Loading...

Loading...
Kitap
607 Hadis
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Muhammed b. Münkedir'den dinlediğim, onun da Câbir b. Abdillâh'tan naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Bîr bedevi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bey'ât etti, müteakiben bedeviye Medine'de şiddetli bir sıtma arız oldu. Bu sebeple Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — Yâ Muhammed! Benim bey'atımı kaldır! dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu kabul etmedi. Sonra tekrar gelerek: — Benim bey'atımı kaldır! dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine kabul etmedi. Bilâhare bedevi yine gelerek : — Benim bey'atımı kaldır! dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine kaldırmadı. Bunun üzerine bedevi çıkıp gitti. Arkasından Resûlullah, «Medine ancak bir körük gibidir. Kötüsünü atar, iyisinin hâlisi kalır.» buyurdular
حدثنا يحيى بن يحيى، قال قرات على مالك عن محمد بن المنكدر، عن جابر، بن عبد الله ان اعرابيا، بايع رسول الله صلى الله عليه وسلم فاصاب الاعرابي وعك بالمدينة فاتى النبي صلى الله عليه وسلم فقال يا محمد اقلني بيعتي . فابى رسول الله صلى الله عليه وسلم ثم جاءه فقال اقلني بيعتي . فابى ثم جاءه فقال اقلني بيعتي . فابى فخرج الاعرابي فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " انما المدينة كالكير تنفي خبثها وينصع طيبها
Bize Ubeydullah b. Muâz yâni Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şû'be, Adiyy'e yâni İbni Sâbit'ten rivayet etti. O da Abdullah b. Yezîd'den, o da Zeyd b. Sâbit'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işitmiş. Şöyle buyurmuşlar: «O, yâni Medine Teybe'dir. Ateş gümüşün pasını nasıl atarsa Medine de hayırsızları öyie atar.»
وحدثنا عبيد الله بن معاذ، - وهو العنبري - حدثنا ابي، حدثنا شعبة، عن عدي، - وهو ابن ثابت - سمع عبد الله بن يزيد، عن زيد بن ثابت، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " انها طيبة - يعني المدينة - وانها تنفي الخبث كما تنفي النار خبث الفضة
Bize Kuteybetû'bnü Saîd ile Hennâd b. Seriyy ve Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû'l-Ahvâs, Simak'-den, o da Câbİr b. Semure'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Şübhesiz ki, Allah Teâlâ Medine'ye Tâbe ismini vermiştir.» buyururken işittim
وحدثنا قتيبة بن سعيد، وهناد بن السري، وابو بكر بن ابي شيبة قالوا حدثنا ابو الاحوص، عن سماك، عن جابر بن سمرة، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " ان الله تعالى سمى المدينة طابة
Bana Muhammed b. Hatim ile İbrahim b. Dînâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. Bu râvilerin İkisi de İbni Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. (İbni Cüreyc demişkî): Bana Abdullah b. Abdurrahman bin Yuhannes, Ebû Abdillah El Karrâz'dan naklen haber verdiki, şöyle demiş: Ebû Hureyre aleyhine şehâdet ederimki, şunu söylemiştir : Ebûl-Kaasım Medine'yi kasdederek : «Her kim şu belde halkına bir kötülük etmek isterse Allah onu tuzun suda eridiği gibi eritir.» buyurdular
حدثني محمد بن حاتم، وابراهيم بن دينار، قالا حدثنا حجاج بن محمد، ح وحدثني محمد بن رافع، حدثنا عبد الرزاق، كلاهما عن ابن جريج، اخبرني عبد الله بن عبد الرحمن، بن يحنس عن ابي عبد الله القراظ، انه قال اشهد على ابي هريرة انه قال قال ابو القاسم صلى الله عليه وسلم " من اراد اهل هذه البلدة بسوء - يعني المدينة - اذابه الله كما يذوب الملح في الماء
