Loading...

Loading...
Kitap
525 Hadis
Ebu Hureyre r.a. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu aktardı: "Size Yemen halkı geldi. Onlar yürekleri en yufka, kalpleri en yumuşak olanlardır. İman Yemenlidir, hikmet Yemenlidir, böbürlenmek ve büyüklenmek deve sahiplerinde, ağır başlılık ve sükunet ise koyun sahiplerindedir." Diğer tahric edenler: Tirmizi Menakib; Müslim, İman
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا ابن ابي عدي، عن شعبة، عن سليمان، عن ذكوان، عن ابي هريرة رضى الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " اتاكم اهل اليمن، هم ارق افيدة والين قلوبا، الايمان يمان والحكمة يمانية، والفخر والخيلاء في اصحاب الابل، والسكينة والوقار في اهل الغنم ". وقال غندر عن شعبة، عن سليمان، سمعت ذكوان، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "İman Yemenlidir, fitne ise işte şuradandır. İşte şuradan şeytanı n boynuzu çıkacaktır
حدثنا اسماعيل، قال حدثني اخي، عن سليمان، عن ثور بن زيد، عن ابي الغيث، عن ابي هريرة، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " الايمان يمان، والفتنة ها هنا، ها هنا يطلع قرن الشيطان
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Size Yemen halkı geldi. Onlar kalpleri en zayıf, yürekleri en yufka olanlardır. Fıkıh Yemenlidir, hikmet Yemenlidir." Fethu'l-Bari Açıklaması: "İman Yemenlidir." Buna dair açıklamalar yüce Allah'ın izniyle Fitneler bölümünde (5092.hadiste) gelecek inşaallah
حدثنا ابو اليمان، اخبرنا شعيب، حدثنا ابو الزناد، عن الاعرج، عن ابي هريرة رضى الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " اتاكم اهل اليمن، اضعف قلوبا وارق افيدة، الفقه يمان، والحكمة يمانية
Alkame dedi ki: İbn Mes'ud ile birlikte oturuyorduk. Habbab gelerek: Ey Ebu Abdurrahman, şu gençler senin okuduğun gibi okuyabilirler mi diye sordu. İbn Mes'ud dedi ki: Eğer arzu edersen onlardan birisine sana okumasını emrederim. Habbab: Peki dedi. İbn Mesud: Oku ey Alkame dedi. Ziyad b. Hudeyr'in kardeşi olan Zeyd b. Hudayr: O aramızda en iyi okuyan kişi olmadığı halde Alkame'ye mi okumasını emrediyorsun, dedi. İbn Mes'ud: Sana gelince, eğer istersen sana senin kavmin ile onun kavmi hakkında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in neler söylediğini haber verebilirim. Ben (Alkame): Meryem suresinden 50 ayet okudum (dedi.) Abdullah: Nasıl buldun diye (Habbab'a) sordu. Habbab: Pek güzel dedi. Abdullah dedi ki: Ben ne okursam muhakkak onu Alkame de okur. Sonra Habbab'a doğru yöneldi. Habbab'ın üzerinde (elinde) altın bir yüzük vardı. Artık bu yüzüğün atılma zamanı gelmedi mi, diye sordu. Habbab: Sana şunu söyleyeyim ki bugünden sonra bu yüzüğü üzerimde asla görmeyeceksin deyip, o yüzüğü attı." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Habbab" b. el-Erett adındaki o meşhur sahabe "geldi." "Ey Ebu Abdurrahman" İbn Mes'ud'un künyesidir. "Abdullah: Nasıl buldun dedi." Abdullah bu soruyu Habbab'a sordu. Çünkü ondan birisine okutmasını isteyen ilk kişi o idi. Habbab "Pek güzel" diye cevap verdi. "Sonra Habbab'a döndü, üzerinde {elinde} altından bir yüzük vardı. Bu yüzüğün atılma" onu bırakıp atma "zamanı gelmedi mi, dedi." Hadis-i şerifte İbn Mes'ud'a ait bir menkıbe olduğu gibi, onun öğüt verirken ve öğretirken güzel bir teenni ile hareket ettiği anlaşılmaktadır. Aynı şekilde bazı ashabı kiram bazı hükümleri bilmeyebilirdi. Bu hususta dikkati çekilirse yanlışından da dönerdi. Muhtemelen Habbab erkeklerin altın giymelerine dair nehyin tenzih ifade ettiğine inanıyordu. Fakat İbn Mes'ud haram olduğuna dikkatini çekince hemen bu kanaati kabul edip, kendi kanaatinden döndü
