Loading...

Loading...
Kitap
127 Hadis
Bera r.a.'dan dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i Hasen b. Ali omuzları üzerinde iken: Allah'ım, ben bunu seviyorum, sen de bunu sev, derken gördüm." Diğer tahric edenler: Tirmizî, Menakîb; Müslim, Fezail Tirmizî rivayet etti ve dediki: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا حجاج بن المنهال، حدثنا شعبة، قال اخبرني عدي، قال سمعت البراء رضى الله عنه قال رايت النبي صلى الله عليه وسلم والحسن على عاتقه يقول " اللهم اني احبه فاحبه
Ukbe b. el-Haris dedi ki: "Ben Ebu Bekir r.a.'l Hasen'i taşımış olduğu halde şöyle derken gördüm: Yemin ederim ki Nebi'e çok benziyor. Ali'ye hiç benzemiyor. O sırada Ali de gülüyordu
حدثنا عبدان، اخبرنا عبد الله، قال اخبرني عمر بن سعيد بن ابي حسين، عن ابن ابي مليكة، عن عقبة بن الحارث، قال رايت ابا بكر رضى الله عنه وحمل الحسن وهو يقول بابي شبيه بالنبي، ليس شبيه بعلي. وعلي يضحك
İbn Ömer r.a. dedi ki: "Ebu Bekir dedi ki: Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hatırını Ehl-i Beyti hususunda gözetiniz
حدثني يحيى بن معين، وصدقة، قالا اخبرنا محمد بن جعفر، عن شعبة، عن واقد بن محمد، عن ابيه، عن ابن عمر رضى الله عنهما قال قال ابو بكر ارقبوا محمدا صلى الله عليه وسلم في اهل بيته
Enes r.a. dedi ki: "Hasen b. Ali'den daha çok Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e benzeyen hiçbir kimse yoktu." Diğer tahric eden: Tirmizî, Menakîb Tirmizî rivayetinden sonra dediki: Bu hadis hasen sahihtir
حدثني ابراهيم بن موسى، اخبرنا هشام بن يوسف، عن معمر، عن الزهري، عن انس،. وقال عبد الرزاق اخبرنا معمر، عن الزهري، اخبرني انس، قال لم يكن احد اشبه بالنبي صلى الله عليه وسلم من الحسن بن علي
Abdullah b. Ömer'den rivayetle --ki bir kimse ona ihramlı hakkında sormuştu-- Şu'be dedi ki: -zannederim sineği öldürmesi hakkında sormuştu- dedi ki: "Iraklılar sinek hakkında soruyorlar. öyle mi? Halbuki onlar Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızının oğlunu öldürmüşlerdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ise: Bu ikisi dünyadan benim iki reyhanımdır, diye buyurmuştur." Bu Hadis 5994 numara ile gelecektir. Diğer tahric eden: Tirmizî, Menakîb Tirmizî: Bu hadis sahihtir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "el-Hasan ve el-Hüseyn'in menkıbeleri" Buhari birçok menkıbede ortak oluşları dolayısıyla onları bir arada zikretmiş gibidir. Hasen çoğunluğun görüşüne göre hicretin üçüncü yılında ramazan ayında doğmuştur. Daha sonra doğduğu da söylenmiştir. Medine'de 50 yılında zehirlenerek ölmüştür. Bundan önce söylendiği gibi, bundan sonraki bir tarihte de öldüğü söylenmiştir. el-Huseyn ise çoğunluğun görüşüne göre dördüncü yıl Şaban ayında doğmuştur. Hicri 61 yılında Aşura günü Irak'ın Kerbela denilen yerinde öldürülmüştür. Muaviye ölüp de yerine Yezid'i tayin ettiğinde Kufe ahalisi el-Huseyn'e, ona itaat edeceklerine dair mektuplar