Loading...

Loading...
Kitap
30 Hadis
Bera' r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Bu günümüzde ilk başlayacağımız iş namaz kılmamız, sonra dönüp kurban kesmemizdir. Kim bunu (böylece) yaparsa sünnetimize göre iş yapmış olur. Kim de (namazdan) önce keserse o (bu kestiği) ancak aile halkı için takdim ettiği bir et olur. Onun kurban ibadetiyle bir ilgisi yoktur. Bunun üzerine Ebu Burde b. Niyar -ki daha önce kurbanını kesmişti- ayağa kalkarak: Yanımda henüz bir yaşını doldurmamış bir keçi (cezea) vardır (onu kessem olur mu), dedi. Allah Rasulü: Onu kes! Fakat senden sonra kimse için olmayacaktır, diye buyurdu." Mutarrif, Amir'den, o el-Bera'dan naklen dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Her kim namazdan sonra (kurbanını) keserse onun ibadeti tamam olur ve müslümanların sünnetine uygun bir iş yapmış olur, diye buyurdu
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا غندر، حدثنا شعبة، عن زبيد الايامي، عن الشعبي، عن البراء رضى الله عنه قال قال النبي صلى الله عليه وسلم " ان اول ما نبدا به في يومنا هذا ان نصلي ثم نرجع فننحر، من فعله فقد اصاب سنتنا، ومن ذبح قبل فانما هو لحم قدمه لاهله، ليس من النسك في شىء ". فقام ابو بردة بن نيار وقد ذبح فقال ان عندي جذعة. فقال " اذبحها ولن تجزي عن احد بعدك ". قال مطرف عن عامر عن البراء قال النبي صلى الله عليه وسلم " من ذبح بعد الصلاة تم نسكه، واصاب سنة المسلمين
Enes b. Malik r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Kim namazdan önce keserse o ancak kendisi için kesmiş olur, kim de namazdan sonra keserse onun kurban ibadeti tamam olur ve müslümanların sünnetine göre iş yapmış olur." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Udhiyeler (kurbanlıklar) bölümü; Udhiye sünneti." Buhari başlıkta "sünnet" lafZlnı zikretmekle onun vacip olduğunu söyleyenlere muhalif olduğuna işaret etmiş gibidir. İbn Hazm dedi ki: Kurban kesmenin vacip olduğu görüşü, ashabdan kimseden sahih olarak nakledilmiş değildir. Cumhurdan vacip olmadığı da sahih olarak rivayet edilmiştir. Bununla birlikte kurban kesmenin dinin şer'! hükümlerinden olduğunda görüş ayrılığı yoktur. Kurban Şafillere ve cumhura göre kifayet yoluyla müekked bir sünnettir. Şafiilerden gelen bir diğer görüşe göre de kifaye farzlarındandır. Ebu Hanife'den gelen görüşe göre mukim ve varlıklı kimseye vaciptir. Malik'ten nakledilen rivayetlerden birisi de onun görüşü gibidir, ama mukim kaydı yoktur. el-Evzal, Rabia ve el-leys'ten de onun gibi bir görüş nakledilmiştir. Hanefilerden Ebu Yusuf ve Malikllerden de Eşheb, mezhep görüşlerine muhalefet ederek cumhura uygun kanaat belirtmişlerdir. Ahmed de: Güç yetirmekle birlikte kurban kesmeyi terk etmek mekruhtur. Ondan vacip olduğu görüşü de naklediImiştir. Muhammed b. el-Hasen'den terk edilmesine ruhsat verilmemiş bir sünnet olduğu görüşü nakledilmiştir. Tahav! der ki: Biz bu görüşü kabul ediyoruz. Nakledilegelmiş rivayetler arasında vacip olduğuna delil bulunmamaktadır. J Kurban kesmenin vacip olduğu lehine gösterilebilecek en güçlü hadis, Ebu Hureyre'nin Nebie merfu olarak nispet ettiği şu hadistir: "Her kim bir genişlik bulduğu halde kurban kesmezse sakın mescidimize yaklaşmasın." Hadisi İbn Mace ve Ahmed rivayet etmiş olup ravileri sikadırlar. Fakat hadisin Nebie refi ile Ebu Hureyre'ye mevkuf olduğu hususu ihtilaflıdır. Mevkuf olması doğruya daha yakın görünmektedir. Böyle olduğunu Tahav! ve başkaları söylemiştir. Bununla birlikte hadis, kurban kesmenin vacip oluşu hususunda da açık değildir
حدثنا مسدد، حدثنا اسماعيل، عن ايوب، عن محمد، عن انس بن مالك رضى الله عنه قال قال النبي صلى الله عليه وسلم " من ذبح قبل الصلاة فانما ذبح لنفسه، ومن ذبح بعد الصلاة فقد تم نسكه، واصاب سنة المسلمين
