Loading...

Loading...
Kitap
66 Hadis
Ebu Hureyre (radiyallahu anh)'den nakledilmiştir: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Bizler en son gelenleriz, fakat kıyamet gününde herkesin önünde bulunan ilkler olacağız. Hem de bizim dışımızdaki ümmetlere bizden daha Önce kitap verilmiş, bize ise onlardan sonra. Haddizatında şu içinde bulunduğumuz Cuma günü konusunda onlar görüş ayrılığına düştüler; Allah da bu günü bize lütfetti. Yahudilerin (kutsal günü olan Cumartesi) yarındır, Hıristiyanların (kutsal günü olan Pazar İse) yarından sonraki gündür" buyurdu ve sustu
حدثنا مسلم بن ابراهيم، قال حدثنا وهيب، قال حدثنا ابن طاوس، عن ابيه، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " نحن الاخرون السابقون يوم القيامة، اوتوا الكتاب من قبلنا، واوتيناه من بعدهم، فهذا اليوم الذي اختلفوا فيه فهدانا الله، فغدا لليهود وبعد غد للنصارى ". فسكت. ثم قال " حق على كل مسلم ان يغتسل في كل سبعة ايام يوما يغسل فيه راسه وجسده ". ثم قال " حق على كل مسلم ان يغتسل في كل سبعة ايام يوما يغسل فيه راسه وجسده
Ebu Hureyre (radiyallahu anh)'den nakledilmiştir: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Bizler en son gelenleriz, fakat kıyamet gününde herkesin önünde bulunan ilkler olacağız. Hem de bizim dışımızdaki ümmetlere bizden daha Önce kitap verilmiş, bize ise onlardan sonra. Haddizatında şu içinde bulunduğumuz Cuma günü konusunda onlar görüş ayrılığına düştüler; Allah da bu günü bize lütfetti. Yahudilerin (kutsal günü olan Cumartesi) yarındır, Hıristiyanların (kutsal günü olan Pazar İse) yarından sonraki gündür" buyurdu ve sustu
حدثنا مسلم بن ابراهيم، قال حدثنا وهيب، قال حدثنا ابن طاوس، عن ابيه، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " نحن الاخرون السابقون يوم القيامة، اوتوا الكتاب من قبلنا، واوتيناه من بعدهم، فهذا اليوم الذي اختلفوا فيه فهدانا الله، فغدا لليهود وبعد غد للنصارى ". فسكت. ثم قال " حق على كل مسلم ان يغتسل في كل سبعة ايام يوما يغسل فيه راسه وجسده ". ثم قال " حق على كل مسلم ان يغتسل في كل سبعة ايام يوما يغسل فيه راسه وجسده
Ebu Hureyre (r.a.) (yukarıdaki hadisi’e ek olarak) Sonra da şöyle dedi: "Her Müslümanın her haftada bir gün boy abdesti alması gereklidir; o gün başını ve vücudunu iyice yıkar. Tekrar: 898 vs 3487 [-898-] Ebu Hureyre'den nakledilmiştir: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Her müslümanm her haftada bir gün boy abdesti alması Allah'ın onlar üzerindeki bir hakkıdır
رواه ابان بن صالح عن مجاهد، عن طاوس، عن ابي هريرة، قال قال النبي صلى الله عليه وسلم " لله تعالى على كل مسلم حق ان يغتسل في كل سبعة ايام يوما
Abdullah Ibn Ömer (r.a.) Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Kadınların geceleri mescidlere gelmelerine müsaade ediniz
حدثنا عبد الله بن محمد، حدثنا شبابة، حدثنا ورقاء، عن عمرو بن دينار، عن مجاهد، عن ابن عمر، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " ايذنوا للنساء بالليل الى المساجد
İbni Ömer (r.a.) şöyle demiştir: Ömer (r.a.)'in eşi sabah ve yatsı namazlarını cemaatle kılmak üzere mescide gelirdi. Birisi kendisine: Ömer'in hoşuna gitmediği ve kıskanç bir erkek olduğunu bildiğin halde niçin mescide gelmek üzere dışarı çıkıyorsun? diye sorduğunda ona şöyle mukabelede bulundu: "Ömer niçin benim mescide gelmeme engel olmuyor?" Cevap bekleyen bu soruya bizzat o adam'ın kendisi şu cevab'ı verdi: "Onu engelleyen Resûl-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şu sözüdür: Allah'ın cariyelerinin (kadın kullarının) mescitlere gelmelerine engel olmayın
