Loading...

Loading...
Kitap
607 Hadis
Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ ile İbni Beşşâr hep birden İbni Ebî Adiyy'den rivayet ettiler. İbnü'l-Müsennâ dediki: Bize îbni Ebî Adiyy Şu'be'den, o da Katâde'den, o da Ebû Hassân'dan, o da İbni Abbâs (Radiyallahû anhüma)'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğleyi Zü'l-Huleyfe'de kıldı, Sonra devesini istedi ve onu hörgücünün sağ tarafından mşanladı, da kan aktı. Boynuna iki nalın taktı. Sonra devesine bindi. Deve, kendisini Beydâ düzüne çıkarınca hacca telbiye getirdi
حدثنا محمد بن المثنى، وابن، بشار جميعا عن ابن ابي عدي، - قال ابن المثنى حدثنا ابن ابي عدي، - عن شعبة، عن قتادة، عن ابي حسان، عن ابن عباس، - رضى الله عنهما - قال صلى رسول الله صلى الله عليه وسلم الظهر بذي الحليفة ثم دعا بناقته فاشعرها في صفحة سنامها الايمن وسلت الدم وقلدها نعلين ثم ركب راحلته فلما استوت به على البيداء اهل بالحج
{…} Bize Muhammedü'bnul-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Katâde'den bu isnâdda Şu'be hadîsi mânâsında rivayette bulundu. Yalnız o: «Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Zti'l-Huleyfe'ye geldiği vakit...» dedi: «Orada öğleyi kıldı.» demedi
حدثنا محمد بن المثنى، حدثنا معاذ بن هشام، حدثني ابي، عن قتادة، في هذا الاسناد . بمعنى حديث شعبة غير انه قال ان نبي الله صلى الله عليه وسلم لما اتى ذا الحليفة . ولم يقل صلى بها الظهر
Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. İbnü'l-Müsennâ (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den rivayet etti. (Demişkj): Ebû Hassan El-A'rac'dan dinledim, şunu söyledi: «Beni Hüceym kabilesinden bir adam İbni Abbâs'a: — Halkın kalplerine işleyen yahut halkı fırkalara ayıran bu fetva nedir? Beyti tavaf eden hille çıkarmış? diye sordu. İbni Abbâs (Radiyallahu anh): — Patlasanız da yine Nebiimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sünnetidir! cevâbını verdi.»
حدثنا محمد بن المثنى، وابن، بشار قال ابن المثنى حدثنا محمد بن جعفر، قال حدثنا شعبة، عن قتادة، قال سمعت ابا حسان الاعرج، قال قال رجل من بني الهجيم لابن عباس ما هذه الفتيا التي قد تشغفت او تشغبت بالناس ان من طاف بالبيت فقد حل فقال سنة نبيكم صلى الله عليه وسلم وان رغمتم
Bana Ahmed b. Saîd Ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Ahmed b. İshâk rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm b. Yahya, Katâde'den, o da Ebû Hassân'dan naklen rivayet eyledi. Ebû Hassan şöyle demiş: «İbni Abbâs'a: — Bu iş halk arasına yayılmıştır. Güya Beyti tavaf eden hille çıkarmış. Tavaf: Umredir; dediler. İbni Abbâs: — Patlasanız da, bu Nebiimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sünnetidir! cevâbını verdi.» İzah 1245 te
وحدثني احمد بن سعيد الدارمي، حدثنا احمد بن اسحاق، حدثنا همام بن يحيى، عن قتادة، عن ابي حسان، قال قيل لابن عباس ان هذا الامر قد تفشغ بالناس من طاف بالبيت فقد حل الطواف عمرة . فقال سنة نبيكم صلى الله عليه وسلم وان رغمتم