حدثنا عبدان، عن ابي حمزة، عن الاعمش، عن ابراهيم، عن علقمة، قال كنا جلوسا مع ابن مسعود، فجاء خباب فقال يا ابا عبد الرحمن، ايستطيع هولاء الشباب ان يقرءوا كما تقرا قال اما انك لو شيت امرت بعضهم يقرا عليك قال اجل. قال اقرا يا علقمة. فقال زيد بن حدير اخو زياد بن حدير اتامر علقمة ان يقرا وليس باقرينا قال اما انك ان شيت اخبرتك بما قال النبي صلى الله عليه وسلم في قومك وقومه. فقرات خمسين اية من سورة مريم، فقال عبد الله كيف ترى قال قد احسن. قال عبد الله ما اقرا شييا الا وهو يقروه، ثم التفت الى خباب وعليه خاتم من ذهب فقال الم يان لهذا الخاتم ان يلقى قال اما انك لن تراه على بعد اليوم، فالقاه. رواه غندر عن شعبة
Ebu Hureyre r.a. dedi ki: "et-Tufeyl b. Amr, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek: Devs helak oldu. İsyan etti, yüzçevirdi. Allah'a onlar için beddua et, dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Allah'ım Devs'e hidayet ver ve onlann (huzuruma) gelmelerini sağla, diye buyurdu
حدثنا ابو نعيم، حدثنا سفيان، عن ابن ذكوان، عن عبد الرحمن الاعرج، عن ابي هريرة رضى الله عنه قال جاء الطفيل بن عمرو الى النبي صلى الله عليه وسلم فقال ان دوسا قد هلكت، عصت وابت، فادع الله عليهم. فقال " اللهم اهد دوسا وات بهم
Ebu Hureyre dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna geldiğim zaman yolda şu beyiti söylemiştim: "Bu uzun gecenin uzunluğundan ve meşakkatinden (Allah'a sığınırım). Bununla birlikte beni küfür diyarından kurtaran odur." Yolda benim bir kölem de kaçtı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna gelince, ona bey'at ettim. Onun yanında iken birden o köle çıkageldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana: Ey Ebu Hureyre, işte bu senin kölendir, dedi. Ben de: O Allah için hürdür, diyerek onu hür bıraktım." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Devs ile Devsli et-Tufayl b. Amr'ın kıssası" et-Tufayl b. Amr'a Zunnur da deniliyordu. Çünkü o Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna gelip Müslüman olduktan sonra Allah Resulü onu kavmine gönderdi. et-Tufayl: Benim için (buna dair) bir alamet kıl, diye dilekte bulununca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Allah'ım sen onun için bir nur takdir buyur diye dua etti. İki gözü arasında bir nur parıldadı. Bunun üzerine: Rabbim ben onların bu bir yaratılış bozukluğudur diyeceklerinden korkuyorum dedi. Bu sefer o nur kamçısının ucuna gitti. Karanlık gecede etrafı aydınlatıyordu .. Bu olayı Hişam b. el-Kelbi uzunca bir kıssayı zikrederken sözkonusu etmiştir. Bu kıssada nakledildiğine göre o kavmini İslama davet etmiş, babası İslamı kabul ettiği halde annsi Müslüman olmamış, sadece Ebu Hureyre onun davetini kabul etmiştir. Derim ki: Bu onun (et-Tufayl'ın) erken dönemde Müslüman olduğunu göstermektedir. Musa b. Ukbe, İbn Şihab'dan zikrettiğine göre et-Tufayl b. Amr, Ebu Bekr'in halifeliği döneminde Ecnadın vakasında şehit düşmüştür