Bana Muhammed b. Hâkim ile İbrahim b. Dinar rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Haccac rivayet etti. H. Bana bu hadîsi Muhammed b. Râfi de rivayet etti. (dediki) ; Bize Abdürrezzak rivayet etti. Bu râviler hep birden İbnû Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. İbni Cüreyc demiş ki, bana Amr b. Yahya b. Umara haber verdi. Kendisi Ebû Hureyre'nin ashabından biri olan Karraz'dan dinlemiş. Karraz Ebû Hureyre'yi şöyle derken işittiğini söylüyormuş : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'yi kasd ederek: «Her kim bunun halkına bir kötülük etmek isterse Allah onu tuzun suda eridiği gibi eritir.» buyurdular. İbnû Hatim, İbni Yuhannes hadîsinde kötülük kelimesinin yerine şer kelimesini kullanmıştır
وحدثني محمد بن حاتم، وابراهيم بن دينار، قالا حدثنا حجاج، ح وحدثنيه محمد، بن رافع حدثنا عبد الرزاق، جميعا عن ابن جريج، قال اخبرني عمرو بن يحيى بن عمارة، انه سمع القراظ، - وكان من اصحاب ابي هريرة - يزعم انه سمع ابا هريرة، يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من اراد اهلها بسوء - يريد المدينة - اذابه الله كما يذوب الملح في الماء " . قال ابن حاتم في حديث ابن يحنس بدل قوله بسوء شرا
{…} Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan, Ebû Harun Musa bin Ebî İsa'dan rivayet etti. H. Bize yine îbnî Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Derâverdi, Muhanımed b. Amr'dan naklen rivayet etti. İki râvi hep birden Ebû Abdiîlah El-Karraz'dan dinlemişler. O da Ebû Hureyre'yi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu hadîsin mislini rivayet ederken dinlemiş. İzah 1387 de
حدثنا ابن ابي عمر، حدثنا سفيان، عن ابي هارون، موسى بن ابي عيسى ح وحدثنا ابن ابي عمر، حدثنا الدراوردي، عن محمد بن عمرو، جميعا سمعا ابا عبد الله، القراظ سمع ابا هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم . بمثله
Bize Kutaybetübnü Sâid rivayet etti. (Dediki): Bize Hatim yani İbni İsmail, Ömer b. Nübeyh'den rivayet etti. (Demişki): Bana Dinar El-Karraz haber verdi. (Dediki): Sa'd b. Ebî Vakkâs'ı şöyle derken işittim: Resûlulîah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Her kim Medine halkına bîr kötülük etmek isterse, Alîah onu tuzun suda eridiği gibi eritir.» buyurdular
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا حاتم، - يعني ابن اسماعيل - عن عمر بن نبيه، اخبرني دينار القراظ، قال سمعت سعد بن ابي وقاص، يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من اراد اهل المدينة بسوء اذابه الله كما يذوب الملح في الماء
{…} Bize Kutaybetû'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize îsmâîl yâni îbnî Câ'fer, Ömer b. Nübeyh El-Kâ'bi'den, o da Ebû Abdillah EI-Karrâz'dan naklen rivayet etti. Karrâz, Sa'd b. Mâliki şöyle derken işitmiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yukarki hadîsin mislini buyurdular. Yalnız Sa'd: «Her kim Medine halkına bir gaile çıkarmak yahud kötülük etmek isterse...» demiştir
وحدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا اسماعيل، - يعني ابن جعفر - عن عمر بن نبيه، الكعبي عن ابي عبد الله القراظ، انه سمع سعد بن مالك، يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم . بمثله غير انه قال " بدهم او بسوء
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydûllah bin Musa rivayet etti. (Dediki): Bize Usâmetû'bnü Zeyd, Ebû Abdillah El-Karraz'dan naklen rivayet etti. (Dediki): Ben Karrâz'i şöyle derken işittim: Ben Ebû Hureyre ile Sa'd'ı şunu söylerlerken dinledim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Yâ Rabbi! Medînelilere ölçeklerinde berekeî ihsan ey!e...;> buyurdular. Râvi hadîsin tamamını rivayet eyledi. Bu hadîsde : «Her kim Medine halkına bir kötülük yapmak isterse, Allah onu tuzun suda eridiği gibi eritir» cümlesi de vardır
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبيد الله بن موسى، حدثنا اسامة بن زيد، عن ابي عبد الله القراظ، قال سمعته يقول سمعت ابا هريرة، وسعدا، يقولان قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اللهم بارك لاهل المدينة في مدهم " . وساق الحديث وفيه " من اراد اهلها بسوء اذابه الله كما يذوب الملح في الماء
Bize. Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet .etti. (dediki).: Bize Vekî', Hişam b. Urve'den, o da babasından, o da AbduIIah b. Zübeyr'den, o da Süfyan b. Ebî Zûheyr'dea naklen rivayet, etti. Süfyan şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şam fethedilecek ve Medine'den bir kavim çıkarak aileleriyle (oraya) yerleşeceklerdir. Halbuki bilmiş olsalar Medine kendileri için daha hayırlıdır. Sonra Yemen fethedilecek, yine Medine'den bir, kavim çıkarak aileleriyle (oraya) yerleşeceklerdir. Halbuki bilmiş olsalar Medine kendileri için daha hayırlıdır. Sonra Irak fethedilecek Medine'den yine bir kavim çıkarak aileleriyle (oraya) yerleşeceklerdir. Holbuki bilmiş olsalar Medîne kendileri için daha hayırlıdır.» buyurdular
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا وكيع، عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن عبد الله بن الزبير، عن سفيان بن ابي زهير، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " يفتح الشام فيخرج من المدينة قوم باهليهم يبسون والمدينة خير لهم لو كانوا يعلمون ثم يفتح اليمن فيخرج من المدينة قوم باهليهم يبسون والمدينة خير لهم لو كانوا يعلمون ثم يفتح العراق فيخرج من المدينة قوم باهليهم يبسون والمدينة خير لهم لو كانوا يعلمون
Bize Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrazzak rivayet etti. (Dediki): Bize İbnî Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Hişam b. Urve, babasından, o da Abdullah b. Zübeyr'den. o da Süfyan b. Ebî Züheyr'den naklen haber verdi. Süfyan şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: «Yemen fethedilecek ve bir kavim gelerek yerleşecekler; aileleri ve kendilerini dinleyenlerle (oraya) taşınacaklardır. Halbuki bilmiş olsalar Medine onlar için daha hayırlıdır. Sonra Şam fethedilecek, yine bir kavim gelerek yerleşecekler, aileleri ve kendilerini dinleyenlerle (oraya) taşınacaklardır. Halbuki bilmiş olsalar Medine onlar için daha hayırlıdır. Sonra Irak fethedilecek ve yine bir kavim gelerek yerleşecekler; aileleri ve kendilerini dinleyenlerle (oraya) taşınacaklardır. Halbuki bilmiş olsalar Medine onlar için daha hayırlıdır.»
