Loading...

Loading...
Kitap
201 Hadis
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Şu'be'den rivayet etti. (Demişki): Bana Ebû Bekr b. Hafs, Sâlim'den, o da İbni Ömer'den naklen haber verdi ki Ömer, Utârid oğullarından bir adamın üzerinde dibadan yahut ipekten bir kaftan görmüş de Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e: Bunu satın alsan a! demiş. O da : «Bunu ancak ve ancak nasibi olmayanlar giyer!» buyurmuş. Derken Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir siyera hüllesi hediyye edilmiş. (Ömer diyorki): Onu bana gönderdi. Ben: — Bunu bana gönderdin, halbuki onun hakkında söyleyeceklerini söylediğini ben işittim, dedim. «Onu ben sana ancak ve ancak istifade edesin diye gönderdim buyurdular
حدثني زهير بن حرب، حدثنا يحيى بن سعيد، عن شعبة، اخبرني ابو بكر بن، حفص عن سالم، عن ابن عمر، ان عمر، راى على رجل من ال عطارد قباء من ديباج او حرير فقال لرسول الله صلى الله عليه وسلم لو اشتريته . فقال " انما يلبس هذا من لا خلاق له " . فاهدي الى رسول الله صلى الله عليه وسلم حلة سيراء فارسل بها الى . قال قلت ارسلت بها الى وقد سمعتك قلت فيها ما قلت قال " انما بعثت بها اليك لتستمتع بها
{M-1} Bana İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh rivâye etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Bekr b. Hars, Salim b. Abdillah b. Ömer'den, o da babasından naklen rivayet etti ki, Ömer b. Hattâb, Utarid oğullarından bir adamın üzerinde... görmüş. Râvi, Yahya b. Saîd hadîsi gibi rivayette bulunmuştur. Yalnız o: «Ben onu sana ancak faydalanasın diye gönderdim; onu sana giyesin diye göndermedim.» demiştir
وحدثني ابن نمير، حدثنا روح، حدثنا شعبة، حدثنا ابو بكر بن حفص، عن سالم، بن عبد الله بن عمر عن ابيه، ان عمر بن الخطاب، راى على رجل من ال عطارد . بمثل حديث يحيى بن سعيد غير انه قال " انما بعثت بها اليك لتنتفع بها ولم ابعث بها اليك لتلبسها
{M-2} Bana Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü's-Samed rivayet etti. (Dediki): Babamı rivayet ederken dinledim (Dediki): Bana Yahya b. Ebî İshâk rivayet etti. (Dediki): Bana Salim b, Abdiliah İstebrak hakkında söz etti. Ben: O dibanın kalın ve sert olanıdır, dedim. Bunun üzerine şunu söyledi. Ben Abdullah b. Ömer'i şöyle derken işittim : Ömer bir adamın üzerinde İstebrakdan bir hülle gördü, Ve onu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirdi... Râvi, yukarkilerin hadîsi gibi anlatmış. Yalnız: «Bunun üzerine: Ben onu sana ancak ve ancak onunla mal kazanasın diye gönderdim buyurdu.» demiştir
حدثني محمد بن المثنى، حدثنا عبد الصمد، قال سمعت ابي يحدث، قال حدثني يحيى بن ابي اسحاق، قال قال لي سالم بن عبد الله في الاستبرق قال قلت ما غلظ من الديباج وخشن منه . فقال سمعت عبد الله بن عمر يقول راى عمر على رجل حلة من استبرق فاتى بها النبي صلى الله عليه وسلم . فذكر نحو حديثهم غير انه قال فقال " انما بعثت بها اليك لتصيب بها مالا
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Abdillah, Abdülmelik'den, o da Esma binti Ebî Bekr'in azatlısı Abdullah'dan naklen haber verdi. Bu Abdullah Atâ'nın oğlunun dayısı idi (Demişki): Beni Esma', Abdullah b. Ömer'e gönderdi de şunları söyledi Duydumki, sen üç şeyi haram kılıyormuşsun: Elbisede alemi, ergovan eğer yastığını ve bütün Receb ayında oruç tutmayı! Abdullah da hnnc-şu cevâbı verdi. Söylediği Receb mes'elesine gelince ebedî onu; tutana ne diyecek! Söylediği elbisede alem mes'elesine gelelim. Ben Ömer b. Hattab'ı şunu söylerken işittim: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i : «İpeği ancak ve ancak nasibi olmayanlar giyer.» buyururken dinledim. Bu sebeple aleminde ipekten ma'dud olmasından korktum. Ergovan eğer yastığına gelince: İşte Abdullah'ın eğer yastığı!.. Bir de baktık yastık erguvandır. Bunun üzerine ben Esmâ'ya dönerek kendisine haber verdim. Esma: İşte Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in cübbesi!.. dedi. Ve bana bir taylasanlar kısralar cübbesi çıkardı, Cübbe'nin ipekten yaması vardı. Kenarları dîba ile geçilmişti. Ve : — Bu cübbe vefatına kadar Âişe'nin yanında idi. O vefat edince ben aldım. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu giyerdi. İmdi bizde onu hastalar için yıkıyoruz, onunla şifâ taleb ediliyor, dedi
حدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا خالد بن عبد الله، عن عبد الملك، عن عبد الله، مولى اسماء بنت ابي بكر وكان خال ولد عطاء قال ارسلتني اسماء الى عبد الله بن عمر فقالت بلغني انك تحرم اشياء ثلاثة العلم في الثوب وميثرة الارجوان وصوم رجب كله . فقال لي عبد الله اما ما ذكرت من رجب فكيف بمن يصوم الابد واما ما ذكرت من العلم في الثوب فاني سمعت عمر بن الخطاب يقول سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " انما يلبس الحرير من لا خلاق له " . فخفت ان يكون العلم منه واما ميثرة الارجوان فهذه ميثرة عبد الله فاذا هي ارجوان . فرجعت الى اسماء فخبرتها فقالت هذه جبة رسول الله صلى الله عليه وسلم . فاخرجت الى جبة طيالسة كسروانية لها لبنة ديباج وفرجيها مكفوفين بالديباج فقالت هذه كانت عند عايشة حتى قبضت فلما قبضت قبضتها وكان النبي صلى الله عليه وسلم يلبسها فنحن نغسلها للمرضى يستشفى بها
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeyd b, Saîd Şu'be'den, o da Halife b. Kâ'b Ebû Zübyan'dan naklen rivâyet etti. (Demişki): Abdullah b. Zübeyr'i hutbe okurken dinledim. (Şöyle diyordu): Dikkat! Kadınlarınıza ipek giydirmeyin! Çünkü ben Ömer b. Hattâb'ı şunu söylerken işittim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «İpeki giymeyiniz. Çünkü onu dünyada giyen âhirette giymeyecektir.» buyurdular
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبيد بن سعيد، عن شعبة، عن خليفة بن كعب، ابي ذبيان قال سمعت عبد الله بن الزبير، يخطب يقول الا لا تلبسوا نساءكم الحرير فاني سمعت عمر بن الخطاب يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا تلبسوا الحرير فانه من لبسه في الدنيا لم يلبسه في الاخرة
Bize Ahmed b. Abdillah b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dedikî): Bize Âsim-ı Ahvel Ebû Osman'dan rivayet etti. (Şöyle demiş): Biz Azerbeycan'da iken Ömer bize mektub yazdı. (Şöyle diyordu): Ey Utbe b. Fergat! Bu (mal) senin alnının terinden değildir. Babanın alnının terinden, annenin alnının terinden de değildir. O halde kendi menzilinde neden doyuyorsan, müslümanlari da menzillerinde onunla doyur. Refaha kaçmaktan, müşriklerin elbisesini giymekten ve ipek elbiseden sakının! Çünkü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ipek giymeyi yasak etti. Ancak şöyle olabilir, dedi. Ve bize Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki parmağını, orta parmağı ile şehâdet parmağını kaldırdı. Onları yanyana getirdi. Züheyr demişki: Âsim şunu söyledi. «Bu mektubda vardır.» Râvi diyor ki: Züheyr de iki parmağını kaldırdı
حدثنا احمد بن عبد الله بن يونس، حدثنا زهير، حدثنا عاصم الاحول، عن ابي، عثمان قال كتب الينا عمر ونحن باذربيجان يا عتبة بن فرقد انه ليس من كدك ولا من كد ابيك ولا من كد امك فاشبع المسلمين في رحالهم مما تشبع منه في رحلك واياكم والتنعم وزي اهل الشرك ولبوس الحرير فان رسول الله صلى الله عليه وسلم نهى عن لبوس الحرير . قال " الا هكذا " . ورفع لنا رسول الله صلى الله عليه وسلم اصبعيه الوسطى والسبابة وضمهما قال زهير قال عاصم هذا في الكتاب . قال ورفع زهير اصبعيه