حدثني محمد بن العلاء، حدثنا ابو اسامة، حدثنا اسماعيل، عن قيس، عن ابي هريرة، قال لما قدمت على النبي صلى الله عليه وسلم قلت في الطريق: يا ليلة من طولها وعنايها على انها من دارة الكفر نجت وابق غلام لي في الطريق، فلما قدمت على النبي صلى الله عليه وسلم فبايعته، فبينا انا عنده اذ طلع الغلام، فقال لي النبي صلى الله عليه وسلم " يا ابا هريرة هذا غلامك ". فقلت هو لوجه الله تعالى. فاعتقته
Adiy b. Hatim dedi ki: "Biz (halifeliği döneminde) Tay kabilesinden bir heyet ile birlikte Ömer'in yanına geldik. O isimlerini söyleyerek birer birer adamları çağırmaya başladı. Ben: Beni tanımıyor musun, ey mu'minlerin emiri dedim. O: Tanıyorum. Onlar kMir iken sen Müslüman olmuştun. Onlar geri dönüp gittikleri zaman sen hakka yüzünü çevirerek gelmiştin. Onlar ahidıerinde durmayıp, gadrettikleri zaman ahdinin gereğini eksiksiz yerine getirdin. Onlar hakkı tanımayıp, inkar ettiklerinde sen hakkı bilip tanıdın, dedi. Adiy bunun üzerine: O halde artık hiçbir şeye aldırış etmem, dedi." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ömer'e" halifeliği döneminde "gittim." O, onları yanına davet etmeden önce "isimlerini söyleyerek adam adam çağırmaya başladı." "Tanıdım, onlar küfre saptıklarında sen Müslüman oldun." Bu sözleriyle Adiy'in İslama vefakarca bağlı kaldığına, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in vefatından sonra sadakat gösterdiğine, kendisine itaat eden kimseleri irtidad etmekten alıkoyduğuna bir işarettir. Fetihler ile ilgili bilgi sahibi olanlarca bu husus meşhurdur. "Adiy: O halde artık hiçbir şeye aldırış etmem dedi." Yani sen benim değerimi bildiğine göre benden başkasını önüme geçirecek olsan bile aldırmam
حدثنا موسى بن اسماعيل، حدثنا ابو عوانة، حدثنا عبد الملك، عن عمرو بن حريث، عن عدي بن حاتم، قال اتينا عمر في وفد، فجعل يدعو رجلا رجلا ويسميهم فقلت اما تعرفني يا امير المومنين قال بلى، اسلمت اذ كفروا، واقبلت اذ ادبروا، ووفيت اذ غدروا، وعرفت اذ انكروا. فقال عدي فلا ابالي اذا
Aişe radıyaIlilhu anhil dedi ki: "Veda haccında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte yola çıktık. Bir umre yapmak üzere ihrama girdik. Daha sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Beraberinde kurbanlık bulunan kimse umre ile birlikte hac niyetiyle ihrama girsin. Daha sonra her ikisinin de ihramından çıkıncaya kadar ihram dolayısıyla yasak olan şeyleri helal bilmesin. Ben de ay hali olduğum halde onunla birlikte Mekke'ye geldim. Bu sebeple Beytin etrafında tavaf etmediğim gibi Safa ile Merve arasında da sa'y etmedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e durumumdan rahatsız olduğumu söyleyince, o: Saçlarını çöz, taran ve hac niyetiyle ihrama gir, umreyi de bırak, diye buyurdu_ Ben de onun dediğini yaptım. Haccı bitirdiğimiz vakit Resulullah salı allah u aleyhi ve sellem beni Ebu Bekr es-Sıddik'in oğlu Abdurrahman ile birlikte Ten'im'e gönderdi ve oradan umre yaptım. Bunun üzerine Allah Heslilü: Bu senin (daha önce ifaetmediğin) umrenin yerinedir, diye buyurdu. Aişe dedi ki: Umre niyetiyle ihrama girmiş olanlar Beyt'i tav af etti, Safa ile Merve arasında sa'y etti, sonra da ihramdan çıktılar. Daha sonra ise Mina'dan döndükten sonra bir başka tavaf daha yaptılar. Hac ile umreyi bir arada ifa edenler ise sadece bir tavaf yaptılar." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Veda haccı" Cabir'in rivayet ettiği Veda haccının niteliklerini anlatan Müslim'in ve başkalarının zikrettiği uzunca hadise göre Nebi s.a.v. -Medine'ye geldikten sonra- dokuz sene boyunca hac yapmadı. Bundan sonra onuncu yılda insanlar arasında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hac edeceği ilan edildi. Medine'ye çok sayıda insan geldi. Hepsi de (hac yaparken) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e uymak niyetinde idi. .. Ebu Said el-Hudri yoluyla gelen hadiste ise Nebi s.a.v.'in Veda haccından sonra ve hicret etmeden önce hac yaptığı izlenimini veren ifadeler vardır. Tirmizi'de de Cabir yoluyla gelen hadiste hicret etmeden önce üç tane hac yaptığı belirtilmektedir. Hakim'in es-Sevri'ye kadar ulaşan sahih bir sEmed ile rivayet ettiğine göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem hicret etmeden önce birkaç defa hac yapmıştır." İbnu'l-Cevzi der ki: Birkaç defa hac yapmıştır. Bunların sayısı bilinmemektedir. İbnu'l-Esir ise en-Nihaye'de şunları söylemektedir: Hicret etmeden önce her yıl hac yapardı. İbn Abbas yoluyla gelen hadiste de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'den Zülkade'nin bitmesine beş gün kala çıkmıştır. Bu hadisi musannıf (Buhari) Hac bölümünde rivayet etmiştir
İbn Abbas'tan rivayete göre kişi Beyt'i tavaf etti mi ihramdan çıkmış olur. Ben (Ata'dan rivayet eden İbn Cüreyc): İbn Abbas bunu nereden söyledi diye sordum. O: Yüce Allah'ın: "Sonra (o kurbanlıkların) varacakları yer el-Beytu'I-Atik'dir." [Hac, 33] buyruğu ile Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabına Veda haccında ihramdan çıkmalarını emretmiş olduğundan hareketle söylemiştir, dedi. (İbn Cureyc) ben: Ama bu ancak el-Muarraftan (Arafat'ta vakfe yaptıktan) sonradır dedim. (Ata) dedi ki: İbn Abbas Arafat'ta durmadan önce de, sonra da bu (ihramdan çıkma) görüşte idi." Fethu'l-Bari Açıklaması: "İbn Abbas'tan rivayete göre kişi Beyt'i tavaf etti mi ihramdan çıkmış olurdu. Ben: İbn Abbas bunu neye dayanarak söylemiştir dedim." Hadiste geçen "el-Muarraf"dan kasıt, Arafat'ta vakfe yapmaktır. Bundan ister hacc-ı kıran, ister temettu haccı yapmış olsun kayıtsız ve şartsız olarak umre yapan kimsenin kastedildiği de açıktır. Bu da İbn Abbas'ın meşhur bir görüşüdür. Buna dair açıklamalar daha önceden Hac bölümünün tavafa dair başlıkları arasında yer alan "Mekke'ye geldikten sonra Beyt'i tavaf eden kişinin durumu" ile ilgili başlıkta (1614. hadiste) geçmiş bulunmaktadır .•
حدثني عمرو بن علي، حدثنا يحيى بن سعيد، حدثنا ابن جريج، قال حدثني عطاء، عن ابن عباس، اذا طاف بالبيت فقد حل. فقلت من اين قال هذا ابن عباس قال من قول الله تعالى {ثم محلها الى البيت العتيق} ومن امر النبي صلى الله عليه وسلم اصحابه ان يحلوا في حجة الوداع. قلت انما كان ذلك بعد المعرف. قال كان ابن عباس يراه قبل وبعد
