Loading...

Loading...
Kitap
66 Hadis
Ebu Hureyre'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle anlatmıştır: "Uyuduğum bir sırada kendimi bir havuz başında insanları sularken gördüm. Derken yanıma EbU Bekir geldi ve beni rahatlatmak için elimden kovayı alıp, iki kova su çekti. Onun çekişinde bir zaaf vardı. Allah onu mağfiret eylesin! Ardından Hattab'ın oğlu Ömer geldi ve ondan kovayı aldı. Artık o kuyudan su çıkarmaya devam etti. Nihayet insanlar arkalarına döndüler, havuz ise hala su kaynayıp duruyordu. " Fethu'l-Bari Açıklaması: "Rüyada istirahat etme." Tabirciler şöyle derler: Rüyasında istirahat eden kimse, kafası üzere yatmışsa durumu güçlenecek ve dünya elinin altında olacak demektir. Çünkü yeryüzü üzerine yaslanılacak en güçlü zemindir. Yüzükoyun yatmak ise böyle değildir. Çünkü kişi bu durumda arkasında ne olduğunu bilemez. İmam Buhari bu konuda Hemmam'ın Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in rüyasında kova gördüğü şeklindeki Ebu Hureyre hadisine yer verir. Bu hadisten çıkan sonuçlar bundan önceki hadisin açıklamasında geçmişti
حدثنا اسحاق بن ابراهيم، حدثنا عبد الرزاق، عن معمر، عن همام، انه سمع ابا هريرة رضى الله عنه يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " بينا انا نايم رايت اني على حوض اسقي الناس، فاتاني ابو بكر فاخذ الدلو من يدي ليريحني، فنزع ذنوبين وفي نزعه ضعف والله يغفر له، فاتى ابن الخطاب فاخذ منه، فلم يزل ينزع، حتى تولى الناس والحوض يتفجر
Ebu Hureyre şöyle anlatmıştır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzurunda bulunduğumuz bir sırada bize şöyle anlattı: "Ben bir keresinde uyurken kendimi cennette gördüm. O sırada bir köşkün yanında abdest almakta olan bir kadın gördüm. Ona 'Bu köşk kimindir?' diye sordum. Onlar 'Bu Ömer b. el-Hattab'a aittir' dediler. Ömer'in kıskançlığını hatırladım da hemen yüzümü çevirdim." Ebu Hureyre, Ömer b. el-Hattab (sevincinden) ağladı ve sonra "Babam anam sana feda olsun Ya Resulallah! Ben sana karşı mı kıskançlık edeceğim!" dedi
حدثنا سعيد بن عفير، حدثني الليث، حدثني عقيل، عن ابن شهاب، قال اخبرني سعيد بن المسيب، ان ابا هريرة، قال بينا نحن جلوس عند رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " بينا انا نايم رايتني في الجنة، فاذا امراة تتوضا الى جانب قصر، قلت لمن هذا القصر قالوا لعمر بن الخطاب. فذكرت غيرته فوليت مدبرا ". قال ابو هريرة فبكى عمر بن الخطاب ثم قال اعليك بابي انت وامي يا رسول الله اغار
Cabir b. Abdullah r.a.'ın nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle demiştir: "Ben rüyamda cennete girdim ve orada altından yapılmış bir köşkle karşılaştım. 'Bu kime aittir?' diye sordum. Bana 'Kureyş'ten bir adamındır' dediler. Ey Hattab oğlu! Oraya girmeme sadece senin bilmekte olduğum kıskançlzğın man i oldu." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Rüyada köşk görmek." Tabirciler şöyle demişlerdir: Rüyada köşk görmek dindar kimseler için salih ameldir. Başkaları için ise hapislik ve sıkıntıdır. Biz de şunu ekleyelim: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in cennette gördüğü kadının -görülen rüya olduğu için- gerçekten abdest aldığı kastedilmiş olmama ihtimali vardır. Bu durumda abdest alan kadın figürü sözü edilen kadının durumuna örnek olmaktadır. Menakıb bölümünde bu kadının Ümmü Süleym olduğu ve o zamanlar hayatta bulunduğu, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in onu cennette Ömer'in köşkünün yanında gördüğü geçmişti. Bu rüyanın tabiri o kadının cennetlik olduğudur. Çünkü çoğu tabirciler, bir kimse cennete girdiğini görürse, oraya girecektir derler. O zaman rüyayı gören bütün insanların içinde en doğru sözlü kişi olduğuna göre durum nice olur düşünmek gerekir. Kadının abdest alması ise maddi ve manevi kirlerden temiz olduğu, bedeninin bedenen ve hükmen tahir bulunduğu şeklinde tabir edilir. Kadının Hz. Ömer'in köşkünün yanındabulunması, onun Hz. Ömer'in halifelik günlerine yetişeceğine işarettir. Nitekim aynen böyle olmuştur. Bu hadisten çıkan sonuçlar Menakıb bölümünde geçmişti. Hadis, Hz. Ömer'in kıskançlığı örneğinde olduğu gibi bir kimseyi bilinen ahlakıyla anmanın caiz olduğunu göstermektedir
حدثنا عمرو بن علي، حدثنا معتمر بن سليمان، حدثنا عبيد الله بن عمر، عن محمد بن المنكدر، عن جابر بن عبد الله، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " دخلت الجنة فاذا انا بقصر من ذهب، فقلت لمن هذا فقالوا لرجل من قريش. فما منعني ان ادخله يا ابن الخطاب الا ما اعلم من غيرتك ". قال وعليك اغار يا رسول الله