Bize İshâk b. îbrâhîm rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Ata' haber verdi. (Dediki): İbni Abbâs : «Beyti tavaf eden hacı olsun, hacıdan başkası olsun ihramdan çıkar.» Derdi. Atâ'ya: — «Acaba bunu neye istinaden söylüyordu?» diye sordum. —«Allah Teâlâ'nın: (Sonra onun hill yeri Beyt-i Atîk'dir,) [ Hacc 33 ] âyet-i kerîmesine istinaden.» cevâbını verdi. — Ama bu Arafat'ta vakfeye durduktan sonra olacaktır, dedim; Atâ: — İbni Abbâs, Arafat'tan önce ve sonra olacağını söylerdi. Bunu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in veda haccında kendilerine verdiği hille çıkma emrinden alıyordu. Dedi
وحدثنا اسحاق بن ابراهيم، اخبرنا محمد بن بكر، اخبرنا ابن جريج، اخبرني عطاء، قال كان ابن عباس يقول لا يطوف بالبيت حاج ولا غير حاج الا حل . قلت لعطاء من اين يقول ذلك قال من قول الله تعالى { ثم محلها الى البيت العتيق} قال قلت فان ذلك بعد المعرف . فقال كان ابن عباس يقول هو بعد المعرف وقبله . وكان ياخذ ذلك من امر النبي صلى الله عليه وسلم حين امرهم ان يحلوا في حجة الوداع
Bize Amru'n-Nâkid rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Hişâm b. Huceyr'den, o da Tâvûs'dan naklen rivayet etti. (Demişki): İbni Abbâs şunu söyledi: «Bana Muâviye: — Haberin var mı ben Merve'de Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in saçnıı makasla kısalttım? dedi. Ben de ona; — «Ben, bunun ancak senin aleyhine bir hüccet olduğunu biliyorum! diye cevap verdim.»
حدثنا عمرو الناقد، حدثنا سفيان بن عيينة، عن هشام بن حجير، عن طاوس، قال قال ابن عباس قال لي معاوية اعلمت اني قصرت من راس رسول الله صلى الله عليه وسلم عند المروة بمشقص فقلت له لا اعلم هذا الا حجة عليك
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, İbni Cüreyc'den rivayet etti. (Demişki): Bana Hasen b. Müslim, Tâvûs'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs'a da Muâviyetü'bnü Ebî Süfyân haber vermiş. Demiş ki: — «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in saçını Merve'deyken makasla kısalttım. Yahut Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Merve'deyken saçının makasla kısaltıldığını gördüm.»
وحدثني محمد بن حاتم، حدثنا يحيى بن سعيد، عن ابن جريج، حدثني الحسن، بن مسلم عن طاوس، عن ابن عباس، ان معاوية بن ابي سفيان، اخبره قال قصرت عن رسول الله صلى الله عليه وسلم بمشقص وهو على المروة او رايته يقصر عنه بمشقص وهو على المروة
Bize Haccâc b. Şâir rivayet etti. (Dediki): Bize Muallâ b. Esed rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb b. Hâlid, Dâvûd'dan, o da Ebû Nadra'dan, o da Câbir ile Ebû Said-i Hudrî (Radiyallahu anhuma)'dan naklen rivayet etti. Şöyle demişler: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte hacc için avazımızın çıktığı kadar yüksek sesle telbiye getirerek (Mekke'ye) geldik.»
وحدثنا حجاج بن الشاعر، حدثنا معلى بن اسد، حدثنا وهيب بن خالد، عن داود، عن ابي نضرة، عن جابر، وعن ابي سعيد الخدري، - رضى الله عنهما - قالا قدمنا مع النبي صلى الله عليه وسلم ونحن نصرخ بالحج صراخا
{…} Bana Hâmid b. Ömer El-Bekravî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvâhid, Âsim'dan, o da Ebû Nadra'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: «Câbir b. Abdillâh'ın yanındaydım. (Bir ara) ona biri gelerek: — İbni Abbâs ile İbni Zübeyir iki müt'a hakkında ihtilâf ettiler; dedi. Bunun üzerine Câbir: — Biz, onları Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile (beraber bulunduğumuz zamanlar) yaptık. Sonra Ömer, bunların ikisini de yapmaktan bizi men etti. Bir daha biz de onları yapmadık; dedi.»