Ukbe b. Amir el-Cüheni'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabı arasında bazı kurbanlıkları paylaştırdı. Ukbe'ye (bana) de bir yaşına yakın bir dişi keçi isabet etti. Ben: Ey Allah'ın Rasulü, bana bir yaşına yakın dişi bir keçi isabet etti, dedim. O: Onu kurban kes, diye buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: "İmamın insanlar arasında kurbanlıkları" bizzat ya da emir vererek "paylaştırması." "Ukbe'ye" yani Ukbe b. Amir'e (kendisine) "bir yaşına yakın, bir yaşını do 1durmamış (bir cezea) isabet etti." Cezea, davarların yaşını nitelemek için kullanılan bir lafızdır. Koyun türünden bir yaşını bitirmiş olan için kullanılır. Cumhurun görüşü budur. Keçi türünden ise iki yaşına girmiş olan demektir. İnek türünden üç yaşını bitirmiş olana, deve türünden de beş yaşına girmiş olana denilir
حدثنا معاذ بن فضالة، حدثنا هشام، عن يحيى، عن بعجة الجهني، عن عقبة بن عامر الجهني، قال قسم النبي صلى الله عليه وسلم بين اصحابه ضحايا، فصارت لعقبة جذعة. فقلت يا رسول الله صارت جذعة. قال " ضح بها
Aişe r.anha'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'ye girmeden önce Serifte iken yanıma girdi. Ay hali olmuş ve ağlıyordum. Allah Rasulü: Neyin var? Yoksa ay hali mi oldun, diye sordu. Aişe: Evet dedi. Allah Rasulü: Şüphesiz ki bu Allah'ın Adem'in kızları üzerine yazmış olduğu bir emirdir. Sen hacıların yaptıklarını yap, ancak Beyt'i tavaf etme. Mina'ya geldiğimiz sırada bana bir miktar inek eti getirildi. Bu da ne diye sordum. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hanımları adına kurban kesti, dediler." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Yolcu ve kadın için kurban kesmek." Bu başlık ile yolcu olanın kurban kesme yükümlülüğü yoktur, diyen kimselerin kanaatinin aksine de işaret vardır. Bu husustaki nakil, birinci başlıkta geçmiş bulunmaktadır. Aynca kadınların kurban kesmek yükümlülüğü yoktur, diyenlerin kanaatinin aksine de işaret vardır. "Şerif', Mekke'nin dışında bilinen bir yerdir. Hadisten Çıkan Sonuçlar Cumhur erkeğin kestiği kurbanın hem kendisinin, hem de aile halkının adına yeterli olacağına bu hadisi delil göstermiştir. Ancak Hanefiler bu hususta muhalefet etmişlerdir. Kurtubi der ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kurban kesilen yılların tekrarlanmasına, hanımlarının da birden çok olmasına rağmen her bir hanımına ayrıca kurban kesmesini emrettiği nakledilmiş değildir. Ayrıca bunu Malik, İbn Mace ve sahih olduğunu belirterek Tirmizi'nin Ata b. Yesar yolu ile naklettikleri şu rivayet de desteklemektedir: "Ben Ebu Eyyub'a: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem döneminde kurbanlar ne şekilde kesilirdi, diye sordum, o: Adam koyunu hem kendi adına, hem de aile halkı adına kurban olarak keser, kendileri de ondan yer, başkalarına da yedirirlerdi. Bu da gördüğün gibi insanlar bugüne gelinceye kadar böylece devam etti
حدثنا مسدد، حدثنا سفيان، عن عبد الرحمن بن القاسم، عن ابيه، عن عايشة رضى الله عنها ان النبي صلى الله عليه وسلم دخل عليها وحاضت بسرف، قبل ان تدخل مكة وهى تبكي فقال " ما لك انفست ". قالت نعم. قال " ان هذا امر كتبه الله على بنات ادم، فاقضي ما يقضي الحاج غير ان لا تطوفي بالبيت ". فلما كنا بمنى اتيت بلحم بقر، فقلت ما هذا قالوا ضحى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن ازواجه بالبقر
