Loading...

Loading...
Kitap
260 Hadis
İmam Zührî'den gelen bilgiye göre: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mina mescidinin yanındaki şeytanı taşladığında yedi taş atar, her bir taşı atarken tekbir getirir, sonra önüne doğru ilerler, kıbleye dönerek durur, ellerini kaldırarak dua eder, uzunca dururdu. Sonra ikinci şeytana gelir, ona yedi taş atar, her bir taşı atarken tekbir getirir, sonra hızlıca vadinin yanında bulunan sol tarafa ilerler, kıbleye dönerek ayakta durur, ellerini kaldırarak dua ederdi. Ardından büyük şeytanın yanına gelir, yedi taş atar, her bir taşı atarken tekbir getirir ve burada beklemeksizin yoluna devam ederdi. Hadiste yer alan bazı hususlar: 1- Her bir taş atımında tekbir getirmek meşrudur. Bunu terk eden kimseye herhangi bir sorumluluk olmadığı konusunda icma vardır. Ancak Sevrî şöyle demiştir: Bu kişi bir fakire yemek yedirir. Şayet kurban keserse daha iyi olur. 2- Her bir şeytana yedi taş atılacağı konusunda da icma vardır. 3- Şeytan taşladıktan sonra kıbleye dönülür ve uzun bir müddet ayakta durulur. 4- Şeytan taşlamadan sonra dua etmek için ayakta dururken, başkasının taşının isabet etmemesi için uzaklaşılır. 5- Duada iki eli kaldırmak meşrudur. 6- Büyük şeytan taşlanırken dua edilmez, ayakta beklenmez
وقال محمد حدثنا عثمان بن عمر، اخبرنا يونس، عن الزهري، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان اذا رمى الجمرة التي تلي مسجد منى يرميها بسبع حصيات، يكبر كلما رمى بحصاة، ثم تقدم امامها فوقف مستقبل القبلة رافعا يديه يدعو، وكان يطيل الوقوف، ثم ياتي الجمرة الثانية، فيرميها بسبع حصيات، يكبر كلما رمى بحصاة، ثم ينحدر ذات اليسار مما يلي الوادي، فيقف مستقبل القبلة رافعا يديه يدعو، ثم ياتي الجمرة التي عند العقبة فيرميها بسبع حصيات، يكبر عند كل حصاة، ثم ينصرف ولا يقف عندها. قال الزهري سمعت سالم بن عبد الله يحدث مثل هذا عن ابيه عن النبي صلى الله عليه وسلم وكان ابن عمر يفعله
Abdurrahman İbnü'l-Kasım babasının (ki babası kendi zamanının en faziletlilerindendi) şöyle dediğini nakletti: Aişe r.anha'nın şöyle dediğini işittim: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ihrama girmeden önce ve tavaftan önce ihram'dan çıktığında bu ellerimle ona güzel koku sürdüm, (bunu söylerken ellerini açarak gösterdi)
حدثنا علي بن عبد الله، حدثنا سفيان، حدثنا عبد الرحمن بن القاسم، انه سمع اباه وكان افضل اهل زمانه يقول سمعت عايشة رضى الله عنها تقول طيبت رسول الله صلى الله عليه وسلم بيدى هاتين حين احرم، ولحله حين احل، قبل ان يطوف. وبسطت يديها
İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: (Hac yapan) kimselere son olarak Kabe'ye uğramaları emredilmiştir. Ancak bu, adet gören kadınlar için hafifletilmiştir
حدثنا مسدد، حدثنا سفيان، عن ابن طاوس، عن ابيه، عن ابن عباس رضى الله عنهما قال امر الناس ان يكون اخر عهدهم بالبيت، الا انه خفف عن الحايض
Enes b. Malik r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem öğle, ikindi, akşam ve yatsıyı kıldı. Sonra Muhassab'da bir süre uyudu. Ardından Kabe'ye gitmek üzere bineğine bindi ve Kabe'yi tavaf etti. Tekrar:
حدثنا اصبغ بن الفرج، اخبرنا ابن وهب، عن عمرو بن الحارث، عن قتادة، ان انس بن مالك رضى الله عنه حدثه ان النبي صلى الله عليه وسلم صلى الظهر والعصر، والمغرب والعشاء، ثم رقد رقدة بالمحصب، ثم ركب الى البيت فطاف به. تابعه الليث حدثني خالد، عن سعيد، عن قتادة، ان انس بن مالك رضى الله عنه حدثه عن النبي صلى الله عليه وسلم