yazdılar. Bunun üzerine el-Huseyn de yanlarına çıkıp gitti. Fakat Ubeydullah b. Ziyad ondan önce Kufe'ye vardı. Halkın önemli bir çoğunluğunu ona yardım etmekten vazgeçirdi. Onlar da birtakım şeyleri ümit ederek ve bazı şeylerden korkarak ona yardımdan geri kaldılar. Amcasının oğlu Müslim b. Aklı de öldürüldü. el-Huseyn onu kendisinden önce insanlardan adına beylat alsın diye göndermiş idi. (Ubeydullah b. Ziyad) onun için asker hazırladı. Aile halkından bir topluluk ile birlikte öldürülünceye kadar onunla savaştılar. Bu olay meşhurdur. Bunu açıklamaya girişerek sözü uzatmayacağız. Belki Fiten bölümünde bunu özetleme imkanını buluruz. 3748- "Ubeydullah b. Ziyadıa ... getirildi." Ziyad, Ebu Süfyan'ın oğlu diye anılan kimsedir. Ubeydullah da Muaviye oğlu Yezid'in Kufe emiri idi. Önceden geçtiği üzere em irliği döneminde el-Huseyn öldürülmüş ve ona başı getirilmişti. "Ve onun güzelliği hakkıhda bir şeyler söyledi." Tirmizi'nin rivayetinde: " ... ve ben bunun gibi güzel görmedim dedi" şeklindedir. "Onlar arasında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e en çok benzeyenleri idi." Kasıt onun Ehl-i Beyt'i {aile halkı)dır. 3752- "Hasen b. Alilden daha çok Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e benzeyen hiçbir kimse yoktu." Bu ifade daha önce geçen ve el-Huseyn b. Ali hakkında söylenmiş bulunan "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e en çok benzeyenleri idi" şeklindeki İbn Sırın'in rivayeti ile çatışmaktadır. Muhtemelen onların her birisi bazı organları itibariyle ona en çok benzeyen idi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Hasen ve el-Huseyn'in dışında benzeyen kimseler arasında Cafer b. Ebu Talib, onun oğlu Abdullah b. Cafer, el-Abbas b. Abdulmuttaliblin oğlu Kusem, Ebu Süfyan b. el-Haris b. Abdulmuttalib ile Selm b. Aklı b. Ebi Talib de vardır. Haşim oğullarından olmayanlar arasından da imam ŞafiiInin uzak atası es-Saib b. Yezid el-MuttaliblAbdi Şems oğullarından Abdullah b. Amir b. Kerız ve Kabis b. Rabia b. Adiy de bulunmaktadır. 3753- "Dedi ki: Irak halkı sinek hakkında mı soruyorlar ... " İbn Ömer Iraklıların basit bir şey hakkında soru sormaktaki istekleri ile oldukça değerli ve önemli şeylere karşı da kusurlu davranmalarından hayretini ifade etmek üzere böyle demiştir
Cabir b. Abdullah r.a. dedi ki: "Ömer şöyle derdi: Ebu Bekir bizim seyyidimizdir ve bizim seyyidimizi kölelikten kurtarmıştır." Bu: sözleriyle de Bilal'i kastediyordu
حدثنا ابو نعيم، حدثنا عبد العزيز بن ابي سلمة، عن محمد بن المنكدر، اخبرنا جابر بن عبد الله رضى الله عنهما قال كان عمر يقول ابو بكر سيدنا، واعتق سيدنا. يعني بلالا
