Loading...

Loading...
Kitap
92 Hadis
Bize Ubeydullah b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Tevbetü'l-Anberî'den naklen rivayet etti. O da Şa'bî'den, o da ibni Ömer'den dinlemiş ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında içlerinde Sa'd da olduğu halde ashabından bazı kimseler bulunuyormuş. Kendilerine keler eti getirmişler de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kadınlarından biri: Bu keler eti'dir diye seslenmiş. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Yeyin! Çünkü o helaldir. Lâkin benim yiyeceğim de değildir.» buyurmuşlar
وحدثنا عبيد الله بن معاذ، حدثنا ابي، حدثنا شعبة، عن توبة العنبري، سمع الشعبي، سمع ابن عمر، ان النبي صلى الله عليه وسلم كان معه ناس من اصحابه فيهم سعد واتوا بلحم ضب فنادت امراة من نساء النبي صلى الله عليه وسلم انه لحم ضب فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " كلوا فانه حلال ولكنه ليس من طعامي
{…} Bize Muhammed b. Müsenna da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Tevbetul-Anberî'den rivayet etti (Demişki): Bana Şu'be şunu söyledi: Hasen'in Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Selleın)'den rivayet ettiği hadis'e ne dersin! Ben ibnü Ömer'le iki yahut bir buçuk seneye yakın beraber oturdum da onun Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Selleın)'den bu hadtsden başka bir rivayetini duymadım. (Şöyle dedi): içlerinde Sa'd da olduğu halde Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'în ashabından bazı kimseler... Râvi Muâz hadisi gibi rivayette bulunmuştur. İzah 1951 de
وحدثنا محمد بن المثنى، حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، عن توبة العنبري، قال قال لي الشعبي ارايت حديث الحسن عن النبي صلى الله عليه وسلم وقاعدت ابن عمر قريبا من سنتين او سنة ونصف فلم اسمعه روى عن النبي صلى الله عليه وسلم غير هذا قال كان ناس من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم فيهم سعد بمثل حديث معاذ
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e îbni Şihab'dan dinlediğim, onun da Ebû Ümâms b. Sehl b. Huneyf'den, onun da Abdullah b. Abbas'dan naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum. ibnü Abbas şöyle demiş: Ben ve Hâlid b. Velîd Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte Meymûne'nin evine girdik. Az sonra kızartılmış keler getirildi ve Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte Meymûne'nin evine girdik. Az sonra kızartılmış keler getirildi ve Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eliyle ona uzandı bunun üzerine Meymûne'nin evinde bulunan kadınlardan biri: — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e yemek istediği şeyi ('n ne olduğunu) haber verin dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de elini kaldırdı. Ben: — Bu harammıdır Yâ Resûlallah? dedim. «Hayır lâkin bu hayvan benim kavmimin toprağında yoktu bundan dolayı kendimi ondan tiksinir buluyorum» buyurdular. Halid Demişki: Ben onu çekerek bir güzel yedim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de bakıyordu. İzah 1951 de
حدثنا يحيى بن يحيى، قال قرات على مالك عن ابن شهاب، عن ابي امامة، بن سهل بن حنيف عن عبد الله بن عباس، قال دخلت انا وخالد بن الوليد، مع رسول الله صلى الله عليه وسلم بيت ميمونة فاتي بضب محنوذ فاهوى اليه رسول الله صلى الله عليه وسلم بيده فقال بعض النسوة اللاتي في بيت ميمونة اخبروا رسول الله صلى الله عليه وسلم بما يريد ان ياكل . فرفع رسول الله صلى الله عليه وسلم يده فقلت احرام هو يا رسول الله قال " لا ولكنه لم يكن بارض قومي فاجدني اعافه " . قال خالد فاجتررته فاكلته ورسول الله صلى الله عليه وسلم ينظر
