Loading...

Loading...
Kitap
76 Hadis
Sâî'd b. Müseyyeb'den: Bütün rekâtlarında oturulan hiç bir namaz ve namazın (iki rekâtlık) sünneti yoktur. Ancak, bir rekâtına yetişilemeyen akşam namazının farzı müstesnadır
حدثني يحيى، عن مالك، عن محمد بن عمرو بن علقمة، عن مليح بن عبد الله السعدي، عن ابي هريرة، انه قال الذي يرفع راسه ويخفضه قبل الامام فانما ناصيته بيد شيطان
Ebu Hureyre şöyle anlattı: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (dört rekatlı namazda) iki rekatta selam verdi, Zülyedeyn: «— Ya Resulullah! Namaz mı kısaldı, yoksa unuttun mu?» dedi. Bunun üzerine cemaate dönerek: «—Zülyedeyn'in dediği doğru mu?» deyince: «—Evet,» dediler. Bunun üzerine Resulü Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem iki rekat daha kıldıktan sonra selam verdi, sonra tekbir alarak her zamanki secdesi gibi yahut daha uzun (sehiv için) secde yaptı, başını kaldırıp tekbir aldıktan sonra tekrar secde yaptı, sonra başım kaldırdı. Diğer tahric: Buhari, Sehv; Müslim, Mesacid
حدثني يحيى، عن مالك، عن ايوب بن ابي تميمة السختياني، عن محمد بن سيرين، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم انصرف من اثنتين فقال له ذو اليدين اقصرت الصلاة ام نسيت يا رسول الله فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اصدق ذو اليدين " . فقال الناس نعم . فقام رسول الله صلى الله عليه وسلم فصلى ركعتين اخريين ثم سلم ثم كبر فسجد مثل سجوده او اطول ثم رفع ثم كبر فسجد مثل سجوده او اطول ثم رفع
Ebu Hureyre şöyle anlattı: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ikindi namazını kılarken iki rekatta selam verdi. Bunun üzerine Zülyedeyn kalktı: *— Ya Resulallah! Namaz mı kısaldı, yoksa unuttun damı iki rekatta selam verdin?» deyince: «— Bunların hiç biri olmadı,» demesinin üzerine: «— Ya Resulallah! Mutlaka biri olmuştur,» deyince Resulü Ekrem cemaate dönerek: «—Zülyedeyn doğru mu söyledi?» dedi. Ashab da: *— Evet» deyince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kalktı, kalan iki rekatı kıldı, selam verdikten sonra oturduğu yerde iki sehiv secdesi yaptı. Diğer tahric: Müslim, Mesacid
وحدثني عن مالك، عن داود بن الحصين، عن ابي سفيان، مولى ابن ابي احمد انه قال سمعت ابا هريرة، يقول صلى رسول الله صلى الله عليه وسلم صلاة العصر فسلم في ركعتين فقام ذو اليدين فقال اقصرت الصلاة يا رسول الله ام نسيت فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " كل ذلك لم يكن " . فقال قد كان بعض ذلك يا رسول الله . فاقبل رسول الله صلى الله عليه وسلم على الناس فقال " اصدق ذو اليدين " . فقالوا نعم . فقام رسول الله صلى الله عليه وسلم فاتم ما بقي من الصلاة ثم سجد سجدتين بعد التسليم وهو جالس
Ebu Bekir bin Süleyman, bana şöyle rivayet edildi dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gündüz namazlarından öğle yahut ikindi namazında iki rekatta selam verince, Züşşimaleyn: «— Ya Resulallah! Namaz mı kısaldı, yoksa unuttun mu?» dedi. Resulü Ekrem de: «— Ne namaz kısaldı, ne de unuttum» deyince Züşşimaleyn: «— Mutlaka bunun biri oldu, ya Resulallah» dedi. Bunun üzerine Resulullah cemaate dönerek: «— Zülyedeyn doğru mu söylüyor?» dedi. Onlar da: «— Evet, ya Resulallah!» deyince Resulullah kalan rekatları tamamlayıp, (sehiv secdesi yaptıktan) sonra selam verdi. îbn Abdilber der ki: Bütün raviler hadisi, Malik'ten mürsel olarak rivayet etmiştir. Müslim (Mesacid), Ebu Said eI-Hudri"den mevsul olarak rivayet eder