Ebu Musa el-Eş'ari r.a. dedi ki: el-Batha denilen yerde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna vardım. Hac ettin mi diye sordu Ben: Evet dedim. Ne şekilde ihrama girdin, diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ihrama girişi gibi ihrama giriyorum deyip, telbiye getirdim dedim. Allah Resulü: Beyt'i tavaf et, Safa ile Merve arasında sa'y et, sonra ihramdan çık, diye buyurdu. Ben de Beyt'i tavaf ettim, Safa ile Merve arasında sa'y ettim, sonra Kayslılardan bir kadının yanına gittim, o kadın benim başımı (başımdaki biti) ayıkladı
حدثني بيان، حدثنا النضر، اخبرنا شعبة، عن قيس، قال سمعت طارقا، عن ابي موسى الاشعري رضى الله عنه قال قدمت على النبي صلى الله عليه وسلم بالبطحاء فقال " احججت ". قلت نعم. قال " كيف اهللت ". قلت لبيك باهلال كاهلال رسول الله صلى الله عليه وسلم. قال " طف بالبيت وبالصفا والمروة ثم حل ". فطفت بالبيت وبالصفا والمروة، واتيت امراة من قيس ففلت راسي
Nafi"den rivayete göre İbn Ömer kendisine şunu bildirmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Hafsa r.a.a'nın ona haber verdiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Veda haccı yılında zevcelerine ihramdan çıkmalarını emretti. Bunun üzerine Hafsa: Peki senin ihramdan çıkmana engelolan ne, dedi. Allah Resulü: Ben başıma (yapışkan zamk sürerek) telbıd ettim. Ayrıca kurbanlarıma da gerdanlık takttm. Bu sebeple kurbanlıklarımı kesinceye kadar ihramdan çıkamam, diye buyurdu
حدثني ابراهيم بن المنذر، اخبرنا انس بن عياض، حدثنا موسى بن عقبة، عن نافع، ان ابن عمر، اخبره ان حفصة رضى الله عنها زوج النبي صلى الله عليه وسلم اخبرته ان النبي صلى الله عليه وسلم امر ازواجه ان يحللن عام حجة الوداع، فقالت حفصة فما يمنعك فقال " لبدت راسي وقلدت هديي، فلست احل حتى انحر هديي
İbn Abbas r.a.'dan rivayete göre "Has'amlılardan bir kadın Veda haccında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den fetva sordu. -O sırada el-fadl b. Abbas da Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bineğinin arkasında idi.- Kadın: Ey Allah'ın Resulü yüce Allah'ın kullarına (haccı) farz etmesi, babamın çok yaşlı bir ihtiyar haline yetişti. O binek üzerinde duramıyar, benim onun yerine hac yapmam kafi gelir mi diye sordu. Allah Resulü: Evet diye buyurdu
حدثنا ابو اليمان، قال حدثني شعيب، عن الزهري، وقال، محمد بن يوسف حدثنا الاوزاعي، قال اخبرني ابن شهاب، عن سليمان بن يسار، عن ابن عباس رضى الله عنهما ان امراة، من خثعم استفتت رسول الله صلى الله عليه وسلم في حجة الوداع والفضل بن عباس رديف رسول الله صلى الله عليه وسلم فقالت يا رسول الله ان فريضة الله على عباده ادركت ابي شيخا كبيرا لا يستطيع ان يستوي على الراحلة، فهل يقضي ان احج عنه قال " نعم
İbn Ömer r.a. dedi ki: "Mekke fethi yılında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Usame'yi el-Kasva adlı devesi üzerinde arkasına bindirmiş olarak geldi. -Beraberinde de Bilal ve Osman b. Ebi Talha vardı.- Devesini Beyt'in yakınında çöktürdü. Sonra Osman'a: Bize anahtarı getir dedi. Osman anahtarı getirerek ona (Kabe'nin) kapısını açtı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile Usame, Bilal ve Osman (Kabe'nin içine) girdiler. Sonra da üzerlerine kapıyı kapattılar. Kabe'nin içinde uzunca bir süre kaldılar. Daha sonra Nebi çıktı, insanlar da Kabe'ye girmek için harekete koyuldular. Ben onların önüne geçtim. Bilal'i kapının arkasında ayakta buldum. Ona: Resuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem nerede namaz kıldı, diye sordum. O: Şu ön taraftaki iki direğin ara,sında, dedi. Kabe'nin iki sıra halinde altı direği vardı. O öndeki sıranın iki direği arasında namaz kıldı ve Kabe'nin kapısını arkasına alarak yüzünü de sen Kabe'ye girdiğinde karşına gelen duvara doğru çevirdi. (İbn Ömer) dedi ki: Ona kaç rekat kıldığını sormayı unuttum. Resulullah'ın namaz kıldığı yerde kırmızı bir mermer vardı