Bana Ebû't-Tahir ile Harmele hep birden ibni Vehb'den rivayet ettiler. Harmele Dediki. Bize ibnî Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, ibni Şihâb'dan, o da Ebû Ümame b. Sehl b. Huneyf El Ensâri'den naklen haber verdi. Ona da Abdullah b. Abbâs haber vermiş. Ona da kendisine Seyfullah denilen Hâlid b. Velid haber vermiş ki Kendisi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Selleın)'le birlikte Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Selleın)'in zevcesi Meymûnenin yanına girmişler. Meymûne hem Hâlid'in hem ibni Abbas'ın teyzesîdir. Onun yanında kızartılmış keler bulmuş. Bunu Meymûne'nin kız kardeşi Hufeyde binti Haris Necid'den getirmemiş. Meymûne keleri Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sunmuş. Pek az olurdu ki ona bîr yiyecek sunulsun da o yiyecek'ten bahsedilsin ve ismi söylensin. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de elîni kelere uzatmış. Bunun üzerine mevcut kadınlardan biri Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sunduğun şeyi haber verin! demiş. Kadınlar: — Bu kelerdir yâ Resûlellah! demişler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hemen elini kaldırmış. Bunun üzerine Hâlid b. Velid: — Keler harammıdır ya Resûlallah? diye sormuş. «Hayır, Lakin o benim kavmimin toprağında yoktur. Bundan dolayı kendimi ondan tiksinir (buluyorum» buyurmuşlar. Halid şöyle demiş: Ben keleri çekerek bir güzel yedim. Resûlullah da bakıyordu. Ama beni menetmedi)
وحدثني ابو الطاهر، وحرملة، جميعا عن ابن وهب، قال حرملة اخبرنا ابن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، عن ابي امامة بن سهل بن حنيف الانصاري، ان عبد الله، بن عباس اخبره ان خالد بن الوليد الذي يقال له سيف الله اخبره انه، دخل مع رسول الله صلى الله عليه وسلم على ميمونة زوج النبي صلى الله عليه وسلم وهي خالته وخالة ابن عباس فوجد عندها ضبا محنوذا قدمت به اختها حفيدة بنت الحارث من نجد فقدمت الضب لرسول الله صلى الله عليه وسلم وكان قلما يقدم اليه طعام حتى يحدث به ويسمى له فاهوى رسول الله صلى الله عليه وسلم يده الى الضب فقالت امراة من النسوة الحضور اخبرن رسول الله صلى الله عليه وسلم بما قدمتن له . قلن هو الضب يا رسول الله . فرفع رسول الله صلى الله عليه وسلم يده فقال خالد بن الوليد احرام الضب يا رسول الله قال " لا ولكنه لم يكن بارض قومي فاجدني اعافه " . قال خالد فاجتررته فاكلته ورسول الله صلى الله عليه وسلم ينظر فلم ينهني
Bana Ebû Bekr b. Nadr ile Abd b. Humeyd de rivayet ettiler. Abd: Bana baber verdi tabirini kullandı. Ebû Bekir ise Bize Ya'kub b. îbrabim b. Sa'd rivayet etti, dedi. (Demişki): Bize babam Salih b. Keysân'dan o da Ebû Ümame b. Sehl'den, ona da ibni Abbâs haber vermiş olarak rivayet etti. Ona da Hâlid b. Velîd haber vermiş ki Kendisi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e keler eti sunulmuş. Bunu Ümmü Hufeyd binti Haris Necid'den getirmişmiş. Bu kadın Benî Ca'fer'den bir adamın nikâhı altında îdi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ne olduğunu bilmedikçe bir şey yemezdi... Sonra râvi Yûnus'un hadisi gibi anlatmış ve hadisin sonuna şunu ziyâde etmiştir: «Ona ibni Esamm da Meymûne'den naklen rivayet etmiş. Bu zât Meymûne'nin terbiyesi altında idi.»
