Loading...

Loading...
Kitap
5.785 Hadis
{M-50} Bize bu hadîsi Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Mübarek Yûnus'dan rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. Her iki râvi Zührî'den bu isnadla bu hadîsin benzerini rivayet etmişlerdir
وحدثناه ابو كريب، حدثنا ابن مبارك، عن يونس، ح وحدثنا عبد بن حميد، اخبرنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، كلاهما عن الزهري، بهذا الاسناد نحوه
Bize Saîd b. Mansûr ile Ebu'r-Rabi' rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammad b. Zeyd, Sabit El-Bünânî'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e on sene hizmet ettim. Vallahi buna hiç bir defa üf demedi. Bir şey için de: Niye böyle yaptın! Şöyle yapsaydın ya! demedi. Ebu'r-Rabi': «Bu hizmetçinin yaptığı şeylerden değil» cümlesini ziyade etti. Ama «Vallahi» dediğini anmadı
حدثنا سعيد بن منصور، وابو الربيع، قالا حدثنا حماد بن زيد، عن ثابت البناني، عن انس بن مالك، قال خدمت رسول الله صلى الله عليه وسلم عشر سنين والله ما قال لي افا . قط ولا قال لي لشىء لم فعلت كذا وهلا فعلت كذا زاد ابو الربيع ليس مما يصنعه الخادم . ولم يذكر قوله والله
{M-51} Bize bu hadîsi Şeyban b. Ferruh dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Sellam b. Miskin rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit El-Bünânî, Enes'den bu hadîsin mislini rivayet etti
وحدثناه شيبان بن فروخ، حدثنا سلام بن مسكين، حدثنا ثابت البناني، عن انس، بمثله
Bize bu hadîsi Ahmed b. Hanbel ile Züheyr b. Harb dahi hep birden İsmail'den rivayet ettiler. Lâfız Ahmed'indir. (Dedilerki): Bize İsmail b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül-Aziz, Enes'deıı rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medîne'ye geldiği vakit Ebû Talha elimden tutarak beni Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürdü. Ve : — Yâ Resûlallah! Enes akıllı çocuktur. Sana hizmet ediversin, dedi. Artık ben kendisine seferde ve hazarda hizmet ettim. Vallahi yaptığım bir şeyden dolayı bana, bunu niçin böyle yaptın; yapmadığım bir şey için de: Bunu niçin şöyle yapmadın? demedi
وحدثناه احمد بن حنبل، وزهير بن حرب، جميعا عن اسماعيل، - واللفظ لاحمد - قالا حدثنا اسماعيل بن ابراهيم، حدثنا عبد العزيز، عن انس، قال لما قدم رسول الله صلى الله عليه وسلم المدينة اخذ ابو طلحة بيدي فانطلق بي الى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال يا رسول الله ان انسا غلام كيس فليخدمك . قال فخدمته في السفر والحضر والله ما قال لي لشىء صنعته لم صنعت هذا هكذا ولا لشىء لم اصنعه لم لم تصنع هذا هكذا
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İbni Numeyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Zekeriyya rivayet etti. (Dediki): Bana Saîd (bu zat İbni Ebû Bürde'dir.) Enes'den rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e dokuz sene hizmet ettim. Bana hiç bir defa niye şöyle şöyle yaptın dediğini bilmiyorum. Bana hiç bir şeyi de ayıplamış değildir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وابن، نمير قالا حدثنا محمد بن بشر، حدثنا زكرياء، حدثني سعيد، - وهو ابن ابي بردة - عن انس، قال خدمت رسول الله صلى الله عليه وسلم تسع سنين فما اعلمه قال لي قط لم فعلت كذا وكذا ولا عاب على شييا قط
(Bana Ebû Ma'n Er-Rakâşî Zeyd b. Yezid rivâyet etti. ki) ; Bize Ömer b. Yûnus haber verdi. ki): Bize İkrime (bu zât İbn Ammar'dır.) rivâyet etîi. ki): İshâk şunu söyledi: Enes ki): Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ahlâkça insanların en güzel-lerindendi. Bir gün beni bir hacet için gönderdi. Ben: Vallahi gitmem, dedim. Halbuki içimden Nebiyyullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'in bana emrettiği işe gitmek geliyordu. Derken dışarı çıktım. Tâ ki çocukların yanına uğradım. Onlar çarşıda oynuyorlardı. Birdenbire Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) arkamda kafamı tutuverdi. Ona baktım, gülüyordu: Enescik, sana emrettiğim yere gittin mi?» dedi. — Evet! Gidiyorum ya Resûlallah! dedim
