Loading...

Loading...
Kitap
3.180 Hadis
Bana Ebu'r-Rabî'Ez-Zehrânî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd yâni îbni Zeyd, Sabit ile Abdulaziz b. Suheyb'den, onlar da Enes'den naklen rivayet etti. H. Bize bu hadîsi Kuteybetü'bnu Saîd dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd yâni îbni Zeyd, Sabit ile Şuayb b. Hab Hâb'dan, onlar da Enes'den nakîen rivayet eyledi. H. Bize Kuteybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Avâne, Katâde ile Abdulaziz'den, onlar da Enes'den naklen rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Ubeyd El-Guberî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Avâne, Ebu Osman'dan, o da Enes'den naklen rivayet eyledi. H. Bana Züheyr b. Harb dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Şuayb Habhâb'dan, o 'da Enes'den naklen rivayet eyledi. H. Bana Muhammed b. Rafi'de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem ile Ömer b. Sa'd ve Abdurrezzak toptan Süfyan'dan, o da Yunus b. Ubey'den, o da Şuayb b. Habhâb'dan, o da Enes'den naklen rivayet ettiler. Bu râvilerin her biri Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen onun Safiyye'yi azâd ettiğini ve azâd buyurmasını, ona mehir yaptığını rivayet etmişlerdir. Muâz'ın babasından rivayet ettiği hadîste; «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Safiyye ile evlendi de azâd buyurmasını ona mehir yaptı.» ifâdesi vardır
وحدثني ابو الربيع الزهراني، حدثنا حماد، - يعني ابن زيد - عن ثابت، وعبد، العزيز بن صهيب عن انس، ح وحدثناه قتيبة بن سعيد، حدثنا حماد، - يعني ابن زيد - عن ثابت، وشعيب، بن حبحاب عن انس، ح وحدثنا قتيبة، حدثنا ابو عوانة، عن قتادة، وعبد العزيز، عن انس، ح وحدثنا محمد بن عبيد الغبري، حدثنا ابو عوانة، عن ابي عثمان، عن انس، ح وحدثني زهير بن حرب، حدثنا معاذ بن هشام، حدثني ابي، عن شعيب بن الحبحاب، عن انس، ح وحدثني محمد بن رافع، حدثنا يحيى بن ادم، وعمر بن سعد، وعبد الرزاق، جميعا عن سفيان، عن يونس بن عبيد، عن شعيب بن الحبحاب، عن انس، كلهم عن النبي صلى الله عليه وسلم انه اعتق صفية وجعل عتقها صداقها . وفي حديث معاذ عن ابيه تزوج صفية واصدقها عتقها
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Affân rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit, Enes'den naklen rivayet eyledi. Enes şöyle elemiş: Hayber günü ben Ebu Talha'nın terkisinde idim. Ayağım Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ayağına dokunuyordu. Hayberliler'in yanına güneş doğarken vardık. Hayvanlarını çıkarmışlar (kendileri de) baltaları, zenbilleri ve kürekleriyle dışarı çıkmışlardı. (Bizi görünce: Vay) Muhammed ile ordusu!., dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hayber harabdır! Biz bir kavmin beldesine indikmi tehdit edilenlerin sabahı kötü olur» buyurdular. Allah Azze ve Celle Hayberliler'i hezimete uğrattı. Dihye'nin hissesine güzel bir cariye düştü. Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu beş kişi mukabilinde satın aldı. Sonra çekip çevirmek ve hazırlamak (Râvi demişki: Zannederim Enes şunu da söyledi) ve evinde istibra yapmak için onu Ümmü Süleym'e verdi. Bu câriye Safîyye bihti Huyeyy idi. Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun düğün davetini kuru hurma, kuru süt ve yağ ile yaptı. Yer bir parça kazılarak düzeltildi; deri yaygılar getirilerek oraya yayıldı. Ve kuru süt ile yağ getirildi Halkın karnı doydu. Cemaat (birbirlerine): Bilmiyoruz acaba Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu kadınla evlendi mi, yoksa onu Ümmü veled mi yaptı? Şayet onu örttü ise, bu cariye onun karısı olmuştur. Örtmedi ise, cariye Ümmü veleddir; dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayvanına binmek isteyince Safiyye'yi örttü. Safiyye devenin arka tarafına oturdu. Cemaat da anladılar ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onunla evlenmiş Medine'ye yaklaştıkları vakit Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayvanını sürdü. Biz de hayvanlarımızı sürdük. Derken (Adbâ) yirik kulak deve süredü. Ve hem Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hem de Safiyye yere düştüler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hemen kalkarak Safiyye'yi örttü. Kadınlar bunu görmüşlerdi Allah yahudi kadınını ırak eylesin, dediler. Râvi demişki: Ben (Enes'e) ya Ebâ Hamza! Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) düştü mü? diye sordum, Enes: — îyvallah! Hakikaten düşdü; cevâbını verdi
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عفان، حدثنا حماد بن سلمة، حدثنا ثابت، عن انس، قال كنت ردف ابي طلحة يوم خيبر وقدمي تمس قدم رسول الله صلى الله عليه وسلم - قال - فاتيناهم حين بزغت الشمس وقد اخرجوا مواشيهم وخرجوا بفيوسهم ومكاتلهم ومرورهم فقالوا محمد والخميس - قال - وقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " خربت خيبر انا اذا نزلنا بساحة قوم فساء صباح المنذرين " . قال وهزمهم الله عز وجل ووقعت في سهم دحية جارية جميلة فاشتراها رسول الله صلى الله عليه وسلم بسبعة اروس ثم دفعها الى ام سليم تصنعها له وتهييها - قال واحسبه قال - وتعتد في بيتها وهي صفية بنت حيى - قال - وجعل رسول الله صلى الله عليه وسلم وليمتها التمر والاقط والسمن فحصت الارض افاحيص وجيء بالانطاع فوضعت فيها وجيء بالاقط والسمن فشبع الناس - قال - وقال الناس لا ندري اتزوجها ام اتخذها ام ولد . قالوا ان حجبها فهى امراته وان لم يحجبها فهى ام ولد فلما اراد ان يركب حجبها فقعدت على عجز البعير فعرفوا انه قد تزوجها . فلما دنوا من المدينة دفع رسول الله صلى الله عليه وسلم ودفعنا - قال - فعثرت الناقة العضباء وندر رسول الله صلى الله عليه وسلم وندرت فقام فسترها وقد اشرفت النساء فقلن ابعد الله اليهودية . قال قلت يا ابا حمزة اوقع رسول الله صلى الله عليه وسلم قال اي والله لقد وقع
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Şebâbe rivayet etti. (Dedikî): Bize Süleyman, Sâbit'ten, o da Enes'âen naklen rivayet eyledi. H. Bana bu hadîsi Abdullah b. Hâşim b. Hayyân da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Muğira, Sâbit'ten rivayet etti. (Demişki): Bize Enes rivayet eyledi. (Dediki): Safiyye taksimde Dihye'ye düştü. Cemaat onu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında medh etmeye ve: Esirler içinde onun gibisini görmedik, demeye başladılar. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Dihye'ye haber gönderdi. Ve Safiyye'ye bedel ne isterse verdi. Sonra Safiyye'yi anneme teslim ederek : «Bunu çek çevir!» buyurdu. Bilâhare Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber'den çıktı. Hayber'i arkasında bıraktığı vakit konakladı. (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Sonra Safiyye'nin üzerine çadır kurdu. Sabaha çıkınca Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kimin yanında fazla yiyecek varsa onu bize getirsin!» buyurdular. Artık kimi hurmanın, kimi kavrulmuş unun fazlasını getirmeye başladılar. Hattâ bundan bir karıştırma yığını yaptılar. Ve bu karıştırmadan yemeğe, yanıbaşlarındaki yağmur suyundan birikmiş havuzlardan da su içmeye başladılar. Sabit demiş ki: Müteakiben Enes şunu söyledi: işte bu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Safiyye için düğün daveti oldu. Sonra yola revan olduk. Medine'nin duvarlarını görünce ona olan iştiyakımız arttı da hayvanlarımızı sürdük. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de hayvanını sürdü. Safiyye arkasindaydı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu terkisine almıştı. Derken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hayvanı sürçtü. Ve hem kendisi hem Safiyye yere düştüler. Halkdan ne Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e, ne de Safıyye'ye bakan hiç bir kimse yoktu. Nihayet Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kalkdı da Safiyye'yi örttü. Müteakiben biz yanına geldik. (Bize) : «Bîr şeyimiz yok!» dedi. Az sonra Medine'ye girdik. Hemen Medine'nin genç kadınları dışarı çıktılar. Safiyye'yi birbirlerine gösteriyor. Onun yere düşmesine seviniyorlardı
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا شبابة، حدثنا سليمان، عن ثابث، عن انس، ح وحدثني به عبد الله بن هاشم بن حيان، - واللفظ له - حدثنا بهز، حدثنا سليمان، بن المغيرة عن ثابت، حدثنا انس، قال صارت صفية لدحية في مقسمه وجعلوا يمدحونها عند رسول الله صلى الله عليه وسلم - قال - ويقولون ما راينا في السبى مثلها - قال - فبعث الى دحية فاعطاه بها ما اراد ثم دفعها الى امي فقال " اصلحيها " . قال ثم خرج رسول الله صلى الله عليه وسلم من خيبر حتى اذا جعلها في ظهره نزل ثم ضرب عليها القبة فلما اصبح قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من كان عنده فضل زاد فلياتنا به " . قال فجعل الرجل يجيء بفضل التمر وفضل السويق حتى جعلوا من ذلك سوادا حيسا فجعلوا ياكلون من ذلك الحيس ويشربون من حياض الى جنبهم من ماء السماء - قال - فقال انس فكانت تلك وليمة رسول الله صلى الله عليه وسلم عليها - قال - فانطلقنا حتى اذا راينا جدر المدينة هششنا اليها فرفعنا مطينا ورفع رسول الله صلى الله عليه وسلم مطيته - قال - وصفية خلفه قد اردفها رسول الله صلى الله عليه وسلم - قال - فعثرت مطية رسول الله صلى الله عليه وسلم فصرع وصرعت قال فليس احد من الناس ينظر اليه ولا اليها حتى قام رسول الله صلى الله عليه وسلم فسترها - قال - فاتيناه فقال " لم نضر " . قال فدخلنا المدينة فخرج جواري نسايه يتراءينها ويشمتن بصرعتها
{…} Enes demişki : Ben Zeyneb'in düğün davetinde de bulundum. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) halkı ekmek ve etle doyurdu. Beni cemâati çağırmak için gönderiyordu. Bu iş bitince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kalktı. Ben de kendisini takib ettim. (Davetlilerden) iki kişi muhabbete dalmış dışarı çıkmamışlardı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadınlarının yanına uğruyor, her birine selâm vererek : — «Selâm sîze! Nasılsınız ey ehl-i beyt?» diyor, onlar da: ----iyiyiz yâ Resulallah! Aileni nasıl buldun? diye