وحدثني ابو بكر بن النضر، وعبد بن حميد، قال عبد اخبرني وقال ابو بكر، حدثنا يعقوب بن ابراهيم بن سعد، حدثنا ابي، عن صالح بن كيسان، عن ابن شهاب، عن ابي، امامة بن سهل عن ابن عباس، انه اخبره ان خالد بن الوليد اخبره انه، دخل مع رسول الله صلى الله عليه وسلم على ميمونة بنت الحارث وهى خالته فقدم الى رسول الله صلى الله عليه وسلم لحم ضب جاءت به ام حفيد بنت الحارث من نجد وكانت تحت رجل من بني جعفر وكان رسول الله صلى الله عليه وسلم لا ياكل شييا حتى يعلم ما هو . ثم ذكر بمثل حديث يونس وزاد في اخر الحديث وحدثه ابن الاصم عن ميمونة وكان في حجرها
{…} Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. {Dediki): Bize Abdurrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer Zührî'den, o da Ebû Ümame b. Huneyf'den, o da ibnü Abbâs'dan naklen haber verdi. (ŞÖyle demiş): Biz Meymûne'nin «evinde iken Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e iki kızartılmış keler getirdiler... Hadîs yukarkilerin hadîsi gibi rivayet olunmuştur. Râvi : Yezîd b. Esamm'ın Meymûne'den rivayetini anmamıştır
وحدثنا عبد بن حميد، اخبرنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، عن الزهري، عن ابي، امامة بن سهل بن حنيف عن ابن عباس، قال اتي النبي صلى الله عليه وسلم ونحن في بيت ميمونة بضبين مشويين . بمثل حديثهم ولم يذكر يزيد بن الاصم عن ميمونة
{…} Bize Abdülmelik b. Şuayb b. Leys de rivayet etti. {Dediki): Bize babam dedemden rivayet etti. (Demişki): Bana Hâlid b. Yezid rivayet etti. (Dediki): Bana Saîd b. Ebi Hilal, ibni Münkedir'den rivayet etti. Ona da Ümame b. Sehl ibni Abbas'dan naklen haber vermiş. ibni Abbâs (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e, Meymûne'nin evinde ve yanında Hâlid b. Velid bulunduğu halde keler eti getirildi... Ve Zührî'nin hadîsi ma'nasında rivayette bulunmuştur. İzah 1951 de
وحدثنا عبد الملك بن شعيب بن الليث، حدثنا ابي، عن جدي، حدثني خالد بن، يزيد حدثني سعيد بن ابي هلال، عن ابن المنكدر، ان ابا امامة بن سهل، اخبره عن ابن، عباس قال اتي رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو في بيت ميمونة وعنده خالد بن الوليد بلحم ضب . فذكر بمعنى حديث الزهري
Bize Muhammed b. Beşşar ile Ebû Bekir b. Nâfi rivayet ettiler. ibnü Nâfi (Dediki): Bize Gunder haber verdi. (Dediki): Bize Şu'be Ebi Bişr'den o da, Sâid b. Cübeyr'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ben ibni Abbâs'ı şunları söylerken işittim: Teyzem Ümnıü Hufeyd Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e yağ, keş ve bir kaç keler hediyye etti. O yağ ile keş'den yedi ama keleri iğrendiği için bıraktı. Bu hayvan Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sofrasında yenmiştir. Haram olsaydı Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sofrasında yenmezdi. İzah 1951 de
وحدثنا محمد بن بشار، وابو بكر بن نافع قال ابن نافع اخبرنا غندر، حدثنا شعبة، عن ابي بشر، عن سعيد بن جبير، قال سمعت ابن عباس، يقول اهدت خالتي ام حفيد الى رسول الله صلى الله عليه وسلم سمنا واقطا واضبا فاكل من السمن والاقط وترك الضب تقذرا واكل على مايدة رسول الله صلى الله عليه وسلم ولو كان حراما ما اكل على مايدة رسول الله صلى الله عليه وسلم
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ali b. Müshir, Şeybânî'den o da Yezid b. Esamm'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Medine'de bizi bir güveyi davet etti de bize on üç tane keler sundu. Kimimiz yedi kimimiz (yemeyip) bıraktı. Ertesi gün ben ibni Abbâs'a rastlayarak ona haber verdim. Etrafındaki cemaat sözü uzattı hatta bazıları: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ben onu ne yerim ne men ederim ne de haram kılarım buyurdu.» dediler. Bunun üzerine ibni Abbas: Ne fena