Kays'dan rivayete göre; "Bilal, Ebu Bekir'e dedi ki: Eğer beni kendin için satın almış idiysen beni burada tut ve eğer beni ancak Allah için satın aldı isen beni Allah için yapmak istediklerimle baş başa bırak." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Bilal b. Rebah'ın menkıbeleri" İbn Sa"d"ın naklettiğine göre o eşraftan birisinin cariyesinden doğma idi. Annesinin adı Hamame"dir. Cumah oğullarından birisine aitti. Taberani ve başkalarında yer alan Enes"den gelen rivayete göre aslen Habeşli idi. Meşhur olan da odur. Nube"li olduğu da söylenmiştir. "Ebu Bekir'in mevlası (azatlısı)" Ebu Bekir b. Ebi Şeybe sahih bir sened ile Kays b. Ebi Hazim'den şöyle dediğini rivayet etmektedir: "Bilal taşlar altına gömülmüş iken Ebu Bekir onu beş ukiyye karşılığında satın aldı." "Ömer derdi ki: Ebu Bekir bizim seyyidimizdir ve -Bilal'i kastederek- seyyidimizi azad etmiştir." İbnu't-TIn der ki: Bununla Bilal'in seyyidlerden (efendilerden) olduğunu kastetmektedir. Yoksa Ömer'den daha faziletli olduğunu kastetmek istememiştir. Başkası da birinci seyyid'i hakikat anlamında, ikincisini ise mecaz yollu ve tevazu olsun diye söylemiştir. Yahut da seyyidlik daha efdal olmayı gerektirmeyebilir. İbn Ömer der ki: "Ben Muaviye'den daha seyyidini görmedim." Halbuki o Ebu Bekir ve Ömer'i de görmüştür. "Bilal, Ebu Bekir'e dedi ki" O bu sözlerini Ebu Bekir'e halifeliği sırasında söylemiştir. "Beni Allah için yapmak istediklerimle baş başa bırak" ibaresi el-Kuşmthent rivayetinde "Allah için amelimle baş başa bırak" şeklinde, Ebu Usame'nin rivayetinde: "Beni bırak da Allah için am el edeyim" anlamındadır. İbn Sa'd da Tabakat'ta bu olayı naklederken şu fazlalığı zikretmektedir: "Ben gördüğüm kadarıyla mu'minin en faziletli ameli cihad etmektir. Bu sebeple Allah yolunda ribat yapmak istedim. Ebu Bekir ise Bilal'e: Allah için ve benim üzerindeki hakkım dolayısıyla, deyince Bilal, (Ebu Bekir) vefat edene kadar onunla birlikte kaldı. Fakat Ebu Bekir vefat ettikten sonra Ömer ona izin verdi. O da cihad etmek üzere Şam'a gitti. Orada Amevas taununda 18 yılında orada vefat etti. 20 yılında vefat ettiği de söylenmiştir." Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır
حدثنا ابن نمير، عن محمد بن عبيد، حدثنا اسماعيل، عن قيس، ان بلالا، قال لابي بكر ان كنت انما اشتريتني لنفسك فامسكني، وان كنت انما اشتريتني لله فدعني وعمل الله
İbn Abbas'tan dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni bağrına basarak: Allah'ım ona hikmeti öğret, diye buyurdu." Bize Ebu Ma'mer anlattı, bize Abdu'l-Varis anlattı: "Ve Allah'ım, ona kitabı öğret, diye buyurdu." Bize Musa anlattı, bize Vuheyb, Halid'den anlattı, deyip onun (Ebu Ma'mer) gibi hadisi zikretti. "Hikmet" ise nübuvvetin dışındaki hususlarda isabet etmek demektir. Diğer tahric edenler: Tirmizî, Menakîb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "İbn Abbas" yani Abdullah b. el-Abbas b. Abdulmuttalib b. Haşim olup, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in amcasının oğludur. Künyesi, Ebu'I-Abbas'dır. Hicretten