Loading...

Loading...
Kitap
92 Hadis
Bana Ubeydullah b. Ömer El-Kavârîrî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüla'lâ b. Abdil'a'lâ rivayet etti. (Dediki): Bize Dâvûdj Ebû Nadra'dan, o da Ebû Saîd'den naklen rivayet etti. Ebû Saîd şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte hacc için avazımızın çıktığı kadar yüksek sesle telbiye getirerek yola çıktık. Mekke'ye vardığımız zaman bize bu haccı, Umre'ye tebdil etmemizi yalnız hedy götürenlerin bundan müstesna olduğunu emir buyurdu. Terviye günü gelip de Mina'yâ gitmek istediğimiz vakit hacc için telbiye getirdik. İzah 1248 de
حدثني عبيد الله بن عمر القواريري، حدثنا عبد الاعلى بن عبد الاعلى، حدثنا داود، عن ابي نضرة، عن ابي سعيد، قال خرجنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم نصرخ بالحج صراخا فلما قدمنا مكة امرنا ان نجعلها عمرة الا من ساق الهدى فلما كان يوم التروية ورحنا الى منى اهللنا بالحج
(Bize Yâhyâ b. Yahya rivâyet etti. ki): Bize Hti-seyn, Yahya b. Ebî İshâk ile Abdülazîz b. Suhayb ve Humeyd'den naklen haber verdi ki, bu zevat Enes' (radıyallahü anh)'ı şöyle derken işitmişler: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'i ömre ile haccın ikisine birden: «Ömre İle hacc için Lebbeyk; ömre İle hacc için Lebbeyk! buyururken işittim.»
حدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا هشيم، عن يحيى بن ابي اسحاق، وعبد العزيز، بن صهيب وحميد انهم سمعوا انسا، - رضى الله عنه - قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم اهل بهما جميعا " لبيك عمرة وحجا لبيك عمرة وحجا " . وحدثنيه علي بن حجر، اخبرنا اسماعيل بن ابراهيم، عن يحيى بن ابي اسحاق، وحميد الطويل قال يحيى سمعت انسا، يقول سمعت النبي صلى الله عليه وسلم يقول " لبيك عمرة وحجا " . وقال حميد قال انس سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " لبيك بعمرة وحج
(Bize Yâhyâ b. Yahya rivâyet etti. ki): Bize Hti-seyn, Yahya b. Ebî İshâk ile Abdülazîz b. Suhayb ve Humeyd'den naklen haber verdi ki, bu zevat Enes' (radıyallahü anh)'ı şöyle derken işitmişler: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'i ömre ile haccın ikisine birden: «Ömre İle hacc için Lebbeyk; ömre İle hacc için Lebbeyk! buyururken işittim.»
حدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا هشيم، عن يحيى بن ابي اسحاق، وعبد العزيز، بن صهيب وحميد انهم سمعوا انسا، - رضى الله عنه - قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم اهل بهما جميعا " لبيك عمرة وحجا لبيك عمرة وحجا " . وحدثنيه علي بن حجر، اخبرنا اسماعيل بن ابراهيم، عن يحيى بن ابي اسحاق، وحميد الطويل قال يحيى سمعت انسا، يقول سمعت النبي صلى الله عليه وسلم يقول " لبيك عمرة وحجا " . وقال حميد قال انس سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " لبيك بعمرة وحج
حدثنا يحيى بن ايوب، وقتيبة بن سعيد، وابن، حجر قالوا حدثنا اسماعيل، ح. وحدثنا يحيى بن يحيى، - واللفظ له - قال اخبرنا اسماعيل بن جعفر، عن محمد بن، ابي حرملة عن كريب، مولى ابن عباس عن اسامة بن زيد، قال ردفت رسول الله صلى الله عليه وسلم من عرفات فلما بلغ رسول الله صلى الله عليه وسلم الشعب الايسر الذي دون المزدلفة اناخ فبال ثم جاء فصببت عليه الوضوء فتوضا وضوءا خفيفا ثم قلت الصلاة يا رسول الله . فقال " الصلاة امامك " . فركب رسول الله صلى الله عليه وسلم حتى اتى المزدلفة فصلى ثم ردف الفضل رسول الله صلى الله عليه وسلم غداة جمع. قال كريب فاخبرني عبد الله بن عباس، عن الفضل، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم لم يزل يلبي حتى بلغ الجمرة
(Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivâyet etti. ki): Bize Ebû'l-Ahvas, Husayn'dan, o da Kesir b. Müdrik'den, o da Abdurrahmân b. Yezîd'den naklen rivâyet etti. Abdurrahmân Şöyle dedi: Müzdelife'deyken Abdullah şunları söyledi: Ben kendisine Bakara sûresi indirilen zâtın bu makaamda: (Tekrar îcâbet sana yâ Rabbî! Tekrar îcâbet sanal) derken işittim. Bize Süreye b. Yûnus rivâyet etti. ki): Bize Hü-seyn rivâyet etti. ki): Bize Hüsayn, Kesir b. Müdrik-i Eşcai'den, o da Abdurrahmân b. Yezidden naklen haber verdi ki Abdullah, Müz-delife'den akın ettiği vakit tel biye getirmiş. (Bunu görünce) acaba bu adam bedevi midir? diyenler olmuş. Bunun üzerine Abdullah: Bu insanlar unuttular mı yoksa saptılar mı? Ben kendisine Bakara sûresi indirilen zâtı bu yerde: İcabet sana yâ Rabbî! Tekrar icabet sanal» buyururken işittim!» demiş
وحدثنا سريج بن يونس، حدثنا هشيم، اخبرنا حصين، عن كثير بن مدرك الاشجعي، عن عبد الرحمن بن يزيد، ان عبد الله، لبى حين افاض من جمع فقيل اعرابي هذا فقال عبد الله انسي الناس ام ضلوا سمعت الذي انزلت عليه سورة البقرة يقول في هذا المكان " لبيك اللهم لبيك " . وحدثناه حسن الحلواني، حدثنا يحيى بن ادم، حدثنا سفيان، عن حصين، بهذا الاسناد
(Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivâyet etti. ki): Bize Ebû'l-Ahvas, Husayn'dan, o da Kesir b. Müdrik'den, o da Abdurrahmân b. Yezîd'den naklen rivâyet etti. Abdurrahmân Şöyle dedi: Müzdelife'deyken Abdullah şunları söyledi: Ben kendisine Bakara sûresi indirilen zâtın bu makaamda: (Tekrar îcâbet sana yâ Rabbî! Tekrar îcâbet sanal) derken işittim. Bize Süreye b. Yûnus rivâyet etti. ki): Bize Hü-seyn rivâyet etti. ki): Bize Hüsayn, Kesir b. Müdrik-i Eşcai'den, o da Abdurrahmân b. Yezidden naklen haber verdi ki Abdullah, Müz-delife'den akın ettiği vakit tel biye getirmiş. (Bunu görünce) acaba bu adam bedevi midir? diyenler olmuş. Bunun üzerine Abdullah: Bu insanlar unuttular mı yoksa saptılar mı? Ben kendisine Bakara sûresi indirilen zâtı bu yerde: İcabet sana yâ Rabbî! Tekrar icabet sanal» buyururken işittim!» demiş
وحدثنا سريج بن يونس، حدثنا هشيم، اخبرنا حصين، عن كثير بن مدرك الاشجعي، عن عبد الرحمن بن يزيد، ان عبد الله، لبى حين افاض من جمع فقيل اعرابي هذا فقال عبد الله انسي الناس ام ضلوا سمعت الذي انزلت عليه سورة البقرة يقول في هذا المكان " لبيك اللهم لبيك " . وحدثناه حسن الحلواني، حدثنا يحيى بن ادم، حدثنا سفيان، عن حصين، بهذا الاسناد
(Bize Yahya b. Yahya rivâyet etti. ki): Bize Süleyman b. Bilâl, Yahya b. Saîd'den naklen haber verdi. ki): Bana Adîyyü'bnü Sabit haber verdi. Ona, da Abdullah b. Yezîd El-Hat-mî rivâyet etmiş, ona da Ebû Eyyûb haber vermiş ki, kendisi veda hac cin da Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte akşam ve yatsı namazlarını Müzdelife'de beraberce kılmış
حدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا سليمان بن بلال، عن يحيى بن سعيد، اخبرني عدي بن ثابت، ان عبد الله بن يزيد الخطمي، حدثه ان ابا ايوب اخبره انه، صلى مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في حجة الوداع المغرب والعشاء بالمزدلفة . وحدثناه قتيبة، وابن، رمح عن الليث بن سعد، عن يحيى بن سعيد، بهذا الاسناد . قال ابن رمح في روايته عن عبد الله بن يزيد الخطمي، وكان، اميرا على الكوفة على عهد ابن الزبير
(Bize Yahya b. Yahya rivâyet etti. ki): Bize Süleyman b. Bilâl, Yahya b. Saîd'den naklen haber verdi. ki): Bana Adîyyü'bnü Sabit haber verdi. Ona, da Abdullah b. Yezîd El-Hat-mî rivâyet etmiş, ona da Ebû Eyyûb haber vermiş ki, kendisi veda hac cin da Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte akşam ve yatsı namazlarını Müzdelife'de beraberce kılmış
حدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا سليمان بن بلال، عن يحيى بن سعيد، اخبرني عدي بن ثابت، ان عبد الله بن يزيد الخطمي، حدثه ان ابا ايوب اخبره انه، صلى مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في حجة الوداع المغرب والعشاء بالمزدلفة . وحدثناه قتيبة، وابن، رمح عن الليث بن سعد، عن يحيى بن سعيد، بهذا الاسناد . قال ابن رمح في روايته عن عبد الله بن يزيد الخطمي، وكان، اميرا على الكوفة على عهد ابن الزبير
