Loading...

Loading...
Kitap
607 Hadis
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer (Radiyallahû anhüma)'dan naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Beş nevi hayvan vardır ki, bunları öldürmekde İhrâmlıya günâh yoktur: Karga, çaylak, akreb, fare ve kuduz köpek.» buyurdular
وحدثنا يحيى بن يحيى، قال قرات على مالك عن نافع، عن ابن عمر، - رضى الله عنهما - ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " خمس من الدواب ليس على المحرم في قتلهن جناح الغراب والحداة والعقرب والفارة والكلب العقور
Bize Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr rivayet eyledi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. Dedi ki: — Nâfi'e: İbni Ömer'den, ihrâmlı bir kimseye ne gibi hayvanları öldürmeyi helâl gördüğünü işittin? diye sordum. Nâfi' bana şu cevâbı verdi: — Abdullah (Dediki): Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i — Beş nevi hayvan vardır kî, onları öldürene, öldürdüğünden dolayı bir günah yoktur. (Bunlar): Karga, çaylak, akreb, fare ve kuduz köpek (tir)» buyururken işittim
وحدثنا هارون بن عبد الله، حدثنا محمد بن بكر، حدثنا ابن جريج، قال قلت لنافع ماذا سمعت ابن عمر، يحل للحرام قتله من الدواب فقال لي نافع قال عبد الله سمعت النبي صلى الله عليه وسلم يقول " خمس من الدواب لا جناح على من قتلهن في قتلهن الغراب والحداة والعقرب والفارة والكلب العقور
{…} Bize bu hadisi Kuteybe ile İbni Rumh dahi Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Şeybân b. Ferrûh da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr yâni İbni Hâzim rivayet etti. Bunların ikisi de Nâfi'den rivayet etmişler. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Aliyyü'bnü Müshir rivayet eyledi. H, Bize îbni Nümeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Bu râvîler toptan Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bana Ebû Kâmil dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb rivayet etti. H. Bize Îbnü'l-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Harun rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd haber verdi. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbni Ömer (Radiyallahu anh)'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Mâlik ile îbni Cüreyc'in hadîsleri gibi rivayette bulunmuş; ve hiç birisi Nâfi'den, o da Îbni Ömer (Radiyallahü anhüma) dan naklen onun: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim.» dediğini söylememişlerdir. Yalnız İbni Cüreyc tek başına istisna teşkil etmiştir. Bu husûsda îbni îshâk dahî îbni Cüreyc'e tâbi' olmuştur
وحدثناه قتيبة، وابن، رمح عن الليث بن سعد، ح وحدثنا شيبان بن فروخ، حدثنا جرير، - يعني ابن حازم - جميعا عن نافع، ح وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا علي، بن مسهر ح وحدثنا ابن نمير، حدثنا ابي جميعا، عن عبيد الله، ح وحدثني ابو كامل، حدثنا حماد، حدثنا ايوب، ح وحدثنا ابن المثنى، حدثنا يزيد بن هارون، اخبرنا يحيى بن سعيد، كل هولاء عن نافع، عن ابن عمر، - رضى الله عنهما - عن النبي صلى الله عليه وسلم . بمثل حديث مالك وابن جريج ولم يقل احد منهم عن نافع عن ابن عمر - رضى الله عنهما - سمعت النبي صلى الله عليه وسلم . الا ابن جريج وحده وقد تابع ابن جريج على ذلك ابن اسحاق
Bana bu hadîsi Fadl b. Sehl dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Hârûn rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. îshâk, Nâfi' ile Ubeydullan b. Abdillâh'dan, onlar da İbni Ömer (Radiyallahu anhüma)'dan naklen haber verdi. îbni Ömer: — Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Beş çeşit hayvan vardır ki, onlardan Haremde öldürülenin katlinde günâh yoktur.» buyururken işittim, demiş; ve yukarıki hadîsdekilerin mislini zikretmiştir
وحدثنيه فضل بن سهل، حدثنا يزيد بن هارون، اخبرنا محمد بن اسحاق، عن نافع، وعبيد الله بن عبد الله، عن ابن عمر، - رضى الله عنهما - قال سمعت النبي صلى الله عليه وسلم يقول " خمس لا جناح في قتل ما قتل منهن في الحرم " . فذكر بمثله