üç yıl önce doğmuş, 68 yılında Taif'te vefat etmiştir. Ashab-ı kiram'ın alimlerinden idi. Öyle ki, Ömer genç olduğu halde onu yaşlılar ile birlikte öne geçirirdi. Buhari onun hakkında kendisinin rivayet ettiği şu hadisi zikretmektedir: "Nebi sallallahu aleyhi ve sellem beni bağrına bastı ve: Allah'ım, ona hikmeti öğret, diye buyurdu." Bir başka lafızda "ona kitabı öğret" şeklindedir. Burada "hikmet" ile neyin kastedildiği hususunda görüş ayrılığı vardır. Söylenen sözde isabetli olmak diye açıklandığı gibi, Allah'tan geleni iyice kavramak, aklın, doğruluğuna tanıklık ettiği husus, ilham ile vesvesenin kendisi vasıtası ile ayırt edilebileceği bir nur, doğru bir şekilde çabucak cevap vermek ve daha başka şekillerde açıklanmıştır. İbn Abbas ashab-ı kiram arasında Kur'an tefsirini en iyi bilen kişilerden idi. Yakup b. Süfyan da Tarih'inde sahih bir senedIe İbn Mes'ud'un şöyle dediğini rivayet etmektedir: "Eğer İbn Abbas bizim yaşımıza gelmiş olsaydı, bizden hiçbir kimse onunla boy ölçüşemezdi." Yine İbn Mes'ud şöyle derdi: "İbn Abbas Kur'an'ın ne güzel bir tercümanıdır." Bu fazlalığı İbn Sa'd da bir başka yoldan Abdullah b. Mes'ud'dan diye rivayet etmiş bulunmaktadır
حدثنا مسدد، حدثنا عبد الوارث، عن خالد، عن عكرمة، عن ابن عباس،، قال ضمني النبي صلى الله عليه وسلم الى صدره وقال " اللهم علمه الحكمة
حدثنا ابو معمر، حدثنا عبد الوارث، وقال، " علمه الكتاب ". حدثنا موسى، حدثنا وهيب، عن خالد، مثله. والحكمة الاصابة في غير النبوة
Enes r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Zeyd'in, Cafer'in ve İbn Revaha'nın şehit düştüklerini, şehadet haberleri kendilerine gelmeden önce Müslümanlara duyurdu ve şöyle dedi: Sancağı Zeyd aldı ve isabet aldı. Sonra onu Cafer aldı, o da isabet aldı. Sonra onu İbn Revaha aldı ve isabet aldı. --Gözlerinden de yaş akıyordu.-- Nihayet sancağı Allah'ın kılıçlarından bir kılıç aldı ve nihayet Allah onlara zafer nasip etti." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Halid b. el-Velid" b. el-Muğire b. Abdullah b. Ömer b. Mahzum. b. Yakaza b. Murre b. Ka'b "ın Menkıbeleri" Nesebi Nebi sallallfıhu aleyhi ve sellem ile, aynı zamanda Ebu Bekir ile Murre b. Ka'b'da birleşmektedir. Künyesi Ebu Süleyman'dır. Ashab-ı kiramın ileri gelen suvarilerinden idi. Hudeybiye ile Mekke'nin fethi arasındaki dönemde Müslüman olmuştur. Mute gazvesinden iki ay önce Müslüman olduğu da söylenmiştir. Bu gazve ise 8 h. yılında Cumada ayında olmuştur
حدثنا احمد بن واقد، حدثنا حماد بن زيد، عن ايوب، عن حميد بن هلال، عن انس رضى الله عنه ان النبي صلى الله عليه وسلم نعى زيدا وجعفرا وابن رواحة للناس قبل ان ياتيهم خبرهم، فقال " اخذ الراية زيد فاصيب، ثم اخذ جعفر فاصيب، ثم اخذ ابن رواحة فاصيب وعيناه تذرفان حتى اخذ سيف من سيوف الله حتى فتح الله عليهم