حدثني محمد، حدثنا سريج بن النعمان، حدثنا فليح، عن نافع، عن ابن عمر رضى الله عنهما قال اقبل النبي صلى الله عليه وسلم عام الفتح وهو مردف اسامة على القصواء. ومعه بلال وعثمان بن طلحة حتى اناخ عند البيت، ثم قال لعثمان " ايتنا بالمفتاح "، فجاءه بالمفتاح ففتح له الباب، فدخل النبي صلى الله عليه وسلم واسامة وبلال وعثمان، ثم اغلقوا عليهم الباب، فمكث نهارا طويلا ثم خرج، وابتدر الناس الدخول، فسبقتهم فوجدت بلالا قايما من وراء الباب فقلت له اين صلى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال صلى بين ذينك العمودين المقدمين. وكان البيت على ستة اعمدة سطرين، صلى بين العمودين من السطر المقدم، وجعل باب البيت خلف ظهره، واستقبل بوجهه الذي يستقبلك حين تلج البيت بينه وبين الجدار، قال ونسيت ان اساله كم صلى وعند المكان الذي صلى فيه مرمرة حمراء
Urve b. Zübeyr ile Ebu Seleme b. Abdurrahman'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zevcesi Aişe r.a.a her ikisine şunu haber vermiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zevcesi Huyey kızı Safiyye Veda haccında ay hali oldu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun üzerine: Safiyye bizi (Medine'ye dönmekten) alıkoyacak mı, diye buyurdu. Aişe dedi ki: Ey Allah'ın Resuıü o Beyt'i tavaf ettikten sonra ay hali oldu dedim. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Öyleyse (Medine'ye) hareket etsin, diye buyurdu
حدثنا ابو اليمان، اخبرنا شعيب، عن الزهري، حدثني عروة بن الزبير، وابو سلمة بن عبد الرحمن ان عايشة، زوج النبي صلى الله عليه وسلم اخبرتهما ان صفية بنت حيى زوج النبي صلى الله عليه وسلم حاضت في حجة الوداع فقال النبي صلى الله عليه وسلم " احابستنا هي ". فقلت انها قد افاضت يا رسول الله وطافت بالبيت. فقال النبي صلى الله عليه وسلم " فلتنفر
İbn Ömer r.a. dedi ki:. "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem aramızda bulunduğu halde biz Veda haccı hakkında konuşurduk, fakat Veda haccının ne demek olduğunu bilmiyorduk. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Allah'a hamd ve senada bulunduktan sohra el-Mesih ed-Deccal'i sözkonusu ederek ondan uzun uzadıya bahsetti ve şöyle buyurdu: Allah'ın gönderdiği her bir nebi mutlaka (Deccal'i zikrederek) ümmetini inzar etmiştir. Onun gelişini Nuh da, ondan sonraki nebiler de bildirip uyarmışlardır. Şüphesiz ki o sizin aranızda çıkacaktır. Onun bazı halleri size gizli kalacak olsa dahi sizin Rabbiniz sizin için gizli kalacak şeylerden değildir. -Bu sözünü üç defa tekrarladl.- Muhakkak sizin Rabbinizin tek gözü kör değildir. Oysa o, sağ gözü kör olan birisidir, onun gözü üzüm salkımı arasında dışarı fırlamış bir üzüm tanesi gibi (patlak)dır." [-4403-] "Şunu bilin ki şüphesiz Allah kanlarınızı, mallarınızı sizlere bu beldenizde ve bu ayınızda, bu gününüzü haram kıldığı gibi haram kılmıştır. Dikkat edin, tebliğ ettim mi? Onlar: Evet ettin dediler. Allah Resulü üç defa: Şahit ol Allah'ım, dedi. Veyl -yahut vah- size! Dikkat edin, benden sonra biriniz diğerinin boynunu vuran . kafirler olarak gerisin geri dönmeyin