Aişe r.anha şöyle dedi: (Veda haccı esnasında) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Safiyye binti Huyeyy adet gördü. Bunu Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e söyledim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bizi burada alıkoyacak öyle mi?" dedi. Kendisine "O ifada tavafı yaptı" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Öyle ise beklemeyeceğiz" buyurdu
حدثنا عبد الله بن يوسف، اخبرنا مالك، عن عبد الرحمن بن القاسم، عن ابيه، عن عايشة رضى الله عنها ان صفية بنت حيى، زوج النبي صلى الله عليه وسلم حاضت، فذكرت ذلك لرسول الله صلى الله عليه وسلم فقال " احابستنا هي ". قالوا انها قد افاضت. قال " فلا اذا
İbn Abbas r.a.'e ifada tavafı yaptıktan sonra adet gören kadının durumu soruldu. O: "kadın (veda tavafı yapmaksızın) memleketine dönebilir" dedi. Soruyu soranlar "biz Zeyd'in görüşünü esas alırız. Onun görüşünü bırakıp seninkinî almayız" dediler. İbn Abbas "Medine'ye gittiğinizde bunu sorun" dedi. Medine'ye gelince sordular. Sordukları kimseler arasında Ümmü Süleym de vardı. O, Safiyye ile ilgili hadisi anlattı
حدثنا ابو النعمان، حدثنا حماد، عن ايوب، عن عكرمة، ان اهل المدينة، سالوا ابن عباس رضى الله عنهما عن امراة، طافت ثم حاضت، قال لهم تنفر. قالوا لا ناخذ بقولك وندع قول زيد. قال اذا قدمتم المدينة فسلوا. فقدموا المدينة فسالوا، فكان فيمن سالوا ام سليم، فذكرت حديث صفية. رواه خالد وقتادة عن عكرمة
İbn Abbas r.a.'e ifada tavafı yaptıktan sonra adet gören kadının durumu soruldu. O: "kadın (veda tavafı yapmaksızın) memleketine dönebilir" dedi. Soruyu soranlar "biz Zeyd'in görüşünü esas alırız. Onun görüşünü bırakıp seninkinî almayız" dediler. İbn Abbas "Medine'ye gittiğinizde bunu sorun" dedi. Medine'ye gelince sordular. Sordukları kimseler arasında Ümmü Süleym de vardı. O, Safiyye ile ilgili hadisi anlattı
حدثنا ابو النعمان، حدثنا حماد، عن ايوب، عن عكرمة، ان اهل المدينة، سالوا ابن عباس رضى الله عنهما عن امراة، طافت ثم حاضت، قال لهم تنفر. قالوا لا ناخذ بقولك وندع قول زيد. قال اذا قدمتم المدينة فسلوا. فقدموا المدينة فسالوا، فكان فيمن سالوا ام سليم، فذكرت حديث صفية. رواه خالد وقتادة عن عكرمة
İbn Abbas r.a. şöyle dedi: Adet gören kadın'ın, şayet ifada tavafı yapmışsa memleketine dönmesine ruhsat verilmiştir. [-1761-] Tavus dedi ki: İbn Ömer'in şöyle dediğini duydum: "Adet gören kadın memleketine dönemez". Daha sonra şöyle dediğini duydum: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, onlara izin vermiştir
حدثنا مسلم، حدثنا وهيب، حدثنا ابن طاوس، عن ابيه، عن ابن عباس رضى الله عنهما قال رخص للحايض ان تنفر اذا افاضت. قال وسمعت ابن عمر، يقول انها لا تنفر. ثم سمعته يقول بعد ان النبي صلى الله عليه وسلم رخص لهن
İbn Abbas r.a. şöyle dedi: Adet gören kadın'ın, şayet ifada tavafı yapmışsa memleketine dönmesine ruhsat verilmiştir. [-1761-] Tavus dedi ki: İbn Ömer'in şöyle dediğini duydum: "Adet gören kadın memleketine dönemez". Daha sonra şöyle dediğini duydum: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, onlara izin vermiştir
حدثنا مسلم، حدثنا وهيب، حدثنا ابن طاوس، عن ابيه، عن ابن عباس رضى الله عنهما قال رخص للحايض ان تنفر اذا افاضت. قال وسمعت ابن عمر، يقول انها لا تنفر. ثم سمعته يقول بعد ان النبي صلى الله عليه وسلم رخص لهن