Ebu Hureyre r.a.şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzurunda bulunduğumuz bir sırada o şöyle anlattı: "Ben uyurken kendimi cennette gördüm. Birden bir köşkün yanında abdest almakta olan bir kadın gördüm. 'Bu köşk kimindir?' diye sordum. Oradakiler 'Ömer'e aittir" dediler. Ömer'in kıskançlığını hatırladım da hemen yüzümü arkama çevirdim." Bunun üzerine Ömer b. el-Hattab (sevincinden) ağladı ve sonra "Babam anam sana feda olsun Ya Resulallah! Ben sana karşı mı kıskançlık edeceğim!" dedi. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Rüyada abdest aldığını görmek." Tabirciler şöyle derler: Bir kimsenin rüyada abdest aldığını görmesi nüfuza veya bir işe delalet eder. Kişi rüyasında abdestini tamamladığını görürse uyanıkken muradına nail olur. Mesela suyun kalmaması gibi bir nedenle abdest alması imkansız hale geIirse veya kendisi ile namazın caiz olmayacağı bir şeyle abdest aldığını görürse muradına eremez. Korkan bir kimsenin abdest aldığını görmesi onun için güveniiktir ve böyle bir rüya sevap elde edeceğine, küçük günahlarının bağışlanacağına delildir
حدثني يحيى بن بكير، حدثنا الليث، عن عقيل، عن ابن شهاب، اخبرني سعيد بن المسيب، ان ابا هريرة، قال بينما نحن جلوس عند رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " بينا انا نايم رايتني في الجنة، فاذا امراة تتوضا الى جانب قصر، فقلت لمن هذا القصر فقالوا لعمر. فذكرت غيرته فوليت مدبرا ". فبكى عمر وقال عليك بابي انت وامي يا رسول الله اغار
Abdullah b. Ömer'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle anlatmıştır: "Uyuduğum bir sırada kendimi rüyamda Kabe'yi tava! ederken gördüm. O sırada esmer, salıverilmiş düz saçlı bir kişi gördüm. İki kişi arasında idi ve başından su damlıyordu. Ben {orada bulunanlara} 'Bu kimdir?' diye sordum. Onlar 'Meryem oğludur' dediler. Ona yönelmek üzere ilerlediğim sırada bir de kırmızı yüzlü, uzun boylu, kıvırcık saçlı, sağ gözü şaşı, sanki salkımındaki benzerlerinden dışarı çıkmış iri bir üzüm tanesi! Ben {oradakilere} 'Bu kimdir?' diye sordum. Onlar 'Bu, Deccal'dir' dediler. Ona insanların içinde en çok benzeyen İbn Katan'dır." İbn Katan, Huzaa kabilesinin bir kolu olan Mustalık oğulları boyundanidi. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Rüyada Kabe'yi tavaf ettiğini görmek." Tabirciler şöyle demişlerdir: Rüyada Kabe'yi tavaf ettiğini görmek hacca gitmeye, evlenmeye, devlet başkanından arzu ettiği işi elde etmeye, ana babaya itaate, bir alime hizmete, devlet işine girmeye delalet eder. Rüyayı gören köle olduğu takdirde bu, onun efendisine sadık biri olduğuna delalet eder. "Uyuduğum bir sırada kendimi rüyamda Kabe'yi tava! ederken gördüm." Bu hadisin geniş bir açıklaması, Enbiya bölümünde İsa aleyhisseliim başlığı altında geçmişti
حدثنا ابو اليمان، اخبرنا شعيب، عن الزهري، اخبرني سالم بن عبد الله بن عمر، ان عبد الله بن عمر رضى الله عنهما قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " بينا انا نايم رايتني اطوف بالكعبة فاذا رجل ادم سبط الشعر بين رجلين ينطف راسه ماء، فقلت من هذا قالوا ابن مريم. فذهبت التفت فاذا رجل احمر جسيم جعد الراس اعور العين اليمنى، كان عينه عنبة طافية، قلت من هذا قالوا هذا الدجال. اقرب الناس به شبها ابن قطن ". وابن قطن رجل من بني المصطلق من خزاعة
Hamza b. Abdullah b. Ömer şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemiden işittim şöyle diyordu: "Uyuduğum bir sırada bana süt dolu bir kadeh verildi. Bu kadehten o kadar içtim ki, süte kanma eserlerinin akmakta olduğunu hala görüyorum. Sonra artanını Ömer'e verdim." Sahabiler "Ya Resulallah! Bunu ne ile tabir ettin?" diye sordular. O da "İlim ile" diye cevap verdi
حدثنا يحيى بن بكير، حدثنا الليث، عن عقيل، عن ابن شهاب، اخبرني حمزة بن عبد الله بن عمر، ان عبد الله بن عمر، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " بينا انا نايم اتيت بقدح لبن فشربت منه، حتى اني لارى الري يجري، ثم اعطيت فضله عمر ". قالوا فما اولته يا رسول الله قال " العلم
İbn Ömer şöyle anlatmıştır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sahabilerinden bazıları onun zamanında rüya görürlerdi de bunu kendisine anlatırlardı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de o rüyalar hakkında Allah' ın dilediği tabirleri söylerdi. Ben ise o sırada yaşı küçük bir oğlan idim. Evlenmeden önce evim mescid idi. Kendi kendime 'Eğer sende bir hayır varsa, elbette bu adamların görmekte olduğu gibi rüya görürsün!' dedim. Nihayet bir gece yattıffi. "Allah'ım! Eğer bende bir hayır bilmekte isen bana bir rüya göster!" diye dua ettim. Ben böyle uyumakta iken birden yanıma iki melek geldi. Onlardan her birinin elinde demirden yapılmış, ucu çevgenli birer sopa vardı. Bunlar beni cehenneme yöneltip götürüyorlardı. Ben onların ikisi arasında iken "Ya Allah! Cehennemden sana sığınırım!" diye dua ediyordum. Sonra bana şöyle gösterildi: Beni elinde demirden yapılmış çevgenli bir sopası bulunan bir melek karşıladı ve bana "Sen asla korkutulmayacaksın! (Gece) namazını çok kıldığın takdirde ne iyi kişisin!" dedi. Sonra beni götürdüler ve nihayet cehennemin kenarına durdurdular. Bir de baktım ki cehennem kuyu duvarı gibi örülmüştü. Onun, örülü kuyunun yanları gibi birçok çıkıntılı yanları vardı. Her iki çıkıntı arasında elinde demirden yapılmış ucu çevgenli bir sopası bulunan melek vardı. Cehennemde başları önlerine eğik, zincirlerle asılmış birtakım insanlar gördüm. Orada Kureyş'ten birçok insanları tanıdım. Sonra melekler beni sağ taraftan götürdüler. [-7029-] Ben (uyandıktan sonra) bu rüyamı kızkardeşim Hafsa'ya anlattım. Hafsa da bunu Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem' e aktarmış. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Şüphesiz Abdullah iyi bir adamdır" buyurmuş. Nafi şöyle der: Abdullah, bu olaydan sonra gece namazını çok çok kılmaya devam etti. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Rüyada güven içinde olduğunu ve korkunun gittiğini görmek." Başlıkta yer alan "... er-rav'" korku, "er-nı'" kalp, gönül demektir. Tabirciler şöyle demişlerdir: Bir kimse rüyasında herhangi bir şeyden korktuğunu görse ondan emin olur. Herhangi bir kimse rüyasında bir şeyden emin olduğunu görse ondan korkar. .......Mikma'a" kelimesinin çoğulu .......mekami" şeklinde olup, anlamı demirden yapılmış kamçı gibi ucu çevgenli bir sopa demektir. "Len tura" sen asla korkmayacaksm demektir. "……" Arapçada ….. kuyunun yanları olup, taştan örülür. Bunun üzerine makaranın raptedildiği bir ağaç konur. Her bir kuyunun iki yanı olması adettendir. İbn Battal şöyle der: Bu hadisten bazı rüyaların tabir edilmeye ihtiyacı olmadığı, uyku esnasında rüyada yapılan tabirin uyanıkken yapılacak tabir olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, meleğin yaptığı tabirin üzerine bir şeyeklememiştir. Biz de şunu vurgulayalım: İbn Battal, hadisin sonundaki Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in "Şüphesiz Abdullah iyi bir adamdır" şeklindeki ifadesine ve meleğin bundan önce "Gece namazını çok kıldığın takdirde ne iyi kişisin!" sözüne işaret etmektedir. Bundan sonraki başlıkta ise melekin ona "sen korkma çünkü iyi bir kişisin" şeklindeki ifadesi yer almaktadır. Bu hadisin sonunda Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Abdullah gece namazını çok kıldığı takdirde iyi bir kişidir" ifadesi yer almaktadır. İbn Battal şöyle der: Bu hadiste sünnetieri terk etmeye tehdit yer alırken bunun yüzünden kişinin azaba uğramasmın mümkün olduğu ifade edilmektedir. Bizce bu, sünneti sevmediği için kılmamaya devam etme şartına bağlıdır. Tehdit ve azap haram olan bir fiilde sözkonusudur. Bu da yüz çevirme kaydıyla yapılan terktir. İbn Battal şöyle der: Tabirin aslı Nebilere dayanmaktadır. Bundan dolayı İbn Ömer bir rüya görmeyi ve rüyasını -yapılacak tabir kendi nezdinde bir esas olsun diyeNebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in tabir etmesini temenni etmiştir. Hadisten Çıkan Sonuçlar 1- Mescidde yatmak caizdir. Başkasının gördüğü rüyayı onun yerine anlatmak meşrudur. Hadisten İbn Ömer'in Nebi s.a.v. karşısındaki edebi, onun huzurunda duyduğu heybet anlaşılmaktadır. Çünkü o gördüğü rüyayı bizzat kendisi anlatmamıştır. Rüyası ona korkunç gelince, bunu bizzat kendisi anlatmayı tercih etmemiş ve Nebi s.a.v.'e aktarması için ablasına anlatmıştır. 2- Gece namazı faziletlidir. Hadisten bunun dışında daha önce zikredilen ve Teheccüd bölümünde uzun uzun anlatılan başka sonuçlar da çıkmaktadır. Doğruyu en iyi Yüce Allah bilir
İbn Ömer şöyle anlatmıştır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sahabilerinden bazıları onun zamanında rüya görürlerdi de bunu kendisine anlatırlardı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de o rüyalar hakkında Allah' ın dilediği tabirleri söylerdi. Ben ise o sırada yaşı küçük bir oğlan idim. Evlenmeden önce evim mescid idi. Kendi kendime 'Eğer sende bir hayır varsa, elbette bu adamların görmekte olduğu gibi rüya görürsün!' dedim. Nihayet bir gece yattıffi. "Allah'ım! Eğer bende bir hayır bilmekte isen bana bir rüya göster!" diye dua ettim. Ben böyle uyumakta iken birden yanıma iki melek geldi. Onlardan her birinin elinde demirden yapılmış, ucu çevgenli birer sopa vardı. Bunlar beni cehenneme yöneltip götürüyorlardı. Ben onların ikisi arasında iken "Ya Allah! Cehennemden sana sığınırım!" diye dua ediyordum. Sonra bana şöyle gösterildi: Beni elinde demirden yapılmış çevgenli bir sopası bulunan bir melek karşıladı ve bana "Sen asla korkutulmayacaksın! (Gece) namazını çok kıldığın takdirde ne iyi kişisin!" dedi. Sonra beni götürdüler ve nihayet cehennemin kenarına durdurdular. Bir de baktım ki cehennem kuyu duvarı gibi örülmüştü. Onun, örülü kuyunun yanları gibi birçok çıkıntılı yanları vardı. Her iki çıkıntı arasında elinde demirden yapılmış ucu çevgenli bir sopası bulunan melek vardı. Cehennemde başları önlerine eğik, zincirlerle asılmış birtakım insanlar gördüm. Orada Kureyş'ten birçok insanları tanıdım. Sonra melekler beni sağ taraftan götürdüler. [-7029-] Ben (uyandıktan sonra) bu rüyamı kızkardeşim Hafsa'ya anlattım. Hafsa da bunu Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem' e aktarmış. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Şüphesiz Abdullah iyi bir adamdır" buyurmuş. Nafi şöyle der: Abdullah, bu olaydan sonra gece namazını çok çok kılmaya devam etti. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Rüyada güven içinde olduğunu ve korkunun gittiğini görmek." Başlıkta yer alan "... er-rav'" korku, "er-nı'" kalp, gönül demektir. Tabirciler şöyle demişlerdir: Bir kimse rüyasında herhangi bir şeyden korktuğunu görse ondan emin olur. Herhangi bir kimse rüyasında bir şeyden emin olduğunu görse ondan korkar. .......Mikma'a" kelimesinin çoğulu .......mekami" şeklinde olup, anlamı demirden yapılmış kamçı gibi ucu çevgenli bir sopa demektir. "Len tura" sen asla korkmayacaksm demektir. "……" Arapçada ….. kuyunun yanları olup, taştan örülür. Bunun üzerine makaranın raptedildiği bir ağaç konur. Her bir kuyunun iki yanı olması adettendir. İbn Battal şöyle der: Bu hadisten bazı rüyaların tabir edilmeye ihtiyacı olmadığı, uyku esnasında rüyada yapılan tabirin uyanıkken yapılacak tabir olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, meleğin yaptığı tabirin üzerine bir şeyeklememiştir. Biz de şunu vurgulayalım: İbn Battal, hadisin sonundaki Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in "Şüphesiz Abdullah iyi bir adamdır" şeklindeki ifadesine ve meleğin bundan önce "Gece namazını çok kıldığın takdirde ne iyi kişisin!" sözüne işaret etmektedir. Bundan sonraki başlıkta ise melekin ona "sen korkma çünkü iyi bir kişisin" şeklindeki ifadesi yer almaktadır. Bu hadisin sonunda Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Abdullah gece namazını çok kıldığı takdirde iyi bir kişidir" ifadesi yer almaktadır. İbn Battal şöyle der: Bu hadiste sünnetieri terk etmeye tehdit yer alırken bunun yüzünden kişinin azaba uğramasmın mümkün olduğu ifade edilmektedir. Bizce bu, sünneti sevmediği için kılmamaya devam etme şartına bağlıdır. Tehdit ve azap haram olan bir fiilde sözkonusudur. Bu da yüz çevirme kaydıyla yapılan terktir. İbn Battal şöyle der: Tabirin aslı Nebilere dayanmaktadır. Bundan dolayı İbn Ömer bir rüya görmeyi ve rüyasını -yapılacak tabir kendi nezdinde bir esas olsun diyeNebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in tabir etmesini temenni etmiştir. Hadisten Çıkan Sonuçlar 1- Mescidde yatmak caizdir. Başkasının gördüğü rüyayı onun yerine anlatmak meşrudur. Hadisten İbn Ömer'in Nebi s.a.v. karşısındaki edebi, onun huzurunda duyduğu heybet anlaşılmaktadır. Çünkü o gördüğü rüyayı bizzat kendisi anlatmamıştır. Rüyası ona korkunç gelince, bunu bizzat kendisi anlatmayı tercih etmemiş ve Nebi s.a.v.'e aktarması için ablasına anlatmıştır. 2- Gece namazı faziletlidir. Hadisten bunun dışında daha önce zikredilen ve Teheccüd bölümünde uzun uzun anlatılan başka sonuçlar da çıkmaktadır. Doğruyu en iyi Yüce Allah bilir
İbn Ömer şöyle anlatmıştır: Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zamanında ergen olup, bekar genç bir oğlandım ve mescidde geceleyip uyurdum. O zamanlar bir rüya gören kimse bunu sabahleyin Hz. Peygambler'e arz ederdi. Ben de "Allah'ım Eğer benim senin katında bir hayrım varsa bana bir rüya göster ki onu bana Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem tabir etsin!" diye dua ettim. Ardından uyudum. Rüyamda iki melek gördüm, onlar bana geldiler ve beni götürdüler. Sonra karşılarına başka bir melek çıktı. O bana "Sen asla korkutulmayacaksın. Çünkü sen iyi bir adamsın!" dedi. Sonra o iki melek beni cehenneme götürdü. Baktım ki cehennem kuyu duvarı gibi örülmüştü. İçinde bazılarını tanıdığım birtakım insanlar vardı. Bunun ardından o iki melek beni alıp sağ taraf üzerine götürdüler. Sabah olunca ben bu rüyamı Hafsa'ya anlattım." [-7031-] Hafsa da bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e arz etmiş. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Şüphesiz Abdullah gece namazını kılmayı çoğalttığı takdirde iyi bir adamdır" buyurmuş. ez-Zühr! şöyle der:Abdullah bundan sonra gece namazını çok çok kılardı. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Rüyasında sağ taraf üzerine alınıp yürütülme." Bu hadisten rüyasında alınıp sağ tarafa doğru yürütüldüğünü gören kimsenin kitabı sağ tarafından verilecek kimse olarak tabir edileceği anlaşılmaktadır