söyledin!. Nebiyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ancak helal ve haram kılmak için gönderilmiştir. Şüphesiz ki bir defa Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Meymûne'nin yanında iken beraberinde de Fadl b. Abbas ile Hâlid b. Velid ve bir başka kadın bulunduğu halde kendisine üzerinde et bulunan bir sofra sunuluverdi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yemek isteyince Meymûne ona: Bu keler etidir, dedi. O da elini çekti ve: «Bu benim hiç yememiş olduğum bir ettir.» buyurdu. Cemaat'a: «Siz yeyin» dedi. Ondan Fadl, Halid b. Velîd ve kadın yediler. Meymûne Demişki «Ben hiç bir şeyden yemem. Meğer ki Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yediklerinden bir şey ola.» İzah 1951 de
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا علي بن مسهر، عن الشيباني، عن يزيد بن، الاصم قال دعانا عروس بالمدينة فقرب الينا ثلاثة عشر ضبا فاكل وتارك فلقيت ابن عباس من الغد فاخبرته فاكثر القوم حوله حتى قال بعضهم قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا اكله ولا انهى عنه ولا احرمه " . فقال ابن عباس بيس ما قلتم ما بعث نبي الله صلى الله عليه وسلم الا محلا ومحرما ان رسول الله صلى الله عليه وسلم بينما هو عند ميمونة وعنده الفضل بن عباس وخالد بن الوليد وامراة اخرى اذ قرب اليهم خوان عليه لحم فلما اراد النبي صلى الله عليه وسلم ان ياكل قالت له ميمونة انه لحم ضب . فكف يده وقال " هذا لحم لم اكله قط " . وقال لهم " كلوا " . فاكل منه الفضل وخالد بن الوليد والمراة . وقالت ميمونة لا اكل من شىء الا شىء ياكل منه رسول الله صلى الله عليه وسلم
Bize ishak b. ibrahim ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdurrezzak, ibnü Cüreyc'den naklen haber verdi. (Demişki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir b. AbdulIah'ı şunu söylerken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir keler getirdiler, de ondan yemek istemedi. Ve: «Bilmiyorum belki bu sureti değiştirilen kavimlerdendir.» buyurdular. İzah 1951 de
حدثنا اسحاق بن ابراهيم، وعبد بن حميد، قالا اخبرنا عبد الرزاق، عن ابن، جريج اخبرني ابو الزبير، انه سمع جابر بن عبد الله، يقول اتي رسول الله صلى الله عليه وسلم بضب فابى ان ياكل منه وقال " لا ادري لعله من القرون التي مسخت
Bana Seleme b. Şebîb rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'kıl, Ebû'z-Zübeyr'den rivayet etti. Ebû-'z-Zübeyr şöyle demiş: Câbir'e kelerin hükmünü sordum da: Onu yemeyin dedi; onu iğrenç buldu ve şöyle dedi: Ömer b. Hattâb dediki şüphesiz Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu haram kılmadı. Allah azze ve celle onunla bir çok kimseleri menfaatlendirir. Umumiyetle çobanların yiyeceği ondandır. Yanımda olsa idi onu bende yerdim. İzah 1951 de
وحدثني سلمة بن شبيب، حدثنا الحسن بن اعين، حدثنا معقل، عن ابي الزبير، قال سالت جابرا عن الضب، فقال لا تطعموه . وقذره وقال قال عمر بن الخطاب ان النبي صلى الله عليه وسلم لم يحرمه . ان الله عز وجل ينفع به غير واحد فانما طعام عامة الرعاء منه ولو كان عندي طعمته
Bana Muhammed b. Musenna rivayet etti. (Dediki): Bize îbni Ebi Adiyy Dâvud'dan, o da Ebû Nadra'dan, o da Ebû Saîd'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Bir adam: Ya Resûlallah! Biz keleri çok bir yerdeyiz, şimdi bize ne emir buyurursun, yahut bize ne fetva verirsin? dedi. «Bana anlatıldığına göre Benî isrâîlden bir Ümmetin suretleri değiştirilmiştir» buyurdu. Fakat ne emretti ne de yasak etti. Ebû Saâd Demişki: Bundan bir kaç zaman sonra Ömer şunu söyledi: «Şüphesiz ki Allah azze ve celle onunla bir çok insanları fâidelendirir, o umumiyetle şu çobanların yiyeceğidir. Yanımda olsaydı ondan mutlaka yerdim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sadece ondan iğrenmiştir.»