Aişe r.anha şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Mekke'ye yolculuğa çıktık. Yalnız hac yapacağımızı zannediyorduk. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'ye geldi, tavaf yaptı, Safa ve Merve arasında sa'y yaptı, ihram'dan çıkmadı. Yanında hedy kurbanı vardı. Onunla birlikte olan hanımları ve ashabı da tavaf yaptılar. Bunlardan, yanında hedy kurbanı olmayanlar ihram'dan çıktı. Sonra o (Aişe r.anha) adet gördü. Hacca dair bütün ibadetleri yerine getirdik. Mina'dan dönüşte Muhassab'da gecelediğimizde ben {Aişe r.anha): Ey Allah'ın Resulü ashabından benden başka herkes hac ve umreyi yapmış olarak dönüyor, dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Mekke'ye geldiğimiz zamandan beri sen Kabe'yi hiç tavaf etmedin mi?" buyurdu. Ben: Hayır, dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Kardeşin (Abdurrahman) ile Tenim'e git Umre için ihrama gir. Şurada buluşalım" buyurdu. Ben, kardeşim Abdurrahman ile birlikte Ten'im'e gittim, umre için ihrama girdim. Safiyye bt. Huyey de adet gördü. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Eyuahl Demek bizi burada alıkoyacaksın. Bayram'ın ilk gününden önce tavaf yapmamışmıydın?" dedi. Safiyye: Yapmıştım, dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Öyle ise bir sorun yok, bizimle dönersin" buyurdu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'den yukarı çıkarken ben de inerken (yahut o inerken ben çıkarken) karşılaştık
حدثنا ابو النعمان، حدثنا ابو عوانة، عن منصور، عن ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة رضى الله عنها قالت خرجنا مع النبي صلى الله عليه وسلم ولا نرى الا الحج، فقدم النبي صلى الله عليه وسلم فطاف بالبيت وبين الصفا والمروة، ولم يحل وكان معه الهدى، فطاف من كان معه من نسايه واصحابه، وحل منهم من لم يكن معه الهدى، فحاضت هي، فنسكنا مناسكنا من حجنا، فلما كان ليلة الحصبة ليلة النفر، قالت يا رسول الله كل اصحابك يرجع بحج وعمرة غيري. قال " ما كنت تطوفي بالبيت ليالي قدمنا ". قلت لا. قال " فاخرجي مع اخيك الى التنعيم فاهلي بعمرة، وموعدك مكان كذا وكذا ". فخرجت مع عبد الرحمن الى التنعيم، فاهللت بعمرة، وحاضت صفية بنت حيى، فقال النبي صلى الله عليه وسلم " عقرى حلقى، انك لحابستنا، اما كنت طفت يوم النحر ". قالت بلى. قال " فلا باس. انفري ". فلقيته مصعدا على اهل مكة، وانا منهبطة، او انا مصعدة، وهو منهبط. وقال مسدد قلت لا. تابعه جرير عن منصور في قوله لا
Abdülaziz İbn Rufey' şöyle dedi: Enes İbn Malik'e dedim ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in tevriye günü nerede namaz kıldığına dair bir şey hatırlıyorsan bana bildirir misin"? Enes: Mina'da kıldı, dedi. Ben: Nefir günü ikindi namazını nerede kıldı? Diye sordum. Enes: Ebtah'ta kıldı. Ancak sen emirlerinin yaptığı gibi yap, dedi
حدثنا محمد بن المثنى، حدثنا اسحاق بن يوسف، حدثنا سفيان الثوري، عن عبد العزيز بن رفيع، قال سالت انس بن مالك اخبرني بشىء، عقلته عن النبي صلى الله عليه وسلم اين صلى الظهر يوم التروية قال بمنى. قلت فاين صلى العصر يوم النفر قال بالابطح. افعل كما يفعل امراوك
Enes b. Malik r.a. şöyle dedi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem öğle, ikindi, akşam ve yatsıyı kıldı. Sonra Muhassab'da bir süre uyudu. Sonra Kabe'ye varıncaya dek bineğine bindi ve Kabe'yi tavaf etti. باب: المحصب. 147- el-Muhassab (mevkii)