حدثني ابو معن الرقاشي، زيد بن يزيد اخبرنا عمر بن يونس، حدثنا عكرمة، - وهو ابن عمار - قال قال اسحاق قال انس كان رسول الله صلى الله عليه وسلم من احسن الناس خلقا فارسلني يوما لحاجة فقلت والله لا اذهب . وفي نفسي ان اذهب لما امرني به نبي الله صلى الله عليه وسلم فخرجت حتى امر على صبيان وهم يلعبون في السوق فاذا رسول الله صلى الله عليه وسلم قد قبض بقفاى من ورايي - قال - فنظرت اليه وهو يضحك فقال " يا انيس اذهبت حيث امرتك " . قال قلت نعم انا اذهب يا رسول الله . قال انس والله لقد خدمته تسع سنين ما علمته قال لشىء صنعته لم فعلت كذا وكذا او لشىء تركته هلا فعلت كذا وكذا
Bize Şeybân b. Ferruh ile Ebu'r-Rebi' rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdü'l-Vâris, Ebu't-Teyyah'dan, o .da Enes b. Mâtik'den naklen rivayet etti. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ahlâkça insanların en güzeli idi demiş
وحدثنا شيبان بن فروخ، وابو الربيع، قالا حدثنا عبد الوارث، عن ابي التياح، عن انس بن مالك، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم احسن الناس خلقا
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkid rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne, İbni Münkedir'den rivayet etti. O da Câbir b. Abdillah'dan dinlemiş. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bir şey istenirse asla yok demezdi
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وعمرو الناقد، قالا حدثنا سفيان بن عيينة، عن ابن المنكدر، سمع جابر بن عبد الله، قال ما سيل رسول الله صلى الله عليه وسلم شييا قط فقال لا
{M-56} Bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Eşcaî rivayet etti. H. Bana Muhammed h. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman (yâni İbni Mehdi) rivayet etti. Her iki râvi Süfyan'dan, o da Muhammed h. Münkedir'den naklen rivayet etmişlerdir, İbni Münkedir: Ben Câbir b. Abdillah'ı şöyle söylerken işittim, diyerek tamamen yukarki hadîsin midini rivayet etmiştir. İbn-I Hâman'ın rivayetin de -Muhammed b. Müsenna yerine Muhammed b. Hatim konulmuştur İzah 2313 te
وحدثنا ابو كريب، حدثنا الاشجعي، ح وحدثني محمد بن المثنى، حدثنا عبد الرحمن، - يعني ابن مهدي - كلاهما عن سفيان، عن محمد بن المنكدر، قال سمعت جابر بن عبد، الله يقول مثله سواء
Bize Âsim b. Nadr Et-Teymî rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlıd (yâni İbni Haris) rivayet etti. (Dediki): Bize Humeyd, Mûsa b. Enes'den, o da babasından naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): İslâm devrinde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seliem)'den bir şey istendiyse onu mutlaka vermiştir. Kendisine bir adam geldi de ona iki dağ arası koyun verdi. Bunun üzerine adam kavmine dönerek : — Ey kavmim, müslüman olun! Çünkü Muhammed öyle ihsanda bulunuyor ki, yokluktan korkmuyor, dedi
وحدثنا عاصم بن النضر التيمي، حدثنا خالد، - يعني ابن الحارث - حدثنا حميد، عن موسى بن انس، عن ابيه، قال ما سيل رسول الله صلى الله عليه وسلم على الاسلام شييا الا اعطاه - قال - فجاءه رجل فاعطاه غنما بين جبلين فرجع الى قومه فقال يا قوم اسلموا فان محمدا يعطي عطاء لا يخشى الفاقة
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Harun, Hammad b. Seleme'den, o da Sâbit'ten, o da Enes'den naklen rivayet ettiki: Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den iki dağ arası (nı dolduracak) koyun istemiş, o da vermiş. Arkacığından adam kavmine gelerek: ----Ey kavmim, Müslüman olun! Vallahi Muhammed öyle ihsanda bulunuyor ki, fakirlikten korkmuyor, demiş. Enes şunu söylemiş : Bir adam ancak dünyayı murad ederek Müslüman oluyor. Fakat Müslüman olur olmaz İslâmiyet onun nazarında dünyadan ve dünya üzerindekilerden daha makbul oluyordu. İzah 2313 te
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا يزيد بن هارون، عن حماد بن سلمة، عن ثابت، عن انس، ان رجلا، سال النبي صلى الله عليه وسلم غنما بين جبلين فاعطاه اياه فاتى قومه فقال اى قوم اسلموا فوالله ان محمدا ليعطي عطاء ما يخاف الفقر . فقال انس ان كان الرجل ليسلم ما يريد الا الدنيا فما يسلم حتى يكون الاسلام احب اليه من الدنيا وما عليها
