Loading...

Loading...
Kitap
76 Hadis
Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e şöyle soruldu: "Ey Allah'ın Resulü! Kıyamet gününde senin şefaatinden dolayı en çok mutlu olacak olan kimdir?" Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Gerçekten senin hadise karşı olan hırsını bildiğim için bu soruyu senden önce hiç kimsenin sormayacağını tahmin ediyordum. Kıyamet gününde benim şefaatimden en çok mutlu olacak olan kişi samimi bir kalple (nefisle) "Lâ ilahe illallah" diyen kimsedir. Tekrar:
حدثنا عبد العزيز بن عبد الله، قال حدثني سليمان، عن عمرو بن ابي عمرو، عن سعيد بن ابي سعيد المقبري، عن ابي هريرة، انه قال قيل يا رسول الله، من اسعد الناس بشفاعتك يوم القيامة قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لقد ظننت يا ابا هريرة ان لا يسالني عن هذا الحديث احد اول منك، لما رايت من حرصك على الحديث، اسعد الناس بشفاعتي يوم القيامة من قال لا اله الا الله، خالصا من قلبه او نفسه
Abdullah İbn Amr İbnü'l-As r.a. şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in şöyle buyurduğunu duydum: "Allah ilmi insanların arasından çekip almak suretiyle almaz. Ancak ilmi, alimleri(n ruhunu) kabzetmek suretiyle alır. Geride hiçbir alim bırakmadığında insanlar cahil kimseleri baş edinirler. Onlara soru sorulur, onlar da bilgisiz olarak fetva verirler ve böylece hem kendileri saparlar, hem de başkalarını saptırırlar. Tekrar:
حدثنا اسماعيل بن ابي اويس، قال حدثني مالك، عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن عبد الله بن عمرو بن العاص، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " ان الله لا يقبض العلم انتزاعا، ينتزعه من العباد، ولكن يقبض العلم بقبض العلماء، حتى اذا لم يبق عالما، اتخذ الناس رءوسا جهالا فسيلوا، فافتوا بغير علم، فضلوا واضلوا ". قال الفربري حدثنا عباس قال حدثنا قتيبة حدثنا جرير عن هشام نحوه
Ebu Sâid el-Hudrî (r.a.) şöyle demiştir: Kadınlar Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e Ey Allah'ın Resulü erkeklerden bize meydan kalmıyor. Bize kendinden bir gün ayır" dediler. Nebi s.a.v. de kadınlara bir gün belirledi. O günde kadınlarla buluşarak onlara vaaz verdi, bazı hususları emretti. Emrettikleri arasında şu sözleri de vardı. İçinizden âhirete (kendinden önce) üç çocuk yollayan her kadın için bu çocuklar cehenneme karşı bir siper olur". Bir kadın: "Ya iki çocuk?" diye sordu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem), iki çocuk da öyledir' buyurdu. Tekrar:
حدثنا ادم، قال حدثنا شعبة، قال حدثني ابن الاصبهاني، قال سمعت ابا صالح، ذكوان يحدث عن ابي سعيد الخدري،. قالت النساء للنبي صلى الله عليه وسلم غلبنا عليك الرجال، فاجعل لنا يوما من نفسك. فوعدهن يوما لقيهن فيه، فوعظهن وامرهن، فكان فيما قال لهن " ما منكن امراة تقدم ثلاثة من ولدها الا كان لها حجابا من النار ". فقالت امراة واثنين فقال " واثنين
Ebu Hureyre'nin rivayetine göre Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Buluğa ulaşmamış üç çocuk" demiştir. Tekrar:
حدثنا محمد بن بشار، قال حدثنا غندر، قال حدثنا شعبة، عن عبد الرحمن بن الاصبهاني، عن ذكوان، عن ابي سعيد الخدري، عن النبي صلى الله عليه وسلم بهذا. وعن عبد الرحمن بن الاصبهاني، قال سمعت ابا حازم، عن ابي هريرة، قال " ثلاثة لم يبلغوا الحنث