حدثنا محمد بن رافع، حدثنا عبد الرزاق، اخبرنا ابن جريج، اخبرني هشام، بن عروة عن ابيه، عن عبد الله بن الزبير، عن سفيان بن ابي زهير، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " يفتح اليمن فياتي قوم يبسون فيتحملون باهليهم ومن اطاعهم والمدينة خير لهم لو كانوا يعلمون ثم يفتح الشام فياتي قوم يبسون فيتحملون باهليهم ومن اطاعهم والمدينة خير لهم لو كانوا يعلمون ثم يفتح العراق فياتي قوم يبسون فيتحملون باهليهم ومن اطاعهم والمدينة خير لهم لو كانوا يعلمون
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Safvân, Yûnus b. Yezid'den rivayet etti. H. Bana Harmeletû'bnû Yahya dahi rivayet etti. Bu lâfız onundur. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'-dan, o da Saîd b. El-Müseyyeb'den naklen haber verdi. Saîd, Ebû Hureyre'yi şöyle derken işitmiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine için: «Onu halkı olanca hayrıyla rızk arayanlara yâni kurtlara, kuşlara güzergâh olarak mutlaka terk edeceklerdir.» buyurdular. Müslim derki: Buradaki Ebû Safvân, Abdullah b. Abdil Melik'dir. Bu zât İbnû Cûreyc'in on sene terbiyesi altında bulundurduğu yetimidir
حدثني زهير بن حرب، حدثنا ابو صفوان، عن يونس بن يزيد، ح وحدثني حرملة، بن يحيى - واللفظ له - اخبرنا ابن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، عن سعيد بن، المسيب انه سمع ابا هريرة، يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم للمدينة " ليتركنها اهلها على خير ما كانت مذللة للعوافي " . يعني السباع والطير . قال مسلم ابو صفوان هذا هو عبد الله بن عبد الملك يتيم ابن جريج عشر سنين كان في حجره
Bana Abdul Melik b. Şuayb b. Leys rivayet etti. (dediki} Bana babam, dedemden rivayet etti, {Demişki): Bana UkayI b. Hâlid, İbni Şihab'dan rivayet eti. İbni Şihab şöyle demiş: Bana Saîd El-Müseyyeb haber verdi ki, Ebû Hureyre şunu söylemiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Medîneyi olanca hayrıyla terk edecekler. Onu rızk arayanlardan yâni kurtlarla kuşlar'dan başka dolaşan olmayacak, sonra Müzeyne'den iki çoban çıkarak Medine'ye gitmek isteyecekler; Koyunlarına seslenecekler. Fakat Medine'yi bomboş bulacaklar. Nihayet Seniyyetûi veda denilen yere vardıklarında (onlar da) yüzleri üstü düşe (rek öle) cekler» buyururken işittim
وحدثني عبد الملك بن شعيب بن الليث، حدثني ابي، عن جدي، حدثني عقيل بن، خالد عن ابن شهاب، انه قال اخبرني سعيد بن المسيب، ان ابا هريرة، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " يتركون المدينة على خير ما كانت لا يغشاها الا العوافي - يريد عوافي السباع والطير - ثم يخرج راعيان من مزينة يريدان المدينة ينعقان بغنمهما فيجدانها وحشا حتى اذا بلغا ثنية الوداع خرا على وجوههما
Bize Kuteybetû'bnû Saîd Mâlik b. Enes'den, ona Abdullah b. Ebî Bekii tarafından okunan, onun da Abbâd b. Temîm'den, onun da Abdullah b. Zeyd EI-Mâzinî'den rivayet ettiği hadîsler meyanında rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Evimle minberimin arası cennet bahçelerinden bir bahçedir.» buyurmuşlar
حدثنا قتيبة بن سعيد، عن مالك بن انس، فيما قري عليه عن عبد الله بن ابي، بكر عن عباد بن تميم، عن عبد الله بن زيد المازني، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ما بين بيتي ومنبري روضة من رياض الجنة
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize AbdülAziz b. Muhammed El-Medenî, Yezîd b. Haad'dan, o da Ebû Bekir'den, o da Abbaad b. Tenıim'den, o da Abdullah b. Zeyd El-Ensarî'den naklen haber verdiki. Abdullah Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i : «Minberimle evimin arası cennet bahçelerinden bir bahçedir.» buyururken işitmiş
وحدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا عبد العزيز بن محمد المدني، عن يزيد بن الهاد، عن ابي بكر، عن عباد بن تميم، عن عبد الله بن زيد الانصاري، انه سمع رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " ما بين منبري وبيتي روضة من رياض الجنة