حدثني حامد بن عمر البكراوي، حدثنا عبد الواحد، عن عاصم، عن ابي نضرة، قال كنت عند جابر بن عبد الله فاتاه ات فقال ان ابن عباس وابن الزبير اختلفا في المتعتين فقال جابر فعلناهما مع رسول الله صلى الله عليه وسلم ثم نهانا عنهما عمر فلم نعد لهما
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Mehdi rivayet etti. (Dediki): Bana Selim b. Hayyân, Mervân-ı Asfar (Asgar)'dan, o da Enes (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet eyledi ki, Hz. Alî, Yemen'den gelmiş, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine : — «Ne için telbiye getirdin?» diye sormuş. Alî (Radiyallahu anh): — «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ne için telbiye getirdiyse, ben de onun için telbiye getirdim.» cevâbını vermiş. Rcsûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Beraberimde hedy olmasaydı, ben de ihramdan çıkardım.» buyurmuşlar
حدثني محمد بن حاتم، حدثنا ابن مهدي، حدثني سليم بن حيان، عن مروان الاصفر، عن انس، - رضى الله عنه - ان عليا، قدم من اليمن فقال له النبي صلى الله عليه وسلم " بم اهللت " . فقال اهللت باهلال النبي صلى الله عليه وسلم . قال " لولا ان معي الهدى لاحللت
{…} Bana, bu hadîsi Haccâc b. Şâir de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüssamed rivayet etti. H. Bana Abdullah b. Haşini de rivayet etti; (Dediki): Bize Behz rivayet etti. Bu râvîlerin ikisi de : «Bize Selîm b, Hayyân bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti.» demişlerdir. Yalnız Behz'in rivayetinde: yerine denilmiştir
وحدثنيه حجاج بن الشاعر، حدثنا عبد الصمد، ح وحدثني عبد الله بن هاشم، حدثنا بهز، قالا حدثنا سليم بن حيان، بهذا الاسناد . مثله غير ان في رواية بهز " لحللت
(Bize Saîdü'bnü Mansûr ile Amru'n-Nâkıd ve Züheyir b. Harb hep birden İbn Uyeyne'den rivâyet ettiler. Saîd dedi ki: Bize Süfyân b. Uyeyne rivâyet etti. ki): Bize Zührî, Hanzaletü’l-Esle-mi'den rivâyet etti. ki): Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)'ı Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den naklen rivâyet ederken dinledim. (Efendimiz): yed-i kudretinde olan Allah'a yemîn ederim ki Meryem oğlu hacc veya Ömre yahut ikisini birden yapmak için mutlaka Fecc-i Ravhâ'da telbîye getirecektir.» buyurmuşlar
وحدثنا سعيد بن منصور، وعمرو الناقد، وزهير بن حرب، جميعا عن ابن عيينة، - قال سعيد حدثنا سفيان بن عيينة، - حدثني الزهري، عن حنظلة الاسلمي، قال سمعت ابا هريرة، - رضى الله عنه - يحدث عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " والذي نفسي بيده ليهلن ابن مريم بفج الروحاء حاجا او معتمرا او ليثنينهما " . وحدثناه قتيبة بن سعيد، حدثنا ليث، عن ابن شهاب، بهذا الاسناد . مثله قال " والذي نفس محمد بيده
{…} Bana, bu hadîsi Harmeletü'bnü Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan, o da Hanzaletü'bnü Aliy El-Eslemî'den, naklen haber verdi. Hanzale Ebû Hureyre (Radiyallahu anh)'ı şunu söylerken işitmiş : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki...» buyurdular. Râvî, bu hadîsi yukarkilerin hadîsleri gibi rivayet etmiştir
وحدثنيه حرملة بن يحيى، اخبرنا ابن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، عن حنظلة بن علي الاسلمي، انه سمع ابا هريرة، - رضى الله عنه - يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " والذي نفسي بيده " . بمثل حديثهما