İbn Ebi Müleyke'nin belirttiğine göre Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in eşi Hz. Âişe (r.anha) bir şey duyduğu zaman onu anlamak için mutlaka sözü söyleyene baş vururdu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hesaba çekilene azap edilir" buyurdu. Hz. Âişe diyor ki: Bunun üzerine ben Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e Yüce Allah "(Amel defterini sağ tarafından alan kişi) yakında kolay bir şekilde hesaba çekilecek [İnşikak, 8] buyurmuyor mu? diye sordum. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bu, yalnızca arzdır. Kim ince hesaba çekilirse helak olur. Tekrar:
حدثنا سعيد بن ابي مريم، قال اخبرنا نافع بن عمر، قال حدثني ابن ابي مليكة، ان عايشة، زوج النبي صلى الله عليه وسلم كانت لا تسمع شييا لا تعرفه الا راجعت فيه حتى تعرفه، وان النبي صلى الله عليه وسلم قال " من حوسب عذب ". قالت عايشة فقلت او ليس يقول الله تعالى {فسوف يحاسب حسابا يسيرا} قالت فقال " انما ذلك العرض، ولكن من نوقش الحساب يهلك
Ebu Şüreyh, (Abdullah İbn Zübeyr ile savaşmak üzere) Mekke'ye ordular gönderen Amr İbn Said'e şöyle dedi: "Ey emir! İzin ver de Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in Mekke fethinin ertesi günü insanlara yaptığı konuşmayı sana aktarayım. Bu konuşmayı kulaklarım duydu, kalbim ezberledi, gözierim Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i bu konuşmayı yaparken gördü. Allah'a hamdü sena ettikten sonra şöyle dedi: "Şüphesiz ki Mekke şehrini Allah haram kılmıştır. Onu insanlar haram kılmamıştır. Dolayısıyla Allah'a ve âhiret gününe inanan bir kimsenin orada kan akıtması, ağaç kesmesi helal değildir. Şayet Allah'ın Resulünün burada savaş yapmasını gerekçe göstermek isteyen biri olursa ona şöyle söyleyin: Allah, Resulüne izin verdi, size izin vermedi. Ona da yalnızca günün bir bölümünde izin verdi, sonra onun haramlığı geri döndü. Dün o nasıl haramsa bugün de öyle haramdır. (Bu sözlerimi) burada olanlar olmayanlara iletsinler". Ebu Şüreyh'e: "Amr {bu sözlere) ne dedi?" diye sordular. Ebu Şüreyh: Amr şöyle dedi: Ben bunu senden daha iyi biliyorum ey Ebu Şüreyh. Ancak Mekke hiçbir isyankârı, zimmetinde kan olan bir kaçağı, kaçmış olan bîr hırsızı barındıramaz" dedi. Tekrar:
حدثنا عبد الله بن يوسف، قال حدثني الليث، قال حدثني سعيد، عن ابي شريح، انه قال لعمرو بن سعيد وهو يبعث البعوث الى مكة ايذن لي ايها الامير احدثك قولا قام به النبي صلى الله عليه وسلم الغد من يوم الفتح، سمعته اذناى ووعاه قلبي، وابصرته عيناى، حين تكلم به، حمد الله واثنى عليه ثم قال " ان مكة حرمها الله، ولم يحرمها الناس، فلا يحل لامري يومن بالله واليوم الاخر ان يسفك بها دما، ولا يعضد بها شجرة، فان احد ترخص لقتال رسول الله صلى الله عليه وسلم فيها فقولوا ان الله قد اذن لرسوله، ولم ياذن لكم. وانما اذن لي فيها ساعة من نهار، ثم عادت حرمتها اليوم كحرمتها بالامس، وليبلغ الشاهد الغايب ". فقيل لابي شريح ما قال عمرو قال انا اعلم منك يا ابا شريح، لا يعيذ عاصيا، ولا فارا بدم، ولا فارا بخربة
Ebu Bekre Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Şüphesiz ki canlarınız, mallarınız (ve ırzlarınız) sizlere bu ayımzdaki bu gününüzün haram olması gibi haramdır. Dikkat edin burada bulunan, bulunmayana tebliğ etsin". Muhammed şöyle derdi: Resulullah doğru söyledi. Onun dediği oldu. "Dikkat edin, tebliğ ettim mi? Tebliğ ettim mi?