Enes b. Malik r.a.'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem nahr (kurban bayramı birinci) günü: Her kim namazdan önce kurban kesmişse onu tekrar etsin, diye buyurdu. Bir adam ayağa kalkarak: Ey Allah'ın Resulü, bu canın eti çektiği bir gündür, dedi ve komşularını söz konusu ederek: Yanımda bir yaşını bitirmemiş bir dişi keçi vardır ve bu etli iki koyundan daha iyidir, dedi. Bu hususta Nebi ona ruhsat verdi, ama bu ruhsat onun dışındakileri de kapsadı mı kapsamadı mı bilemiyorum. Daha sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem iki koçun yanına giderek onları kesti. İnsanlar da birkaç koyunluk küçük bir sürünün yanına vardı ve onu (aralarında) dağıttılar -ya da: Hisseler halinde paylaştırdılar. -" Fethu'l-Bari Açıklaması: "Kurban kesme günü canın et çekmesi." Bu husustaki adete uyarak kurban bayramı et yemek suretiyle lezzet alınması demektir. Şanı yüce Allah da: "Ta ki belirli günlerde Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurban edilen hayvanlar üzerineAllah'ın adını ansınlar."(Hac, 28) diye buyurmaktadır. "Birkaç koyunluk bir sürünün yanına gittiler, onu kendi aralarında dağıttılar -yahut kendi aralarında paylaştırdılar- dedi." Bu, raviden kaynaklanan bir şüphedir. Birincisi tevzi etmek, dağıtmak anlamındadır. İkincisi ise kesip hisseler halinde bölüştürmek demektir. Maksat koyunları kestikten sonra herkesin bir parça et alarak paylaştırdıklarını söylemek değildir. Maksat herkesin koyunlardan bir pay aldığını anlatmaktır. Çünkü "parça" her şeyden düşen pay hakkında kullanılır
حدثنا صدقة، اخبرنا ابن علية، عن ايوب، عن ابن سيرين، عن انس بن مالك، قال قال النبي صلى الله عليه وسلم يوم النحر " من كان ذبح قبل الصلاة فليعد ". فقام رجل فقال يا رسول الله ان هذا يوم يشتهى فيه اللحم وذكر جيرانه وعندي جذعة خير من شاتى لحم. فرخص له في ذلك، فلا ادري ابلغت الرخصة من سواه ام لا، ثم انكفا النبي صلى الله عليه وسلم الى كبشين فذبحهما، وقام الناس الى غنيمة فتوزعوها او قال فتجزعوها
Muhammed b. Ebi Bekre'den, o Ebu. Bekre r.a.'dan, o Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şöyle buyurduğunu nakletmektedir: "Şüphesiz zaman Allahlın gökleri ve yeri yarattığı günkü haline dönüp gelmiş bulunuyor. Sene on iki aydır. Bunlardan dört ay haram aylardır. Bunların da üçü Zülkade, Zülhicce ve Muharrem arka arkaya gelirler. Dördüncüleri ise Cumada ile Şaban arasındaki Mudarlıların (tazim ettikleri) Receb ayıdır. Bu ay hangi aydır? Bizler: Allah ve Rasulü daha iyi bilir, dedik. Allah Rasulü, bu aya isminden başka bir isim vereceğini zannettirecek kadar sustu. Daha sonra: Bu Zülhicce ayı değil midir, diye sordu. Biz: Evet, Zülhiccedir, dedik. Sonra: Bu belde hangi beldedir, diye sordu. Bizler: Allah ve Rasulü daha iyi bilir, dedik. Ona isminden başka bir isim verecek diye zannettirinceye kadar sustu. Daha sonra: Bu o belde (Mekke) değil midir, diye sordu. Biz: Evet, dedik. Daha sonra: Peki bugün hangi gündür, diye sordu. Biz: Allah ve Rasulü daha iyi bilir, dedik. Ona isminden başka bir isim verecek diye zannettirecek kadar sustu. Sonra: Bu nahr günü değil midir, diye sordu. Biz: Evet dedik. Devamla şöyle buyurdu: Şüphesiz sizin kanlarınız ve mallannız -(ravilerden) Muhammed (b. SMn) dedi ki: Zannederim Muhammed b. Ebi Bekre: Ve ırzlarınız da dedi- size bugününüzün bu beldenizde, bu ayınızda haram oluşu gibi haramdır. Yakında Rabbinizin huzuruna çıkacaksınız. Size amellerinize dair soru soracaktır. Dikkat edin! Benden sonra birbirinizin boynunu vuran dalalete düşmüş kimseler olarak gerisin geri dönmeyiniz. Dikkat edin! Burada hazır bulunan, bulunmayana tebliğ etsin. Olur ki kendisine bu tebliğin ulaştığı bir kimse, bunu bizzat işiten bazı kimselerden o tebliği daha iyi bilebilir. -Muhammed (b. SIr1n) bunu zikrettiği vakit: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem doğru söylemiştir, derdi.- Daha sonra Allah Rasulü: Dikkat edin! Tebliğ ettim mi? Dikkat edin! Tebliğ ettim mi, diye buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: "el-Adha, nahr günüdür diyen" İbnu't-Tln dedi ki: Bundan maksadı bütün bölgelerde udhiyelerin (kurbanlıkların) nahr edildiği (kesildiği) gün demektir. Bununla özel olarak ancak o günde kurbanlıkların kesildiğini kastetmektedir, denilmiştir. Malik şunu da eklemektedir: Ondan (yani Nahr gününden) sonraki iki günde de kurban kesilir. Şafii dördüncü günü de eklemiştir. Ayrıca (İbnu't-TIn) on gün boyunca kurban kesildiği de söylenmiştir, demiş; fakat bunu muayyen bir kişiye nispet etmemiştir. Ayın sonuna kadar kurban kesileceği de söylenmiştir. Bu görüş ise Ömer b. Abdulaziz, Ebu Seleme b. Abdurrahman, Süleyman b. Yesar ve daha başkalarından da nakledilmiştir. İbn Hazm da süre kaydı getiren bir nassın varid olmayışına dayanarak bu görüşü ifade etmiştir