حدثنا يوسف بن موسى، حدثنا ابو اسامة، حدثنا عبيد الله بن عمر، عن نافع، عن ابن عمر، قال كانت امراة لعمر تشهد صلاة الصبح والعشاء في الجماعة في المسجد، فقيل لها لم تخرجين وقد تعلمين ان عمر يكره ذلك ويغار قالت وما يمنعه ان ينهاني قال يمنعه قول رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا تمنعوا اماء الله مساجد الله
Çok yağmurlu bir günde İbn Abbâs müezzinine şu talimatı verdi: Sen (Eşhedu enne Muhammeden Resulullah) dedikten sonra (Hayya ale's-selah) deme. Bunun yerine (Namazlarınızı evlerinizde kılın) de. Cemaatten bir kısmı bu durumu garipseyip birbirine bakışınca İbn Abâs şöyle dedi; "Galiba bu söylediklerimi beğenmediniz. Fakat bunun aynısını - Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i kasdederek- benden daha hayırlı olan bir zat yapmıştı. Şüphesiz Cuma namazının kılınması kesin bir emirdir (azimet). Fakat ben sizi sıkıntıya sokmak istemedim. Eğer namaza gelmenizi emredecek olsaydım bu çamurların içinde bata çıka yürümek zorunda kalacaktınız
حدثنا مسدد، قال حدثنا اسماعيل، قال اخبرني عبد الحميد، صاحب الزيادي قال حدثنا عبد الله بن الحارث ابن عم، محمد بن سيرين قال ابن عباس لموذنه في يوم مطير اذا قلت اشهد ان محمدا رسول الله. فلا تقل حى على الصلاة. قل صلوا في بيوتكم. فكان الناس استنكروا، قال فعله من هو خير مني، ان الجمعة عزمة، واني كرهت ان اخرجكم، فتمشون في الطين والدحض
Aişe (r.anha)'dan nakledilmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında insanlar gerek evlerinden gerekse Medine'ye dört mil mesafedeki veya daha uzak bölgelerdeki yerleşim birimlerinden (avali) nöbet usulüyle Cum'a namazına gelirlerdi. Bunlar namaza üstleri başları toz içinde gelirlerdi. Terledikleri için toz toprak vücutlarına iyice yapışırdı ve bedenlerinden ter kokusu yayılırdı. Bir defasında bunlardan birisi Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geldi. Ben de orada bulunuyordum. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şahsa şöyle buyurdu: "Bari bu gün için iyice temizlenseniz, ne kadar iyi olur
حدثنا احمد، قال حدثنا عبد الله بن وهب، قال اخبرني عمرو بن الحارث، عن عبيد الله بن ابي جعفر، ان محمد بن جعفر بن الزبير، حدثه عن عروة بن الزبير، عن عايشة، زوج النبي صلى الله عليه وسلم قالت كان الناس ينتابون يوم الجمعة من منازلهم والعوالي، فياتون في الغبار، يصيبهم الغبار والعرق، فيخرج منهم العرق، فاتى رسول الله صلى الله عليه وسلم انسان منهم وهو عندي، فقال النبي صلى الله عليه وسلم " لو انكم تطهرتم ليومكم هذا
Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle demiştir: "Asr-ı saadette insanlar kendi işlerini kendileri görürdü. Cum'a namazına da (üstlerini başlarını değiştirmeden) işlerini bırakıp aynı halde gelirlerdi Bu yüzden kendilerine: "Keşke boy abdesti alsanız, yıkansanız" denildi. Tekrar:
حدثنا عبدان، قال اخبرنا عبد الله، قال اخبرنا يحيى بن سعيد، انه سال عمرة عن الغسل، يوم الجمعة فقالت قالت عايشة رضى الله عنها كان الناس مهنة انفسهم، وكانوا اذا راحوا الى الجمعة راحوا في هييتهم فقيل لهم لو اغتسلتم
Enes İbn Mâlik (r.a.)'den nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Cum'a namazını güneş tepe noktasını geçip batıya doğru kayınca kıldırırdı
حدثنا سريج بن النعمان، قال حدثنا فليح بن سليمان، عن عثمان بن عبد الرحمن بن عثمان التيمي، عن انس بن مالك، رضى الله عنه ان النبي صلى الله عليه وسلم كان يصلي الجمعة حين تميل الشمس
Enes İbn Mâlik (r.a.) şöyle demiştir: "Biz Cum'a namazını biraz erken kılar ve daha sonra kaylule (öğleden sonraki gündüz) uykusuna yatardık. Tekrar:
حدثنا عبدان، قال اخبرنا عبد الله، قال اخبرنا حميد، عن انس، قال كنا نبكر بالجمعة، ونقيل بعد الجمعة