وحدثني محمد بن المثنى، حدثنا ابن ابي عدي، عن داود، عن ابي نضرة، عن ابي سعيد، قال قال رجل يا رسول الله انا بارض مضبة فما تامرنا او فما تفتينا قال " ذكر لي ان امة من بني اسراييل مسخت " . فلم يامر ولم ينه . قال ابو سعيد فلما كان بعد ذلك قال عمر ان الله عز وجل لينفع به غير واحد وانه لطعام عامة هذه الرعاء ولو كان عندي لطعمته انما عافه رسول الله صلى الله عليه وسلم
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Akîl-Ed-Devrakî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Nadra, Ebû Saîd'den naklen rivayet etti ki: Bedevi'nin biri Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — Ben kelerli bir alçakta bulunuyorum. Bu hayvan umumiyetle benim yakınlarımın yiyeceğidir, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona cevap vermedi. Biz: —. Bu sözü tekrarla dedik, O da tekrarladı. Fakat yine cevap vermedi, (bu) üç defa tekerrür etti sonra üçüncüde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona seslenerek: Ey bedevi! Şüphesiz Allah benî isrâilden bir kuşağa lanet buyurmuş yahut gazab etmiş ve onları yer yüzünde debeleyen hayvan kılığına sokmuştur. Bilmiyorum belki bu onlardandır. Binaenaleyh ben onu yemem ama ondan nehiy de etmem.» buyurdular
حدثني محمد بن حاتم، حدثنا بهز، حدثنا ابو عقيل الدورقي، حدثنا ابو نضرة، عن ابي سعيد، ان اعرابيا، اتى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال اني في غايط مضبة وانه عامة طعام اهلي - قال - فلم يجبه فقلنا عاوده . فعاوده فلم يجبه ثلاثا ثم ناداه رسول الله صلى الله عليه وسلم في الثالثة فقال " يا اعرابي ان الله لعن او غضب على سبط من بني اسراييل فمسخهم دواب يدبون في الارض فلا ادري لعل هذا منها فلست اكلها ولا انهى عنها
Bize Ebû Kâmil El Cahderî rivayet etti. (Dediki) : Bize Ebû Âvâne, Ebû Ya'fûr'dan, o da Abdullah b. Ebî Evfa'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte yedi gaza yaptık. (Hepsinde) çekirgeleri yiyorduk
حدثنا ابو كامل الجحدري، حدثنا ابو عوانة، عن ابي يعفور، عن عبد الله بن، ابي اوفى قال غزونا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم سبع غزوات ناكل الجراد
{…} Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile ishak b. ibrahim ve ibni Ebî Ömer toptan ibni Uyeyne'den, o da Ebû Ya'fur'dan naklen bu isnadla rivayet ettiler. Ebû Bekr kendi rivayetinde «Yedi gazada» dedi. îshâk «altı gazada» dedi. ibni Ebi Ömer ise: Altı yahut yedi gazada» dedi
وحدثناه ابو بكر بن ابي شيبة، واسحاق بن ابراهيم، وابن ابي عمر، جميعا عن ابن عيينة، عن ابي يعفور، بهذا الاسناد . قال ابو بكر في روايته سبع غزوات وقال اسحاق ست وقال ابن ابي عمر ست او سبع
{…} Bize bu hadîsi Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki) : Bize ibni Ebî Adiyy rivayet etti. H. Bize ibni Beşşâr da Muhammed b. Ca'fer'den rivayet etti. Her iki râvi Şu'be'den, o da Ebû Ya'fur'dan bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. (Ebû Yaf'ur) «Yedi gazada» demiştir
وحدثناه محمد بن المثنى، حدثنا ابن ابي عدي، ح وحدثنا ابن بشار، عن محمد، بن جعفر كلاهما عن شعبة، عن ابي يعفور، بهذا الاسناد وقال سبع غزوات
Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki) : Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki) : Bize Şu'be, Hişam b. Zeyd'den, o da Enes b. Malik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: — Yürüdük ve Merrü'z-Zahran'dan bir tavşan kaldırdık. Ashab üzerine koştular. Fakat âciz kaldılar. Ben de koştum. Ve ona yetiştim. Tavşanı Ebû Talha'ya getirdim. O hayvanı kesti ve buduyla iki uyluğunu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gönderdi. Bunları Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ben götürdüm. O da kabul etti
حدثنا محمد بن المثنى، حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، عن هشام بن زيد، عن انس بن مالك، قال مررنا فاستنفجنا ارنبا بمر الظهران فسعوا عليه فلغبوا . قال فسعيت حتى ادركتها فاتيت بها ابا طلحة فذبحها فبعث بوركها وفخذيها الى رسول الله صلى الله عليه وسلم فاتيت بها رسول الله صلى الله عليه وسلم فقبله
{…} Bu hadîsi bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. H. Bana Yahya b. Habib de rivayet etti. (Dediki) : Bize Hâlid (Yâni ibni'l Haris) rivayet etti. Her iki râvi Şu'be'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Yahya'nın hadîsinde: «Budunu yahut iki uyluğunu gönderdi.» ifadesi vardır
وحدثنيه زهير بن حرب، حدثنا يحيى بن سعيد، ح وحدثني يحيى بن حبيب، حدثنا خالد، - يعني ابن الحارث - كلاهما عن شعبة، بهذا الاسناد وفي حديث يحيى بوركها او فخذيها
Bize Ubeydullah b. Muâz El Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti, (Dediki) : Bize Kehmes, ibnü Büreyde'den rivayet etti. Şöyle demiş: Abdullah b. Mugaffel arkadaşlarından bir adamın ufak taş attığını görmüş de ona : — Taş atma! Çünkü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) taş atmaktan hoşlanmazdı —yahut taş atmayı men ederdi—. Zîra bununla av avlanmaz, düşman da bozulmaz. Lâkin bu taş dişi kırar ve gözü çıkarır, dedi. Bundan bir müddet sonra o zatın taş attığını gördü ve ona şunu söyledi: — Ben sana Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellm)'in taş atmaktan hoşlanmadığını —yahut taş atmaktan nehyettiğini— haber veriyorum, sonra senin taş attığını görüyorum. Seninle şu ve şu müddet zarfında bir tek kelime konuşmam
حدثنا عبيد الله بن معاذ العنبري، حدثنا ابي، حدثنا كهمس، عن ابن بريدة، قال راى عبد الله بن المغفل رجلا من اصحابه يخذف فقال له لا تخذف فان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يكره - او قال - ينهى عن الخذف فانه لا يصطاد به الصيد ولا ينكا به العدو ولكنه يكسر السن ويفقا العين . ثم راه بعد ذلك يخذف فقال له اخبرك ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يكره او ينهى عن الخذف ثم اراك تخذف لا اكلمك كلمة كذا وكذا
{…} Bana Ebû Dâvud, Süleyman b. Ma'bed rivayet etti. (Dediki): Bize Osman b. Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Kehmes bu isnadla bu hadîsin benzerini haber verdi
حدثني ابو داود، سليمان بن معبد حدثنا عثمان بن عمر، اخبرنا كهمس، بهذا الاسناد نحوه