Mesruk dedi ki: Abdullah b. Amr'ın huzurunda Abdullah (b. Mes'ud)'un adı geçince dedi ki: "Bu, benim Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i: Kur'an'ı şu dört kişiden öğreniniz, deyip önce Abdullah b. Mes'ud --diyerek saymaya başladığından beri-- sevdiğim ve sevmeye devam edeceğim kişidir." (Sonra saymaya şöyle devam etti): "Ebu Huzeyfe'nin mevlası Salim, Ubeyy b. Ka'b ve Muaz b. CebeL" (Abdullah b. Amr): Önce Ubeyy'i mi yoksa Muaz'ı mı saydı bilemiyorum, dedi. Bu Hadis 3760, 3806, 3808, 3999 numara ile gelecektir. Diğer tahric edenler: Tirmizî, menakÎb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ebu Huzeyfe" b. Utbe b. Rabia b. Abdi Şems"in mevlası (azatlısı) Salim'in menkıbeleri" Salim'in mevlası Ebu Huzeyfe b. Utbe, ashab-ı kiram'ın büyüklerinden idi. Nebi sallallfıhu aleyhi ve sellem ile Bedir'de bulunmuş, o günde babası kafir olarak öldürüldüğüne üzülmüş ve: "Ben onun akıllı birisi olduğunu gördüğümden dolayı Müslüman olacağını ümit ederdim, demiştir." Ebu Huzeyfe Yemame'de şehit düşmüştür. Salim de ilk Müslüman olanlardand!. Bu hadis ile onun Kur'an-ı Kerim'i bilen birisi olduğuna işaret edilmektedir. Daha önce Namaz bölümünde Mekke'den geldikleri sırada Kuba'da muhacirlere imamlık ettiği kaydedilmiş bulunmaktadır. Salim Bedir'e ve ondan sonraki gazvelere katılmıştır. Babasının adının Ma'kil olduğu söylenir. O ensardan bir kadının kölesi iken Ebu. Huzeyfe o kadın ile evlendikten sonra onu evlatlık edindiğinden ötürü Ebu. Huzeyfe'ye nispet edilmiştir. Buna dair açıklamalar da ileride Rada' (süt emme) bahsinde gelecektir. Salim de Yemame'de şehit düşmüştür
حدثنا سليمان بن حرب، حدثنا شعبة، عن عمرو بن مرة، عن ابراهيم، عن مسروق، قال ذكر عبد الله عند عبد الله بن عمرو، فقال ذاك رجل لا ازال احبه بعد ما سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " استقريوا القران من اربعة من عبد الله بن مسعود، فبدا به، وسالم مولى ابي حذيفة، وابى بن كعب، ومعاذ بن جبل ". قال لا ادري بدا بابى او بمعاذ
Ebu. Vail dedi ki: Mesruk'u şöyle derken dinledim: "Abdullah b. Amr dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ne çirkin konuşur, ne de çirkin konuşmaya gayret gösterirdi. Yine şöyle buyurmuştur: Aranızda en sevdiklerim ahlakı en güzel olanlarınızdır." [-3760-] Ayrıca şöyle buyurmuştur: "Kur'an okumayı şu dört kişiden öğreniniz: Abdullah b. Mes'ud'dan, Ebu. Huzeyfe'nin mevlası Salim'den, Ubey b. Ka'b'dan ve Muaz b. Cebel'den
حدثنا حفص بن عمر، حدثنا شعبة، عن سليمان، قال سمعت ابا وايل، قال سمعت مسروقا، قال قال عبد الله بن عمرو ان رسول الله صلى الله عليه وسلم لم يكن فاحشا ولا متفحشا وقال " ان من احبكم الى احسنكم اخلاقا ". وقال " استقريوا القران من اربعة من عبد الله بن مسعود، وسالم مولى ابي حذيفة، وابى بن كعب، ومعاذ بن جبل