Enes İbn Mâlik (r.a.), Cum'a namazını kasdederek şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hava çok soğuk olursa namaz'ı vakit girer girmez kılardı. Havanın aşırı sıcak olması durumunda ise namazı kılmak için hararetin geçip serinliğin düşmesini beklerdi." Yunus İbn Bükeyr dedi: Ebu Halde bize bu rivayeti mutlak olarak nakledip Cum'a namazı kaydını zikretmedi: Bişr İbn Sabit dedi: Ebu Halde bize anlattı: "Bir defasında Cum'a İmamı bize namazı kıldırmış ve sonra Enes İbn Mâlik (r.a.)'e, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in öğle namazını nasıl kıldırdığını sormuştu
حدثنا محمد بن ابي بكر المقدمي، قال حدثنا حرمي بن عمارة، قال حدثنا ابو خلدة هو خالد بن دينار قال سمعت انس بن مالك، يقول كان النبي صلى الله عليه وسلم اذا اشتد البرد بكر بالصلاة، واذا اشتد الحر ابرد بالصلاة، يعني الجمعة. قال يونس بن بكير اخبرنا ابو خلدة فقال بالصلاة، ولم يذكر الجمعة. وقال بشر بن ثابت حدثنا ابو خلدة قال صلى بنا امير الجمعة ثم قال لانس رضى الله عنه كيف كان النبي صلى الله عليه وسلم يصلي الظهر
Ubâde İbn Rufâa'dan nakledilmiştir: "Bir defasında ben Cum'a namazına giderken Ebu Abs arkamdan yetişti ve şunları söyledi: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in: "Kimin ayakları Allah yolunda tozlanırsa Allah (c.c.) o kişiyi cehenneme haram kılar. buyurduğunu işittim. Tekrar:
حدثنا علي بن عبد الله، قال حدثنا الوليد بن مسلم، قال حدثنا يزيد بن ابي مريم، قال حدثنا عباية بن رفاعة، قال ادركني ابو عبس وانا اذهب، الى الجمعة فقال سمعت النبي صلى الله عليه وسلم يقول " من اغبرت قدماه في سبيل الله حرمه الله على النار
Ebu Hureyre (r.a.)'den nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu işittim: "Namaz için kamet getirildiğinde namaz'a aceleyle koşarak gelmeyin. Tam bir vakar ve sükunet içinde yürüyerek gelin; yetişebildiğiniz kadarını kılın, yetişemediğiniz kısmı ise daha sonra tamamlayın
حدثنا ادم، قال حدثنا ابن ابي ذيب، قال الزهري عن سعيد، وابي، سلمة عن ابي هريرة رضى الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم. وحدثنا ابو اليمان، قال اخبرنا شعيب، عن الزهري، قال اخبرني ابو سلمة بن عبد الرحمن، ان ابا هريرة، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " اذا اقيمت الصلاة فلا تاتوها تسعون، واتوها تمشون عليكم السكينة، فما ادركتم فصلوا، وما فاتكم فاتموا
Ebu Katâde (r.a.), Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Beni görünceye kadar ayağa kalkmayın ve üzerinizde tam bir vakar ve sükunet olsun
حدثنا عمرو بن علي، قال حدثني ابو قتيبة، قال حدثنا علي بن المبارك، عن يحيى بن ابي كثير، عن عبد الله بن ابي قتادة لا اعلمه الا عن ابيه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " لا تقوموا حتى تروني، وعليكم السكينة
Selmân-ı Fârisî (r.a.) Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Cum'a günü boy abdesti alıp mümkün olduğu kadar vücudunu iyice temizlemeye çalışan, ardından saçlarını yağlayan veya evinde bulunan güzel kokudan vücuduna süren ve daha sonra mescide gelerek saf olan cemaat'ten iki kişinin arasına girmeden kendisine takdir edilen namazı kılan ve imam'ın okuduğu hutbeyi hiç sesini çıkarmadan can kulağı ile dinleyen herkesin bu Cuma ile diğer Cuma arasındaki günahları bağışlanır
حدثنا عبدان، قال اخبرنا عبد الله، قال اخبرنا ابن ابي ذيب، عن سعيد المقبري، عن ابيه، عن ابن وديعة، عن سلمان الفارسي، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من اغتسل يوم الجمعة، وتطهر بما استطاع من طهر، ثم ادهن او مس من طيب، ثم راح فلم يفرق بين اثنين، فصلى ما كتب له، ثم اذا خرج الامام انصت، غفر له ما بينه وبين الجمعة الاخرى