حدثنا عبد الله بن عبد الوهاب، قال حدثنا حماد، عن ايوب، عن محمد، عن ابن ابي بكرة، عن ابي بكرة، ذكر النبي صلى الله عليه وسلم قال " فان دماءكم واموالكم قال محمد واحسبه قال واعراضكم عليكم حرام كحرمة يومكم هذا في شهركم هذا، الا ليبلغ الشاهد منكم الغايب ". وكان محمد يقول صدق رسول الله صلى الله عليه وسلم كان ذلك " الا هل بلغت " مرتين
Rib'i İbn Hiraş, Hz. Ali'nin şöyle söylediğini rivayet etmiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Benim ağzımdan yalan uydurmayınız. Kim benim ağzımdan yalan uydurursa cehenneme girsin
حدثنا علي بن الجعد، قال اخبرنا شعبة، قال اخبرني منصور، قال سمعت ربعي بن حراش، يقول سمعت عليا، يقول قال النبي صلى الله عليه وسلم " لا تكذبوا على، فانه من كذب على فليلج النار
Abdullah İbnü'z-Zübeyr'in oğlu Amir babasından şunu aktarmıştır: (Babam) Zübeyir'e "Falan ve falan kimselerin hadis aktardığı gibi senin Resûlullah'tan hadîs aktardığını (niçin) duymuyorum?" dedim. O şöyle cevap verdi: "Gerçek şu ki ben Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den hiç ayrılmadım (hep onunla birlikte idim), ancak onun şöyle dediğini duydum (bu sebeple çok hadis rivayet etmiyorum): "Kim benim ağzımdan yalan söz uydurursa cehennemdeki yerine hazırlansın
حدثنا ابو الوليد، قال حدثنا شعبة، عن جامع بن شداد، عن عامر بن عبد الله بن الزبير، عن ابيه، قال قلت للزبير اني لا اسمعك تحدث عن رسول الله صلى الله عليه وسلم كما يحدث فلان وفلان. قال اما اني لم افارقه ولكن سمعته يقول " من كذب على فليتبوا مقعده من النار
Abdülaziz, Enes'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Benim sizlere çok hadis rivayet etmeme engel olan şey Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in "Kim kasten benim ağzımdan yalan uydurursa cehennemdeki yerine hazırlansın
حدثنا ابو معمر، قال حدثنا عبد الوارث، عن عبد العزيز، قال انس انه ليمنعني ان احدثكم حديثا كثيرا ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " من تعمد على كذبا فليتبوا مقعده من النار
Seleme, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şu sözü duyduğunu söylemiştir: "Benim söylemedîğim bir şeyi benim ağzımdan söyleyen kişi cehennemdeki yerine hazırlansın". AÇIKLAMALAR BİR ÖNCEKİ (90.) SAYFADA İDİ
حدثنا مكي بن ابراهيم، قال حدثنا يزيد بن ابي عبيد، عن سلمة، قال سمعت النبي صلى الله عليه وسلم يقول " من يقل على ما لم اقل فليتبوا مقعده من النار
Ebu Hureyre, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in şu hadisini rivayet etmiştir: "Benim adımı kendinize, veriniz, ancak benim künyemi (birbirinize) takmayınız. Beni uykusunda gören gerçekten beni görmüştür. Çünkü şeytan benim kılığıma giremez. Kim kasten benim ağzımdan yalan uydurursa cehennemdeki yerine hazırlansın. Tekrar: 3539, 6188, 6197, 6993. AÇIKLAMALAR 90. SAYFADA İDİ