soruyorlardı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «iyi buldum!» diyordu. Bu işi bitirdikten sonra geri döndü. Ben de onunla beraber döndüm. Kapıya varınca baktı ki, o iki adam hâlâ orada... Muhabbete dalmışlar. Onun döndüğünü görünce kalkıp çıktılar. Vallahi bu adamların çıktıklarını ona benmi haber verdim yoksa bu hususta vahi mi indi bilmiyorum. Hâsılı Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) döndü. Ben de onunla beraber döndüm. Ayağını kapının eşiğine koyunca benimle kendisi arasına perde çekti. Allah Teâlâ da şu âyeti indirdi : «Nebiin evlerine gitmeyin! Meğerki size izin verilmiş ola!., [ Ahzab]
قال انس وشهدت وليمة زينب فاشبع الناس خبزا ولحما وكان يبعثني فادعو الناس فلما فرغ قام وتبعته فتخلف رجلان استانس بهما الحديث لم يخرجا فجعل يمر على نسايه فيسلم على كل واحدة منهن " سلام عليكم كيف انتم يا اهل البيت " . فيقولون بخير يا رسول الله كيف وجدت اهلك فيقول " بخير " . فلما فرغ رجع ورجعت معه فلما بلغ الباب اذا هو بالرجلين قد استانس بهما الحديث فلما راياه قد رجع قاما فخرجا فوالله ما ادري انا اخبرته ام انزل عليه الوحى بانهما قد خرجا فرجع ورجعت معه فلما وضع رجله في اسكفة الباب ارخى الحجاب بيني وبينه وانزل الله تعالى هذه الاية { لا تدخلوا بيوت النبي الا ان يوذن لكم} الاية
Bize Muhammed b. Hatim b. Meyraun rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Rafi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'n-Nadr Hâşim b. Kasım rivayet eyledi. Behz ile Hâşim ikisi birden demişlerki : Bize Süleyman b. Muğira, Sabit'ten, o da Enes'den naklen rivayet eyledi. Bu hadîs Behz'indir. (Demişki): Zeyneb'in iddeti bitince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Zeyd'e : «Onu bana iste!» buyurmuş. Zeyd gitmiş. Zeyneb'e vardığında onu hamurunu mayalarken bulmuş. Zeyd şöyle demiş: Zeyneb'i görünce kalbimde büyüdü. Hattâ Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisini istedi diye yüzüne bile bakamadım da ona sırtımı çevirdim. Ve ters döndüm. Sonra : — Yâ Zeyneb! (Beni) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) seni istemeye gönderdi, dedim. Zeyneb : — Rabbimden emir almadıkça ben bir şey yapamam, diyerek kalktı namazgahına gitti ve Kur'ân indi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gelerek Zeyneb'in yanına izinsiz girdi. Vallahi öyle halimizi gördüm ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) güneş yükseldiği zaman bîze ekmek ve et yedirdi. Müteakiben halk dışarı çıktı. Yemekten sonra evde birkaç kişi kalmış konuşuyorlardı. Derken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de çıktı. Ben kendisini takib ettim. Kadınlarının hücrelerini dolaşarak onlara selâm veriyor, onlar da kendisine : — Yâ Resulallah! Aileni nasıl buldun? diye soruyorlardı. Bilmiyorum cemâatin evden çıktıklarını ben mi ona haber verdim; yoksa o mu bana haber verdi. Bunun üzerine giderek eve girdi. Ben de onunla beraber girmek üzere gittim. Ama benimle kendi arasına perde çekti ve tesettür âyeti indi. Halka (bu âyetlerde) alabildiğine vaz edildi. ibni Râfi' kendi hadîsinde: «Allah hakkı söylemekten utanmaz» âyet-i kerîmesine kadar şu âyeti ziyade etti: «Nebiin hanelerine girmeyin! Meğerki size pişmesini beklememek şartıyla yemeğe kalmaya izin verilmiş ola.»