İbn Ömer (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir kimsenin kardeşini kaldırarak onun yerine oturmasını yasaklamıştır." Bu rivayeti nakledenlerden İbn Cüreyc, İbn Ömer'den nakilde bulunan Nâfi'e: "Cuma namazında mı?" diye sorunca ondan: "Hem Cuma namazında hem de diğer namazlarda’’ cevabını almıştır. Tekrar: 6269 ve 6270. Diğer tahric: Tirmizi, edeb; Müslim: selam
حدثنا محمد، قال اخبرنا مخلد بن يزيد، قال اخبرنا ابن جريج، قال سمعت نافعا، يقول سمعت ابن عمر رضى الله عنهما يقول نهى النبي صلى الله عليه وسلم ان يقيم الرجل اخاه من مقعده ويجلس فيه. قلت لنافع الجمعة قال الجمعة وغيرها
Saib İbn Yezîd (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ebu Bekir ve Ömer (r.a.) dönemlerinde Cum'a ezanı imam minbere çıkıp oturduğunda okunurdu. Fakat Osman (r.a.) halife olduğunda Medine'de İnsanlar çoğalıp nüfus arttığı için Zevrâ denen yerde üçüncü ezanın ek olarak okunmasını kararlaştırdı. Tekrar:
حدثنا ادم، قال حدثنا ابن ابي ذيب، عن الزهري، عن السايب بن يزيد، قال كان النداء يوم الجمعة اوله اذا جلس الامام على المنبر على عهد النبي صلى الله عليه وسلم وابي بكر وعمر رضى الله عنهما فلما كان عثمان رضى الله عنه وكثر الناس زاد النداء الثالث على الزوراء
Saib Ibn Yezîd'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Cum'a günü ek olarak üçüncü, ezan okunması uygulamasını başlatan Osman'dır. O dönemde Medine'de nüfus arttığı için Osman (Radiyallahu Anh) böyle bir uygulamayı başlatmak zorunda kalmıştı. Daha önceleri Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sadece bir müezzini vardı ve Cuma ezanı imam minbere çıkıp oturunca okunurdu
حدثنا ابو نعيم، قال حدثنا عبد العزيز بن ابي سلمة الماجشون، عن الزهري، عن السايب بن يزيد، ان الذي، زاد التاذين الثالث يوم الجمعة عثمان بن عفان رضى الله عنه حين كثر اهل المدينة، ولم يكن للنبي صلى الله عليه وسلم موذن غير واحد، وكان التاذين يوم الجمعة حين يجلس الامام، يعني على المنبر
Ebu Ümâme İbn Sehl İbn Hanîfin şöyle dediği nakledilmiştir: "Muâviye İbn Ebu Süfyân (r.a.)'ın minberde iken okunan ezana mukabelede bulunduğunu işittim. Müezzin, Allahu Ekber, Allahu Ekber dediğinde Muâviye de, Allahu Ekber Allahu Ekber diyordu. Müezzin, Eşhedu en la ilahe İllallah, dediğinde Muâviye, ben de, diyordu. Müezzin, Eşhedu enne Muhammeden Resulullah, dediğinde Muâviye aynı şekilde, ben de, diye mukabele ediyordu. Müezzin ezanı bitirince Muâviye cemaat'e şöyle hitap etmişti: "Ey insanlar, ben Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in işte bu minberde iken ezan okunduğunda şu anda benden işitmiş olduğunuz ifadeleri aynen tekrar ettiğini kesinlikle duydum
حدثنا ابن مقاتل، قال اخبرنا عبد الله، قال اخبرنا ابو بكر بن عثمان بن سهل بن حنيف، عن ابي امامة بن سهل بن حنيف، قال سمعت معاوية بن ابي سفيان،، وهو جالس على المنبر، اذن الموذن قال الله اكبر الله اكبر. قال معاوية الله اكبر الله اكبر. قال اشهد ان لا اله الا الله. فقال معاوية وانا. فقال اشهد ان محمدا رسول الله. فقال معاوية وانا. فلما ان قضى التاذين قال يا ايها الناس اني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم على هذا المجلس حين اذن الموذن يقول ما سمعتم مني من مقالتي
İbn Şihâb, Saib İbn Yezîd'in kendisine şu bilgiyi haber verdiğini nakletmiştir: "Medine'de mescide gelenlerin sayısı artınca Cum'a günü ikinci ezan okunması talimatını Osman vermişti. Halbuki daha önce Cum'a ezanı imam minbere çıkıp oturunca okunurdu
حدثنا يحيى بن بكير، قال حدثنا الليث، عن عقيل، عن ابن شهاب، ان السايب بن يزيد، اخبره ان التاذين الثاني يوم الجمعة امر به عثمان حين كثر اهل المسجد، وكان التاذين يوم الجمعة حين يجلس الامام