Loading...

Loading...
Kitap
270 Hadis
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, İbn-i Şihab'dan dinlediğim, onun da Enes b. Mâlik'den rivayet ettiği şu hadîsi okudum: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e su ile karıştırılmış süt getirdiler. Sağında bir bedevi, solunda da Ebû Bekr vardı. Sütü içti, sonra bedeviye verdi. Ve: Evvelâ sağ, sonra onun sağı... buyurdular.»
حدثنا يحيى بن يحيى، قال قرات على مالك عن ابن شهاب، عن انس بن مالك، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم اتي بلبن قد شيب بماء وعن يمينه اعرابي وعن يساره ابو بكر فشرب ثم اعطى الاعرابي وقال " الايمن فالايمن
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Amr'un-Nâkid, Züheyr b. Harb ve Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'indir. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: — Ben on yaşında iken Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'ye geldi. Yirmi yaşında iken de vefat etti. Annelerim beni ona hizmete teşvik ediyorlardı. Derken evimize (gelerek) yanımıza girdi. Biz de kendisine evde beslediğimiz bir koyundan süt sağdık, süte evdeki bir kuyudan su katıldı ve Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) içti. Bunun üzerine Ömer ona — Ebû Bekr solunda olduğu halde —: — Yâ Resûlallah! Ebû Bekr'e ver! dedi. Fakat Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu sağındaki bedeviye verdi. Ve : «Evvelâ sağ, sonra onun sağı!..» buyurdular
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وعمرو الناقد، وزهير بن حرب، ومحمد بن عبد، الله بن نمير - واللفظ لزهير - قالوا حدثنا سفيان بن عيينة، عن الزهري، عن انس، قال قدم النبي صلى الله عليه وسلم المدينة وانا ابن عشر ومات وانا ابن عشرين وكن امهاتي يحثثنني على خدمته فدخل علينا دارنا فحلبنا له من شاة داجن وشيب له من بير في الدار فشرب رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال له عمر وابو بكر عن شماله يا رسول الله اعط ابا بكر . فاعطاه اعرابيا عن يمينه وقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " الايمن فالايمن
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve Alî b. Hucr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail (Bu zât İbn-i Cafer'dir) Abdullah b. Abdirrahman b. Ma'mer b. Hazm Ebû Turâlete'l-Ensârî'den rivayet etti. O da Enes b. Mâlik'dcn dinlemiş, H. Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Süleyman (yâni İbn-i Bilâl) Abdullah b. Abdirrahman'dan rivayet etti. O da Enes b. Mâlik'i rivayet ederken dinlemiş. Enes şunu söylemiş: Bize Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evimize geldi. Az sonra su istedi. Biz de onun için bir koyun sağdık. Sonra o süte şu kuyunun suyundan kattım da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e verdim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (sütü) içti. Ebû Bekr solunda, Ömer karşısında, bir bedevi de sağında bulunuyordu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) içmesini bitirdikten sonra, Ömer kendisine Ebû Bekr'i göstererek: — İşte Ebû Bekr ya Resûlallah! dedi. Fakat Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bedeviye verdi. Ebû Bekr'Ie Ömer'i bıraktı. Ve Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Sağdakiler, sağdakiler, sağdakiler!» buyurdu. Enes: «Şu halde bu sünnettir; şu halde bu sünnettir; şu halde bu sünnettir!» demiş
حدثنا يحيى بن ايوب، وقتيبة، وعلي بن حجر، قالوا حدثنا اسماعيل، - وهو ابن جعفر - عن عبد الله بن عبد الرحمن بن معمر بن حزم ابي طوالة الانصاري، انه سمع انس بن مالك، ح وحدثنا عبد الله بن مسلمة بن قعنب، - واللفظ له - حدثنا سليمان، - يعني ابن بلال - عن عبد الله بن عبد الرحمن، انه سمع انس بن مالك، يحدث قال اتانا رسول الله صلى الله عليه وسلم في دارنا فاستسقى فحلبنا له شاة ثم شبته من ماء بيري هذه - قال - فاعطيت رسول الله صلى الله عليه وسلم فشرب رسول الله صلى الله عليه وسلم وابو بكر عن يساره وعمر وجاهه واعرابي عن يمينه فلما فرغ رسول الله صلى الله عليه وسلم من شربه قال عمر هذا ابو بكر يا رسول الله . يريه اياه فاعطى رسول الله صلى الله عليه وسلم الاعرابي وترك ابا بكر وعمر وقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " الايمنون الايمنون الايمنون " . قال انس فهي سنة فهي سنة فهي سنة
Bize Kuteybe b. Saîd Mâlik b. Enes'den —ona okunanlar meyanında— o da Ebû Hâzim'den, o da Sehl b. Sa'd Es-Sâidî'den naklen rivayet etti ki,: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e içecek bir şey getirmişler, o da ondan içmiş. Sağında bir çocuk solunda ise yaşlılar, bulunuyormuş. Resûlullah çocuğa: «Bunlara vermeme bana izin verir misin?» diye sormuş. Çocuk: — Hayır! Vallahi senden gelen nasibime kimseyi tercih edemem! demiş. Râvi diyor ki: «Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu çocuğun eline bıraktı.»
