Loading...

Loading...
Kitap
270 Hadis
{…} Bize Muhammed b. Beşşâr da rivayet etti. (Dediki): Bize îbni Adiyy rivayet etti. H. Bana bu hadîsi Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Hammad rivayet etti. Her iki nevi Şu'be'den bu isnadla rivayette bulunmuşlar; fakat çekirdeği iki parmak arasına koyma hususunda şekketmemişlerdir
وحدثنا محمد بن بشار، حدثنا ابن ابي عدي، ح وحدثنيه محمد بن المثنى، حدثنا يحيى بن حماد، كلاهما عن شعبة، بهذا الاسناد ولم يشكا في القاء النوى بين الاصبعين
Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî ile Abdullah b. Avn El-Hilâlî rivayet ettiler. (Yahya Ahberenâ İbni Avn ise haddesena tâbirini kullandılar.) (İbni Avn Dediki): Bize İbrahim b. Sa'd, babasından, o da Abdullah b. Ca'fer'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i acurla hurma yerken gördüm
حدثنا يحيى بن يحيى التميمي، وعبد الله بن عون الهلالي، - قال يحيى اخبرنا وقال ابن عون، حدثنا - ابراهيم بن سعد، عن ابيه، عن عبد الله بن جعفر، قال رايت رسول الله صلى الله عليه وسلم ياكل القثاء بالرطب
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Ebû Saîd El-Eşecc ikisi birden Hafs'dan rivayet ettiler. Ebû Bekr (Dediki): Bize Hafs b. Gıyâs, Mus'ab b. Süleym'den rivayet etti. (Demişki): Bize Enes b. Mâlik rivayet etti. (Dediki): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i dizlerini dikerek oturmuş hurma yerken gördüm
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وابو سعيد الاشج كلاهما عن حفص، قال ابو بكر حدثنا حفص بن غياث، عن مصعب بن سليم، حدثنا انس بن مالك، قال رايت النبي صلى الله عليه وسلم مقعيا ياكل تمرا
Bize Züheyr b. Harb ile İbni Ebî Ömer de hep birden Süfyân'dan rivayet ettiler. İbni Ebî Ömer (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne Mus'ab b. Süleym'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes (Şöyle demiş) : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e kuru hurma getirdiler de, onu çömelmiş olduğu halde taksim etmeye başladı. Ondan acele diyordu. Züheyr'in rivayetinde Zeri' yerine Hasis denilmiştir
وحدثنا زهير بن حرب، وابن ابي عمر، جميعا عن سفيان، قال ابن ابي عمر حدثنا سفيان بن عيينة، عن مصعب بن سليم، عن انس، قال اتي رسول الله صلى الله عليه وسلم بتمر فجعل النبي صلى الله عليه وسلم يقسمه وهو محتفز ياكل منه اكلا ذريعا . وفي رواية زهير اكلا حثيثا
Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti, (Dediki): Cebele b. Sühaym'ı şunu söylerken işittim. İbni Zübeyr bize kuru hurma yediriyordu. O gün insanlara kıtlık isabet etmişti. Biz yerken yanımızdan İbni Ömer geçiyordu: — Çifter yemeyin! Çünkü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çift yemeden nehiy buyurdu. Meğer ki kişi, dîn kardeşine izin vermiş ola! dedi. Şu'be, izin kelimesini kaydederek: «Bu kelimenin ancak ibni Ömer'in sözünden olduğunu zannederim.» demiş
حدثنا محمد بن المثنى، حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، قال سمعت جبلة، بن سحيم قال كان ابن الزبير يرزقنا التمر - قال - وقد كان اصاب الناس يوميذ جهد وكنا ناكل فيمر علينا ابن عمر ونحن ناكل فيقول لا تقارنوا فان رسول الله صلى الله عليه وسلم نهى عن الاقران الا ان يستاذن الرجل اخاه . قال شعبة لا ارى هذه الكلمة الا من كلمة ابن عمر . يعني الاستيذان
{…} Bize bu hadîsi Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti, H, Bize Muhammed b. Beşşâr dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman b. Mehdi rivayet etti. Her iki râvi Şu'be'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Onların hadisinde Şu'be'nin sözü yoktur. «O gün insanlara kıtlık isabet etmişti» cümlesi dahî yoktur
وحدثناه عبيد الله بن معاذ، حدثنا ابي ح، وحدثنا محمد بن بشار، حدثنا عبد، الرحمن بن مهدي كلاهما عن شعبة، بهذا الاسناد وليس في حديثهما قول شعبة ولا قوله وقد كان اصاب الناس يوميذ جهد
Bana Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Müsennâ rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdurrahman, Süfyân'dan, o da Cebele b. Suhaym'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Ben İbni Ömer'i şunu söylerken işittim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Sahiplerinden izin almadıkça iki hurmayı beraber yemekten nehiy buyurdu