Bize Yahya b. Yahya ile Yahya b. Eyyûb, Kuteybe ve İbni Hucr rivayet ettiler. Yahya (Bize haber verdi), diğerleri (Bize rivayet etti) tabirlerini kullandılar. (Dediler ki) : Bize İsmail b. Ca'fer, Abdullah b. Dinar'dan naklen rivayet etti. O da Abdullah b. Ömer (Radiyallahû anhüma)'yı şöyle derken işitmiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Beş nevi hayvan vardır ki, bir kimse ihrâmlı olduğu halde bunları öldürürse kendisine onlardan dolayı hiç bir günah yoktur, (bu hayvanlar): akreb, fare, kuduz köpek, karga ve çaylacıktır.» buyurdular. Hadîsin lâfzı Yahya b. Yahya'ya âid'dir
وحدثنا يحيى بن يحيى، ويحيى بن ايوب، وقتيبة، وابن، حجر قال يحيى بن يحيى اخبرنا وقال الاخرون، حدثنا اسماعيل بن جعفر، عن عبد الله بن دينار، انه سمع عبد، الله بن عمر - رضى الله عنهما - يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " خمس من قتلهن وهو حرام فلا جناح عليه فيهن العقرب والفارة والكلب العقور والغراب والحديا " . واللفظ ليحيى بن يحيى
Bana Ubeydullah b. Ömer El-Kavârîrî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd yâni İbni Zeyd, Eyyûb'dan rivayet etti. H. Bana Ebû'r-Rabî' rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb rivayet eti. (Dediki): Mücâhid'i, Abdurrahmân b. Ebî Leylâ'dan, o da Kâ'b b. Ücra' (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet ederken dinledim. Kâ'b Radiyallahu anh) şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hudeybiye zamanında yanıma geldi. Ben, çömleğimin altına ateş yakıyordum. —Kavârirî çömleğimin, Ebû'r-Rabî' ise bunumun altına; dediler.— Yüzümden bitler saçılıyordu. (Bunu görünce) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — »Başının böcekleri sana eziyet veriyor mu?» diye sordu. Ben: — «Evet» cevâbını verdim. — «Öyle ise traş ol da üç gün oruç tut! Yahut altı fakir doyur veya bir kurban kes!» buyurdular. Eyyûb: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bunların hangisinden başladığını bilemiyorum.» demiş
وحدثني عبيد الله بن عمر القواريري، حدثنا حماد، - يعني ابن زيد - عن ايوب، ح وحدثني ابو الربيع، حدثنا حماد، حدثنا ايوب، قال سمعت مجاهدا، يحدث عن عبد الرحمن، بن ابي ليلى عن كعب بن عجرة، - رضى الله عنه - قال اتى على رسول الله صلى الله عليه وسلم زمن الحديبية وانا اوقد تحت - قال القواريري قدر لي . وقال ابو الربيع برمة لي - والقمل يتناثر على وجهي فقال " ايوذيك هوام راسك " . قال قلت نعم . قال " فاحلق وصم ثلاثة ايام او اطعم ستة مساكين او انسك نسيكة " . قال ايوب فلا ادري باى ذلك بدا
{…} Bana Alîyyu'bnü Hucr Es-Sa'dî ile Züheyr b. Harb ve Yakûb b. İbrâhîm toptan İbni Uleyye'den, o da Eyyûb'dan bu isnâdda bu hadlsİn mislini rivayet ettiler
حدثني علي بن حجر السعدي، وزهير بن حرب، ويعقوب بن ابراهيم، جميعا عن ابن علية، عن ايوب، في هذا الاسناد . بمثله
Bize Muhammed b. El-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Adiyy, İbnî Avn'dan, o da Mücâhid'den, o da Abdurrahmân b. Ebl Leylâ'dan, o da Kâ'b b. Ucra (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet eyledi. Kâ'b şöyle demiş: Şu âyet (yâni) : «Sizden kim hasta olur yahut başından elemi bulunursa ona oruçtan yahut sadakadan veya kurbandan bir fidye lâzım gelir.» [ Bakara 196 ] kavl-i kerimi benim hakkımda nazil olmuştur. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldim, bana: — «Yaklaş!» dedi. Ben de yaklaştım. (Tekrar): — «Yaklaş!» buyurdu. Ben yine yaklaştım. Bunun üzerine (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz: — «Böceklerin sana eziyet veriyor mu?» buyurdular. İbni Avn demişki: «Zannederim Kâ'b: «Evet!» cevâbını vermiş. Kâ'b (Radiyallahu anh): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bana oruçtan yahut sadakadan yahut da kurbandan kolayına gelen bir fidye vermemi emir buyurdu; demiş.»