Bana Ebu't-Tâhir Ahmed b. Amr b. Şerh de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus İbni Şihab'dan naklen haber verdi. İbni Şihab şöyle demiş : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) fetih gazasını yaptı ve Mekke'yi fethetti. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beraberindeki müslümanlarla (gazaya) çıktı ve Huneyn'de harb ettiler. Allah dinine ve müslümanlara yardım etti. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o gün Safvan b. Ümeyye'ye yüz tane deve verdi. Sonra yüz daha, sonra yüz daha ilâve etti. ibni Şihâb şöyle demiş: Bana Saîd b. Müseyyeb rivayet etti ki: Safvân : Vallahi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana verdiğini verdi. Ama kendisi bana insanların en menfuru idi. Bana vermekte devam etti. Nihayet nazarımda insanların en sevimlisi oldu, demiş
وحدثني ابو الطاهر، احمد بن عمرو بن سرح اخبرنا عبد الله بن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، قال غزا رسول الله صلى الله عليه وسلم غزوة الفتح فتح مكة ثم خرج رسول الله صلى الله عليه وسلم بمن معه من المسلمين فاقتتلوا بحنين فنصر الله دينه والمسلمين واعطى رسول الله صلى الله عليه وسلم يوميذ صفوان بن امية ماية من النعم ثم ماية ثم ماية . قال ابن شهاب حدثني سعيد بن المسيب ان صفوان قال والله لقد اعطاني رسول الله صلى الله عليه وسلم ما اعطاني وانه لابغض الناس الى فما برح يعطيني حتى انه لاحب الناس الى
Bize Amru'n-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, İbni Münkedir'den rivayet etti. O da Câhir b. Abdillah'dan dinlemiş. H. Bize İshâk da rivayet etti, (Dediki): Bize Süfyân İbni Münkedir'den, o da Câbir'le Amr'dan, onlar da Muhammed b. Âlî'den, o da Câbir'den naklen biri diğerinin rivayetine ziyade ederek haber verdi. H. Bize İbni Ebî Ömer dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Süfyân şunu söyledi: Ben Muhammed b. Münkedir'i, Câbir b. Abdillah'dan dinledim, derken işittim. Süfyân demişki: Ben Amr b. Dinar'ı dahi Muhammed b. Alî'den naklen rivayet ederken işittim. (Demişki): Ben Câbir b. Abdillah'dan dinledim. Onların biri diğerinin rivayetine ziyade etmiştir. Câbir demişki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seliem): «Bize Bahreyn'in malı gelmiş olsa sana muhakkak şu kadar, şu kadar ve şu kadar verirdim.» buyurdular. Ve eliyle bütün mala işaret ettiler. Derken Bahreyn'in malı gelmeden önce Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat etti. Bu mal onun vefatından sonra Ebû Bekr'e geldi. O da bir delIâla emrederek: — Her kimin Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'de alacak bir va'di veya borcu varsa hemen gelsin! diye seslendi. Bunun üzerine ben kalkarak : — Gerçekten Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bize Bahreyn'in malı gelmiş olsaydı, sana şu kadar, şu kadar ve şu kadar verirdim.» buyurmuştu, dedim. Ebû Bekr bir avuç aldı. Sonra bana: Bunları say, dedi. Saydım. Beşyüz çıktılar. Müteakiben: Al iki mislini daha, dedi
حدثنا عمرو الناقد، حدثنا سفيان بن عيينة، عن ابن المنكدر، انه سمع جابر، بن عبد الله ح وحدثنا اسحاق، اخبرنا سفيان، عن ابن المنكدر، عن جابر، وعن عمرو، عن محمد، بن علي عن جابر، احدهما يزيد على الاخر ح وحدثنا ابن ابي عمر، - واللفظ له - قال قال سفيان سمعت محمد بن المنكدر، يقول سمعت جابر بن عبد الله، قال سفيان وسمعت ايضا، عمرو بن دينار يحدث عن محمد بن علي، قال سمعت جابر بن عبد الله، وزاد، احدهما على الاخر قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لو قد جاءنا مال البحرين لقد اعطيتك هكذا وهكذا وهكذا " . وقال بيديه جميعا فقبض النبي صلى الله عليه وسلم قبل ان يجيء مال البحرين فقدم على ابي بكر بعده فامر مناديا فنادى من كانت له على النبي صلى الله عليه وسلم عدة او دين فليات . فقمت فقلت ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " لو قد جاءنا مال البحرين اعطيتك هكذا وهكذا وهكذا " . فحثى ابو بكر مرة ثم قال لي عدها . فعددتها فاذا هي خمسماية فقال خذ مثليها