Bize Züheyr b. Harb ile Muhammed b. El-Müsennâ rivâyet ettiler. (Dedilerki): Bize Yahya b. Saîd, Ubeyduliah'dan rivayet etti. H. Bize İbnû Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Hubeyb b, Abdirrahman'dan, o da Hafs b. Âsım'dan, o da Ebû Hureyre'den nakîen rivayet eyledi ki, Resulullah Sallallahu aleyhi ve selem: «Evimle minberimin arası cennet bahçelerinden bir bahçedir. Minberimde havzımın üzerindedir.» buyurmuşlar
حدثنا زهير بن حرب، ومحمد بن المثنى، قالا حدثنا يحيى بن سعيد، عن عبيد، الله ح وحدثنا ابن نمير، حدثنا ابي، حدثنا عبيد الله، عن خبيب بن عبد الرحمن، عن حفص، بن عاصم عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ما بين بيتي ومنبري روضة من رياض الجنة ومنبري على حوضي
Bize Abdullah b. Meslemete'l-Ka'nebî rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b, Bilâl, Amr b. Yahya'dan, o da Abbas b. Sehl es-Sâidî'den, Ebû Humeyd'den naklen rivayet etti. Ebû Humeyd: «Tebûk gazasında Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte yola çıktık» diyerek hadisi rivayet etmiştir. Bu hadis de şu cümleler de vardır: Sonra yola revan olduk. Vâdil-Kura'ya geldiğimiz vakit Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben acele ediyorum. İmdi sizden kim isterse benimle birlikte acele gelsin; dileyen kalsın» buyurdular. Bunun üzerine yola çıktık. Medine'ye yaklaşınca ResûlulIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «İşte Medîne! ve işte Uhud!.. Uhud bizi seven bir dağdır. Biz de onu severiz.» buyurdular. İzah 1393 te fark ettiğiniz gibi yukarıdaki hadis’in üst kısmı bu bab’ın konusu olmadığı için atlanmıştır; hadis-i şerif’in geniş versiyonu için buraya tıklayın ‘’TIKLAYIN !!!’’
حدثنا عبد الله بن مسلمة القعنبي، حدثنا سليمان بن بلال، عن عمرو بن يحيى، عن عباس بن سهل الساعدي، عن ابي حميد، قال خرجنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في غزوة تبوك . وساق الحديث وفيه ثم اقبلنا حتى قدمنا وادي القرى فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اني مسرع فمن شاء منكم فليسرع معي ومن شاء فليمكث " . فخرجنا حتى اشرفنا على المدينة فقال " هذه طابة وهذا احد وهو جبل يحبنا ونحبه
Bize Ubeydullah b. Muaz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Kurretû'bnu Hâlid, Katade'den, rivayet etti. (Demişki): Bize Enes b. Mâlik rivayet etti. (Dediki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Gerçekten Uhud bizi seven bir dağdır; biz de onu severiz» buyurdular
حدثنا عبيد الله بن معاذ، حدثنا ابي، حدثنا قرة بن خالد، عن قتادة، حدثنا انس، بن مالك قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان احدا جبل يحبنا ونحبه
{…} Bu hadîsi bana Ubeydullah b. Ömer El-Kavârîrî de rivayet etti. (Dediki): Bana Haremi, b. Umara rivayet etti. (dediki),; Bize Kurre Katade'den, o da Enes'den naklen rivayet eyledi. Enes şöyle demiş :. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve,Sellem) Uhud'a bakarak : «Şüphesiz ki Uhud bizi seven bir dağdır; biz de onu severiz», buyurdular
وحدثنيه عبيد الله بن عمر القواريري، حدثني حرمي بن عمارة، حدثنا قرة، عن قتادة، عن انس، قال نظر رسول الله صلى الله عليه وسلم الى احد فقال " ان احدا جبل يحبنا ونحبه
Bana Amrû'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Lâfız Amr'ındır. (Dedilerki): Bize Süfyan bin Uyeyne, Zührî'den, o da Saîd b. El-Mûseyyeb'den. o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, sair mescidlerde kılınan bin namazdan efdaldır. Yalnız Mescid-i Haram müstesna.» buyurmuşlar
حدثني عمرو الناقد، وزهير بن حرب، - واللفظ لعمرو - قالا حدثنا سفيان، بن عيينة عن الزهري، عن سعيد بن المسيب، عن ابي هريرة، يبلغ به النبي صلى الله عليه وسلم قال " صلاة في مسجدي هذا افضل من الف صلاة فيما سواه الا المسجد الحرام