حدثنا موسى، قال حدثنا ابو عوانة، عن ابي حصين، عن ابي صالح، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " تسموا باسمي ولا تكتنوا بكنيتي، ومن راني في المنام فقد راني، فان الشيطان لا يتمثل في صورتي، ومن كذب على متعمدا فليتبوا مقعده من النار
Ebu Cuhayfe şöyle demiştir: Hz. Ali'ye: "Sizin yanınızda bir kitap var mıdır?" diye sordum. O: "Hayır, ancak Allah'ın kitabı, Müslüman bir adam’a verilen kavrama kabiliyeti ve bir de şu sahifedekiler vardır" dedi. Ben: "O sahifede ne var?" diye sordum. Ali: "Diyetler, esirin serbest bırakılması vardır. Bir Müslüman bir kafire karşılık olarak öldürülmez" dedi. Tekrar:
حدثنا محمد بن سلام، قال اخبرنا وكيع، عن سفيان، عن مطرف، عن الشعبي، عن ابي جحيفة، قال قلت لعلي هل عندكم كتاب قال لا، الا كتاب الله، او فهم اعطيه رجل مسلم، او ما في هذه الصحيفة. قال قلت فما في هذه الصحيفة قال العقل، وفكاك الاسير، ولا يقتل مسلم بكافر
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre; Mekke'nin fethedildiği yil Huzaa kabilesi, öldürülen bir adamlarına karşılık olarak Benî Leys kabilesinden bir adamı öldürdüler. Bu, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e bildirilince o bineğine bindi ve şu konuşmayı yaptı: "Allah Mekke'den öldürülmeyi (yahut fili) alıkoydu, onlara Allah'ın elçisini ve Mu'minleri musallat etti. Dikkat edin! Mekke benden önce hiç kimseye helal kılınmamıştır, benden sonra da hiç kimseye helal kılınmamıştır. Dikkat edin! Mekke bana da yalnızca gündüzün bir anında helal kılınmıştır. Dikkat edin! İçinde bulunduğum şu anda Mekke haramdır. Onun dikeni kesilmez, ağacına balta vurulmaz. Yitiğini, sahibini aramak maksadı dışında kimse alamaz. Bir kimse Öldürüldüğünde (onun velisi) şu iki şeyden birini seçme hakkına sahiptir: Ya kendisine diyet ödenir, ya da öldürülenin yakınları kısas yaptırır" Bunun üzerine Yemenli bir adam gelerek: Ey Allah'ın elçisi bunu (bu konuşmayı) benim için yazınız" dedi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de: "Bunu falan kimse için yazınız" buyurdu. Kureyş'ten bir adam: "İzhir otu hariç ey Allah'ın Resulü, Çünkü biz onu evlerimizde ve kabirlerimizde kullanırız" dedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "İzhir (otu) hariç" buyurdu. Buhari'nin bu rivayeti üzerine:" Adama ne yazıldı? diye kendisine sorulunca; "Bu hutbe yazıldı" dedi. Tekrar:
حدثنا ابو نعيم الفضل بن دكين، قال حدثنا شيبان، عن يحيى، عن ابي سلمة، عن ابي هريرة، ان خزاعة، قتلوا رجلا من بني ليث عام فتح مكة بقتيل منهم قتلوه، فاخبر بذلك النبي صلى الله عليه وسلم فركب راحلته، فخطب فقال " ان الله حبس عن مكة القتل او الفيل شك ابو عبد الله وسلط عليهم رسول الله صلى الله عليه وسلم والمومنين، الا وانها لم تحل لاحد قبلي، ولا تحل لاحد بعدي الا وانها حلت لي ساعة من نهار، الا وانها ساعتي هذه حرام، لا يختلى شوكها، ولا يعضد شجرها، ولا تلتقط ساقطتها الا لمنشد، فمن قتل فهو بخير النظرين اما ان يعقل، واما ان يقاد اهل القتيل ". فجاء رجل من اهل اليمن فقال اكتب لي يا رسول الله. فقال " اكتبوا لابي فلان ". فقال رجل من قريش الا الاذخر يا رسول الله، فانا نجعله في بيوتنا وقبورنا. فقال النبي صلى الله عليه وسلم " الا الاذخر، الا الاذخر ". قال ابو عبد الله يقال يقاد بالقاف. فقيل لابي عبد الله اى شىء كتب له قال كتب له هذه الخطبة