Ebu. Vail dedi ki: Mesruk'u şöyle derken dinledim: "Abdullah b. Amr dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ne çirkin konuşur, ne de çirkin konuşmaya gayret gösterirdi. Yine şöyle buyurmuştur: Aranızda en sevdiklerim ahlakı en güzel olanlarınızdır." [-3760-] Ayrıca şöyle buyurmuştur: "Kur'an okumayı şu dört kişiden öğreniniz: Abdullah b. Mes'ud'dan, Ebu. Huzeyfe'nin mevlası Salim'den, Ubey b. Ka'b'dan ve Muaz b. Cebel'den
حدثنا حفص بن عمر، حدثنا شعبة، عن سليمان، قال سمعت ابا وايل، قال سمعت مسروقا، قال قال عبد الله بن عمرو ان رسول الله صلى الله عليه وسلم لم يكن فاحشا ولا متفحشا وقال " ان من احبكم الى احسنكم اخلاقا ". وقال " استقريوا القران من اربعة من عبد الله بن مسعود، وسالم مولى ابي حذيفة، وابى بن كعب، ومعاذ بن جبل
Alkame'nin (şöyle dediği rivayet edilmiştir): "Şam'a girdim. İki rekat namaz kıldıktan sonra: Allah'ım, bana yanıma oturacak (Salih) birisini nasip et, dedim. Yaşlıca bir adamın gelmekte olduğunu gördüm. Yaklaşınca: Umarım Allah duamı kabul etmiştir, dedim. Sen nerelisin dedi. Ben KUfelilerdenim dedim. Peki aranızda nalınların, yastığın ve abdest suyu taşınan mataranın görevlisi yok mu? Yahut aranızda şeytandan korunan kimse yok mu? Yine aranızda ondan başka kimsenin bilmediği sırrın sahibi yok mu? Ya Ümmü Abd'in oğlu (Abdullah b. Mes'ud) "Ve'l-leyli (suresin)"i nasıl okur, dedi. Ben de: "Ve'l-leyli iza yağşa, ve'nnehari iza tecella, ve'z-zekeri ve'l-unsa: Örtüp bürüdüğü zaman geceye, aydınlandığı zaman gündüze, erkeğe ve dişiye andolsun" diye okudum. O da bana dedi ki: Bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana ağzından (arada kimse olmaksızın) ağzıma (böylece) okuttu. Fakat bunlar neredeyse beni geri döndürecekler. " Burada zikredilen son ayetin "ve ma halaka'z•zekera ve'l-unsa" şeklindeki okuyuşa döndürülmek istendiğini kast etmektedir. (Aynı, XVI)
حدثنا موسى، عن ابي عوانة، عن مغيرة، عن ابراهيم، عن علقمة، دخلت الشام فصليت ركعتين، فقلت اللهم يسر لي جليسا. فرايت شيخا مقبلا، فلما دنا قلت ارجو ان يكون استجاب. قال من اين انت قلت من اهل الكوفة. قال افلم يكن فيكم صاحب النعلين والوساد والمطهرة اولم يكن فيكم الذي اجير من الشيطان اولم يكن فيكم صاحب السر الذي لا يعلمه غيره كيف قرا ابن ام عبد {والليل} فقرات {والليل اذا يغشى * والنهار اذا تجلى * والذكر والانثى}. قال اقرانيها النبي صلى الله عليه وسلم فاه الى في، فما زال هولاء حتى كادوا يردوني
Abdurrahman b. Yezid dedi ki: "Biz, Huzeyfe'ye, (ashab arasında) güzel görünüşü ve gidişi itibariyle Nebie en yakın kişinin kim olduğunu -onu bilip öğrenelim diye- sorduk. Dedi ki: Ben güzel görünüşü, gidişi, şekli ve şemaili itibariyle İbn Ümmü Abd'den daha çok Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e 'yakın (benzer) kimse bilmiyorum." Bu Hadis 6097 numara ile gelecektir
حدثنا سليمان بن حرب، حدثنا شعبة، عن ابي اسحاق، عن عبد الرحمن بن يزيد،، قال سالنا حذيفة عن رجل، قريب السمت والهدى من النبي صلى الله عليه وسلم حتى ناخذ عنه فقال ما اعرف احدا اقرب سمتا وهديا ودلا بالنبي صلى الله عليه وسلم من ابن ام عبد