Bize Muhammed b. Hatim b. Meymûn rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. (Dediki); Bize İbnü Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Amr b. Dinar, Muhammed b. Alî'den, o da Câbir b. Abdillah'dan naklen haber verdi: Râvi demişki: Bana Muhammed b. Münkedir de Câbir b. Abdillah'dan naklen haber verdi. Câbir şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat edince Ebû Bekr'e Alâ b. Hadramî tarafından mal geldi. Bunun üzerine Ebû Bekr her kimin Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'de alacağı veya onun tarafından verilmiş bir va'di varsa bize gelsin... dedi. Râvi İbni Uyeyne hadîsi gibi rivayet etmiştir
حدثنا محمد بن حاتم بن ميمون، حدثنا محمد بن بكر، اخبرنا ابن جريج، اخبرني عمرو بن دينار، عن محمد بن علي، عن جابر بن عبد الله، قال واخبرني محمد بن المنكدر، عن جابر بن عبد الله، قال لما مات النبي صلى الله عليه وسلم جاء ابا بكر مال من قبل العلاء بن الحضرمي فقال ابو بكر من كان له على النبي صلى الله عليه وسلم دين او كانت له قبله عدة فلياتنا . بنحو حديث ابن عيينة
Bize Heddâb b. Hâlid ile Şeyban b. Ferruh ikisi birden Süleyman'dan rivayet ettiler. Lâfız Şeyban'ındir. (Demişki): Bize Süleyman b. Muğira rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit El-Bûnâni, Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu akşam benim bîr oğlum dünyaya geldi. Ona babamın adını koydum : İbrahim.» buyurdu. Sonra onu Ebû Seyf denilen demircinin karısı Ümmü Seyfe verdi; Çocuğu getirmeye gitti. Ben de kendisini tâkib ettim. Ebû Seyf'e vardık, kendisi körüğünü üfürüyordu. Ev dumanla dolmuştu. Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in önünde sür'atle yürüyerek : — Ey Ebû Seyf, dur! Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geldi dedim, o da durdu. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çocuğu istedi. Ve onu bağrına bastı. Ve Allah ne söylemesini dilediyse söyledi. Enes demiş ki: Vallahi çocuğu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in önünde can çekiştirirken gördüm. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gözleri yaşardı ve: «Göz yaşarır, kalb üzülür, fakat biz ancak Rabbimizin razı olacağını söyleriz. Vallahi yâ İbrahim, biz senin için üzülüyoruz.» buyurdular. İzah 2316 da
حدثنا هداب بن خالد، وشيبان بن فروخ، كلاهما عن سليمان، - واللفظ لشيبان - حدثنا سليمان بن المغيرة، حدثنا ثابت البناني، عن انس بن مالك، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ولد لي الليلة غلام فسميته باسم ابي ابراهيم " . ثم دفعه الى ام سيف امراة قين يقال له ابو سيف فانطلق ياتيه واتبعته فانتهينا الى ابي سيف وهو ينفخ بكيره قد امتلا البيت دخانا فاسرعت المشى بين يدى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقلت يا ابا سيف امسك جاء رسول الله صلى الله عليه وسلم . فامسك فدعا النبي صلى الله عليه وسلم بالصبي فضمه اليه وقال ما شاء الله ان يقول . فقال انس لقد رايته وهو يكيد بنفسه بين يدى رسول الله صلى الله عليه وسلم فدمعت عينا رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال " تدمع العين ويحزن القلب ولا نقول الا ما يرضى ربنا والله يا ابراهيم انا بك لمحزونون
Bize Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet ettiler. Lâfız Zübeyr'indir. (Dedilerki): Bize İsmail (bu zat İbni Uleyye'dir.) Eyyûb'dan, o da Amr b. Saîd'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Küçüklere Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den daha fazla acıyan bîr kimse görmedim. İbrahim Medine'nin yaylasında süt anaya verilmişti. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de beraberinde olmak üzere gider o eve girerdi. Ev tüterdi, ibrahim'in süt babası demirci idi. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çocuğu alır, öper, sonra dönerdi. Amr demiş ki: ibrahim vefat edince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar : «İbrahim benim oğlumdur. O memede iken öldü. Onun iki tane süt annesi vardır. Süt müddetini cennette tamamlıyacaklardır.»