Nafi'den, dedi ki: "Abdullah menhar (denilen nahr yerinde) kurbanını kesereii." Ubeydullah da: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in menharını (kurbanını kestiği yeri) kastetmektedir, demiştir
حدثنا محمد بن ابي بكر المقدمي، حدثنا خالد بن الحارث، حدثنا عبيد الله، عن نافع، قال كان عبد الله ينحر في المنحر. قال عبيد الله يعني منحر النبي صلى الله عليه وسلم
Nafi'den rivayete göre İbn Ömer r.a. kendisine haber vererek: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem küçük Baş kurbanlıklarını da, develeri de musallada keserdi" demiştir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "el-Adha (bayram namazı) ve nahr (kurban kesmek) musallada olur." İbn Battal dedi ki: Bu Malik'e göre özellikle imamın yerine getirmesi gereken bir sünnettir. İbn Vehb'in rivayetine göre de Maıik şöyle demiştir: İmamın bunu yapması, kimsenin ondan önce kurbanlığını kesmemesi içindir. el-Mühelleb de: Ondan sonra da kesin olarak kendilerinin (cemaatin) kurbanlıklannı kesmeleri ve ondan kesmenin niteliğini öğrenmeleri içindir, diye eklemiştir
حدثنا يحيى بن بكير، حدثنا الليث، عن كثير بن فرقد، عن نافع، ان ابن عمر رضى الله عنهما اخبره قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يذبح وينحر بالمصلى
Enes b. Malik r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem boynuzlu iki koç kurban ederdi. Ben de iki koç kurban ediyorum. " Bu Hadis Hadis 5554, 5558, 5564, 5565, 7399 numaralarda da geçiyor
حدثنا ادم بن ابي اياس، حدثنا شعبة، حدثنا عبد العزيز بن صهيب، قال سمعت انس بن مالك رضى الله عنه قال كان النبي صلى الله عليه وسلم يضحي بكبشين وانا اضحي بكبشين
Enes'ten rivayete göre: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem boynuzlu, alacalı beyaz iki kaça yöneldi ve onları kendi elleriyle kesti
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا عبد الوهاب، عن ايوب، عن ابي قلابة، عن انس، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم انكفا الى كبشين اقرنين املحين فذبحهما بيده. تابعه وهيب عن ايوب. وقال اسماعيل وحاتم بن وردان عن ايوب عن ابن سيرين عن انس
Ukbe b. Amir r.a.'dan rivayete göre; "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine kurban olarak kesi\mek üzere ashabına paylaştırması için bir miktar koyun verdi. Geriye bir yaşını bitirmiş bir keçi kaldı. Bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e söyleyince, Allah Rasulü: Onu da sen kurban olarak kes, diye buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: Bunun Abdurrezzak tarafından Musannefinde Ebu Seleme'den, o Aişe'den yahut Ebu Hureyre'den diye rivayet ettiği bir başka rivayet yolu daha vardır. "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kurban kesmek istedi mi büyük, semiz, boynuzlu, beyaz alacalı, burulmuş iki koç satın alırdı. Bunlardan birisini Muhammed ve Muhammed'in aile halkı adına, diğerini de Allah'ın vahdaniyetine, kendisinin de tebliğ ettiğine şahitlik eden ümmeti adına keserdi." Ebu Davud bir başka yoldan, Cabir'den şu rivS.yeti nakletmektedir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem boynuzlu, beyaz alacalı ve burulmuş iki koç kesti." el-Hattabi dedi ki: Burulmuş: Husyeleri alınmış demektir. Burmak (el-vica) husyeleri almak anlamındadır. Hadisten Çıkarılan Sonuçlar 1- Burulmuş koçun kurban edilmesi caizdir. Bir organın eksikliği dolayısıyla bazı ilim adamlarıbunu mekruh görmüş iseler de bu bir kusur değildir. Çünkü burmanın, etin lezzetini artırıcı bir faydası vardır. Ayrıca hayvanın kötü ve pis kokusunu da giderir. 