حدثني عبد الله بن محمد، حدثنا هشام بن يوسف، اخبرنا معمر، عن الزهري، عن سالم، عن ابن عمر، قال كنت غلاما شابا عزبا في عهد النبي صلى الله عليه وسلم وكنت ابيت في المسجد، وكان من راى مناما قصه على النبي صلى الله عليه وسلم فقلت اللهم ان كان لي عندك خير فارني مناما يعبره لي رسول الله صلى الله عليه وسلم، فنمت فرايت ملكين اتياني فانطلقا بي، فلقيهما ملك اخر فقال لي لن تراع، انك رجل صالح، فانطلقا بي الى النار، فاذا هي مطوية كطى البير، واذا فيها ناس قد عرفت بعضهم، فاخذا بي ذات اليمين، فلما اصبحت ذكرت ذلك لحفصة. فزعمت حفصة انها قصتها على النبي صلى الله عليه وسلم فقال " ان عبد الله رجل صالح لو كان يكثر الصلاة من الليل ". قال الزهري وكان عبد الله بعد ذلك يكثر الصلاة من الليل
İbn Ömer şöyle anlatmıştır: Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zamanında ergen olup, bekar genç bir oğlandım ve mescidde geceleyip uyurdum. O zamanlar bir rüya gören kimse bunu sabahleyin Hz. Peygambler'e arz ederdi. Ben de "Allah'ım Eğer benim senin katında bir hayrım varsa bana bir rüya göster ki onu bana Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem tabir etsin!" diye dua ettim. Ardından uyudum. Rüyamda iki melek gördüm, onlar bana geldiler ve beni götürdüler. Sonra karşılarına başka bir melek çıktı. O bana "Sen asla korkutulmayacaksın. Çünkü sen iyi bir adamsın!" dedi. Sonra o iki melek beni cehenneme götürdü. Baktım ki cehennem kuyu duvarı gibi örülmüştü. İçinde bazılarını tanıdığım birtakım insanlar vardı. Bunun ardından o iki melek beni alıp sağ taraf üzerine götürdüler. Sabah olunca ben bu rüyamı Hafsa'ya anlattım." [-7031-] Hafsa da bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e arz etmiş. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Şüphesiz Abdullah gece namazını kılmayı çoğalttığı takdirde iyi bir adamdır" buyurmuş. ez-Zühr! şöyle der:Abdullah bundan sonra gece namazını çok çok kılardı. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Rüyasında sağ taraf üzerine alınıp yürütülme." Bu hadisten rüyasında alınıp sağ tarafa doğru yürütüldüğünü gören kimsenin kitabı sağ tarafından verilecek kimse olarak tabir edileceği anlaşılmaktadır
حدثني عبد الله بن محمد، حدثنا هشام بن يوسف، اخبرنا معمر، عن الزهري، عن سالم، عن ابن عمر، قال كنت غلاما شابا عزبا في عهد النبي صلى الله عليه وسلم وكنت ابيت في المسجد، وكان من راى مناما قصه على النبي صلى الله عليه وسلم فقلت اللهم ان كان لي عندك خير فارني مناما يعبره لي رسول الله صلى الله عليه وسلم، فنمت فرايت ملكين اتياني فانطلقا بي، فلقيهما ملك اخر فقال لي لن تراع، انك رجل صالح، فانطلقا بي الى النار، فاذا هي مطوية كطى البير، واذا فيها ناس قد عرفت بعضهم، فاخذا بي ذات اليمين، فلما اصبحت ذكرت ذلك لحفصة. فزعمت حفصة انها قصتها على النبي صلى الله عليه وسلم فقال " ان عبد الله رجل صالح لو كان يكثر الصلاة من الليل ". قال الزهري وكان عبد الله بعد ذلك يكثر الصلاة من الليل
Abdullah b. Ömer'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Uyuduğum bir sırada bana süt dolu bir kadeh getirildi. Ben ondan içtim. Sonra artanı Ömer b. el-Hattab'a verdim." Sahabiler "Ya Resulallah! Bunu ne ile tabir ettin?" diye sordular. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "İlim ile" diye cevap verdi. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Rüyada kendisine kadeh verildiğini görmek" Tabirciler şöyle derler: Rüyada görülen kadeh, kadın veya kadın tarafından ele geçecek bir mal olarak tabir edilir. Cam kadeh, gizli şeylerin ortaya çıkacağını gösterir. Altın ve gümüş kadeh, güzel övgüdür demişlerdir. İmam Buhari bu konuda İbn Ömer'in "Rüyada Süt Görme" başlığı altında geçen hadisine yer vermiştir. Bu hadisin açıklaması orada geçmişti. BAHSİ GEÇEN SAYFA İÇİN BURAYA TIKLAYIN
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا الليث، عن عقيل، عن ابن شهاب، عن حمزة بن عبد الله، عن عبد الله بن عمر رضى الله عنهما قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " بينا انا نايم اتيت بقدح لبن فشربت منه، ثم اعطيت فضلي عمر بن الخطاب ". قالوا فما اولته يا رسول الله قال " العلم
حدثني سعيد بن محمد، حدثنا يعقوب بن ابراهيم، حدثنا ابي، عن صالح، عن ابن عبيدة بن نشيط، قال قال عبيد الله بن عبد الله سالت عبد الله بن عباس رضى الله عنهما عن رويا، رسول الله صلى الله عليه وسلم التي ذكر