حدثنا محمد بن حاتم بن ميمون، حدثنا بهز، ح وحدثني محمد بن رافع، حدثنا ابو النضر، هاشم بن القاسم قالا جميعا حدثنا سليمان بن المغيرة، عن ثابت، عن انس، وهذا حديث بهز قال لما انقضت عدة زينب قال رسول الله صلى الله عليه وسلم لزيد " فاذكرها على " . قال فانطلق زيد حتى اتاها وهى تخمر عجينها قال فلما رايتها عظمت في صدري حتى ما استطيع ان انظر اليها ان رسول الله صلى الله عليه وسلم ذكرها فوليتها ظهري ونكصت على عقبي فقلت يا زينب ارسل رسول الله صلى الله عليه وسلم يذكرك . قالت ما انا بصانعة شييا حتى اوامر ربي . فقامت الى مسجدها ونزل القران وجاء رسول الله صلى الله عليه وسلم فدخل عليها بغير اذن قال فقال ولقد رايتنا ان رسول الله صلى الله عليه وسلم اطعمنا الخبز واللحم حين امتد النهار فخرج الناس وبقي رجال يتحدثون في البيت بعد الطعام فخرج رسول الله صلى الله عليه وسلم واتبعته فجعل يتتبع حجر نسايه يسلم عليهن ويقلن يا رسول الله كيف وجدت اهلك قال فما ادري انا اخبرته ان القوم خرجوا او اخبرني - قال - فانطلق حتى دخل البيت فذهبت ادخل معه فالقى الستر بيني وبينه ونزل الحجاب قال ووعظ القوم بما وعظوا به . زاد ابن رافع في حديثه { لا تدخلوا بيوت النبي الا ان يوذن لكم الى طعام غير ناظرين اناه} الى قوله { والله لا يستحيي من الحق}
Bize Ebu'r-Ram' Ez-Zehrâni ile Ebu Kâmil Fudayl b. Hüseyin ve Kuteybetü'bnu Saîd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd yâni ibni Zeyd, Sabit'ten, o da Enes'den naklen rivayet eyledi. (Ebu Kâmil'in rivayetinde: Enes'den işittim ifadesi vardır.) Enes şöyle demiş: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kadınlarından hiç birine Zeyneb için yaptığı kadar düğün daveti yaptığını görmedim. Çünkü (o davette) bir koyun kesmişti. Ebu Kâmil: (Kadınlarından hiç birine) ifâdesinin yerine (hiç bir şeye) tâbirini kullanmıştır
حدثنا ابو الربيع الزهراني، وابو كامل فضيل بن حسين وقتيبة بن سعيد قالوا حدثنا حماد، - وهو ابن زيد - عن ثابت، عن انس، - وفي رواية ابي كامل سمعت انسا، - قال ما رايت رسول الله صلى الله عليه وسلم اولم على امراة - وقال ابو كامل على شىء - من نسايه ما اولم على زينب فانه ذبح شاة
Bize Muhammed b. Amr b. Abbâd b. Cebele b. Ebi Revvâd ile Muhammed b. Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed yâni ibni Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Abdülaziz b. Suhayb'den rivayet eyledi. (Demişki): Ben Enes b. Mâlik'i şunu söylerken işittim: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadınlarından hiç biri için, Zeyneb'e yaptığı düğün davetinden daha çok yahut daha üstün davet yapmamıştır.» Sâbit-i Bünânî, Enes'e: «Ney ile davet yaptı?» diye sormuş. Enes (Radiyallahu anh): Davetlilere ekmek ve et yedirdi. Hatta (bitiremedilerde) bıraktılar bile demiş
حدثنا محمد بن عمرو بن عباد بن جبلة بن ابي رواد، ومحمد بن بشار، قالا حدثنا محمد، - وهو ابن جعفر - حدثنا شعبة، عن عبد العزيز بن صهيب، قال سمعت انس بن مالك، يقول ما اولم رسول الله صلى الله عليه وسلم على امراة من نسايه اكثر او افضل مما اولم على زينب . فقال ثابت البناني بما اولم قال اطعمهم خبزا ولحما حتى تركوه