حدثنا عبد المتعال بن طالب، حدثنا ابن وهب، قال اخبرني عمرو بن الحارث، ان قتادة، حدثه عن انس بن مالك رضى الله عنه حدثه عن النبي صلى الله عليه وسلم انه صلى الظهر والعصر، والمغرب والعشاء، ورقد رقدة بالمحصب، ثم ركب الى البيت فطاف به
Aişe radiyallahu anha şöyle dedi: Muhassab, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yalnızca Medine'ye çıkışı daha kolay olsun diye konakladığı bir yerdi
حدثنا ابو نعيم، حدثنا سفيان، عن هشام، عن ابيه، عن عايشة رضى الله عنها قالت انما كان منزل ينزله النبي صلى الله عليه وسلم ليكون اسمح لخروجه. يعني بالابطح
İbn Abbas r.a. şöyle dedi: Muhassab'da durmak (haccın menasikinden) bir şey değildir. Bu yalnızca Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in konakladığı bir yerdir
حدثنا علي بن عبد الله، حدثنا سفيان، قال عمرو عن عطاء، عن ابن عباس رضى الله عنهما ليس التحصيب بشىء، انما هو منزل نزله رسول الله صلى الله عليه وسلم
Nafi' şöyle dedi: İbn Ömer r.a., Zi-tuva'da iki dağ yolunun arasında konaklardı, sonra da Mekke'nin üst yanında bulunan yoldan Mekke'ye girerdi. Hac veya umre yapmak için Mekke'ye geldiğinde devesini mescidin kapısına varıncaya kadar çöktürmezdi. Sonra mescid-i haram'a girer, Hacerü'l-Esved'in bulunduğu köşeye gelir oradan başlayarak üçü hızlıca dördü de yürüyerek olmak üzere yedi tavaf yapardı. Sonra tavaftan ayrılarak iki rekat namaz kılar, ardından konakladığı yere döner, Safa ile Merve arasında sa'y yapardı. Hac veya umreden (Medine'ye) dönüşte devesini, Zul Huleyfe'de Batha'da, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in devesini çöktürdüğü yerde çöktürürdü
حدثنا ابراهيم بن المنذر، حدثنا ابو ضمرة، حدثنا موسى بن عقبة، عن نافع، ان ابن عمر رضى الله عنهما كان يبيت بذي طوى بين الثنيتين، ثم يدخل من الثنية التي باعلى مكة، وكان اذا قدم مكة حاجا او معتمرا لم ينخ ناقته الا عند باب المسجد، ثم يدخل فياتي الركن الاسود فيبدا به، ثم يطوف سبعا ثلاثا سعيا، واربعا مشيا، ثم ينصرف فيصلي سجدتين، ثم ينطلق قبل ان يرجع الى منزله، فيطوف بين الصفا والمروة، وكان اذا صدر عن الحج او العمرة اناخ بالبطحاء التي بذي الحليفة التي كان النبي صلى الله عليه وسلم ينيخ بها
Halid İbnü'l-Haris şöyle dedi: Ubeydullah'a Muhassab'da konaklama meselesi soruldu. O, Nafi'den şunu nakletti: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Ömer ve İbn Ömer r.a. orada konakladılar". Nafi' şöyle demiştir: İbn Ömer r.a. Muhassab'da öğle ile ikindiyi (öyle zannediyorum ki akşamı da) kılardı. Hadisi rivayet eden Halid "yatsıyı kıldığında da şüphem yok" dedi. Sonra bir süre yatardı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in de bunu yaptığını söylerdi
حدثنا عبد الله بن عبد الوهاب، حدثنا خالد بن الحارث، قال سيل عبيد الله عن المحصب، فحدثنا عبيد الله، عن نافع،، قال نزل بها رسول الله صلى الله عليه وسلم وعمر وابن عمر. وعن نافع ان ابن عمر رضى الله عنهما كان يصلي بها يعني المحصب الظهر والعصر احسبه قال والمغرب. قال خالد لا اشك في العشاء، ويهجع هجعة، ويذكر ذلك عن النبي صلى الله عليه وسلم
İbn Ömer r.a. Mekke'ye giderken geceyi Zi-tuva'da geçirir, sabah olunca Mekke'ye girerdi. Dönerken de geceyi Zi-tuva'da geçirir, sabah yola devam ederdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in de böyle yaptığını söylerdi