Ubeydullah b. Abdullah şöyle demiştir: Abdullah b. Abbas'a Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zikretmiş olduğu rüyasını sordum. [-7034-] İbn Abbas şöyle cevap verdi: Bana Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle anlattığı naklediidi: "Uyurken rüyamda ellerime altından iki bilezik konulduğunu gördüm. Ancak bunlardan korktum ve çirkin gördüm. Akabinde bana izin verildi de ben bunları üfledim. Bunun üzerine ikisi de uçtu. Ben bu iki bileziği benden sonra çıkacak olan iki yalancı (Nebi) ile tabir ettim." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Rüyada bir şeyin uçtuğunu görmek." Yani rüyada uçma özelliği olan bir şeyin uçtuğunu görmek. Tabireiler şöyle derler: Rüyada uçtuğunu gören kimseye bakılır. Şayet göğe doğru dimdik uçmuşsa bir zarara uğrar. Göğe doğru uçup, orada kaybolup gitmiş ve bir daha geri dönmemişse ölür. Geri döndüğü takdirde hastalığından kurtulur. Kişi rüyasında yana doğru enlemesine uçtuğunu görürse, yolculuğa çıkar ve uçması nispetinde bir yüksek dereceye erişir. Rüyada kanat takıp uçtuğunu görürse bu mal veya güçtür ki kişi onun sayesinde sefere çıkar. Kişi rüyada kanatsız uçtuğunu görürse bu tuttuğu işten aldatılacağı anlamına gelir. Tabireiler kötü kimseler için uçmak iyi değildir demişlerdir. Mühelleb şöyle demiştir: Rüya görüldüğü üzere yorumlanmaz. O bir misal getirme kabilindendir. Nebi s.a.v. eline konulan iki bileziği iki yalancı Nebi olarak tabir etmiştir. Çünkü yalan, bir şeyi olması gereken yerden başka yere koymaktır. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ellerinde altından iki bilezik görünce bunlar onun kullandığı şeylerden olmadığından -zira bilezik kadınların zinet eşyalarındandır- anladı ki kendisinde olmayan şeyi iddia edecek kişiler çıkacaktır ve yine o bileziklerin altından olması -altın kullanmak yasaklandığından- yalana delalet etmektedir. Bir de altın anlamına gelen "zeheb", gitmek anlamına gelen "zehab" kelimesinden türemedir. Buradan anlaşılıyor ki altın bırakılması gereken bir şeydir. Nitekim Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in onlara üflemesi ve akabinde uçmaları da bu anlayışı güçlendirmektedir. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, çıkacak olan o iki yalancı kimsenin davalarının yaşamayacağını ve getirmiş olduğu vahiyle söylemiş olduğu kelamının onları yerinden söküp atacağını anladı. Üfleme kelama delalet eder
فقال ابن عباس ذكر لي ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " بينا انا نايم رايت انه وضع في يدى سواران من ذهب، ففظعتهما وكرهتهما، فاذن لي، فنفختهما فطارا، فاولتهما كذابين يخرجان ". فقال عبيد الله احدهما العنسي الذي قتله فيروز باليمن، والاخر مسيلمة
Ebu Musa'nın -zannederim Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den diyerek- nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Rüyada Mekke'den hurmalık bir yere hicret ettiğimi gördüm. Buranın Yemame veya elHecer olduğunu tahayyül ettim. Bir de ne göreyim. Burası Medine-i Münewere yani Yesrib imiş. Rüyamda sığır sürüsü gördüm. Valiahi o hayırdır. Zira onların Uhud günü mu'minler olduğu ortaya çıktı. Hayır, Yüce Allah'ın getirmiş olduğu hayır ve onun Bedir' den sonra bize nasip etmiş olduğu doğruluğun sevabıdır." Fethu'l-Bari Açıklaması: ..... İbnü't-Tin bu tabiri şöyle açıklamıştır: Bunu "vehell" şeklinde rivayet ettik. Dil bilginlerinin ifadesi ise "J vehlun" şeklindedir. Kelime -tıpkı .......vehimtü" fiilinde olduğu gibi- "........ veheltü ehilü, vehlen" kökünden türemiştir. Kişi başka bir şeyi isterken hayalinin başkasına gitmesi demektir. "Hayır, Yüce Allah 'zn getirmiş olduğu hayır ve onun Bedir'den sonra bize nasip etmiş olduğu doğruluğun sevabıdır" Bedir'den sonrasından maksat, Hayber'in, sonra da Mekke'nin fethidir. Bu konuda şunları söylemek mümkündür: Hadisin ifade akışı "Valiahi hayırdır" şeklindeki ifadenin rüyadan olduğuna işaret etmektedir. Benim anladığım bu lafzın yazılmış olmadığı ve İbn İshak rivayetinin bunu yazdırdığıdır. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem rüyasında sığır sürüsü görür ve bir de hayır görür. Sığır sürüsünü Uhud günü katledilen sahabiler olarak tabir eder. Hayrı ise Bedir günü ve ondan sonra Mekke'nin fethine kadar savaşmaya samimiyetle devam etmenin ve cihada sabırla dayanmanın bir sevabı olarak tabir eder. Buna göre "ondan sonra" lık tan maksat, Bedir'le Uhud arasına mahsus değildir. Nitekim İbn Battal buna dikkat çekmiştir. "Bedir" kelimesiyle Uhud' dan önce yapılan meşhur Bedir savaşı değil, vaadedilen Bedir olma ihtimali vardır. Çünkü vaadedilen Bedir, Uhud'dan sonra idi ve bu Bedir'de çarpışma olmamıştı. Müşrikler Uhud' dan döndüklerinde "Sizinle bir dahaki karşılaşmamız gelecek yıl Bedir' dedir" demişlerdi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanında bulunanlarla birlikte Bedir' e kadar yürümüş ancak müşrikler oraya gelmemiş•lerdi. Bundan dolayı buna vaadedilen Bedir adı verildi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "sıdk" kelimesiyle kendilerinin vaatlerine sadık kaldıklarına, bundan caymadıklarına ve Yüce Allah'ın bundan dolayı kendilerine daha sonra Kureyza, Hayber ve ondan sonraki yerleri fethetmeyi nasip ederek karşılık verdiğine işaret etmiş olmaktadır
Ebu Hureyre'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bizler (dünyaya) sonra gelen, (ahirette) önce gelenleriz" demiştir