2- Kurban kesecek olanın bizzatkurbanlığını kesmesi müstehaptır. 3- Hadis ayrıca nitelik ve rengi itibariyle kurbanlığın güzel seçilmesinin meşruiyetine de delil gösterilmiştir. "Geriye bir yaşını bitirmiş bir keçi kaldı." Bu anlamdaki "atud" lafzı güçlü, merada otlamış ve bir yaşını tamamlamış keçi yavrularına denilir. "Onu da sen kurban kes, diye buyurdu." Musannıf bu başlıkta -ki Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in iki koçu kurbanlık etmesi ile ilgilidir- Ukbe'nin rivayet ettiği bu hadisi zikretmekle, belirtilen şekilde kurban kesmenin vücub değil, bir ihtiyar (muhayyerlik) ifade ettiğine dair delil göstermek istemiş gibidir. Bu sebeple tek bir kurbanlık, kesen için de yeterli oluı:. Daha fazlasını kesen olursa bu da hayırlıdır. Fakat en faziletli olan ise, iki koç kurban etmek suretiyle Nebi'e tabi olmaktır. Etin çokluğunu göz önünde bulundl!ran kimseler ise -Şafil gibi-; en faziletlisi deve, sonra koyun türü, sonra da inektir, derler
حدثنا عمرو بن خالد، حدثنا الليث، عن يزيد، عن ابي الخير، عن عقبة بن عامر رضى الله عنه ان النبي صلى الله عليه وسلم اعطاه غنما يقسمها على صحابته ضحايا، فبقي عتود فذكره للنبي صلى الله عليه وسلم فقال " ضح انت به
Bera b. Azib r.a.'dan, dedi ki:, "Ebu Burde diye anılan bir dayım bayram namazından önce kurbanını kesti. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: Senin o kestiğin koyun, et için kesilen bir koyun oldu, diye buyurdu. Ebu Burde: Ey Allah'ın Rasulü, bende evde beslediğim bir yaşını doldurmamış bir keçi oğlağı var, dedi. Allah Rasulü: Onu kes, senden başkası için de,bu uygun düşmez, diye buyurdu. Daha sonra: Her kim bayram namazından önce kurbanını keserse o ancak kendisi için kesmiş olur. Kim de namazdan sonra kurbanını keserse onun kurban ibadeti tamam olur ve müslümanların sünnetine de uygun bir iş yapmış olur, diye ekledi
حدثنا مسدد، حدثنا خالد بن عبد الله، حدثنا مطرف، عن عامر، عن البراء بن عازب رضى الله عنهما قال ضحى خال لي يقال له ابو بردة قبل الصلاة، فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم " شاتك شاة لحم ". فقال يا رسول الله ان عندي داجنا جذعة من المعز. قال " اذبحها ولن تصلح لغيرك ". ثم قال " من ذبح قبل الصلاة فانما يذبح لنفسه، ومن ذبح بعد الصلاة فقد تم نسكه، واصاب سنة المسلمين ". تابعه عبيدة عن الشعبي وابراهيم. وتابعه وكيع عن حريث عن الشعبي. وقال عاصم وداود عن الشعبي عندي عناق لبن. وقال زبيد وفراس عن الشعبي عندي جذعة. وقال ابو الاحوص حدثنا منصور عناق جذعة. وقال ابن عون عناق جذع، عناق لبن
Bera'dan, dedi ki: "Ebu Burde bayram namazından önce kurbanını kesti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: Onun yerine başkasını kes, diye buyurdu. Ebu Burde: Bende yaşını doldurmamış dişi bir keçiden başkası yok, dedi. -Şube dedi ki: Zannederim o (ravilerden Ebu Burde, el-Bera'dan naklen): Hem o, yaşını tamamlamış bir dişi keçiden daha iyidir, dedi.- Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: O halde sen onu diğerinin (daha önce kestiğin kurbanlığın) yerine kes ve senden sonra da böylesi, hiç kimse için geçerli olmayacaktır, diye buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Senin koyunun et için kesilmiş bir koyun oldu." Yani o bir kurbanlık değildir. Aksine o, kendisinden yararlanılabilecek bir etten ibarettir. Nitekim Zubeyd el-İyamı'nin rivayetinde (bölümün başındaki 5545 nolu hadis) de geçtiği üzere "o ancak aile halkına takdim ettiği bir etten ibaret olur." Hadisten Çıkan Sonuçlar 1- Bir yaşını doldurmamış keçinin kurbanlığı caiz