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr b. Abdil Hâmid rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Gıyâs rivayet etti. Her iki râvi Asım'dan bu isnadla Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen ipek hakkında yukarki hadîsin mislini rivayet etmişlerdir
حدثني زهير بن حرب، حدثنا جرير بن عبد الحميد، ح وحدثنا ابن نمير، حدثنا حفص بن غياث، كلاهما عن عاصم، بهذا الاسناد عن النبي صلى الله عليه وسلم في الحرير بمثله
{M-1} Bize İbnİ Ebî Şeybe (bu zât Osman'dır) ile İshûk b. İbrahim El-Hanzalî de her ikisi birden Cerîr'den rivayet ettiler. Lâfız İshâk'ındır. (Dediki): Bize Cerîr, Süleyman Et-Teymî'dcn, o da Ebû Osman'dan naklen haber verdi, Ebû Osman şöyle demiş: Utbe b. Fergat ile beraber idik. Bize Ömer'in mektubu geldiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «ipeği ancak âhiretîe ondan nasibi olmayan kimse giyer. Yalnız şu kadar müstesna!» buyurmuşlar. Ebû Osman baş parmaktan sonra gelen iki parmağı ile işaret etti. Taylasanları gördüğüm zaman bana onlar TayIasanların düğmeleri gibi göründü
وحدثنا ابن ابي شيبة، - وهو عثمان - واسحاق بن ابراهيم الحنظلي كلاهما عن جرير، - واللفظ لاسحاق - اخبرنا جرير، عن سليمان التيمي، عن ابي عثمان، قال كنا مع عتبة بن فرقد فجاءنا كتاب عمر ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لا يلبس الحرير الا من ليس له منه شىء في الاخرة الا هكذا " . وقال ابو عثمان باصبعيه اللتين تليان الابهام . فرييتهما ازرار الطيالسة حين رايت الطيالسة
{M-2} Bize Muhammed b. Abdi'1-A'lâ rivayet etti. (Dediki): Bize Mu'temir babasından rivayet etti. (Demişki): Bize Ebû Osman rivayet etti. (Dediki): Utbe b. Fergat'la beraber idik... Ve Cerîr'in hadîsi gibi rivayette bulunmuştur
حدثنا محمد بن عبد الاعلى، حدثنا المعتمر، عن ابيه، حدثنا ابو عثمان، قال كنا مع عتبة بن فرقد بمثل حديث جرير
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız İbnİ Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den rivayet etti. (Demişki): Ebû Osman En-Nehdî'yi dinledim. Şunu söyledi: Biz Utbe b. Fergat'la Azarbeycan'da yahut Şam'da iken Ömer'in mektubu geldi. (Şöyle diyordu): Bundan sonra: (Malûm ola ki) Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ipeği yasak etmiştir. Yalnız şu kadarı iki parmağı müstesna. Ebû Osman demişki: Biz bundan alemleri kasteddiğini anlamakla gecikmedik
حدثنا محمد بن المثنى، وابن، بشار - واللفظ لابن المثنى - قالا حدثنا محمد، بن جعفر حدثنا شعبة، عن قتادة، قال سمعت ابا عثمان النهدي، قال جاءنا كتاب عمر ونحن باذربيجان مع عتبة بن فرقد او بالشام اما بعد فان رسول الله صلى الله عليه وسلم نهى عن الحرير الا هكذا اصبعين . قال ابو عثمان فما عتمنا انه يعني الاعلام
{…} Bize Ebû Gassaıı El-Mismaî ile Muhammed b. Müsennâ da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muâz (Bu zât İbni Hişam'dır) rivayet etti. (Dediki): Bana babam Katâde'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti. Ama Ebû Osman'ın sözünü anmadı
وحدثنا ابو غسان المسمعي، ومحمد بن المثنى، قالا حدثنا معاذ، - وهو ابن هشام - حدثني ابي، عن قتادة، بهذا الاسناد مثله ولم يذكر قول ابي عثمان