وحدثنا محمد بن المثنى، حدثنا ابن ابي عدي، عن ابن عون، عن مجاهد، عن عبد الرحمن بن ابي ليلى، عن كعب بن عجرة، - رضى الله عنه - قال في انزلت هذه الاية { فمن كان منكم مريضا او به اذى من راسه ففدية من صيام او صدقة او نسك} قال فاتيته فقال " ادنه " . فدنوت فقال " ادنه " . فدنوت . فقال صلى الله عليه وسلم " ايوذيك هوامك " . قال ابن عون واظنه قال نعم . قال فامرني بفدية من صيام او صدقة او نسك ما تيسر
Bize İbni Numeyir rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki):,Bize Şeyf rivayet etti. (Dediki): Mücâhidi şöyle derken işittim: Bana Abdurrahman b. Ebî Leylâ rivayet etti. (Dediki): Bana Kâ'b b. Ucra (Radiyallahu anh) riyâyet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun yanında durmuş. Başından bitler saçılıyormuş. —«Böceklerin sona eziyet veriyor mu?» diye sormuş. (Kâ'b demiş ki): «Ben: — Evet; cevâbını verdim; — Öyte ise başını traş et buyurdular. Şu âyet (yâni) : (Sizden kim hasta olur yahut başından elemi bulunursa ona oruçtan yahut sadakadan veya kurbandan, bir fidye lâzım gelir.) kavl-i kerîmi benim hakkımda nazil oldu. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana : — Uç gün oruç tut! yahut bir farak zahireyi altı fakire tasadduk et! Veya mümkün olan bir hayvanı kes! buyurdular
وحدثنا ابن نمير، حدثنا ابي، حدثنا سيف، قال سمعت مجاهدا، يقول حدثني عبد، الرحمن بن ابي ليلى حدثني كعب بن عجرة، - رضى الله عنه - ان رسول الله صلى الله عليه وسلم وقف عليه وراسه يتهافت قملا فقال " ايوذيك هوامك " . قلت نعم . قال " فاحلق راسك " . قال ففي نزلت هذه الاية { فمن كان منكم مريضا او به اذى من راسه ففدية من صيام او صدقة او نسك} فقال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم " صم ثلاثة ايام او تصدق بفرق بين ستة مساكين او انسك ما تيسر
Bize Muhammed b. Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, İbni Ebî Necîh ile Eyyûb, Humeyd ve Abdülkerîm'den, onlarda Mücâhid'den, o da İbni Ebî Leylâ'dan, o da Kâ'b b. Ucra (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke'ye girmezden önce Hudeybiye'de Kâ'b ihram'a girmiş, çömleğin, altına ateş yakarken onun yanına uğramış. Kâ'b'ın yüzünden bitler saçılıyormuş. Resulullah (/Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — «Bu böceklerin sana eziyet veriyor mu? » diye sormuş. Kâ'b: — «Evet!» cevâbını vermiş. — «Öyle ise başını traş et de bir farak zahireyi altı fakir arasında taksim eti Yahut üç gün oruç tut veya bir hayvan kes!» buyurmuşlar. Farak üç sâ' alan bir ölçektir. İbni Ebî Necîh; «Yahut bir koyun kes!» diye rivayet etmişdir
وحدثنا محمد بن ابي عمر، حدثنا سفيان، عن ابن ابي نجيح، وايوب، وحميد، وعبد، الكريم عن مجاهد، عن ابن ابي ليلى، عن كعب بن عجرة، - رضى الله عنه - ان النبي صلى الله عليه وسلم مر به وهو بالحديبية قبل ان يدخل مكة وهو محرم وهو يوقد تحت قدر والقمل يتهافت على وجهه فقال " ايوذيك هوامك هذه " . قال نعم . قال " فاحلق راسك واطعم فرقا بين ستة مساكين - والفرق ثلاثة اصع - او صم ثلاثة ايام او انسك نسيكة " . قال ابن ابي نجيح " او اذبح شاة
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Abdillâh, Hâlid'den, o da Ebû Kılâbe'den, o da Abdurrahmân b. Ebî Leylâ'dan, o da Kâ'b b. Ucra (Radiyallahu anh)'dan naklen haber verdiki, Hudeybiye zamanında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun yanına uğrayarak: «Başının böcekleri sana eziyet verdi mi?» diye sormuş. Kâ'b: — «Evet!» cevâbını vermiş. Bunun üzeriae Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona : — «Başını traş eti Sonra kurban olarak bir koyun kes yahut üç gün oruç tütl Veya üç sâ' hurmayı altı fakire it'âm eyle!» buyurmuşlar
وحدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا خالد بن عبد الله، عن خالد، عن ابي قلابة، عن عبد الرحمن بن ابي ليلى، عن كعب بن عجرة، رضى الله عنه ان رسول الله صلى الله عليه وسلم مر به زمن الحديبية فقال له " اذاك هوام راسك " . قال نعم . فقال له النبي صلى الله عليه وسلم " احلق راسك ثم اذبح شاة نسكا او صم ثلاثة ايام او اطعم ثلاثة اصع من تمر على ستة مساكين
Bize Muhammed b. El-Müsenn& ile İbni Beşşâr rivayet ettiler, İbnü'l-Müsennâ (dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Abdurrahman b. Esbahânî'den, o da Abdullah b. Ma'kîl'den naklen rivayet etti.» (Demiş ki): . Kâ'b (Radiyallahu anh) mescîdde iken yanına oturdum da şu' âyeti sordum: «Oruçtan yahut sadakadan yahut kurbandan bir fidye lâzımdır.» Ka*b (Radiyallahu anh): — «O, benim hakkımda nazil olmuştur. Başımdan elemim vardı. Bu sebeple bitler yüzüme saçılarak Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürüldüm, de: — Meşakkatin bu gördüğüm dereceyi bulacağını zannetmezdim. Bir koyun bulabilecek misin ? buyurdu. Ben: - Hayır! cevâbını verdim. Bunun üzerine şu: «Oruçtan, yahut sadakadan yahut kurbandan bir fidye lâzım gelir.» Ayet-i kerîmesi nazil oldu. Üç gün oruç yahut her fakire yarım sâ' yiyecek vermek suretiyle altı fakir doyurmak hassaten benim hakkımda nazil olmuştur. Ama o, sizin umumunuza şâmildir.» dedi
وحدثنا محمد بن المثنى، وابن، بشار قال ابن المثنى حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، عن عبد الرحمن بن الاصبهاني، عن عبد الله بن معقل، قال قعدت الى كعب - رضى الله عنه - وهو في المسجد فسالته عن هذه الاية { ففدية من صيام او صدقة او نسك} فقال كعب رضى الله عنه نزلت في كان بي اذى من راسي فحملت الى رسول الله صلى الله عليه وسلم والقمل يتناثر على وجهي فقال " ما كنت ارى ان الجهد بلغ منك ما ارى اتجد شاة " . فقلت لا فنزلت هذه الاية { ففدية من صيام او صدقة او نسك} قال صوم ثلاثة ايام او اطعام ستة مساكين نصف صاع طعاما لكل مسكين - قال - فنزلت في خاصة وهى لكم عامة
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr, Zekeriyyâ b. Ebî Zâide'den rivayet etti. (Demişki): Bize Abdurrahman b. Esbahânî rivayet etti. (Dediki): Bana Abdullah b. Ma'kil rivayet etti. (Dediki): Bana Kâ'b b. Ucra (Radiyallahu anh) rivayet etti. Kendisi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte ihrâmlı olarak yola çıkmış da başı ve sakalı bitlenmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu haber alarak ona haber göndermiş.. Ve berberi çağırarak başını tıraş ettirmiş. Sonra ona: — «Yanında kurban var mı?» diye sormuş. Kâ'b (Radiyallahu anh) : — «Ona kudretim yoktur.» cevabını vermiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de üç gün oruç tutmasını yahut her iki fakire bir sâ' yiyecek vermek suretiyle altı fakir doyurmasını emir buyurmuş. Bunun üzerine Allah (Azze ve Cell) hassaten Kâ'b (Radiyallahu anh) hakkında: (Sizden kim hasta olur yahut başından elemi bulunursa... ilâ ahir...) âyet-i kerîmesini indirmiş. Sonra bu âyet bütün müslümanlara şâmil olmuş
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبد الله بن نمير، عن زكرياء بن ابي زايدة، حدثنا عبد الرحمن بن الاصبهاني، حدثني عبد الله بن معقل، حدثني كعب بن عجرة، - رضى الله عنه - انه خرج مع النبي صلى الله عليه وسلم محرما فقمل راسه ولحيته فبلغ ذلك النبي صلى الله عليه وسلم فارسل اليه فدعا الحلاق فحلق راسه ثم قال له " هل عندك نسك " . قال ما اقدر عليه . فامره ان يصوم ثلاثة ايام او يطعم ستة مساكين لكل مسكينين صاع فانزل الله عز وجل فيه خاصة { فمن كان منكم مريضا او به اذى من راسه} ثم كانت للمسلمين عامة