حدثنا قتيبة بن سعيد، عن مالك بن انس، فيما قري عليه عن ابي حازم، عن سهل بن سعد الساعدي، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم اتي بشراب فشرب منه وعن يمينه غلام وعن يساره اشياخ فقال للغلام " اتاذن لي ان اعطي هولاء " . فقال الغلام لا . والله لا اوثر بنصيبي منك احدا " . قال فتله رسول الله صلى الله عليه وسلم في يده
Bize Yahya b. Yahyâ rivâyet etti. (Dediki): Bize Abdül Aziz b. Ebî Hazim haber verdi. H. Bize bu hadîsi Kuteybe b. Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Yâkub, yâni İbn-i Abdirrahman El-Kaarî rivayet etti. Her iki râvi Ebû Hâzim'den, o da Sehl b. Sa'd'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)*den bu hadîsin mislini rivayet etmişler. Ama «Onu bıraktı» dememişlerdir. Lâkin Yâkub'un rivayetinde: «Onu ona verdi dedi» cümlesi vardır
حدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا عبد العزيز بن ابي حازم، ح وحدثناه قتيبة بن، سعيد حدثنا يعقوب، - يعني ابن عبد الرحمن القاري - كلاهما عن ابي حازم، عن سهل، بن سعد عن النبي صلى الله عليه وسلم . بمثله ولم يقولا فتله . ولكن في رواية يعقوب قال فاعطاه اياه
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Amru'n-Nâkıd İshâk b. İbrahim ve İbn-i Ebî Ömer rivayet ettiler. (İshâk: Ahberanâ Ötekiler ise: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar.) (Dedilerki): Bize Süfyân, Amr'dan, o da Atâ'dan, o da İbn-i Abbâs'dan naklen rivayet etti, (Şöyle demiş); Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Birinin bir yemek yediği vakit elini yalamadıkça yahut yalatmadıkça onu silmesin!» buyurdular
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وعمرو الناقد، واسحاق بن ابراهيم، وابن ابي عمر، - قال اسحاق اخبرنا وقال الاخرون، حدثنا - سفيان، عن عمرو، عن عطاء، عن ابن، عباس قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا اكل احدكم طعاما فلا يمسح يده حتى يلعقها او يلعقها
Bana Harun b. Abdillah rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etü. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Asım haber verdi. Bunlar toptan İbn-i Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. H, Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize İbn-i Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Ata' şunu söylerken işittim. İbn-i Abbâs'ı dinledim, §unu söylüyordu : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biriniz yemekten yediği vakit yalamadıkça veya yalatmadıkça elini silmesin!» buyurdular. İzah 2035 te
حدثني هارون بن عبد الله، حدثنا حجاج بن محمد، ح وحدثنا عبد بن حميد، اخبرني ابو عاصم، جميعا عن ابن جريج، ح وحدثنا زهير بن حرب، - واللفظ له - حدثنا روح بن عبادة، حدثنا ابن جريج، قال سمعت عطاء، يقول سمعت ابن عباس، يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا اكل احدكم من الطعام فلا يمسح يده حتى يلعقها او يلعقها
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Züheyr b. Harb ve Muhammed b. Hatim rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbn-i Mehdî, Süfyân'dan, o da Sa'd b. İbrahim'den, o da İbn-i Ka'b b. Mâlik'den, o da babasından naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i yemekten (kalkarken) üç parmağını yalarken gördüm. İbni Hatim: «Üç'ü zîkretmemiştir. İbni Ebî Şeybe kendi rivayetinde Abdurrahman b. Ka'b'dan, o da babasından» dedi
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وزهير بن حرب، ومحمد بن حاتم، قالوا حدثنا ابن، مهدي عن سفيان، عن سعد بن ابراهيم، عن ابن كعب بن مالك، عن ابيه، قال رايت النبي صلى الله عليه وسلم يلعق اصابعه الثلاث من الطعام . ولم يذكر ابن حاتم الثلاث . وقال ابن ابي شيبة في روايته عن عبد الرحمن بن كعب عن ابيه
{…} Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye, Hişam b. Urve'den, o da Abdurrahman b. Sa'd'dan, o da İbn-i Ka'b b. Mâlik'den, o da babasından naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç parmakla (yemek) yer; elini silmeden önce yalardı
حدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا ابو معاوية، عن هشام بن عروة، عن عبد الرحمن، بن سعد عن ابن كعب بن مالك، عن ابيه، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم ياكل بثلاث اصابع ويلعق يده قبل ان يمسحها
Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm Abdurrahman b. Sa'd'dan rivayet ettiki, ona da Abdurrahman b. Kâ'b b. Mâlik — yahut Abdullah b. Kâ'b— babası Ka'b'dan naklen haber vermiş. Babası kendilerine anlatmış ki : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç parmakla yemek yermiş. Yemekten kalktı mı parmaklarını yalarmış
وحدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، حدثنا ابي، حدثنا هشام، عن عبد الرحمن، بن سعد ان عبد الرحمن بن كعب بن مالك، - او عبد الله بن كعب - اخبره عن ابيه، كعب انه حدثهم ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان ياكل بثلاث اصابع فاذا فرغ لعقها
{…} Bize bu hadisi Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize İbn-i Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Hişam, Abdurrahman b, Sa'd'dan rivayet etti. Ona da Abdurrahman b. Kâ'b b. Mâlik'Ie, Abdullah b, Kâ'b — yahut bunlardan biri— babası Kâ'b b. Mâlik'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etmiştir İzah 2035 te
وحدثناه ابو كريب، حدثنا ابن نمير، حدثنا هشام، عن عبد الرحمن بن سعد، انحدثاه - او، احدهما - عن ابيه، كعب بن مالك عن النبي صلى الله عليه وسلم بمثله
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân h. Uyeyne Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) parmaklarla sahanın yıkanmasını emir buyurmuş : «Çünkü siz bereketin hangisinde olduğunu bilmezsiniz;) demiştir
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا سفيان بن عيينة، عن ابي الزبير، عن جابر، ان النبي صلى الله عليه وسلم امر بلعق الاصابع والصحفة وقال " انكم لا تدرون في ايه البركة
Bize Mnhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân Ebû'z-Zübeyr-den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Birinizin lokması düştüğü vakit hemen onu alsın ve üzerindeki bulaşığı gidererek yesin, onu şeytana bırakmasın! Parmaklarını yalamadıkça elini mendile silmesin çünkü bereket yemeğinin hangisinde olduğunu bilmez.» buyurdular
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، حدثنا ابي، حدثنا سفيان، عن ابي الزبير، عن جابر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا وقعت لقمة احدكم فلياخذها فليمط ما كان بها من اذى ولياكلها ولا يدعها للشيطان ولا يمسح يده بالمنديل حتى يلعق اصابعه فانه لا يدري في اى طعامه البركة
{…} Bize bu hadîsi İshâk b. İbrahim dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Dâvud El-Hâferi haber verdi. H. Bana bu hadîsi Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. Her iki râvi Süfyân'dan b« isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Her ikisinin hadîsinde de : «Elini yalamadıkça yahut yalatmadıkça mendille silmesin.» ibaresi ve ondan sonrası vardır
وحدثناه اسحاق بن ابراهيم، اخبرنا ابو داود الحفري، ح وحدثنيه محمد بن، رافع حدثنا عبد الرزاق، كلاهما عن سفيان، بهذا الاسناد . مثله . وفي حديثهما " ولا يمسح يده بالمنديل حتى يلعقها او يلعقها " . وما بعده
Bize Osman b, Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir, A'meş'den, o da Eibû Süfyân'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: «Şüphesiz şeytan her hal-u sânında sizden birinize gelir. Hattâ yemeği esnasında da gelebilir. İmdi birinizden lokma düşerse hemen ondaki bulaşığı gidersin, sonra onu yesin! Onu şeytana bırakmasın. Yemekten ayrıldığı zaman parmaklarını yalasın. Çünkü bereketin yiyeceğinin hangisinde olduğunu bilmez.»