değildir. Cumhurun görüşü budur. Ata ve onun ashabından (ondan rivayet almış olanlardan) el-Evza1'ye göre mutlak olarak caizdir. Bu hususta Cabir'in Nebie merfu olarak zikrettiği bir sahih hadis de vardır: "Yaşını doldurmamış olanı kesmeyiniz. Ancak yaşını doldurmuşu bulmakta zorlanırsanız bir yaşını doldurmamış koyun kesebilirsiniz." Bu hadisi Müslim, Ebu Davud, Nesai ve başkaları da rivayet etmiş bulunmaktadır. Fakat Nevevı cumhurdan bunu (bir yaşını bitirmiş olanı kurban etmeyi) daha faziletli olana yorumladıklarını nakletmiş bulunmaktadır. İfadenin takdiri ise şöyledir: Sizin için müstehap olan ancak bir yaşını doldurmuş olanı kesmektir. Eğer bulamayacak olursanız o takdirde bir yaşını doldurmamış bir koyun kesebilirsiniz. Bir yaşını doldurmamiş olan (el-ceza') koyun türünün yeterli olabileceğini kabul eden cumhur, yaşı hususunda farklı görüşlere sahiptir. Birinci görüşe göre bir yaşını doldurup iki yaşına basmış alandır. Şafi1lere göre daha sahih, dil bilginleri ne göre de daha meşhur olan görüş budur. İkinci görüşe göre ise bu altı aydır. Bu da Hanefılerle, Hanbelilerin görüşüdür. "Sonra kim bayram namazından önce keserse ancak kendisi için kesmiş olur diye buyurdu." Yani onun o kestiği kurban olmaz. "Kim de namazdan sonra keserse onun kurban ibadeti tamamlanmış olur ve müslümanların sünnetine de" onlann izledikleri yola "uygun iş yapmış olur." 2- Hadisten sözü edilen sonuçlardan başka şu da anlaşılmaktadır: Hükümlerde baş vurulacak kaynak, Nebi Sallallahu Aleyhi ve SellemIdir. O bazı hallerde ümmeti arasından birisi için özel bir hüküm verebilir ve başkası hakkında da bu hükmü -bu konuda bir mazeret veya gerekçe bulunmasa dahi- uygun görmeyebilir. 3- Allah Resulü'nün bir kişiye hitabı, o hitabın özeloluşuna dair açık bir delil ortaya çıkıncaya kadar bütün mükellefleri kapsar. 4- Yapılan bir amel, güzel bir niyet ile yapılsa dahi şeriate uygun düşmedikj çe sahih degildir
Enes'teh şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem alacalı, beyaz tüylü iki koç kurban etti. Ben onun bir ayağını (her birini keserken) böğrünün üzerine koyduğunu, besmele çekip tekbir getirdiğini ve o ikisini de bizzat eliyle kestiğini gördüm." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Kurbanlıkları bizzat eliyle kesen kimse." Yani bu şart mıdır yoksa evla (daha uygun olan) mıdır? Bizzat kesmeye gücü yeten kimsenin başkasını vekil tayin etmesinin caiz oluşu üzerinde fukahanın ittifakı vardır. Fakat Malikilerde kesebilen kimsenin vekalet vermesinin yeterli olmayacağına dair bir görüş vardır. çoğunluğa göre ise bu mekruhtur ama kesiminde hazır bulunması da müstehaptır. "Ben onu, onların her birini keserken ayağını böğrüne koyduğunu gördüm." Yani her bir kurbanlığını keserken bir ayağını onun böğrüne, kurbanlığın yanlarından birisi üzerine koyuyordu. "Besmele çekiyor, tekbir getiriyordu." Hadisten anlaşıldığına göre; 1- Kesim yaparken besmele çekmek meşrudur. 2- Besmele ile birlikte tekbir getirmek müstehaptır. 3- Kurbanlığın boynunun sağ yanı üzerine ayağı koymak müstehaptır. Fukaha, kurbanlığın sol yanı üzere yatırılacağını ittifakla kabul etmişlerdir. Buna göre ayağını sağ yanına koyarak kurbanlığı kesenin, bıçağı sağ eline alıp sol eliyle de başını yakalaması daha kolayolur
حدثنا ادم بن ابي اياس، حدثنا شعبة، حدثنا قتادة، عن انس، قال ضحى النبي صلى الله عليه وسلم بكبشين املحين، فرايته واضعا قدمه على صفاحهما يسمي ويكبر، فذبحهما بيده