Esved b. Yezid'den dedi ki: Ebu Musa el-Eş'ari r.a.'i şöyle derken dinledim: "Kardeşim ile birlikte Yemen'den geldik. Belli bir süre hep Abdullah b. Mes'ud'u -kendisinin ve annesinin Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna girdiklerini (çokça) gördüğümüz için- ancak Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Ehl-i Beyt'inden bir adam olarak düşünürdük." Bu Hadis 3484 numara ile gelecektir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Abdullah b. Mes'ud" b. Gafil b. Hubeyb b. Şemah b. Huzeyl b. Mudrike b. İlyas b. Mudar "ın menkıbeleri" Babası cahiliye döneminde ölmüş, annesi Müslüman olmuş ve sahabeler arasına katılmıştır. Bundan dolayı bazı hallerde ona nispet edilmiştir. Kendisi erken Müslüman olanlardandır. İbn Hibban'ın onun yoluyla rivayet ettiğine göre İslama giren altıncı kişidir. Her iki hicrete de katılmıştır. İleride Bedir gazvesinde bulunduğu da kaydedilecektir. Kufe'de Ömer ve Osman tarafından Beytu'l-Mal'ın başına getirilmiştir. Ömrünün sonlarına doğru Medine'ye gelmiştir. Osman radıyAllahu anh'ın halifeliği döneminde 32 yılında altmışı aşkın yaşında iken vefat etmiştir. Ashab-ı kiram'ın alimlerinden olup, arkadaşlarının çokluğu ve ondan ilim öğrenenlerin fazlalığı dolayısıyla ilmi yaygınlaşanlardandır. Daha sonra musanmf (Buhari) bu başlık altında Huzeyfe'nin şu sözlerini nakletmektedir: "Görünüşü" yani huşOu "gidişi" yol alışı, tutumu "şekli, şemaili" yani yaşayışı, hali "(Nebi sallall€ıhu aleyhi ve sellem'e Abdullah b. Mes'ud'dan daha yakın) hiçbir kimse bilmiyorum" sözlerini zikretmektedir. Bu rivayet onun dışa yansıyan halinin güzel işlerine delil teşkil eden hususlardan birisidir, diye zikrediimiş gibidir. "Ümmü Abd'in oğlu" ile kast edilen Abdullah b. Mes'ud'dur. Onun annesinin künyesi Ümmü Abd idi. Hakim ve başkaları, Ebu Vail yolu ile Huzeyfe'den şöyle dediğini rivayet etIT!ektedir: "Muhammed sallall€ıhu aieyhi ve sellem'in ashabından mahfilz olanlar da andalsun biliyorlardı ki, Ümmü Abd'in oğlu Kıyamet gününde vesile itibariyle onların (Allah'a) en yakınları olacaktır
حدثني محمد بن العلاء، حدثنا ابراهيم بن يوسف بن ابي اسحاق، قال حدثني ابي، عن ابي اسحاق، قال حدثني الاسود بن يزيد، قال سمعت ابا موسى الاشعري رضى الله عنه يقول قدمت انا واخي من اليمن، فمكثنا حينا ما نرى الا ان عبد الله بن مسعود رجل من اهل بيت النبي صلى الله عليه وسلم، لما نرى من دخوله ودخول امه على النبي صلى الله عليه وسلم
İbn Ebi Muleyke dedi ki: "Muaviye yanında İbn Abbas'ın bir mevlası (azatlısı) bulunduğu halde yatsı namazından sonra vitiri bir rekat olarak kıldı. Mevlası İbn Abbas'a gidince dedi ki: Ona ilişme! Çünkü o, Reslilullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e sahabelik yapmıştır." Bu Hadis 3765 numara ile gelecektir
حدثنا الحسن بن بشر، حدثنا المعافى، عن عثمان بن الاسود، عن ابن ابي مليكة، قال اوتر معاوية بعد العشاء بركعة وعنده مولى لابن عباس، فاتى ابن عباس فقال دعه، فانه صحب رسول الله صلى الله عليه وسلم