وقال محمد بن عيسى حدثنا حماد، عن ايوب، عن نافع، عن ابن عمر رضى الله عنهما انه كان اذا اقبل بات بذي طوى، حتى اذا اصبح دخل، واذا نفر مر بذي طوى وبات بها حتى يصبح، وكان يذكر ان النبي صلى الله عليه وسلم كان يفعل ذلك
İbn Abbas r.a. şöyle dedi; Zül mecaz ve Ukaz, cahiliye döneminde insanların ticaret yaptığı pazarlardı. İslam dininin gelmesinden sonra Müslümanlar bu pazarlarda alışveriş yapmayı çirkin bir iş olarak gördüler. Bunun üzerine şu ayet indirildi: "(Hac günlerinde) Rabbinizden bir lütuf aramanızda sizin için bir günah söz konusu değildir". Bakara 198 Tekrar:
حدثنا عثمان بن الهيثم، اخبرنا ابن جريج، قال عمرو بن دينار قال ابن عباس رضى الله عنهما كان ذو المجاز وعكاظ متجر الناس في الجاهلية، فلما جاء الاسلام كانهم كرهوا ذلك حتى نزلت {ليس عليكم جناح ان تبتغوا فضلا من ربكم} في مواسم الحج
Aişe r.anha şöyle dedi: Mina'dan dönüşte (nefer gününde) Safiyye adet gördü ve "öyle zannediyorum ki sizi (Mekke'de adetim bitene kadar) alıkoyacağım." dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Eyvah! Sen bayramın ilk günü tavaf yaptın mı?" diye sordu. Safiyye "evet" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Öyle ise burada kalmamıza gerek yok, haydi yürü" buyurdu
حدثنا عمر بن حفص، حدثنا ابي، حدثنا الاعمش، حدثني ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة رضى الله عنها قالت حاضت صفية ليلة النفر، فقالت ما اراني الا حابستكم. قال النبي صلى الله عليه وسلم " عقرى حلقى اطافت يوم النحر ". قيل نعم. قال " فانفري ". قال ابو عبد الله وزادني محمد حدثنا محاضر، حدثنا الاعمش، عن ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة رضى الله عنها قالت خرجنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم لا نذكر الا الحج، فلما قدمنا امرنا ان نحل، فلما كانت ليلة النفر حاضت صفية بنت حيى، فقال النبي صلى الله عليه وسلم " حلقى عقرى، ما اراها الا حابستكم ". ثم قال " كنت طفت يوم النحر ". قالت نعم. قال " فانفري ". قلت يا رسول الله. اني لم اكن حللت. قال " فاعتمري من التنعيم ". فخرج معها اخوها، فلقيناه مدلجا. فقال " موعدك مكان كذا وكذا
Aişe r.anha şöyle dedi: Mina'dan dönüşte (nefer gününde) Safiyye adet gördü ve "öyle zannediyorum ki sizi (Mekke'de adetim bitene kadar) alıkoyacağım." dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Eyvah! Sen bayramın ilk günü tavaf yaptın mı?" diye sordu. Safiyye "evet" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Öyle ise burada kalmamıza gerek yok, haydi yürü" buyurdu
حدثنا عمر بن حفص، حدثنا ابي، حدثنا الاعمش، حدثني ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة رضى الله عنها قالت حاضت صفية ليلة النفر، فقالت ما اراني الا حابستكم. قال النبي صلى الله عليه وسلم " عقرى حلقى اطافت يوم النحر ". قيل نعم. قال " فانفري ". قال ابو عبد الله وزادني محمد حدثنا محاضر، حدثنا الاعمش، عن ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة رضى الله عنها قالت خرجنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم لا نذكر الا الحج، فلما قدمنا امرنا ان نحل، فلما كانت ليلة النفر حاضت صفية بنت حيى، فقال النبي صلى الله عليه وسلم " حلقى عقرى، ما اراها الا حابستكم ". ثم قال " كنت طفت يوم النحر ". قالت نعم. قال " فانفري ". قلت يا رسول الله. اني لم اكن حللت. قال " فاعتمري من التنعيم ". فخرج معها اخوها، فلقيناه مدلجا. فقال " موعدك مكان كذا وكذا