Aişe r.anha'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Şerif'te ben ağIıyorken Hasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanıma girdi. Ne oldu sana? Ay hali mi oldun, diye sordu. Ben: Evet dedim. O: Bu, Allah'ın, Adem'in kızları üzerine yazdığı bir iştir. Hacıların yaptıklarını sen de yap! Ancak Beyt'i tavaf etme, buyurdu. Hasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hanımları adına kurban olarak inek kesti." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Bir adam, (Mina'da) İbn Ömer'e devesin (i kesmek) de yardım etmiştir." İbnu'l-Müneyyir dedi ki: Bu rivayet, başlığa ancak yardım istemenin meşru olması halinde "vekalet de ona katılır (onun gibi değerlendirilir)" cihetiyle uygun düşmektedir. İbn Ömer'in başından geçen bu olaya yakın Ahmed'in rivayet ettiği merfu' bir hadis de gelmiş bulunmaktadır. Bunu ensardan bir adam şöylece rivayet etmektedir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kurbanlığını yatırdı ve: Kurbanlığımı kesmek üzere bana yardımcı ol, dedi, o da ona yardım etti." Hadisin ravileri sikadırlar. "Ebu Musa kızlarına kurbanlıklarını kendi elleriyle kesmelerini emretti." İbnu't-Tin dedi ki: Hadisten kadının hayvan kesmesinin caiz olduğu anlaşılmaktadır. Muhammed ise Malik'ten bunun mekruh olduğunu nakletmektedir. Derim ki: Bu husus daha önce Zebaih bölümünde (5504 ve 5500.hadislerde) geçmiş bulunmaktadır. Şafillerden nakledilen görüşe göre ise kadın için daha uygun olan, kurbanlığını kesmek üzere başkasına vekalet vermesi ve kendisinin bizzat kesmemesidir
حدثنا قتيبة، حدثنا سفيان، عن عبد الرحمن بن القاسم، عن ابيه، عن عايشة رضى الله عنها قالت دخل على رسول الله صلى الله عليه وسلم بسرف وانا ابكي، فقال " ما لك انفست ". قلت نعم. قال " هذا امر كتبه الله على بنات ادم اقضي ما يقضي الحاج غير ان لا تطوفي بالبيت ". وضحى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن نسايه بالبقر
Bera r.a.'dan şöyle dediğirivayetedilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i hutbe irad ederken dinledim. Şöyle buyurdu: Bugünümüzde ilk yapacağımız iş, namaz kılmamız, sonra dönüp kurbanlıklanmızı kesmemizdir. Kim bunu yaparsa bizim sünnetimize uygun iş yapmış olur. Her kim (namazdan önce) kesmiş ise onun bu kestiği, aile halkına takdim ettiği bir et olur. Kurban ibadetiyle hiçbir alakası olmaz. Bunun üzerine Ebu Burde: Ey Allah'ın Rasulü, bayram namazını kılmadan önce kestim. Yanımda ise bir yaşını doldurmuş olandan daha iyi, yaşını doldurmamış bir dişi keçi vardır, dedi. Allah Rasulü şöyle buyurdu: Sen onu o kestiğinin yerine kes! Ancak bu, senden sonra hiçbir kimse için yeterli olmayacaktır -yahut onun yerini tutmayacaktır (diyebuyurdu)
حدثنا حجاج بن المنهال، حدثنا شعبة، قال اخبرني زبيد، قال سمعت الشعبي، عن البراء رضى الله عنه قال سمعت النبي صلى الله عليه وسلم يخطب فقال " ان اول ما نبدا من يومنا هذا ان نصلي، ثم نرجع فننحر، فمن فعل هذا فقد اصاب سنتنا، ومن نحر فانما هو لحم يقدمه لاهله، ليس من النسك في شىء ". فقال ابو بردة يا رسول الله ذبحت قبل ان اصلي، وعندي جذعة خير من مسنة. فقال " اجعلها مكانها، ولن تجزي او توفي عن احد بعدك
Enes'ten rivayete göre o Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Kim namazdan önce kurbanını keserse tekrar kessin. Bir adam: Bu, canın et çektiği bir gündür, dedi ve komşulannın ihtiyaç içinde olduklarını zikretti. -Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onu mazur görür gibi oldu.- Adam devamla dedi ki: Hem benim yanımda iki koyundan daha iyi, bir yaşını doldurmamış bir dişi keçi var deyince, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona ruhsat verdi. Artık, bu ruhsat başkalarını kapsar mı kapsamaz mı bilemiyorum. Daha sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem iki koçun yanına vardı -yani onları kesti- sonra da (diğer) insanlar birkaç koyunluk bir sürüye gidip onları kestiler
حدثنا علي بن عبد الله، حدثنا اسماعيل بن ابراهيم، عن ايوب، عن محمد، عن انس، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " من ذبح قبل الصلاة فليعد ". فقال رجل هذا يوم يشتهى فيه اللحم وذكر من جيرانه فكان النبي صلى الله عليه وسلم عذره وعندي جذعة خير من شاتين فرخص له النبي صلى الله عليه وسلم فلا ادري بلغت الرخصة ام لا، ثم انكفا الى كبشين يعني فذبحهما ثم انكفا الناس الى غنيمة فذبحوها