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، حدثنا جرير، عن الاعمش، عن ابي سفيان، عن جابر، قال سمعت النبي صلى الله عليه وسلم يقول " ان الشيطان يحضر احدكم عند كل شىء من شانه حتى يحضره عند طعامه فاذا سقطت من احدكم اللقمة فليمط ما كان بها من اذى ثم لياكلها ولا يدعها للشيطان فاذا فرغ فليلعق اصابعه فانه لا يدري في اى طعامه تكون البركة
{…} Bize bu hadîsi Ebû Kureyb ile İshâk b, İbrahim de hep birden Ebû Muâviye'den, o da A'meş'den bu isnadla : «Birinizin lokması düşerse ilah...» şeklinde rivayet ettiler. Râvi hadîsin başını : «Şüphesiz şeytan bîrinize gelir.» cümlesini anmamıştır
وحدثناه ابو كريب، واسحاق بن ابراهيم، جميعا عن ابي معاوية، عن الاعمش، بهذا الاسناد " اذا سقطت لقمة احدكم " . الى اخر الحديث ولم يذكر اول الحديث " ان الشيطان يحضر احدكم
{…} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. FudayI, A'meş'den, o da Ebû Salih ile Ebû Süfyân'dan, onlar da Câbir'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den parmak yalama hakkında... Bir de Ebû Süfyân'dan, o da Câbir'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den lokmayı da zikrederek yukarkilerin hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. İzah 2035 te
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا محمد بن فضيل، عن الاعمش، عن ابي، صالح وابي سفيان عن جابر، عن النبي صلى الله عليه وسلم في ذكر اللعق . وعن ابي سفيان عن جابر عن النبي صلى الله عليه وسلم وذكر اللقمة نحو حديثهما
Bana Muhammed b. Hatim ile Ebû Bekr b. Nâfi' El-Abdî rivayet ettiler. (Dediler ki) : Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Seleme rivayet etti, (Dediki): Bize Sabit, Enes'den rivayet etti ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yemek yediği vakit üç parmağını yıkar ve şöyle buyururmuş : «Birinizin lokması düştüğü vakit hemen ondan bulaşığı gidersin ve onu yesin, onu şeytana bırakmasın!» buyururdu. Bîr de bize sahanı silmemizi emir buyurdu : «Çünkü siz bereketin hangi yiyeceğinizde olduğunu bilmezsiniz.» dedi. İzah 2035 te
وحدثني محمد بن حاتم، وابو بكر بن نافع العبدي قالا حدثنا بهز، حدثنا حماد، بن سلمة حدثنا ثابت، عن انس، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان اذا اكل طعاما لعق اصابعه الثلاث . قال وقال " اذا سقطت لقمة احدكم فليمط عنها الاذى ولياكلها ولا يدعها للشيطان " . وامرنا ان نسلت القصعة قال " فانكم لا تدرون في اى طعامكم البركة
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Süheyl babasından, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Biriniz yemek yediği vakit parmaklarını yalasın. Çünkü bereketin bunların hangisinde olduğunu bilmez.» buyurmuşlar
وحدثني محمد بن حاتم، حدثنا بهز، حدثنا وهيب، حدثنا سهيل، عن ابيه، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " اذا اكل احدكم فليلعق اصابعه فانه لا يدري في ايتهن البركة
Bana bu hadîsi Ebû Bekr b. Nâfi de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman (yâni İbn-i Mehdi) rivayet etti. Her iki râvi demişlerdirki: Bize Hammad bu isnadla rivayette bulundu. Yalnız o: «Biriniz sahanı silsin» dedi. Bir de: «Bereket yemeğinizin hangisinde olduğunu yahut size bereket verildiğini» dedi
وحدثنيه ابو بكر بن نافع، حدثنا عبد الرحمن، - يعني ابن مهدي - قالا حدثنا حماد، بهذا الاسناد غير انه قال " وليسلت احدكم الصحفة " . وقال " في اى طعامكم البركة او يبارك لكم