Bize Kuteybetu’bnu Said tahdis etti (Dediki:) Bize Leys tahdis etti H. Ve Bize Muhammed b. Rumh rivayet etti. (Dediki:) Bize Leys, İbn-i Şihab dan o da Ebi Seleme ve Urve’den ikiside Aişe r.a.’dan rivayet ettiler ve «Safiyye binti Huyey tavâf-ı ifâzayı yaptıktan sonra hayz gördü. Ben onun hayz hâlini Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anlattım da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — O bizi yolumuzdan alıkoyacakmı ? buyurdu. Ben : — Yâ Resûlullah! O ifâsını yapmış ve beyti tavaf elmişdi. İfâzadan sonra hayız gördü dedim. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Öyle ise yola revan olsun!» buyurdular
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا ليث، ح وحدثنا محمد بن رمح، حدثنا الليث، عن ابن شهاب، عن ابي سلمة، وعروة، ان عايشة، قالت حاضت صفية بنت حيى بعد ما افاضت - قالت عايشة - فذكرت حيضتها لرسول الله صلى الله عليه وسلم فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " احابستنا هي " . قالت فقلت يا رسول الله انها قد كانت افاضت وطافت بالبيت ثم حاضت بعد الافاضة . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " فلتنفر
Bana Ebu't-Tahir ile Harmeletu'bnü Yahya ve Ahmed b. îsâ rivayet ettiler. Ahmed (bize rivayet etti). Ötekiler (bize haber verdi) tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan bu isnâdla haber verdi. Âişe Leys hadîsinde olduğu gibi : «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Safiyye binti Huyeyy veda haccında temiz iken ifâzasını yaptıktan sonra hayzını gördü...» demiş
حدثني ابو الطاهر، وحرملة بن يحيى، واحمد بن عيسى، قال احمد حدثنا وقال، الاخران اخبرنا ابن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، بهذا الاسناد قالت طمثت صفية بنت حيى زوج النبي صلى الله عليه وسلم في حجة الوداع بعد ما افاضت طاهرا بمثل حديث الليث
{…} Bize Kuteybe yani İbni Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize Züheyr b. Harb da rivayet etti, (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bana Muhammedu'bnü'l-Mûsennâ dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Vehhâb rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb rivayet etti, Bu râvilerin hepsi Abdurrahmân b. Kaasim'dan, o da babasından, o da Aişe'den naklen onun Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Safiyye'nin hayız gördüğünü söylediğini Zührî'nin hadîsi mânâsında rivayet etmişlerdir
وحدثنا قتيبة، - يعني ابن سعيد - حدثنا ليث، ح وحدثنا زهير بن حرب، حدثنا سفيان، ح وحدثني محمد بن المثنى، حدثنا عبد الوهاب، حدثنا ايوب، كلهم عن عبد الرحمن، بن القاسم عن ابيه، عن عايشة، انها ذكرت لرسول الله صلى الله عليه وسلم ان صفية قد حاضت . بمعنى حديث الزهري
Bize Abdullah b. Meslemete'bni Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Eflâh, Kaasim b. Muhammed'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş : «Safiyye'nin tavafı ifâzayi yapmadan hayız göreceğinden korkuyorduk. Derken yanımıza Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gelerek: — Safiye bizi yolumuzdan alıkoyacakmı diye sordu. Biz: — O ifâzasını yaptı, dedik. — Öyleyse alıkoymayacak buyurdular
وحدثنا عبد الله بن مسلمة بن قعنب، حدثنا افلح، عن القاسم بن محمد، عن عايشة، قالت كنا نتخوف ان تحيض، صفية قبل ان تفيض - قالت - فجاءنا رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال " احابستنا صفية " . قلنا قد افاضت . قال " فلا اذا
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (dediki); Mâlik'e, Abdullah b. Ebî Bekr'den dinlediğim, onun da babasından, onun da Amra binti Abdirrahmân'dan, onun da Âişe'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Âişe Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e : — Yâ Resûlallah! Safiyye binti Huyeyy hayz gördü, demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — Galiba o bizi yolumuzdan alıkoyacak. Sizinle birlikte beyti tlvâf etmiş miydi? demiş. Oradakiler : — Hay hay etmişti! cevâbını vermişler. — Öyle ise yola çıksın! buyurmuşlar. SAYFANIN KALAN KISMININ TERCEMESİ VE MUHTEMEL İZAH BASKI HATASI SEBEBİYLE YOK