Bize Ubeydullah b. Ömer EI-Kavârirî ile Ebû Ğassan El-Mismaî, Züheyr b. Harb, îshâk b. İbrahim, Muhammed b. Müsennâ ve İbni Beşşar rivayet ettiler. (İshâk: ahberana, ötekiler: haddesena tâbirini kullandılar.) (Dedilerki): Bize Muaz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki) Bana babam Katâde'den, o da Âmir Eş-Şâbi'dcn, o da Süveyd b. Ğafele den naklen rivayet etti ki, Ömer b. Hattâb Cabiye'de hutbe okumuş ve «Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ipek giymeyi yasak etti, yalnız iki parmak veya üç parmak yahut dört parmak yeri müstesna!» demiş
حدثنا عبيد الله بن عمر القواريري، وابو غسان المسمعي وزهير بن حرب واسحاق بن ابراهيم ومحمد بن المثنى وابن بشار - قال اسحاق اخبرنا وقال الاخرون، حدثنا - معاذ بن هشام، حدثني ابي، عن قتادة، عن عامر الشعبي، عن سويد بن غفلة، ان عمر، بن الخطاب خطب بالجابية فقال نهى نبي الله صلى الله عليه وسلم عن لبس الحرير الا موضع اصبعين او ثلاث او اربع
{…} Bize Muhammed b. Abdillah Er-Ruzzî de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdulvehhab b. Ata', Saîd'deıı, o da Katâde'den bu isnadla bu hadîsin mislini haber verdi
وحدثنا محمد بن عبد الله الرزي، اخبرنا عبد الوهاب بن عطاء، عن سعيد، عن قتادة، بهذا الاسناد مثله
Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr ile İshâk b. İbrahim El-Hanzalî, Yahya b. Habîb ve Haccac b. Şâir rivayet ettiier. Lâfız İbni Habîb'indir. (İshâk: Ahberana, Ötekiler: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar.) (Dedilerkî): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize Ibnü Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdiki, kendisi Câbir b. Abdillah'ı şöyle derken işitmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün kendisine hediye edilen diba'dan bir kaftan giydi. Sonra onu çarçabuk çıkararak Ömer b. Hattab'a gönderdi. Kendisine (Onu ne çabuk çıkardın ya Resulallah!) dediler. O da: «Beni ondan Cibril men etti.» buyurdu. Derken ağlayarak Ömer geldi ve : — Yâ Resulallah! Bir şeyden hoşlanmadın ve onu bana verdin! Benim halim ne olacak? dedi. «Onu ben sana giyesin diye vermedim. Ancak ve ancak satasın diye verdim!» buyurdular. Onun üzerine Ömer onu iki bin dirheme sattı. İzah 2075 te
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، واسحاق بن ابراهيم الحنظلي، ويحيى بن حبيب، وحجاج بن الشاعر - واللفظ لابن حبيب - قال اسحاق اخبرنا وقال الاخرون، حدثنا روح بن عبادة، حدثنا ابن جريج، اخبرني ابو الزبير، انه سمع جابر بن عبد الله، يقول لبس النبي صلى الله عليه وسلم يوما قباء من ديباج اهدي له ثم اوشك ان نزعه فارسل به الى عمر بن الخطاب فقيل له قد اوشك ما نزعته يا رسول الله . فقال " نهاني عنه جبريل " . فجاءه عمر يبكي فقال يا رسول الله كرهت امرا واعطيتنيه فما لي قال " اني لم اعطكه لتلبسه انما اعطيتكه تبيعه " . فباعه بالفى درهم
Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman (yâni İbni Mehdi) rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ebû Avn'den rivayet etti. (Demişki): Ben Ebû Salih'i Alî'den naklen rivayet ederken dinledim. Alî şöyle demiş: ResûIullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir siyera hüllesi hediye edildi de onu bana gönderdi. Ben de onu giydim. Ama yüzünden kızdığını anladım. «Onu ben sana gİyesin diye göndermedim. Ancak ve ancak onu kadınlar arasında baş bezleri yapmak için parçalayasın dîye gönderdim,» buyurdular
حدثنا محمد بن المثنى، حدثنا عبد الرحمن، - يعني ابن مهدي - حدثنا شعبة، عن ابي عون، قال سمعت ابا صالح، يحدث عن علي، قال اهديت لرسول الله صلى الله عليه وسلم حلة سيراء فبعث بها الى فلبستها فعرفت الغضب في وجهه فقال " اني لم ابعث بها اليك لتلبسها انما بعثت بها اليك لتشققها خمرا بين النساء