حدثنا يحيى بن سليمان، قال اخبرني ابن وهب، قال حدثني عمر بن محمد، ان اباه، حدثه عن ابن عمر رضى الله عنهما قال كنا نتحدث بحجة الوداع والنبي صلى الله عليه وسلم بين اظهرنا، ولا ندري ما حجة الوداع، فحمد الله واثنى عليه ثم ذكر المسيح الدجال فاطنب في ذكره وقال " ما بعث الله من نبي الا انذر امته، انذره نوح والنبيون من بعده، وانه يخرج فيكم، فما خفي عليكم من شانه فليس يخفى عليكم ان ربكم ليس على ما يخفى عليكم ثلاثا، ان ربكم ليس باعور، وانه اعور عين اليمنى، كان عينه عنبة طافية ". " الا ان الله حرم عليكم دماءكم واموالكم، كحرمة يومكم هذا، في بلدكم هذا، في شهركم هذا، الا هل بلغت ". قالوا نعم. قال " اللهم اشهد، ثلاثا، ويلكم، او ويحكم، انظروا لا ترجعوا بعدي كفارا، يضرب بعضكم رقاب بعض
İbn Ömer r.a. dedi ki:. "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem aramızda bulunduğu halde biz Veda haccı hakkında konuşurduk, fakat Veda haccının ne demek olduğunu bilmiyorduk. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Allah'a hamd ve senada bulunduktan sohra el-Mesih ed-Deccal'i sözkonusu ederek ondan uzun uzadıya bahsetti ve şöyle buyurdu: Allah'ın gönderdiği her bir nebi mutlaka (Deccal'i zikrederek) ümmetini inzar etmiştir. Onun gelişini Nuh da, ondan sonraki nebiler de bildirip uyarmışlardır. Şüphesiz ki o sizin aranızda çıkacaktır. Onun bazı halleri size gizli kalacak olsa dahi sizin Rabbiniz sizin için gizli kalacak şeylerden değildir. -Bu sözünü üç defa tekrarladl.- Muhakkak sizin Rabbinizin tek gözü kör değildir. Oysa o, sağ gözü kör olan birisidir, onun gözü üzüm salkımı arasında dışarı fırlamış bir üzüm tanesi gibi (patlak)dır." [-4403-] "Şunu bilin ki şüphesiz Allah kanlarınızı, mallarınızı sizlere bu beldenizde ve bu ayınızda, bu gününüzü haram kıldığı gibi haram kılmıştır. Dikkat edin, tebliğ ettim mi? Onlar: Evet ettin dediler. Allah Resulü üç defa: Şahit ol Allah'ım, dedi. Veyl -yahut vah- size! Dikkat edin, benden sonra biriniz diğerinin boynunu vuran . kafirler olarak gerisin geri dönmeyin
حدثنا يحيى بن سليمان، قال اخبرني ابن وهب، قال حدثني عمر بن محمد، ان اباه، حدثه عن ابن عمر رضى الله عنهما قال كنا نتحدث بحجة الوداع والنبي صلى الله عليه وسلم بين اظهرنا، ولا ندري ما حجة الوداع، فحمد الله واثنى عليه ثم ذكر المسيح الدجال فاطنب في ذكره وقال " ما بعث الله من نبي الا انذر امته، انذره نوح والنبيون من بعده، وانه يخرج فيكم، فما خفي عليكم من شانه فليس يخفى عليكم ان ربكم ليس على ما يخفى عليكم ثلاثا، ان ربكم ليس باعور، وانه اعور عين اليمنى، كان عينه عنبة طافية ". " الا ان الله حرم عليكم دماءكم واموالكم، كحرمة يومكم هذا، في بلدكم هذا، في شهركم هذا، الا هل بلغت ". قالوا نعم. قال " اللهم اشهد، ثلاثا، ويلكم، او ويحكم، انظروا لا ترجعوا بعدي كفارا، يضرب بعضكم رقاب بعض
Zeyd b. Erkam'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem. dokuz gazve yaptı ve o hicret ettikten sonra sadece bir defa hac yaptı, ondan sonra da hac etmedi. Bu Veda haccıdır." Ebu İshak dedi ki: Mekke'de de bir başka hac yapmıştır