حدثنا يحيى بن يحيى، قال قرات على مالك عن عبد الله بن ابي بكر، عن ابيه، عن عمرة بنت عبد الرحمن، عن عايشة، انها قالت لرسول الله صلى الله عليه وسلم يا رسول الله ان صفية بنت حيى قد حاضت . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لعلها تحبسنا الم تكن قد طافت معكن بالبيت " . قالوا بلى . قال " فاخرجن
(Bize Kuteybe yani İbn Saîd rivâyet etti. ki): Bize Leys rivâyet etti. H. Züheyr b. Harb da rivâyet etti, ki): Bize Süfyân rivâyet etti. H. Muhammedu'bnü'l-Mûsennâ dahi rivâyet etti. ki): Bize Abdü'l-Vehhâb rivâyet etti. ki): Bize Eyyûb rivâyet etti, Bu râvilerin hepsi Abdurrahmân b. Kâsım'dan, o da babasından, o da Âişe’den naklen onun Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e Safiyye'nin hayız gördüğünü söylediğini Zührî'nin hadîsi mânâsında rivâyet etmişlerdir
حدثني الحكم بن موسى، حدثني يحيى بن حمزة، عن الاوزاعي، - لعله قال - عن يحيى بن ابي كثير، عن محمد بن ابراهيم التيمي، عن ابي سلمة، عن عايشة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم اراد من صفية بعض ما يريد الرجل من اهله . فقالوا انها حايض يا رسول الله . قال " وانها لحابستنا " . فقالوا يا رسول الله انها قد زارت يوم النحر . قال " فلتنفر معكم
(Bize Abdullah b. Meslemete'bni Ka'neb rivâyet etti. ki): Bize Eflâh, Kâsım b. Muhammed'den, o da Âişe'den naklen rivâyet etti. Âişe şöyle dedi: tavafı ifâzayi yapmadan hayız göreceğinden korkuyorduk. Derken yanımıza Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) gelerek: Safiye bizi yolumuzdan alıkoyacak mı diye sordu. Biz: O ifâzasım yaptı, dedik. Öyleyse alıkoymayacak buyurdular
حدثنا محمد بن المثنى، وابن، بشار قالا حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، ح وحدثنا عبيد الله بن معاذ، - واللفظ له - حدثنا ابي، حدثنا شعبة، عن الحكم، عن ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة، قالت لما اراد النبي صلى الله عليه وسلم ان ينفر اذا صفية على باب خبايها كييبة حزينة . فقال " عقرى حلقى انك لحابستنا " . ثم قال لها " اكنت افضت يوم النحر " . قالت نعم . قال " فانفري
(Bize Yahya b. Yahya rivâyet etti. ki) ; Mâlik'e, Abdullah b. Ebî Bekr'den dinlediğim, onun da babasından, onun da Amra binti Abdirrahmân'dan, onun da Âişe'den naklen rivâyet ettiği şu hadîsi okudum. Âişe Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e: Ya Resûlallah! Safiyye binti Huyeyy hayz gördü, demiş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): Galiba o bizi yolumuzdan alıkoyacak. Sizinle birlikte beyti tavâf etmiş miydi? demiş. Oradakiler: Hay hay etmişti! cevâbını vermişler. Öyle ise yola çıksın! buyurmuşlar
وحدثنا يحيى بن يحيى، وابو بكر بن ابي شيبة وابو كريب عن ابي معاوية، عن الاعمش، ح وحدثنا زهير بن حرب، حدثنا جرير، عن منصور، جميعا عن ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة، عن النبي صلى الله عليه وسلم . نحو حديث الحكم غير انهما لا يذكران كييبة حزينة
(Bana Ahmed b. İbrahim Ed-Devrakî rivâyet etti. ki): Bize Abdûssamed rivâyet etti. ki): Bize Şu'be, Alâ' ile Süheyl'den babalarından, onlar da Ebû Hüreyre'den. o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den naklen rivâyet eyledi. H, bu hadisi Muhammed b. El-Müsenna da rivâyet etti. ki): Bize Abdûssamed rivâyet etti. ki): Bize Şu'be, A'meş’den, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hüreyre'den, o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'den naklen rivâyette bulundu. kadar var ki, bu râviler: «Kardeşinin pazarlığı ve kardeşinin dünürlüğü üzerine» tâbirlerini kullanmışlardır