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. İshak (bize haber verdi), ötekiler (Bize rivayet etti) ta'bîrlerini kullandılar. (Dedilerkî): Bize Süfyân b. Uyeyne, Amr'dau, o da Tâvûs ile Atâ'dan, onlar da İbni Abbâs (Radiyallahu anhüma)'dan naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihrâmlı iken kan aldırmışlardır. İzah 1203 te Ayrıca bu sayfa’nun devamı niteliğindeki sayfa için buraya tıklayın
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وزهير بن حرب، واسحاق بن ابراهيم، قال اسحاق اخبرنا وقال الاخران، حدثنا سفيان بن عيينة، عن عمرو، عن طاوس، وعطاء، عن ابن، عباس - رضى الله عنهما - ان النبي صلى الله عليه وسلم احتجم وهو محرم
Bize Ebû Bekr b. Ebt Şeybe rivayet etti; (Dediki): Bize Muallâ b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Bilâl, Alkametü'bnü Ebî Alkame'den, o da Abdurrahmân-ı A'rec'den, o da İbni Buhayne'den naklen rivayet eylediki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Mekke yolunda ihrâmlı iken başının ortasından kan aldırmış
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا المعلى بن منصور، حدثنا سليمان بن بلال، عن علقمة بن ابي علقمة، عن عبد الرحمن الاعرج، عن ابن بحينة، ان النبي صلى الله عليه وسلم احتجم بطريق مكة وهو محرم وسط راسه
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkıd ve Züheyr b. Harb hep birden İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. Ebû Bekir (Dediki): Bize Süfyan b. Uyeyne rivayet etti. (Dediki); Bize Eyyûb b. Mûsâ, Nübeyh b. Vehb'den rivayet etti. (Demişki): Ebân b. Osman ile birlikte yola çıktık. Melel denilen yere vardığımız vakit Ömer b. Ubeydillâh gözlerinden rahatsızlandı. Ravhâ'ya varınca rahatsızlığı şiddetlendi. Bunun üzerine Ebân b. Osman'a sormak için adam gönderdi. Ebân da ona gözlerine sabır çekmesi için haber gönderdi. Zîrâ Osman (Radiyallahu anh) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)"m ihrâmlı iken gözleri ağıran bir kimsenin gözlerine sabır çektirdiğini rivayet etti; dedi
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وعمرو الناقد، وزهير بن حرب، جميعا عن ابن، عيينة - قال ابو بكر حدثنا سفيان بن عيينة، - حدثنا ايوب بن موسى، عن نبيه بن وهب، قال خرجنا مع ابان بن عثمان حتى اذا كنا بملل اشتكى عمر بن عبيد الله عينيه فلما كنا بالروحاء اشتد وجعه فارسل الى ابان بن عثمان يساله فارسل اليه ان اضمدهما بالصبر فان عثمان - رضى الله عنه - حدث عن رسول الله صلى الله عليه وسلم في الرجل اذا اشتكى عينيه وهو محرم ضمدهما بالصبر
Bize, bu hadisi İshak b. İbrâbim EI-Hanzalî de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü's-Samet b. Abdülvâris rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb b. Mûsâ rivayet etti. (Dediki): Bana Nübeyh b. Vehb rivayet eyledi ki, Ömer b. Ubeydullâh b. Ma'mer göz ağrısına tutulmuş da gözlerine sürme çekmek istemiş, Ebân b. Osman, onu bundan nehiy ile sabır çekinmesini emretmiş. Ve Osman b. Affân'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bunu yaptığını rivayet etmiş
وحدثناه اسحاق بن ابراهيم الحنظلي، حدثنا عبد الصمد بن عبد الوارث، حدثني ابي، حدثنا ايوب بن موسى، حدثني نبيه بن وهب، ان عمر بن عبيد الله بن معمر، رمدت عينه فاراد ان يكحلها، فنهاه ابان بن عثمان وامره ان يضمدها بالصبر وحدث عن عثمان بن عفان عن النبي صلى الله عليه وسلم انه فعل ذلك