Bize Yahya b. Habîb El-Hârisi ile Âsim b. Nadr El-Teymî ve Muhammed b. Abdilâlâ hep birden Mu'temir'den rivayet ettiler. Lâfız ibni Habib'indir. (Dediki): Bize Mu'temir b. Süleyman rivayet etti. (Dediki): Ben babamdan işittim. (Dediki): Bize Ebu Rîiclez, Enes b. Mâlik'den naklen rivayet eyledi. Enes şöyle demiş : «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Zeyneb binti Cahş ile evlendiği vakit cemaatı davet etti de yemek yediler. Sonra oturup sohbet ettiler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sanki kalkmağa hazırlanırmış gibi yaptı, fakat cemaat kalkmadılar, Bımu görünce Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kalktı O kalkınca cemaatdan bazıları da kalktılar.» Âsim ile ibni Abdilâlâ kendi hadîslerinde «Üç kişi oturup kaldılar.» demişlerdir. «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) içeriye girmek için geldi. Bir de baktı ki, cemaat oturuyorlar. Sonra onlar da kalkıp gittiler. Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek cemaatın gittiklerini haber verdim. Bunun üzerine geldi ve içeri girdi. Ben de içeriye girmeye hazırlandım ama Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisi ile benim arama perdeyi çekti. Allah (Azze ve- Celle) hazretleri de; (Ey îman edenler! Nebiin hanelerine girmeyin. Meğer ki size pişmesini beklememek şarfıyle yemeğe kalmaya izin verilmiş ola!) âyet-i kerîmesini (Şüphesiz ki, böyle yapmamz Allah indinde büyük günahdır.) kavli kerimine kadar inzal buyurdu
حدثنا يحيى بن حبيب الحارثي، وعاصم بن النضر التيمي، ومحمد بن عبد الاعلى، كلهم عن معتمر، - واللفظ لابن حبيب - حدثنا معتمر بن سليمان، قال سمعت ابي، حدثنا ابو مجلز، عن انس بن مالك، قال لما تزوج النبي صلى الله عليه وسلم زينب بنت جحش دعا القوم فطعموا ثم جلسوا يتحدثون - قال - فاخذ كانه يتهيا للقيام فلم يقوموا فلما راى ذلك قام فلما قام قام من قام من القوم . زاد عاصم وابن عبد الاعلى في حديثهما قال فقعد ثلاثة وان النبي صلى الله عليه وسلم جاء ليدخل فاذا القوم جلوس ثم انهم قاموا فانطلقوا - قال - فجيت فاخبرت النبي صلى الله عليه وسلم انهم قد انطلقوا - قال - فجاء حتى دخل فذهبت ادخل فالقى الحجاب بيني وبينه - قال - وانزل الله عز وجل { يا ايها الذين امنوا لا تدخلوا بيوت النبي الا ان يوذن لكم الى طعام غير ناظرين اناه} الى قوله { ان ذلكم كان عند الله عظيما}
Bana Amru'n-Nâkid rivayet etti. (Dediki): Bize Yâkub b. ibrahim b. Sâd rivayet eyledi. (Dediki): Bize babam, Salih'ten rivayet etti. ibni Şihâb demiş ki, Enes b. Mâlik şunu söyledi: «Ben tesettür (hicab) âyetinin sebebi nüzulünü en iyi bilen bir insanım. Ubeyyü'bnü Ka'b onu bana soruyordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Zeyneb binti Cahş'a zifafa girerek sabahladı. Onunla Medine'de evlenmişti. Güneş yükseldikten sonra halkı yemeğe davet etti. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oturmuştu. Cemaat kalkıp gittikten sonra bir takım adamlar onunla beraber oturup kaldılar. Nihayet Resulullalı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kalkarak yürüdü. Onunla beraber ben de yürüdüm. Hattâ Aişe'nin hücresi kapısına kadar vardı. Sonra kalan cemaatın çıktıklarını tahmin ederek geri döndü. Onunla birlikte ben de döndüm. Bir de baktı ki cemaat hâlâ yerlerinde oturuyorlar. Bunun üzerine tekrar döndü. Ben de döndüm. Aişe'nin hücresine kadar vardı. Ve yine geri döndü. Ben de döndüm. Bir de baktık cemaat kalkıp gitmişler. Müteakiben ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benimle kendisi arasına perde çekti. Allah Teâlâ da tesettür (hicab) âyetini indirdi.»