Bize Heddâb b. Halid rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm rivayet ettit. (Dediki): Bize Katâde rivayet etti. Ona da Enes (Radîyallahu anh) haber vermiş ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seltem) dört defa Umre yapmış. Haccı ile birlikte yaptığı Umre müstesna olmak üzere bunların hepsini Zi'l-Kaade ayında ifâ etmiş. Bir Umre Hudeybiye'den yahud Hudeybiye zamanında Zi'l-Kaade'de, bir Umre ertesi yıl Zi'l-Kaade'de, bir Umre Zi'l-Kaade ayında Huneyn ganimetlerini taksim ettiği sırada Ci'râne'den, bir Umre de haccı ile beraber yapmış
حدثنا هداب بن خالد، حدثنا همام، حدثنا قتادة، ان انسا، - رضى الله عنه - اخبره ان رسول الله صلى الله عليه وسلم اعتمر اربع عمر كلهن في ذي القعدة الا التي مع حجته عمرة من الحديبية او زمن الحديبية في ذي القعدة وعمرة من العام المقبل في ذي القعدة وعمرة من جعرانة حيث قسم غنايم حنين في ذي القعدة وعمرة مع حجته
{…} Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bana Abdüssamed rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde rivayet eyledi. (Dediki): Enes': Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kaç defa haccetti? diye sordum. — «Bir hacc ve dört Umre yaptı.» cevâbını verdi. Katâde bundan sonra Heddâb hadîsi gibi rivayette bulunmuştur
حدثنا محمد بن المثنى، حدثني عبد الصمد، حدثنا همام، حدثنا قتادة، قال سالت انسا كم حج رسول الله صلى الله عليه وسلم قال حجة واحدة واعتمر اربع عمر . ثم ذكر بمثل حديث هداب
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. Mûsâ rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr, Ebû İshâk'dan naklen haber verdi. Demişki: Zeydü'bnü Erkam'a : — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber kaç gazada bulundun? diye sordum. — On yedi; cevâbını verdi. Zeydü'bnü Erkam'ın bana anlattığına göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) on dokuz gaza yapmış; hicretten sonra yalnız bir hacc (yâni) veda haccını îfâ buyurmuş. Ebû İshâk: «Mekke'de başka bir hacc (daha yapmıştır) demiş
وحدثني زهير بن حرب، حدثنا الحسن بن موسى، اخبرنا زهير، عن ابي اسحاق، قال سالت زيد بن ارقم كم غزوت مع رسول الله صلى الله عليه وسلم قال سبع عشرة . قال وحدثني زيد بن ارقم ان رسول الله صلى الله عليه وسلم غزا تسع عشرة وانه حج بعد ما هاجر حجة واحدة حجة الوداع . قال ابو اسحاق وبمكة اخرى
Bize Harun b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr El-Bürsânî haber verdi. (Dediki): Bize İbn-i Cüreyc haber verdi. (Dediki): Atâ'yı haber verirken dinledim. (Dediki): Bana Urvetu'bnü Zübeyr haber verdi. (Dedikî): Ben ve İbn-i Ömer Âişe'nin hücresine dayanmış oturuyorduk. Misvak kullanıyor biz de misvâkinin sesini işitiyorduk. Ben îbn-i Ömer'e: — Yâ Ebâ Abdirrahmân! Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ....... ---------------------------------------------------------------------------------- (Burada kitaptan kaynaklı bir boşluk var. aşağıdaki 220 nolu rivayeti okuyunca bu boşluğun ne olduğunu kestirebilirsiniz ) ---------------------------------------------------------------------------------- — Evet, cevabını verdi. Bunun üzerine Âişe'ye: — Ey anneciğim! Ebû Abdirrahmân'ın ne söylediğini işitmiyormusun? dedim. Âişe: — Ne söylüyor? dedi. — Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Receb ayında Umre yaptı diyor dedim. Bunun üzerine Âişe (Radiyallahu anha): — Allah Ebû Abdirrahmân'ı mağfiret buyursun! Ömrüm hakkı için Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); Receb'de Umre yapmamıştır. Ve hiç bir Umre yapmamıştırki, İbn-i Ömer de onunla beraber bulunmasın, dedi. İbn-i Ömer bunları işitiyordu. Ama ne hayır ne de evet demeyip sükût etti