Cündeb b. Süfyan el-Becell'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ben kurban bayramı birinci günü (Nahr günü) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğuna tanık oldum: Kim bayram namazını kılmadan önce kurbanını keserse onunyerine başkasını kessin. Kim de şimdiye kadar kesmemişse (namazdan sonra) artık kesiversin
حدثنا ادم، حدثنا شعبة، حدثنا الاسود بن قيس، سمعت جندب بن سفيان البجلي، قال شهدت النبي صلى الله عليه وسلم يوم النحر فقال " من ذبح قبل ان يصلي فليعد مكانها اخرى، ومن لم يذبح فليذبح
Amir'den rivayete göre el-Bera şöyle demiştir: "Bir gün Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bayram namazı kıl(dır)dı ve şöyle buyurdu: Kim bizim kıldığımız namazı kılar, kıblemize yönelir ise namazdan ayrılıncaya kadar kurbanını kesmesin. Ebu Burde b. Niyar ayağa kalkarak: Ey Allah'ın Resulü, ben böyle yaptım, dedi. Allah Resulü: Bu, erken davranarak yaptığın bir iş oldu, diye buyurdu. Ebu Burde: Benim yanımda yaşını doldurmamış bir dişi keçi var ve o, yaşını doldurmuş iki koyundan hayırlıdır. Onu kesebilir miyim, diye sordu. Allah Rasulü: Evet. Fakat bundan sonra artık hiç kimse için yeterli olmaz, diye buyurdu." Amir (eş-Şa'bl): "İşte o, onun kestiği iki kurbanın hayırlı alanıdır" dedi. Fethu'l-Bari Açıklaması:• "Namazdan önce kurbanın! kesen iade eder", yani kurban kesme işini tekrarlar. "Kim bizim bu namazımıZ! kılar ve kıblemize yönelirse ... " Kim İslam dini üzere ise ... demektir
حدثنا موسى بن اسماعيل، حدثنا ابو عوانة، عن فراس، عن عامر، عن البراء، قال صلى رسول الله صلى الله عليه وسلم ذات يوم، فقال " من صلى صلاتنا واستقبل قبلتنا، فلا يذبح حتى ينصرف ". فقام ابو بردة بن نيار فقال يا رسول الله فعلت. فقال " هو شىء عجلته ". قال فان عندي جذعة هي خير من مسنتين اذبحها قال " نعم، ثم لا تجزي عن احد بعدك ". قال عامر هي خير نسيكته
Enes r.a.'dan rivayete göre: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem boynuzlu, alaca beyaz tüylü iki koç kurban eder ve bir ayağını boyunlarına yakın yere koyar ve onları kendi eliyle keserdi
حدثنا حجاج بن منهال، حدثنا همام، عن قتادة، حدثنا انس رضى الله عنه ان النبي صلى الله عليه وسلم كان يضحي بكبشين املحين اقرنين، ووضع رجله على صفحتهما، ويذبحهما بيده
حدثنا محمد بن سلام، حدثنا عبد الوهاب، حدثنا ايوب، عن محمد، عن ابن ابي بكرة، عن ابي بكرة رضى الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " الزمان قد استدار كهييته يوم خلق الله السموات والارض، السنة اثنا عشر شهرا، منها اربعة حرم، ثلاث متواليات ذو القعدة وذو الحجة والمحرم، ورجب مضر الذي بين جمادى وشعبان، اى شهر هذا ". قلنا الله ورسوله اعلم. فسكت حتى ظننا انه سيسميه بغير اسمه، قال " اليس ذا الحجة ". قلنا بلى. قال " اى بلد هذا ". قلنا الله ورسوله اعلم. فسكت حتى ظننا انه سيسميه بغير اسمه، قال " اليس البلدة ". قلنا بلى. قال " فاى يوم هذا ". قلنا الله ورسوله اعلم، فسكت حتى ظننا انه سيسميه بغير اسمه قال " اليس يوم النحر ". قلنا بلى. قال " فان دماءكم واموالكم قال محمد واحسبه قال واعراضكم عليكم حرام كحرمة يومكم هذا، في بلدكم هذا في شهركم، وستلقون ربكم فيسالكم عن اعمالكم، الا فلا ترجعوا بعدي ضلالا، يضرب بعضكم رقاب بعض، الا ليبلغ الشاهد الغايب، فلعل بعض من يبلغه ان يكون اوعى له من بعض من سمعه وكان محمد اذا ذكره قال صدق النبي صلى الله عليه وسلم ثم قال الا هل بلغت الا هل بلغت
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، عن سلمة، عن ابي جحيفة، عن البراء، قال ذبح ابو بردة قبل الصلاة فقال له النبي صلى الله عليه وسلم " ابدلها ". قال ليس عندي الا جذعة قال شعبة واحسبه قال هي خير من مسنة. قال " اجعلها مكانها، ولن تجزي عن احد بعدك ". وقال حاتم بن وردان عن ايوب، عن محمد، عن انس، عن النبي صلى الله عليه وسلم وقال عناق جذعة