وحدثني عمرو الناقد، حدثنا يعقوب بن ابراهيم بن سعد، حدثنا ابي، عن صالح، قال ابن شهاب ان انس بن مالك قال انا اعلم الناس، بالحجاب لقد كان ابى بن كعب يسالني عنه . قال انس اصبح رسول الله صلى الله عليه وسلم عروسا بزينب بنت جحش - قال - وكان تزوجها بالمدينة فدعا الناس للطعام بعد ارتفاع النهار فجلس رسول الله صلى الله عليه وسلم وجلس معه رجال بعد ما قام القوم حتى قام رسول الله صلى الله عليه وسلم فمشى فمشيت معه حتى بلغ باب حجرة عايشة ثم ظن انهم قد خرجوا فرجع ورجعت معه فاذا هم جلوس مكانهم فرجع فرجعت الثانية حتى بلغ حجرة عايشة فرجع فرجعت فاذا هم قد قاموا فضرب بيني وبينه بالستر وانزل الله اية الحجاب
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا جعفر، - يعني ابن سليمان - عن الجعد ابي عثمان، عن انس بن مالك، قال تزوج رسول الله صلى الله عليه وسلم فدخل باهله - قال - فصنعت امي ام سليم حيسا فجعلته في تور فقالت يا انس اذهب بهذا الى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقل بعثت بهذا اليك امي وهى تقريك السلام وتقول ان هذا لك منا قليل يا رسول الله - قال - فذهبت بها الى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقلت ان امي تقريك السلام وتقول ان هذا لك منا قليل يا رسول الله . فقال " ضعه - ثم قال - اذهب فادع لي فلانا وفلانا وفلانا ومن لقيت " . وسمى رجالا - قال - فدعوت من سمى ومن لقيت . قال قلت لانس عدد كم كانوا قال زهاء ثلاثماية . وقال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم " يا انس هات التور " . قال فدخلوا حتى امتلات الصفة والحجرة فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ليتحلق عشرة عشرة ولياكل كل انسان مما يليه " . قال فاكلوا حتى شبعوا - قال - فخرجت طايفة ودخلت طايفة حتى اكلوا كلهم . فقال لي " يا انس ارفع " . قال فرفعت فما ادري حين وضعت كان اكثر ام حين رفعت - قال - وجلس طوايف منهم يتحدثون في بيت رسول الله صلى الله عليه وسلم ورسول الله صلى الله عليه وسلم جالس وزوجته مولية وجهها الى الحايط فثقلوا على رسول الله صلى الله عليه وسلم فخرج رسول الله صلى الله عليه وسلم فسلم على نسايه ثم رجع فلما راوا رسول الله صلى الله عليه وسلم قد رجع ظنوا انهم قد ثقلوا عليه - قال - فابتدروا الباب فخرجوا كلهم وجاء رسول الله صلى الله عليه وسلم تى ارخى الستر ودخل وانا جالس في الحجرة فلم يلبث الا يسيرا حتى خرج على . وانزلت هذه الاية فخرج رسول الله صلى الله عليه وسلم وقراهن على الناس { يا ايها الذين امنوا لا تدخلوا بيوت النبي الا ان يوذن لكم الى طعام غير ناظرين اناه ولكن اذا دعيتم فادخلوا فاذا طعمتم فانتشروا ولا مستانسين لحديث ان ذلكم كان يوذي النبي} الى اخر الاية . قال الجعد قال انس بن مالك انا احدث الناس عهدا بهذه الايات وحجبن نساء النبي صلى الله عليه وسلم
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da ibni Ömer'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. ibni Ömer (Demişki): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biriniz davet'e çağırılırsa hemen ona gitsin!» buyurdular
حدثنا يحيى بن يحيى، قال قرات على مالك عن نافع، عن ابن عمر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا دعي احدكم الى الوليمة فلياتها
Bize Muhammed b. El-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Halid b. Haris, Ubeydullah'dan, o da Nâfi'den, o da ibni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti kî: «Biriniz davete çağırılırsa hemen icabet etsin!» buyurmuşlar. Hâlid demiş ki: «Bir de baktım Ubeydullah bu icabeti düğün dâvetine hamlediyor.»
وحدثنا محمد بن المثنى، حدثنا خالد بن الحارث، عن عبيد الله، عن نافع، عن ابن عمر، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " اذا دعي احدكم الى الوليمة فليجب " . قال خالد فاذا عبيد الله ينزله على العرس
Bize îbni Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da ibni Ömer'den naklen rivayet eyledi ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biriniz bir düğün davetine çağrılırsa hemen icabet etsin!» buyurmuşlar
حدثنا ابن نمير، حدثنا عبيد الله، عن نافع، عن ابن عمر، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " اذا دعي احدكم الى وليمة عرس فليجب
Bana Ebu'r-Rabi' ile Ebu Kâmil rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammad rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyub rivayet etti. H. Bize Kuteybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd, Eyyub'dan. o da Nâfi'den, o da ibni Ömer'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Çağrıldığınız zaman davete gidin!» buyurmuşlar
حدثني ابو الربيع، وابو كامل قالا حدثنا حماد، حدثنا ايوب، ح وحدثنا قتيبة، حدثنا حماد، عن ايوب، عن نافع، عن ابن عمر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ايتوا الدعوة اذا دعيتم
Bana Muhammed b. Rafi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrezzak rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Eyyub'dan, o da Nâfi'den, naklen haber verdi ki, ibni Ömer, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen şunu söylüyormuş: «Bîriniz düğün davetine olsun veya benzeri bir davet için olsun din kardeşini davet ederse hemen icabet eylesin!»