حدثنا عمرو بن خالد، حدثنا زهير، حدثنا ابو اسحاق، قال حدثني زيد بن ارقم، ان النبي صلى الله عليه وسلم غزا تسع عشرة غزوة، وانه حج بعد ما هاجر حجة واحدة لم يحج بعدها حجة الوداع. قال ابو اسحاق وبمكة اخرى
Cerir'den rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Veda haccında Cerir'e: İnsanlara susup dinlemelerini söyle, diye buyurdu. Daha sonra Allah Resulü: Benden sonra biriniz diğerinin boynunu uuran kafirler olarak gerisin geri dönmeyin, diye buyurdu
حدثنا حفص بن عمر، حدثنا شعبة، عن علي بن مدرك، عن ابي زرعة بن عمرو بن جرير، عن جرير، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال في حجة الوداع لجرير " استنصت الناس " فقال " لا ترجعوا بعدي كفارا، يضرب بعضكم رقاب بعض
حدثني محمد بن المثنى، حدثنا عبد الوهاب، حدثنا ايوب، عن محمد، عن ابن ابي بكرة، عن ابي بكرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " الزمان قد استدار كهيية يوم خلق السموات والارض، السنة اثنا عشر شهرا منها اربعة حرم ثلاثة متواليات ذو القعدة وذو الحجة والمحرم، ورجب مضر الذي بين جمادى وشعبان، اى شهر هذا " قلنا الله ورسوله اعلم. فسكت حتى ظننا انه سيسميه بغير اسمه. قال " اليس ذو الحجة ". قلنا بلى. قال " فاى بلد هذا ". قلنا الله ورسوله اعلم، فسكت حتى ظننا انه سيسميه بغير اسمه. قال " اليس البلدة ". قلنا بلى. قال " فاى يوم هذا " قلنا الله ورسوله اعلم، فسكت حتى ظننا انه سيسميه بغير اسمه. قال " اليس يوم النحر ". قلنا بلى. قال " فان دماءكم واموالكم قال محمد واحسبه قال واعراضكم عليكم حرام كحرمة يومكم هذا، في بلدكم هذا، في شهركم هذا وستلقون ربكم، فسيسالكم عن اعمالكم، الا فلا ترجعوا بعدي ضلالا، يضرب بعضكم رقاب بعض، الا ليبلغ الشاهد الغايب، فلعل بعض من يبلغه ان يكون اوعى له من بعض من سمعه فكان محمد اذا ذكره يقول صدق محمد صلى الله عليه وسلم ثم قال الا هل بلغت. مرتين
Tarık b. Şihab'dan rivayete göre "Yahudilerden bir takım kimseler şöyle dedi: Eğer bu ayet bize inmiş olsaydı, şüphesiz o günü bayram edinirdik. Bunun üzerine Ömer: Hangi ayeti kastediyorsunuz, diye sordu. Onlar: "Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İsıamı beğenip seçtim."[MSide, 3] ayetidir dediler. Ömer: Ben bu ayetin nerede indiğini çok iyi biliyorum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Arafat'ta vakfede iken nazil olmuştur
حدثنا محمد بن يوسف، حدثنا سفيان الثوري، عن قيس بن مسلم، عن طارق بن شهاب، ان اناسا، من اليهود قالوا لو نزلت هذه الاية فينا لاتخذنا ذلك اليوم عيدا. فقال عمر اية اية فقالوا {اليوم اكملت لكم دينكم واتممت عليكم نعمتي}. فقال عمر اني لاعلم اى مكان انزلت، انزلت ورسول الله صلى الله عليه وسلم واقف بعرفة
حدثنا اسماعيل بن عبد الله، حدثنا مالك، عن ابن شهاب، عن عروة بن الزبير، عن عايشة رضى الله عنها قالت خرجنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في حجة الوداع، فاهللنا بعمرة، ثم قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من كان معه هدى فليهلل بالحج مع العمرة، ثم لا يحل حتى يحل منهما جميعا ". فقدمت معه مكة وانا حايض، ولم اطف بالبيت ولا بين الصفا والمروة، فشكوت الى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال " انقضي راسك، وامتشطي واهلي بالحج ودعي العمرة ". ففعلت فلما قضينا الحج ارسلني رسول الله صلى الله عليه وسلم مع عبد الرحمن بن ابي بكر الصديق الى التنعيم فاعتمرت فقال " هذه مكان عمرتك ". قالت فطاف الذين اهلوا بالعمرة بالبيت وبين الصفا والمروة، ثم حلوا، ثم طافوا طوافا اخر بعد ان رجعوا من منى، واما الذين جمعوا الحج والعمرة فانما طافوا طوافا واحدا