Loading...

Loading...
Kitap
44 Hadis
Ebu Abdurrahman'dan nakledilmiştir: Osman r.a. kuşatılınca yukarıdan kuşatanlara gözüktü ve "Allah için söyleyin, yalnızca Hz. Nebi'in ashabından olanların söylemesini istiyorum. Bilmiyor musunuz ki Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Her kim kuyu kazarsa onun için cennet vardır" buyurmuştu da ben kazmıştım. Bilmiyor musunuz ki Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Usret (zorluk) ordusunu donatana cennet vardır" buyurmuştu da ben de bu ordunun donatılmasına katılmıştırn" dedi. Bunun üzerine oradakiler onun sözünü doğruladılar. Hz. Ömer vakfında "bu vakfın mütevellisinin bundan yemesinde sakınca yoktur" demişti. Vakfın mütevellisi ise başkası olabileceği gibi, vakfın sahibi de olabilir. Dolayısıyla bu izin herkesi kapsar
وقال عبدان اخبرني ابي، عن شعبة، عن ابي اسحاق، عن ابي عبد الرحمن، ان عثمان رضى الله عنه حيث حوصر اشرف عليهم وقال انشدكم ولا انشد الا اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم، الستم تعلمون ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " من حفر رومة فله الجنة ". فحفرتها، الستم تعلمون انه قال " من جهز جيش العسرة فله الجنة ". فجهزتهم. قال فصدقوه بما قال. وقال عمر في وقفه لا جناح على من وليه ان ياكل. وقد يليه الواقف وغيره فهو واسع لكل
Enes b. Malik r.a.'den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ey Neccar oğulları! Toprağınızı bize bedeliyle verin" buyurmuştu. Onlar "Biz bunun karşılığını ancak Allah'tan isteriz" dediler
حدثنا مسدد، حدثنا عبد الوارث، عن ابي التياح، عن انس رضى الله عنه قال النبي صلى الله عليه وسلم " يا بني النجار ثامنوني بحايطكم ". قالوا لا نطلب ثمنه الا الى الله
İbn Abbas r.a.'dan nakledilmiştir: Sehmoğullarından biri Temim-i Dari ve Adiyy İbn Beda' ile yolculuğa çıkmıştı. Sehm oğullarından olan kişi hiçbir Müslümanın bulunmadığı bir yerde öldü. Arkadaşları geride kalan mallarını toparlayıp akrabalarına getirdiklerinde altın kaplamalı gümüş bir vazosunu bulamadılar. Akrabalarının başvurusu üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem ölen kişinin iki yol arkadaşına yemin ettirdi. Sonra söz konusu vazo Mekke'de bulundu. Vazonun son sahipleri: "Biz bunu Temim ve Adiyy'den satın aldık" dediler. Ölen Sehmoğulları mensubu kişinin velilerinden iki kişi kalkarak: "Bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden daha gerçektir. Bu vazo, adamımızındır" diye yemin ettiler. el-Maide suresinden 106-108. ayetler bunun üzerine indirildi. Diğer tahric: Tirmizi Tefsirul Kur’an; Ebu Davud, Akdiye
وقال لي علي بن عبد الله حدثنا يحيى بن ادم، حدثنا ابن ابي زايدة، عن محمد بن ابي القاسم، عن عبد الملك بن سعيد بن جبير، عن ابيه، عن ابن عباس رضى الله عنهما قال خرج رجل من بني سهم مع تميم الداري وعدي بن بداء فمات السهمي بارض ليس بها مسلم، فلما قدما بتركته فقدوا جاما من فضة مخوصا من ذهب، فاحلفهما رسول الله صلى الله عليه وسلم، ثم وجد الجام بمكة فقالوا ابتعناه من تميم وعدي. فقام رجلان من اوليايه، فحلفا لشهادتنا احق من شهادتهما، وان الجام لصاحبهم. قال وفيهم نزلت هذه الاية {يا ايها الذين امنوا شهادة بينكم اذا حضر احدكم الموت}
Cabir İbn Abdullah el-Ensari r.a.'den nakledilmiştir: Babası (Abdullah) Uhud savaşında şehit edilmiş, geride altı kız ve borç bırakmıştı. (Cabir olayı şöyle anlatıyor:) Hurmalar devşirilip getirilince Allah Resulü'ne Sallallahu Aleyhi ve Sellem geldim. "Ey Allah'ın Resulü! Biliyorsun ki babam Uhud savaşında şehit edildi. Çok da borcu var. Ben alacaklıların. seni görmesini arzuluyorum" dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Git hurmaları cinsine göre ayrı ayrı ser" buyurdu. Ben de öyle yaptım. Sonra onu çağırdım. Alacaklılar hurmaları görünce üzerime üşüştüler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onların bu yaptığını görünce en büyük harmanın/serginin etrafında üç kez dolaşıp oturdu. Sonra "alacaklılarını çağır" buyurdu. Hz. Nebi alacaklılara ölçüp ölçüp veriyordu. Böylece babamın borcu tamamen ödendi. Ben kız kardeşlerime tek bir hurma bile kalmayacak olsa da babamın borcunun ödenmiş olacağı için mutluluk duyuyordum. Sonuçta bütün hurma sergileri yerli yerinde duruyordu. Ben Allah Resulü'nün başında durduğu sergiye şöyle bir baktım. Sanki tek bir hurma bile eksilmemiş gibiydi
حدثنا محمد بن سابق، او الفضل بن يعقوب عنه حدثنا شيبان ابو معاوية، عن فراس، قال قال الشعبي حدثني جابر بن عبد الله الانصاري رضى الله عنهما ان اباه استشهد يوم احد، وترك ست بنات، وترك عليه دينا، فلما حضر جداد النخل اتيت رسول الله صلى الله عليه وسلم فقلت يا رسول الله قد علمت ان والدي استشهد يوم احد وترك عليه دينا كثيرا، واني احب ان يراك الغرماء قال " اذهب فبيدر كل تمر على ناحيته ". ففعلت ثم دعوته، فلما نظروا اليه اغروا بي تلك الساعة، فلما راى ما يصنعون اطاف حول اعظمها بيدرا ثلاث مرات ثم جلس عليه ثم قال " ادع اصحابك ". فما زال يكيل لهم حتى ادى الله امانة والدي، وانا والله راض ان يودي الله امانة والدي ولا ارجع الى اخواتي بتمرة، فسلم والله البيادر كلها حتى اني انظر الى البيدر الذي عليه رسول الله صلى الله عليه وسلم كانه لم ينقص تمرة واحدة. قال ابو عبد الله اغروا بي يعني هيجوا بي فاغرينا بينهم العداوة والبغضاء