حدثني اسحاق بن ابراهيم الحنظلي، حدثنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، عن همام بن منبه، قال هذا ما حدثنا به ابو هريرة، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " نحن الاخرون السابقون ". وقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " بينا انا نايم اذ اوتيت خزاين الارض، فوضع في يدى سواران من ذهب، فكبرا على واهماني، فاوحي الى ان انفخهما، فنفختهما فطارا، فاولتهما الكذابين اللذين انا بينهما صاحب صنعاء وصاحب اليمامة
Ebu Hureyre'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bizler (dünyaya) sonra gelen, (ahirette) önce gelenleriz" demiştir
حدثني اسحاق بن ابراهيم الحنظلي، حدثنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، عن همام بن منبه، قال هذا ما حدثنا به ابو هريرة، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " نحن الاخرون السابقون ". وقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " بينا انا نايم اذ اوتيت خزاين الارض، فوضع في يدى سواران من ذهب، فكبرا على واهماني، فاوحي الى ان انفخهما، فنفختهما فطارا، فاولتهما الكذابين اللذين انا بينهما صاحب صنعاء وصاحب اليمامة
(Salim b. Abdullah'ın babasından nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Rüyamda şöyle gördüm: Sanki siyah, başı saçı dağınık bir kadın Medine'den çıktı da nihayet Mehyea'ya -Cuhfe'ye- varıp orada durdu. Ben bu rüyamı Medine vebasının Mehyea'ya sıçrayacağı şeklinde tabir ettim." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ben bu rüyamı Medine vebasının Mehyea'ya sıçrayacağı şeklinde tabir ettim." Mühelleb şöyle demiştir: Bu rüya, tabir edilmiş ve örnek verilen rüyalar kısmındandır. Örnek vermenin hangi açıdan olduğuna gelince; Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "........." kelimesinden " .......''= kötülük" ve " .......'' = hastalık" şeklinde iki kelime türetmiştir ve bunların çıkışını, isimlerini bir araya getirmek suretiyle tabir edip bulmuştur. Gördüğü kadının saçının dağınıklığını kötülük yapıp, bunu yayacak olanın Medine'den çıkacağı şeklinde tabir etmiştir. Bazıları şöyle demiştir: Saçın dağınıklığı vücudun titremesinden kaynaklanır. Çünkü "ip\ll" uzak durma, tekin olmama aı:ılamınadır. Bundan dolay.ı ruhların tiksinti duyduğu şey, tıpkı sıtma hastalığında olduğu gibi bundan çıkar. Biz de şunu ekleyelim: Mühelleb'in ".......... =tiksinti duyma" kelimesinden maksadı, onu görmenin' insanda tiksinti uyandırmasıdır. Aksi takdirde sözlükte ")'p\lI" saçın toplanması ve büzülmesi anlamına gelir. Kendi asli biçiminden değişen her şey için "'........." fiili kullanılır. Mesela "............" denir ki "Yeryüzü kuraklıktan, bitki susuzluktan dolayı bzzuldu" demektir. Tabirci el-Kayrav 2101 şöyle demiştir: çoğu biçimlerinde kendisine karalık hakim olan her şey sevimsizdir. Bir başkası şöyle demiştir: Saçın dağınıklığı sıtma ile tabir edilir. Çünkü sıtma bedeni titreme ve başı yukarı kaldırma ile sarsar, özellikle siyah kadın daha çok sarsar. Çünkü o daha fazla ürküntü ve yabanilik verir
حدثنا اسماعيل بن عبد الله، حدثني اخي عبد الحميد، عن سليمان بن بلال، عن موسى بن عقبة، عن سالم بن عبد الله، عن ابيه، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " رايت كان امراة سوداء ثايرة الراس، خرجت من المدينة، حتى قامت بمهيعة وهى الجحفة فاولت ان وباء المدينة نقل اليها
Abdullah b. Ömer' in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine hakkındaki rüyasım şöyle anlatmıştır: "Rüyamda başı dağınık siyah bir kadın gördüm ki o Medine'den Çıktı da nihayet Mehyea'da konakladı. Ben bu rüyamı Medine vebasının Mehyea'ya -Cuhfe'ye- sıçrayacağı şeklinde tabir ettim
حدثنا محمد بن ابي بكر المقدمي، حدثنا فضيل بن سليمان، حدثنا موسى، حدثني سالم بن عبد الله، عن عبد الله بن عمر رضى الله عنهما في رويا النبي صلى الله عليه وسلم في المدينة " رايت امراة سوداء ثايرة الراس، خرجت من المدينة، حتى نزلت بمهيعة، فتاولتها ان وباء المدينة نقل الى مهيعة، وهى الجحفة
Salim'in babasından nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Rüyamda saçı darmadağın ık siyah bir kadının Medine'den çıkıp nihayet Mehya'da durduğunu gördüm. Ben bunu Medine vebasının Mehyea'ya - Cuhfe'ye- sıçrayacağı şeklinde tabir ettim
حدثنا ابراهيم بن المنذر، حدثني ابو بكر بن ابي اويس، حدثني سليمان، عن موسى بن عقبة، عن سالم، عن ابيه، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " رايت امراة سوداء ثايرة الراس، خرجت من المدينة، حتى قامت بمهيعة فاولت ان وباء المدينة نقل الى مهيعة، وهى الجحفة