Vehb İbn Münebbih kardeşinden şunu rivayet etmiştir: Ebu Hureyre'nin şöyle dediğini işittim: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ashabı içinde, Abdullah İbn Amr hariç benden çok hadis rivayet eden yoktur. Çünkü o yazardı, ben ise yazmazdım
حدثنا علي بن عبد الله، قال حدثنا سفيان، قال حدثنا عمرو، قال اخبرني وهب بن منبه، عن اخيه، قال سمعت ابا هريرة، يقول ما من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم احد اكثر حديثا عنه مني، الا ما كان من عبد الله بن عمرو فانه كان يكتب ولا اكتب. تابعه معمر عن همام عن ابي هريرة
Abdullah İbn Abbas şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in hastalığı şiddetlendiği bir sırada o: "Bana bir sayfa getirin de size bir şeyler yazayım (yazdırayım) ta ki bundan sonra yoldan sapmayasmız" buyurdu. Bunun üzerine Hz. Ömer: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in hastalığı ağırlaştı. Elimizde Allah'ın kitabı vardır. O bize yeter" dedi. Oradaki sahabe arasında ihtilaf çıktı, sesler birbirine karıştı. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): Yanımdan kalkın. Benim yanımda tartışma uygun değildir" buyurdu. İbn Abbas (bu hadisi rivayet ettiği yerden) çıkarken "Resûlullah'ın yazıyı yazmaması ne büyük bir musibettir" dedi. Tekrar:
حدثنا يحيى بن سليمان، قال حدثني ابن وهب، قال اخبرني يونس، عن ابن شهاب، عن عبيد الله بن عبد الله، عن ابن عباس، قال لما اشتد بالنبي صلى الله عليه وسلم وجعه قال " ايتوني بكتاب اكتب لكم كتابا لا تضلوا بعده ". قال عمر ان النبي صلى الله عليه وسلم غلبه الوجع وعندنا كتاب الله حسبنا فاختلفوا وكثر اللغط. قال " قوموا عني، ولا ينبغي عندي التنازع ". فخرج ابن عباس يقول ان الرزية كل الرزية ما حال بين رسول الله صلى الله عليه وسلم وبين كتابه
Hind, Ümmü Seleme'den şunu rivayet etmiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir gece uyanarak: "Sübhanallah! Bu gece ne fitneler indirildi! Ne hazineler açıldı! sahiplerini (hanımlarımı) kaldırın. Dünyada nice giyinik olan (kadın) âhirette çıplaktır. Tekrar: 1126, 3599, 5844, 6218, 7069 Bu hadisi Tirmizi Fiten de tahric etti ve ‘Bu hadis hasen sahihtir.’ Dedi
حدثنا صدقة، اخبرنا ابن عيينة، عن معمر، عن الزهري، عن هند، عن ام سلمة، وعمرو، ويحيى بن سعيد، عن الزهري، عن هند، عن ام سلمة، قالت استيقظ النبي صلى الله عليه وسلم ذات ليلة فقال " سبحان الله ماذا انزل الليلة من الفتن وماذا فتح من الخزاين ايقظوا صواحبات الحجر، فرب كاسية في الدنيا عارية في الاخرة