İbn Ebi Muleyke'den rivayete göre "İbn Abbas'a denildi ki: Mu'minlerin emiri Muaviye hakkında ne dersin? O vitiri ancak bir reat olarak kıldı. İbn Abbas: O bir fakihtir, diye cevap verdi
حدثنا ابن ابي مريم، حدثنا نافع بن عمر، حدثني ابن ابي مليكة، قيل لابن عباس هل لك في امير المومنين معاوية، فانه ما اوتر الا بواحدة. قال انه فقيه
Muaviye r.a. dedi ki: "Sizler bir namaz kılıyorsunuz. Andolsun biz Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile sohbet ettiğimiz halde onun böyle bir namaz kıldığını görmedik. Andolsun o bu ikisini --ikindiden sonra iki rekat namaz kılmayı kastetmektedir-- yasaklamıştı." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Muaviye" b. Ebi Süfyan b. Harb b. Umeyye b. Abdi Şems olup, asıl adı Sahr'dır. Ebu Hanzala diye de künyelenir. Mekke fethedilmeden Önce Müslüman olmuştur. Annesi ve babası ise ondan sonra İslama girmiştir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikteliği (sahabeliği) olmuş ve ona katiplik yapmıştır. Kardeşi Yezid b. Ebi Süfyan'ın ölümünden sonra 19 h. yılında Ömer r.a. tarafından Dımaşk valiliğine atanmış ve bundan sonra Osman r.a.'ın halifeliği dönemine kadar bu görevi sürmüştür. Daha sonra Ali ve Hasen ile savaştığı döneme kadar da bu devam etmiştir. Daha sonra 41 h. yılında Müslümanlar ona itaat.üzere birleşmiş ve bu durum 60 yılında vefat ettiği zamana kadar böylece sürmüştür. Onun valiliği emirlik, savaş ve hükümdarlık dahil kesintisiz kırk yıldan fazla sürmüştür. "Yanında İbn Abbas'ın mevlası (azatlısı)" Kureyb "bulunduğu halde" "Ona ilişme, dedi" Yani onun hakkında bir şey söylemeyi ve onun yaptığına tepki göstermeyi bırak. "Çünküonun sahabeliği vardır." Yani o dayanaksız bir iş yapmaz. Bir Uyarı Buhari bu başlığı zikrederken fazilet ve menkıbe kelimesini kullanmayarak "zikru ذكر zikredilmesi" tabirini kullanmıştır. Çünkü fazilet bu başlıkta zikredilen hadisten anlaşılmamaktadır. Zira İbn Abbas'ın onun hakkında fakih ve sahabe oluşuna dair tanıklıkta bulunmasının zahiri ifadesi, pek çok fazilete delil teşkil etmektedir
حدثني عمرو بن عباس، حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، عن ابي التياح، قال سمعت حمران بن ابان، عن معاوية رضى الله عنه قال انكم لتصلون صلاة لقد صحبنا النبي صلى الله عليه وسلم فما رايناه يصليها، ولقد نهى عنهما، يعني الركعتين بعد العصر
حدثنا ابو الوليد، حدثنا ابن عيينة، عن عمرو بن دينار، عن ابن ابي مليكة، عن المسور بن مخرمة رضى الله عنهما ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " فاطمة بضعة مني، فمن اغضبها اغضبني
حدثني محمد بن بشار، حدثنا غندر، حدثنا شعبة، عن محمد بن ابي يعقوب، سمعت ابن ابي نعم، سمعت عبد الله بن عمر، وساله، عن المحرم،، قال شعبة احسبه يقتل الذباب فقال اهل العراق يسالون عن الذباب وقد قتلوا ابن ابنة رسول الله صلى الله عليه وسلم، وقال النبي صلى الله عليه وسلم " هما ريحانتاى من الدنيا