{…} Bize bu hadîsi Ubeydullah b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Beşşâr da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed (yâni İbni Cafer) rivayet etti. Her iki râvi demişler ki : Bize Şu'be, Ebû Avn'den bu isnadla rivayette bulundu. Muâz'ın hadîsinde : «Bana emir buyurdu da onu kadınlarımın arasında taksim ettim.» cümlesi, Muhammed b. Ca'fer'in hadîsinde ise: «Onu kadınlarımın arasında taksim ettim.» cümlesi vardır. O : «Bana emretti» sözünü anmamıştır
حدثناه عبيد الله بن معاذ، حدثنا ابي ح، وحدثنا محمد بن بشار، حدثنا محمد، - يعني ابن جعفر - قالا حدثنا شعبة، عن ابي عون، بهذا الاسناد في حديث معاذ فامرني فاطرتها بين نسايي . وفي حديث محمد بن جعفر فاطرتها بين نسايي . ولم يذكر فامرني
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb ve Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'indir. Ebû Kureyb: Ahberana, Ötekiler: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Veki', Mis'ar'dan, o da Ebû Avn-i Sekafî'den, o da Ebû Salih El-Hanefî'den, o da Alî'den naklen rivayet etti ki : Übeydir Dûme Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ipek bir elbise hediye etmiş. O da onu Alî'ye vererek: «Bunu baş bezi olarak Fâtimeler orasında taksim et!» buyurmuşlar Ebû Bekir'le Ebû Kureyb: «Kadınlar arasında..» dediler
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وابو كريب وزهير بن حرب - واللفظ لزهير - قال ابو كريب اخبرنا وقال الاخران، حدثنا وكيع، عن مسعر، عن ابي عون الثقفي، عن ابي صالح الحنفي، عن علي، ان اكيدر، دومة اهدى الى النبي صلى الله عليه وسلم ثوب حرير فاعطاه عليا فقال " شققه خمرا بين الفواطم " . وقال ابو بكر وابو كريب " بين النسوة
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder, Şu'be'den, o da Abdü'l-Melik b. Meysera'dan, o da Zeyd b. Vehb'den, o da Alî b. Ebî Tâlib'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Bana bîr sîyera hüllesi giydirdi. Ben de onun içinde dışarıya çıktım. Ama Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yüzünde öfkelendiğini gördüm ve onu kadınlarımın arasında parçaladım. İzah 2075 te
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا غندر، عن شعبة، عن عبد الملك بن ميسرة، عن زيد بن وهب، عن علي بن ابي طالب، قال كساني رسول الله صلى الله عليه وسلم حلة سيراء فخرجت فيها فرايت الغضب في وجهه - قال - فشققتها بين نسايي
Bize Şeyban b. Ferrûh ile Ebû Kâmil rivayet ettiler. Lâfız Ebû Kâmil'indir. (Dedilerki): Bize Ebû Avâne, Abdurrahman b. Esamm'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ömer'e atlas bir cübbe gönderdi. Bunun üzerine Ömer : — Bunu bana gönderdin, halbuki onun hakkında söyleyeceğini söyledin, dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Onu ben sana giyesin diye göndermedim. Ancak ve ancak parasından istifade edesin diye gönderdim! buyurdular. İzah 2075 te
وحدثنا شيبان بن فروخ، وابو كامل - واللفظ لابي كامل - قالا حدثنا ابو عوانة عن عبد الرحمن بن الاصم، عن انس بن مالك، قال بعث رسول الله صلى الله عليه وسلم الى عمر بجبة سندس فقال عمر بعثت بها الى وقد قلت فيها ما قلت قال " اني لم ابعث بها اليك لتلبسها وانما بعثت بها اليك لتنتفع بثمنها
Size Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail (bu zat İbni Uîeyye'dir), Abdulaziz b. Suheyb'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Her kim ipeği dünyada giyerse, onu âhirette giymez.» buyurdular. İzah 2075 te
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وزهير بن حرب، قالا حدثنا اسماعيل، - وهو ابن علية - عن عبد العزيز بن صهيب، عن انس، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من لبس الحرير في الدنيا لم يلبسه في الاخرة