حدثني زهير بن حرب، ومحمد بن المثنى، قالا حدثنا عبد الرحمن، عن سفيان، عن جبلة بن سحيم، قال سمعت ابن عمر، يقول نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم ان يقرن الرجل بين التمرتين حتى يستاذن اصحابه
Bana Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Hassan haber verdi. (Dediki): Bize Süleyman b. Bilâl, Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ellerinde kuru burma bulunan ev halkı aç kalmaz.» buyurmuşlar
حدثني عبد الله بن عبد الرحمن الدارمي، اخبرنا يحيى بن حسان، حدثنا سليمان، بن بلال عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن عايشة، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " لا يجوع اهل بيت عندهم التمر
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kub b. Muhammed b. Tahlâ', Ebû'r Rical Muhammed b. Abdirrahman'dan, o da annesinden, o da Âİşe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş); Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Yâ Âişe! İçinde kuru hurma olmayan evin halkı açtırlar. Yâ Âişe! içinde kuru hurma olmayan evin halkı açtırlar. —Yahut halkı aç kalmıştır.—» buyurdu. Bunu iki veya üç defa söyledi
حدثنا عبد الله بن مسلمة بن قعنب، حدثنا يعقوب بن محمد بن طحلاء، عن ابي، الرجال محمد بن عبد الرحمن عن امه، عن عايشة، قالت قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " يا عايشة بيت لا تمر فيه جياع اهله يا عايشة بيت لا تمر فيه جياع اهله او جاع اهله " . قالها مرتين او ثلاثا
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman (yâni İbni Bilâl) Abdullah b. Abdirrahman'dan, o da Âmir b. Sa'd b. Ebî Vakkas'dan, o da babasından naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim sabahladığı vakit Medine'nin iki taşlığı arasında yedi hurma yerse, akşamlayıncaya kadar ona zehir zarar vermez.» buyurmuşlar
حدثنا عبد الله بن مسلمة بن قعنب، حدثنا سليمان، - يعني ابن بلال - عن عبد الله بن عبد الرحمن، عن عامر بن سعد بن ابي وقاص، عن ابيه، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " من اكل سبع تمرات مما بين لابتيها حين يصبح لم يضره سم حتى يمسي
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti, (Dediki): Bize Ebû Usâme Hâşim b. Hâşim'den rivayet etti. (Demişki): Âmir b. Sa'd b. Ebî Vakkâs'ı dinledim, şöyle diyordu. Ben Sa'd'î şunu söylerken işittim: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i; «Her kim acve olarak yedi hurma ile sabah kahvaltısı yaparsa, o kimseye o gün ne zehir zarar verir, ne sihir!» buyururken işittim
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا ابو اسامة، عن هاشم بن هاشم، قال سمعت عامر بن سعد بن ابي وقاص، يقول سمعت سعدا، يقول سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " من تصبح بسبع تمرات عجوة لم يضره ذلك اليوم سم ولا سحر
Bize bu hadîsi İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize IMervan b. Muaviyete'I-Fezârî rivayet etti. H. Bu hadîsi bize İslıak b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Bedr Şûca' b. Velîd haber verdi. Her iki râvi Hâşim b. Hâşim'den bu isnadla Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Ama ikisi de: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim» dememişlerdir. İzah 2048 de
وحدثناه ابن ابي عمر، حدثنا مروان بن معاوية الفزاري، ح وحدثناه اسحاق، بن ابراهيم اخبرنا ابو بدر، شجاع بن الوليد كلاهما عن هاشم بن هاشم، بهذا الاسناد عن النبي صلى الله عليه وسلم مثله ولا يقولان سمعت النبي صلى الله عليه وسلم
Bize Yahya b. Yahya ile Yahya b. EyyÛb ve İbni Hucr rivayet ettiler. (Yahya b. Yahya: Bize haber verdi tâbirini kullandı, ötekiler: Bize İsmail —Bu zat İbnİ Ca'fer'dir— rivayet etti, dediler.) O da Şerik'den —Bu zat İbni Ebî Nemr'dir—, o da Abdullah b. Ebî Atik'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Yaylanın acvasinde şifa vardır. Yahut o, sabahın ilk zamanında tiryaktır.» buyurmuşlar
وحدثنا يحيى بن يحيى، ويحيى بن ايوب، وابن، حجر قال يحيى بن يحيى اخبرنا وقال الاخران، حدثنا اسماعيل، - وهو ابن جعفر - عن شريك، - وهو ابن ابي نمر - عن عبد الله بن ابي عتيق، عن عايشة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ان في عجوة العالية شفاء او انها ترياق اول البكرة
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet eîti. (Dediki): Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim da rivayet etti, (Dediki): Bize Cerîr ile Amr b. Ubeyd, AbdülMelik b. Umeyr'den, o da Amr b. Hureys'den, o da Saîd b. Zeyd b. Amr b. Nüfeyl'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i : «Mantar mendendir. Onun suyu göze şifadır.» buyururken işittim