Abdullah İbn Ömer şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hayatının son günlerinde bize bir yatsı namazı kıldırdı. Selâm verdikten sonra şöyle buyurdu: "Bu geceyi görüyorsunuz ya, bu geceden itibaren yüz sene başında (tam yüz yıl sonra) yeryüzünde bulunanlardan hiç bir kimse hayatta kalmayacaktır. Tekrar:
حدثنا سعيد بن عفير، قال حدثني الليث، قال حدثني عبد الرحمن بن خالد، عن ابن شهاب، عن سالم، وابي، بكر بن سليمان بن ابي حثمة ان عبد الله بن عمر، قال صلى بنا النبي صلى الله عليه وسلم العشاء في اخر حياته، فلما سلم قام فقال " ارايتكم ليلتكم هذه، فان راس ماية سنة منها لا يبقى ممن هو على ظهر الارض احد
İbn Abbas şöyle demiştir: Bir gece teyzem, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in eşi Meymûne bintİ'l-Hârîs'in evinde kaldım. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) o gece (sıra Meymûne'de olduğu için) onun yanındaydı. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yatsı namazını (mescitte) kıldırdı, sonra evine gelerek dört rekat namaz kıldı. Sonra uyudu. Sonra kalktı ve "çocuk uyudu" (yahut buna benzer bir söz) dedi. Sonra namaza durdu, ben de (kalkıp) onun sol tarafına durdum, o beni sağına aldı, beş rekat namaz kıldı. Sonra iki rekat daha kıldı. Sonra uyudu, öyle ki onun horultusunu duydum. Sonra da namaza çıktı. Tekrar:
حدثنا ادم، قال حدثنا شعبة، قال حدثنا الحكم، قال سمعت سعيد بن جبير، عن ابن عباس، قال بت في بيت خالتي ميمونة بنت الحارث زوج النبي صلى الله عليه وسلم وكان النبي صلى الله عليه وسلم عندها في ليلتها، فصلى النبي صلى الله عليه وسلم العشاء، ثم جاء الى منزله، فصلى اربع ركعات، ثم نام، ثم قام، ثم قال " نام الغليم ". او كلمة تشبهها، ثم قام فقمت عن يساره، فجعلني عن يمينه، فصلى خمس ركعات ثم صلى ركعتين، ثم نام حتى سمعت غطيطه او خطيطه ثم خرج الى الصلاة
Ebu Hureyre şöyle demiştir: İnsanlar "Ebu Hureyre çok hadîs rivayet ediyor" diyorlar. Allah'ın kitabındaki şu iki âyet olmasaydı hiçbir hadis rivayet etmezdim: "İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz hidayet yolunu gizleyenlere hem Allah hem de bütün lanet ediciler lanet eder. Ancak tevbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar başkadır. Zira ben onların tevbelerini kabul ederim. Ben teubeyi çokça kabul eden ve Çokça esirgeyenim.[Bakara 159-160] Muhacir kardeşlerimiz çarşıda alışverişle, ensar kardeşlerimiz de tarlalarında çalışmakla meşgul olurken Ebu Hureyre boğaz tokluğuna Resulullah'ın yanında bulunur, onların bulunmadığı meclislerde hazır olur, onların ezberlemediklerini ezberlerdi
حدثنا عبد العزيز بن عبد الله، قال حدثني مالك، عن ابن شهاب، عن الاعرج، عن ابي هريرة، قال ان الناس يقولون اكثر ابو هريرة، ولولا ايتان في كتاب الله ما حدثت حديثا، ثم يتلو {ان الذين يكتمون ما انزلنا من البينات} الى قوله {الرحيم} ان اخواننا من المهاجرين كان يشغلهم الصفق بالاسواق، وان اخواننا من الانصار كان يشغلهم العمل في اموالهم، وان ابا هريرة كان يلزم رسول الله صلى الله عليه وسلم بشبع بطنه ويحضر ما لا يحضرون، ويحفظ ما لا يحفظون