وحدثني عن مالك، عن ابن شهاب، عن ابي بكر بن سليمان بن ابي حثمة، قال بلغني ان رسول الله صلى الله عليه وسلم ركع ركعتين من احدى صلاتى النهار - الظهر او العصر - فسلم من اثنتين فقال له ذو الشمالين اقصرت الصلاة يا رسول الله ام نسيت فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم " ما قصرت الصلاة وما نسيت " . فقال ذو الشمالين قد كان بعض ذلك يا رسول الله . فاقبل رسول الله صلى الله عليه وسلم على الناس فقال " اصدق ذو اليدين " . فقالوا نعم يا رسول الله . فاتم رسول الله صلى الله عليه وسلم ما بقي من الصلاة ثم سلم
İmâm-ı Mâlik’den: Duyduğuma göre Ali b. Ebi Talib mezarlara başını koyar ve üzerlerine uzanırmış. Mâlik şöyle demiştir: Mezarlar üzerine oturmak yasaklanmıştır. Benim kanaatime göre bu yasak, mezarları kirletmemek için olsa gerek
وحدثني عن مالك، عن ابن شهاب، عن سعيد بن المسيب، وعن ابي سلمة بن عبد الرحمن، مثل ذلك . قال مالك كل سهو كان نقصانا من الصلاة فان سجوده قبل السلام وكل سهو كان زيادة في الصلاة فان سجوده بعد السلام
Ata bin Yesar, Resulullah'ın şöyle dediğini rivayet etti: «— Hanginiz namazda —üç mü, dört mü?— kaç rekat kıldığı hususunda şüphelenirse, bir rekat daha kılsın, oturarak selam vermeden önce iki secde yapsın. Şayet son kıldığı beşinci rekat olursa, sehiv secdesi onu çift (yani altı rekat) yapar. Yok eğer dört rekat olmuş ise, sehiv secdesi (namazda vesvese vermek isteyen) şeytanı çatlatır.»
حدثني يحيى، عن مالك، عن زيد بن اسلم، عن عطاء بن يسار، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اذا شك احدكم في صلاته فلم يدر كم صلى اثلاثا ام اربعا فليصلي ركعة وليسجد سجدتين وهو جالس قبل التسليم فان كانت الركعة التي صلى خامسة شفعها بهاتين السجدتين وان كانت رابعة فالسجدتان ترغيم للشيطان
Abdullah bin Ömer dedi ki: Hanginiz namazda kaç rekat kıldığı hususunda şüphelenirse, düşünsün, kanaatinin kuvvetli olduğu şekle göre namazını kılsın. Sonra da oturuyorken iki sehiv secdesi yapsın
وحدثني عن مالك، عن عمر بن محمد بن زيد، عن سالم بن عبد الله، ان عبد الله بن عمر، كان يقول اذا شك احدكم في صلاته فليتوخ الذي يظن انه نسي من صلاته فليصله ثم ليسجد سجدتى السهو وهو جالس
Ata' bin Yesar dedi ki: Abdullah b. Amr b. As'a ve Kabu'l-Ahbar'a namazı üç rekat mı, dört rekat mı kıldığı hususunda şüphelenen kimsenin ne yapması gerektiğini sordum, ikisi de: «— Bir rekat daha kılsın, sonra da oturuyorken iki secde daha yapsın,» dediler
وحدثني عن مالك، عن عفيف بن عمرو السهمي، عن عطاء بن يسار، انه قال سالت عبد الله بن عمرو بن العاص وكعب الاحبار عن الذي، يشك في صلاته فلا يدري كم صلى اثلاثا ام اربعا فكلاهما قال ليصلي ركعة اخرى ثم ليسجد سجدتين وهو جالس
Nafi* der ki: Abdullah b. Ömer (r.a.)'e: «Namazda unutan kimse ne yapmalı? diye sorulduğunda: «— Zihnen araştırsın, kanaatinin kuvvetli olduğu şekle göre namazını kılsın!» diye cevap verdi
وحدثني عن مالك، عن نافع، ان عبد الله بن عمر، كان اذا سيل عن النسيان، في الصلاة قال ليتوخ احدكم الذي يظن انه نسي من صلاته فليصله
حدثني يحيى، عن مالك، عن ابن شهاب، عن الاعرج، عن عبد الله ابن بحينة، انه قال صلى لنا رسول الله صلى الله عليه وسلم ركعتين ثم قام فلم يجلس فقام الناس معه فلما قضى صلاته ونظرنا تسليمه كبر ثم سجد سجدتين وهو جالس قبل التسليم ثم سلم
حدثني يحيى، عن مالك، عن ابن شهاب، عن الاعرج، عن عبد الله ابن بحينة، انه قال صلى لنا رسول الله صلى الله عليه وسلم ركعتين ثم قام فلم يجلس فقام الناس معه فلما قضى صلاته ونظرنا تسليمه كبر ثم سجد سجدتين وهو جالس قبل التسليم ثم سلم
Abdullah b. Buheyne (r.a.) dediki; «Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize öğle namazını kıldırıyordu. îki rekat kılınca oturmadan kalktı. Namazı bitirince sehiv secdesi yaptıktan sonra selam verdi