وحدثنا هارون بن عبد الله، اخبرنا محمد بن بكر البرساني، اخبرنا ابن جريج، قال سمعت عطاء، يخبر قال اخبرني عروة بن الزبير، قال كنت انا وابن، عمر مستندين الى حجرة عايشة وانا لنسمع ضربها بالسواك تستن - قال - فقلت يا ابا عبد الرحمن اعتمر النبي صلى الله عليه وسلم في رجب قال نعم . فقلت لعايشة اى امتاه الا تسمعين ما يقول ابو عبد الرحمن قالت وما يقول قلت يقول اعتمر النبي صلى الله عليه وسلم في رجب . فقالت يغفر الله لابي عبد الرحمن لعمري ما اعتمر في رجب وما اعتمر من عمرة الا وانه لمعه . قال وابن عمر يسمع فما قال لا ولا نعم . سكت
Bize İshak b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Mansur'dan, o da Mücâhid'den naklen haber verdi. Şöyle demiş: Ben ve Urvetu'bnu Zübeyr mescide girdik. Bir de baktık Abdullah b. Ömer Âişe'nin hücresine dayanmış oturuyor. Cemâat da mescidde kuşluk namazı kılıyorlar. Kendisine bunların namazını sorduk. — Bid'attir, dedi. Urve ona : — Yâ Ebâ Abdirrahmân! Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kaç Umre yaptı? diye sordu. Abdullah: — Dört Umre yaptı. Bunların biri Receb'dedir, cevâbını verdi. Biz kendisini tekzib edip red cevâbı vermekten çekindik. (Bu arada) hücrede Âişe'nin misvaklandığını duyduk. Urve (ona) : — Ey mü'minlerin annesi! Ebû Abdirrahmân'ın söylediklerini işitmiyor musun? dîye sordu. Âişe (Radiyallahu anha): — Ne söylüyor? dedi. Urve: — Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dört Umre yaptığını, bunlardan birinin Receb'de olduğunu söylüyor, dedi. Bunun üzerine Âişe (Radiyallahu anha) : — Allah Ebû Abdirrahmân'a rahmet buyursun! Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hiç bir Umre yapmamıştır ki, kendisi de onunla beraber bulunmasın. O Receb ayında hiç bir Umre yapmamıştır, dedi. İzah için buraya tıklayın
وحدثنا اسحاق بن ابراهيم، اخبرنا جرير، عن منصور، عن مجاهد، قال دخلت انا وعروة بن الزبير المسجد، فاذا عبد الله بن عمر جالس الى حجرة عايشة والناس يصلون الضحى في المسجد فسالناه عن صلاتهم فقال بدعة . فقال له عروة يا ابا عبد الرحمن كم اعتمر رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال اربع عمر احداهن في رجب . فكرهنا ان نكذبه ونرد عليه وسمعنا استنان عايشة في الحجرة . فقال عروة الا تسمعين يا ام المومنين الى ما يقول ابو عبد الرحمن فقالت وما يقول قال يقول اعتمر النبي صلى الله عليه وسلم اربع عمر احداهن في رجب . فقالت يرحم الله ابا عبد الرحمن ما اعتمر رسول الله صلى الله عليه وسلم الا وهو معه وما اعتمر في رجب قط
وحدثني محمد بن حاتم بن ميمون، حدثنا يحيى بن سعيد، عن ابن جريج، قال اخبرني عطاء، قال سمعت ابن عباس، يحدثنا قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم لامراة من الانصار سماها ابن عباس فنسيت اسمها " ما منعك ان تحجي معنا " . قالت لم يكن لنا الا ناضحان فحج ابو ولدها وابنها على ناضح وترك لنا ناضحا ننضح عليه قال " فاذا جاء رمضان فاعتمري فان عمرة فيه تعدل حجة
Bize Ebî Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Medine'den çıkarken) ağacın bulunduğu yoldan çıkar; (girerken) Muarraz yolundan girermiş. Mekke'ye giderken dahî yukarki yoldan girer aşağıki yoldan çıkarmış
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبد الله بن نمير، ح وحدثنا ابن نمير، حدثنا ابي، حدثنا عبيد الله، عن نافع، عن ابن عمر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يخرج من طريق الشجرة ويدخل من طريق المعرس واذا دخل مكة دخل من الثنية العليا ويخرج من الثنية السفلى