه شهادته
Bana Ya'kub b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Hüşeym, Ebû Bişr'den rivayet etti. H. Bana İsmail b. Salim de rivayet etti. (Dediki): Bize Hüşeym haber verdi, (Dediki): Bize Ebû Bişr, Abdullah b. Şekik'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ümmetimin en hayırlıları, içlerinde benim gönderildiğim asırdır. Sonra onların peşinden gelenlerdir.» buyurdu. Üçüncüyü zikrettimi, etmedi mi Allah bilir: «Onlardan sonra bir kavim gelecektir ki, semizliği sevecekler, çağırılmadan şâhidlık yapacaklardır.» buyurdular
حدثني يعقوب بن ابراهيم، حدثنا هشيم، عن ابي بشر، ح وحدثني اسماعيل، بن سالم اخبرنا هشيم، اخبرنا ابو بشر، عن عبد الله بن شقيق، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " خير امتي القرن الذين بعثت فيهم ثم الذين يلونهم " . والله اعلم اذكر الثالث ام لا قال " ثم يخلف قوم يحبون السمانة يشهدون قبل ان يستشهدوا
{m-213} Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. H. Bana Ebû Bekir b. Nâfi de rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder Şu'be'den rivayet etti. H. Bana Haccâc b. Şâir dahi rivayet etti. Bize Ebu'l-Velid rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avâne rivayet etti. Her iki râvi Ebû Bişr'den bu isnadla bu hadisin mislini rivayet etmişlerdir. Yalnız Şu'be'nin hadisinde «Ebû Hureyre: İki defa mı söyledi, üç defa mı bilemiyorum, dedi.» cümlesi vardır. İZAH 2536 DA
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا محمد بن جعفر، ح وحدثني ابو بكر بن نافع، حدثنا غندر، عن شعبة، ح وحدثني حجاج بن الشاعر، حدثنا ابو الوليد، حدثنا ابو عوانة، كلاهما عن ابي بشر، بهذا الاسناد . مثله غير ان في حديث شعبة قال ابو هريرة فلا ادري مرتين او ثلاثة
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Muhammed b. Müsennâ ve İbni Beşşâr hep birden Gunder'den rivayet ettiler. ibni Müsennâ dediki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Ben Ebû Cemre'den' dinledim. (Dediki): Bana Zehdem b. Mudarrib rivayet etti. (Dediki): İmran b. Husayn'i rivayet ederken dinledim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Sizin en hayırlılarınız benim asrımdır. Sonra onların peşinden gelenler. Daha sonra onların peşinden gelenler. Daha sonra onların peşinden gelenlerdir.» buyurmuşlar. İmran: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendi asrından sonra iki defa mı dedi, üç mü bilemiyorum demiş : «Onlardan sonra bir kavim gelecek ki, şâhid çağrılmadıkları halde şehâdet edecekler. Hıyanet edecekler. Emniyet olunmayacaklar. Nezredecek, yerine getirmeyecekler. Aralarında şişmanlık zuhur edecektir.» buyurmuşlar
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، ومحمد بن المثنى، وابن، بشار جميعا عن غندر، قال ابن المثنى حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، سمعت ابا جمرة، حدثني زهدم بن، مضرب سمعت عمران بن حصين، يحدث ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ان خيركم قرني ثم الذين يلونهم ثم الذين يلونهم ثم الذين يلونهم " . قال عمران فلا ادري اقال رسول الله صلى الله عليه وسلم بعد قرنه مرتين او ثلاثة " ثم يكون بعدهم قوم يشهدون ولا يستشهدون ويخونون ولا يتمنون وينذرون ولا يوفون ويظهر فيهم السمن