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile Amru'n-Nâkıd, Züheyr b. Harb ve Kuteybetü'bnü Saîd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Zeyd b. Eslem'den rivayet etti. H. Bize Kuteybetü'bnü Saîd dahî rivayet etti. Bu hadis onun, Mâlik b. Enes'den, ona da Zeyd b. Eslem tarafından okunmak suretiyle İbrahim b. Abdillâh b. Huneyn'den, ona da babasından, ona da Abdullah b. Abbâs ile Misver b. Mahrame'den naklen rivayet olunan hadîsidir. Abdullah b. Abbâs ile Misver, Ebvâ denilen yerde ihtilâf etmişler. Abdullah b. Abbâs: —: «İhrâmlı bir kimse başını yıkayabilir.» demiş. Misver : — «İhrâmlı başını yıkayamaz.» mukabelesinde bulunmuş. (Râvî Abdullah demiş ki) : «Bunun üzerine İbni Abbâs bu mes'eleyi sormak üzere beni Ebû Eyyûb El-Ensârî'ye gönderdi. Kendisini, kuyunun iki direği arasında yıkanırken buldum. Bir elbise ile örtünüyordu. Ona selâm verdim; — «Sen kimsin?» dedi. — Ben, Abdullah b. Huneyn'im! Beni, sana Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ihram halindeyken başını nasıl yıkadığını sormak için Abdullah b. Abbâs gönderdi; dedim Ebû Eyyûb (Radiyallahu anh) elini elbisenin üzerine koyarak onu biraz indirdi. Hattâ başı göründü. Sonra kendisine su döken kimseye: — Dök! dedi; o da başına su döktü. Sonra başını elleriyle ovarak, ellerini öne ve arkaya götürdü ve : — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ye Sellem)'in işte böyle yaptığını gördüm, dedi.»
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وعمرو الناقد، وزهير بن حرب، وقتيبة بن سعيد، قالوا حدثنا سفيان بن عيينة، عن زيد بن اسلم، ح وحدثنا قتيبة بن سعيد، - وهذا حديثه - عن مالك بن انس، فيما قري عليه عن زيد بن اسلم، عن ابراهيم بن عبد الله بن حنين، عن ابيه، عن عبد الله بن عباس، والمسور بن مخرمة، انهما اختلفا بالابواء فقال عبد الله بن عباس يغسل المحرم راسه . وقال المسور لا يغسل المحرم راسه . فارسلني ابن عباس الى ابي ايوب الانصاري اساله عن ذلك فوجدته يغتسل بين القرنين وهو يستتر بثوب - قال - فسلمت عليه فقال من هذا فقلت انا عبد الله بن حنين ارسلني اليك عبد الله بن عباس اسالك كيف كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يغسل راسه وهو محرم فوضع ابو ايوب - رضى الله عنه - يده على الثوب فطاطاه حتى بدا لي راسه ثم قال لانسان يصب اصبب . فصب على راسه ثم حرك راسه بيديه فاقبل بهما وادبر ثم قال هكذا رايته صلى الله عليه وسلم يفعل
Bize, bu hadîsi İshâk b. İbrahim ile Aliyyü'bnü Haşrem dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsa b. Yûnus haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Zeyd b. Eslem bu isnâdla haber verdi. Ve şunu söyledi: «Ebû Eyyûb ellerini bütün başı üzerinden geçirdi, başının her tarafını kapladı. Onları ileri ve geri çekti. Bunun üzerine Misver, İbni Abbâs'a: — Ben (bundan sonra) seninle ebediyen münâkaşa etmem! dedi.»
وحدثناه اسحاق بن ابراهيم، وعلي بن خشرم، قالا اخبرنا عيسى بن يونس، حدثنا ابن جريج، اخبرني زيد بن اسلم، بهذا الاسناد وقال فامر ابو ايوب بيديه على راسه جميعا على جميع راسه فاقبل بهما وادبر فقال المسور لابن عباس لا اماريك ابدا
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Amr'dan, o da Saîd b. Cübeyr'den, o da İbni Abbâs (Radiyallahu anhüma)'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet eyledi. Bir adam devesinden düşerek boynu kırılmış ve ölmüş. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Onu su ve sidirle yıkayın da iki elbisesinin içine kefenleyin! Ama başını örtmeyin. Çünkü Allah, kıyamet gününde onu telbiye hâlinde diriltecektir.» buyurmuşlar
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا سفيان بن عيينة، عن عمرو، عن سعيد بن، جبير عن ابن عباس، - رضى الله عنهما - عن النبي صلى الله عليه وسلم خر رجل من بعيره فوقص فمات فقال " اغسلوه بماء وسدر وكفنوه في ثوبيه ولا تخمروا راسه فان الله يبعثه يوم القيامة ملبيا