Ebu Musa'nın -zannederim Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den diyerek- nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle anlatmıştır: "Rüyamda bir kılıç salladığımı ve kılıcımın ortasının kırıldığını gördüm. Bunun tabiri Uhud günü mü'minlerden katledilenler imiş. Sonra bir kere daha kılıç salladım. Kılıç bu sefer olduğundan daha güzel hale döndü. Bunun tabiri de Allah'ın onunla getirdiği fetih ve mü'minlerin birleşmeleridir." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Rüyada kılıç salladığını görmek." Mühelleb şöyle demiştir: Bu rüya, örnek verme kabilindendir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, sahabileriyle birlikte saldırınca gördüğü kılıcı sahabiler, onu sallamasını sahabilere verdiği savaş emri, kılıçtaki kırığı sahabiler arasından ölenler şeklinde tabir etti. İkinci sallamada kılıcı eski haline döndüğü için bunu mu'minlerin toplanmaları ve kendilerine fetih nasip edilmesi şeklinde tabir etti. Rüya tabircileri, kılıç hakkında çeşitli tabirIerden söz etmişlerdir. Buna göre bir kılıç elde eden ya bir saltanata, ya bir göreve, ya verilecek bir emanete, ya bir eşe ya da bir çocuğa sahip olur. Bir kimse kılıcını kınından çektiğinde kılıcı kör ve kesmez olursa hanımı kurtulur, çocuğu yaralanır. Kılıcın kını kırılıp, kılıca bir şeyolmazsa bunun aksi meydana gelir. Kılıç da, kın da kırılmaz veya ikisi birden kırılırsa tabir yine aynıdır. Kılıcın kabzası babaya ve baba tarafından akrabalara bağlılık, temreni anne ve yakın akrabalar şeklinde tabir edilir. Bir kimse rüyasında kılıç çeker ve birisini öldürmek isterse bu onun dili olarak yorumlanır ki onu hasımları hakkında kullanır. Bazen kılıç zalim sultan olarak da tabir edilebilir. Bazı tabirciler ise şöyle demişlerdir: Bir kimse rüyasında kılıcını kınına soktuğunu görse o kişi evlenir veya bir kimse bir şahsa kılıcıyla vurduğunu görse onun hakkında söz söyler. Bir kimse rüyada bir başkasıyla çarpıştığını ve kılıcının onun kılıcından daha uzun olduğunu görse ona galip gelir. Rüyada büyük bir kılıç görmek fitnedir. Kılıç kuşanan kimse bir göreve gelir. Kılıcı kısa ise işi devam etmez. Bir kimse kılıcının askısını sürüdüğünü görse onu kullanmaktan aciz olur
حدثنا محمد بن العلاء، حدثنا ابو اسامة، عن بريد بن عبد الله بن ابي بردة، عن جده ابي بردة، عن ابي موسى، اراه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " رايت في رويا اني هززت سيفا فانقطع صدره، فاذا هو ما اصيب من المومنين يوم احد، ثم هززته اخرى، فعاد احسن ما كان، فاذا هو ما جاء الله به من الفتح، واجتماع المومنين
حدثني عبيد الله بن سعيد، حدثنا عفان بن مسلم، حدثنا صخر بن جويرية، حدثنا نافع، ان ابن عمر، قال ان رجالا من اصحاب رسول الله صلى الله عليه وسلم كانوا يرون الرويا على عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم فيقصونها على رسول الله صلى الله عليه وسلم فيقول فيها رسول الله صلى الله عليه وسلم ما شاء الله، وانا غلام حديث السن وبيتي المسجد قبل ان انكح، فقلت في نفسي لو كان فيك خير لرايت مثل ما يرى هولاء. فلما اضطجعت ليلة قلت اللهم ان كنت تعلم في خيرا فارني رويا. فبينما انا كذلك اذ جاءني ملكان في يد كل واحد منهما مقمعة من حديد، يقبلا بي الى جهنم، وانا بينهما ادعو الله اللهم اعوذ بك من جهنم. ثم اراني لقيني ملك في يده مقمعة من حديد فقال لن تراع، نعم الرجل انت لو تكثر الصلاة. فانطلقوا بي حتى وقفوا بي على شفير جهنم فاذا هي مطوية كطى البير، له قرون كقرن البير، بين كل قرنين ملك بيده مقمعة من حديد، وارى فيها رجالا معلقين بالسلاسل، رءوسهم اسفلهم، عرفت فيها رجالا من قريش، فانصرفوا بي عن ذات اليمين. فقصصتها على حفصة فقصتها حفصة على رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان عبد الله رجل صالح ". فقال نافع لم يزل بعد ذلك يكثر الصلاة
حدثني عبيد الله بن سعيد، حدثنا عفان بن مسلم، حدثنا صخر بن جويرية، حدثنا نافع، ان ابن عمر، قال ان رجالا من اصحاب رسول الله صلى الله عليه وسلم كانوا يرون الرويا على عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم فيقصونها على رسول الله صلى الله عليه وسلم فيقول فيها رسول الله صلى الله عليه وسلم ما شاء الله، وانا غلام حديث السن وبيتي المسجد قبل ان انكح، فقلت في نفسي لو كان فيك خير لرايت مثل ما يرى هولاء. فلما اضطجعت ليلة قلت اللهم ان كنت تعلم في خيرا فارني رويا. فبينما انا كذلك اذ جاءني ملكان في يد كل واحد منهما مقمعة من حديد، يقبلا بي الى جهنم، وانا بينهما ادعو الله اللهم اعوذ بك من جهنم. ثم اراني لقيني ملك في يده مقمعة من حديد فقال لن تراع، نعم الرجل انت لو تكثر الصلاة. فانطلقوا بي حتى وقفوا بي على شفير جهنم فاذا هي مطوية كطى البير، له قرون كقرن البير، بين كل قرنين ملك بيده مقمعة من حديد، وارى فيها رجالا معلقين بالسلاسل، رءوسهم اسفلهم، عرفت فيها رجالا من قريش، فانصرفوا بي عن ذات اليمين. فقصصتها على حفصة فقصتها حفصة على رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان عبد الله رجل صالح ". فقال نافع لم يزل بعد ذلك يكثر الصلاة
حدثني محمد بن العلاء، حدثنا ابو اسامة، عن بريد، عن جده ابي بردة، عن ابي موسى، اراه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " رايت في المنام اني اهاجر من مكة الى ارض بها نخل، فذهب وهلي الى انها اليمامة او هجر، فاذا هي المدينة يثرب، ورايت فيها بقرا والله خير، فاذا هم المومنون يوم احد، واذا الخير ما جاء الله من الخير وثواب الصدق الذي اتانا الله به بعد يوم بدر