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا جرير، ح وحدثنا اسحاق بن ابراهيم، اخبرنا جرير، وعمر بن عبيد عن عبد الملك بن عمير، عن عمرو بن حريث، عن سعيد بن زيد بن عمرو، بن نفيل قال سمعت النبي صلى الله عليه وسلم يقول " الكماة من المن وماوها شفاء للعين
(Bize Muhammed b. Müsennâ da rivâyet etti. ki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivâyet etti. ki): Bize Şu'be, Abdül-Melik b. Umeyr'den rivâyet etti. ki): Ben Amr b. Hureys'den dinledim. ki): Ben Saîd b. Zeyd'den dinledim. (Şöyle dedi): Ben Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'i: mendendir. Soyu âa göze şifadır.::- buyururken işittim
وحدثنا محمد بن المثنى، حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، عن عبد الملك بن، عمير قال سمعت عمرو بن حريث، قال سمعت سعيد بن زيد، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " الكماة من المن وماوها شفاء للعين
{…} Bize (yine) Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bana Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bana Hakem b. Uteyhe de Hasen-i Urenî'den, o da Amr b. Hureys'den, o da Saîd b. Zeyd'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi. Şu'be şöyle demiş : «Hakem bana bu hadîsi rivayet edince, onu Abdül-Melik'in hadîsinden yadırgamadım.»
وحدثنا محمد بن المثنى، حدثني محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، قال واخبرني الحكم بن عتيبة، عن الحسن العرني، عن عمرو بن حريث، عن سعيد بن زيد، عن النبي صلى الله عليه وسلم . قال شعبة لما حدثني به الحكم لم انكره من حديث عبد الملك
Bize Saîd b. Amr El-Eş'asî rivayet etti. (Dediki): Bize Abser, Mutarrif den, o da Hakem'den, o da Hasen'den, o da Amr b. Hureyre'den, o da Saîd b. Zeyd b. Amr b. Nüfeyl'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Mantar Allah Tebâreke ve Teâlâ'nın Benî İsrail'e indirdiği menden'dir. Onun suyu da göze şifadır.» buyurdular
حدثنا سعيد بن عمرو الاشعثي، اخبرنا عبثر، عن مطرف، عن الحكم، عن الحسن، عن عمرو بن حريث، عن سعيد بن زيد بن عمرو بن نفيل، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " الكماة من المن الذي انزل الله تبارك وتعالى على بني اسراييل وماوها شفاء للعين
Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Mutarrif den, o da Hakem b. Uteyhe'den, o da Hasen-i Urenî'den, o da Amr b. Hureys'den, o da Saîd b. Zeyd'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi: «Mantar, Allah'ın Musa'ya İndirdiği mendendir. Onun suyu da göze şifadır.» buyurmuşlar
وحدثنا اسحاق بن ابراهيم، اخبرنا جرير، عن مطرف، عن الحكم بن عتيبة، عن الحسن العرني، عن عمرو بن حريث، عن سعيد بن زيد، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " الكماة من المن الذي انزل الله على موسى وماوها شفاء للعين
(Bize İbn Ebî Ömer rivâyet etti. ki): Bize Süfyân, Abdül-Melik b. Umeyr'den rivâyet etti. ki): Ben Amr b. Hureys'i şunu söylerken işittim. ki): Ben Saîd b. Zeyd'i şöyle derken dinledim. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): Allah (azze ve celle)'nin Benî İsrail'e indirdiği mendendir. Onun suyu da göze şifadır.» buyurdular
حدثنا ابن ابي عمر، حدثنا سفيان، عن عبد الملك بن عمير، قال سمعت عمرو، بن حريث يقول قال سمعت سعيد بن زيد، يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " الكماة من المن الذي انزل الله عز وجل على بني اسراييل وماوها شفاء للعين
Bize Yahya b. Habib El-Hârisi de rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Zeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Şebib rivayet etti, (Dediki): Ben bu hadîsi Şehr b. Havşeb'den dinledim ve kendisine sordum da, ben onu Abdü'l-Melik b. Umeyr'den dinledim, dedi, Onun üzerine AbdülMelik'Ie görüştüm. O da bana Amr b. Hureys'den, o da Saîd b. Zeyd'den naklen rivayette bulundu. (Demişki): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Mantar mendendir. Onun soyu da göze şifadır.» buyurdu
وحدثنا يحيى بن حبيب الحارثي، حدثنا حماد بن زيد، حدثنا محمد بن شبيب، قال سمعته من، شهر بن حوشب فسالته فقال سمعته من عبد الملك بن عمير، قال فلقيت عبد الملك فحدثني عن عمرو بن حريث، عن سعيد بن زيد، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " الكماة من المن وماوها شفاء للعين