وحدثني محمد بن رافع، حدثنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، عن ايوب، عن نافع، ان ابن عمر، كان يقول عن النبي صلى الله عليه وسلم " اذا دعا احدكم اخاه فليجب عرسا كان او نحوه
Bana îshak b. Mensur rivayet etti. (Dediki): Bana isâ b. Munzir rivayet etti. (Dediki): Bize Bakiyye rivayet eyledi. (Dediki): Bize Zübeydî, Nafi'den, o da ibni Ömer'den naklen rivayette bulundu. ibni Ömer şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir kimse düğün davetine veya benzerî bir şeye çağrılırsa hemen icabet etsin!» buyurdular
وحدثني اسحاق بن منصور، حدثني عيسى بن المنذر، حدثنا بقية، حدثنا الزبيدي، عن نافع، عن ابن عمر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من دعي الى عرس او نحوه فليجب
Bana Humeyd b. Mes'adete'I-Bâhilî rivayet etti, (Dediki): Bize Bişr b. Mufaddal rivayet etti. (Dediki); Bize ismail b. Ümeyye, Nafi/den, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayet eyledi. ibni Ömer şoyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Çağrıldığınız zaman davete gidin!» buyurdular
حدثني حميد بن مسعدة الباهلي، حدثنا بشر بن المفضل، حدثنا اسماعيل بن، امية عن نافع، عن عبد الله بن عمر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ايتوا الدعوة اذا دعيتم
Bana Harun b. Abdillah rivayet etti.(Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed, ibni Cüreyc'den rivayet etti. (Demişki): Bana Musa b. Ukbe, Nafi'den naklen haber verdi. (Demişki): Ben Abdullah b. Ömer'i şunu söylerken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Çağrıldığınız taktirde bu davete icabet edin!» buyurdular. Kura'da olsa dahi. Nafi' demiş ki : «Abdullah b. Ömer düğünde olsun, düğünden başka bir hususta olsun davete gelirdi. Oruçlu iken dahi davete gelirdi.»
وحدثني هارون بن عبد الله، حدثنا حجاج بن محمد، عن ابن جريج، اخبرني موسى بن عقبة، عن نافع، قال سمعت عبد الله بن عمر، يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اجيبوا هذه الدعوة اذا دعيتم لها " . قال وكان عبد الله بن عمر ياتي الدعوة في العرس وغير العرس وياتيها وهو صايم
Bana Harmeletü'bnu Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize îbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Ömer b. Muhammed, Nafi'den, o da ibni Ömer den naklen rivayette bulundu ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Paça yemeğe çağrılırsanız hemen icabet edin!» buyurmuşlar
وحدثني حرملة بن يحيى، اخبرنا ابن وهب، حدثني عمر بن محمد، عن نافع، عن ابن عمر، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " اذا دعيتم الى كراع فاجيبوا
Bize Muhammed b. El-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman b. Mehdi rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bzei babam rivayet etti. Abdurrahman ile ibni Numeyr demişlerki: Bize Süfyan, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den nakieıı rivayet eyledi. Câbir şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz bir yemeğe davet olunursa hemen icabet eylesin! Artık isterse yer, isterse yemez.» buyurdular. ibnul Müsennâ: «Yemeğe» kaydını zikretmedi
وحدثنا محمد بن المثنى، حدثنا عبد الرحمن بن مهدي، ح وحدثنا محمد بن عبد، الله بن نمير حدثنا ابي قالا، حدثنا سفيان، عن ابي الزبير، عن جابر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا دعي احدكم الى طعام فليجب فان شاء طعم وان شاء ترك " . ولم يذكر ابن المثنى " الى طعام