حدثنا زهير بن حرب، ومحمد بن عبد الله بن نمير، - واللفظ لزهير - قالا حدثنا اسماعيل، - وهو ابن علية - عن ايوب، عن عمرو بن سعيد، عن انس بن مالك، قال ما رايت احدا كان ارحم بالعيال من رسول الله صلى الله عليه وسلم - قال - كان ابراهيم مسترضعا له في عوالي المدينة فكان ينطلق ونحن معه فيدخل البيت وانه ليدخن وكان ظيره قينا فياخذه فيقبله ثم يرجع . قال عمرو فلما توفي ابراهيم قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان ابراهيم ابني وانه مات في الثدى وان له لظيرين تكملان رضاعه في الجنة
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Elıû Usame ile İbni Numeyr Hişam'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet ettiler. Âişe şöyle demiş: Bedevilerden bir takım insanlar Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına geldiler de : — Siz çocuklarınızı öper misiniz? dediler. Onlar da : — Evet! cevâbını verdiler. — Lâkin biz Vallahi öpmeyiz, dediler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allah sizden rahmeti aldıysa ben (vermeye) mâlik olur muyum?» buyurdu. İbni Numeyr : «Senin kalbinden rahmeti...» demiştir. İzah 2319 da
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وابو كريب قالا حدثنا ابو اسامة، وابن، نمير عن هشام، عن ابيه، عن عايشة، قالت قدم ناس من الاعراب على رسول الله صلى الله عليه وسلم فقالوا اتقبلون صبيانكم فقالوا نعم . فقالوا لكنا والله ما نقبل . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " واملك ان كان الله نزع منكم الرحمة " . وقال ابن نمير " من قلبك الرحمة
Bana Amru'n-Nakıd ile İbni Ebî Ömer hep bîrden Süfyan'dan rivayet ettiler. Amr dediki: Bize Süfyan b. Uyeyne Zührî'den, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Akra' b. Habis Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hasan'ı öperken görmüş de : — Benim on çocuğum var, onlardan birini öpmedim, demiş. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki merhamet etmeyen merhamet olunmaz.» buyurmuşlar
وحدثني عمرو الناقد، وابن ابي عمر، جميعا عن سفيان، قال عمرو حدثنا سفيان، بن عيينة عن الزهري، عن ابي سلمة، عن ابي هريرة، ان الاقرع بن حابس، ابصر النبي صلى الله عليه وسلم يقبل الحسن فقال ان لي عشرة من الولد ما قبلت واحدا منهم فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " انه من لا يرحم لا يرحم
{…} Bize Abd b. Humeyd rivâyei etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer Zührî'den naklen haber verdi. (Demişki): Bana Ebû Seleme, Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti. İzah 2319 da
حدثنا عبد بن حميد، اخبرنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، عن الزهري، حدثني ابو سلمة عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم بمثله
Bize Ziiheyr b. Harb ile İshâk b. İbrahim ikisi birden Cerir'deu rivayet ettiler. H. Bize İshâk b. îbrahim ile Alî b. Haşrem dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsâ b. Yûnus haber verdi. H. Bize Ebû Kureyb Muhammed b. Ala da rivayet etti. (Dediki): Bize Muâviye rivayet etti. H. Bize Ebû Saîd El-Eşec dahi rivayet etti, (Dediki): Bize Hafs (yâni Gıyâs) rivayet etti. Bu râvilerin hepsi A'meş'den, o da Zeyd b. Vehb Ebû Zıbyan'dan da Cerir b. Abdillah'dan naklen rivayet etmişlerdir. Şöyle demiş; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seliem) «Her kim insanlara merhamet etmezse Allah (Azze ve Celle) de onu etmez.» buyurdular
حدثنا زهير بن حرب، واسحاق بن ابراهيم، كلاهما عن جرير، ح وحدثنا اسحاق، بن ابراهيم وعلي بن خشرم قالا اخبرنا عيسى بن يونس، ح وحدثنا ابو كريب، محمد بن العلاء حدثنا ابو معاوية، ح وحدثنا ابو سعيد الاشج، حدثنا حفص، - يعني ابن غياث - كلهم عن الاعمش، عن زيد بن وهب، وابي، ظبيان عن جرير بن عبد الله، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من لا يرحم الناس لا يرحمه الله عز وجل