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، عن عبد الرحمن بن هرمز، عن عبد الله ابن بحينة، انه قال صلى لنا رسول الله صلى الله عليه وسلم الظهر فقام في اثنتين ولم يجلس فيهما فلما قضى صلاته سجد سجدتين ثم سلم بعد ذلك
Aişe (r.a.) anlatıyor: Huzeyfe oğlu Ebu Cehm (r.a.), Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e işlemeli zarif bir elbise hediye etti. O elbise ile namaz kıldı, namazı bitirince: «— Bu elbiseyi Ebu Cehm'e geri ver, namazda gözüm nakışlarına takıldı. Neredeyse namazda huzurumu kaçıracaktı.» buyurdu. Diğer tahric: Buharî, Salat; Müslim, Mesacid
حدثني يحيى، عن مالك، عن علقمة بن ابي علقمة، عن امه، ان عايشة، زوج النبي صلى الله عليه وسلم قالت اهدى ابو جهم بن حذيفة لرسول الله صلى الله عليه وسلم خميصة شامية لها علم فشهد فيها الصلاة فلما انصرف قال " ردي هذه الخميصة الى ابي جهم فاني نظرت الى علمها في الصلاة فكاد يفتنني
Hişam b. Urve'den naklediyor: Resuluîlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem işlemeli zarif bir elbise giyindi. Daha sonra onu Ebu Cehm'e verdi, ondan nakışsız, kalın kumaştan yapılmış elbise aldı. Ebu Cehm: «— Niçin değiştirdin, Ya Resulallah!» deyince: «—Namazda gözüm nakışlarına takıldı buyurdu. İbn Abdilber der ki: Bütün raviler Malik'ten mürsel olarak rivayet etmiştir
وحدثني مالك، عن هشام بن عروة، عن ابيه، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم لبس خميصة شامية لها علم ثم اعطاها ابا جهم واخذ من ابي جهم انبجانية له فقال يا رسول الله ولم فقال " اني نظرت الى علمها في الصلاة
Abdullah b. Ebu Bekr r.a. anlatır: Ebu Talha el-Ensari bahçesinde namaz kıldığı bir sırada karşısında bir güvercin uçtu. Hayvan, şaşırmış gibi kaçacak bir yer arıyordu. Bu hal Ebu Talha'nın hoşuna giderek bir süre gözüyle kuşu takip etti. Daha sonra kendine geldi ama, kaç rekat kıldığını bilemedi. Bunun üzerine Ebu Talha: «Bu bahçemde huzurum bozuldu,» diyerek, Resulullah'ın yanına geldi ve: «— Ya Resulallah! Bahçem Allah için sadaka (vakıf) olsun, onu istediğin gibi kullan» dedi. İbn Abdilber der ki: Bundan başka bir yolla bu hadisin rivayet edildiğini bilmiyorum, munkati' bir hadistir
وحدثني مالك، عن عبد الله بن ابي بكر، ان ابا طلحة الانصاري، كان يصلي في حايطه فطار دبسي فطفق يتردد يلتمس مخرجا فاعجبه ذلك فجعل يتبعه بصره ساعة ثم رجع الى صلاته فاذا هو لا يدري كم صلى فقال لقد اصابتني في مالي هذا فتنة . فجاء الى رسول الله صلى الله عليه وسلم فذكر له الذي اصابه في حايطه من الفتنة وقال يا رسول الله هو صدقة لله فضعه حيث شيت
Abdullah b. Ebi Bekir (r.a.) rivayet ederek der ki: Ensardan bir adam Medine vadilerinden «Kuff» vadisindeki bahçesinde namaz kılıyordu. Meyvelerin olgunlaştığı bir zamandı. Ağaçlar başlarını dolduran hurma salkımlarını taşıyamıyordu. Bir ara Ebu Talha'nın gözleri ağaçlara takıldı ve meyveleri hoşuna gitti, daldı gitti. Daha sonra kendine geldi, bu sırada kaç rekat kıldığının farkında olamadı. Bunun üzerine Ebu Talha: «Bu malım huzurumu bozuyor. Beni namazda oyaladı,» dedi ve o sırada halife olan Hz. Osman (r.a.)'ın huzuruna gitti, ona durumu anlattı ve bu bahçem sadaka (vakıf) olsun. Onu hayır yerlere sarfet dedi. Hz. Osman da onu elli bin dirheme sattı. Parasını hayır yerlere harcadı. Ondan sonra o bahçeye «elli binlik» denildi
وحدثني عن مالك، عن عبد الله بن ابي بكر، ان رجلا، من الانصار كان يصلي في حايط له بالقف - واد من اودية المدينة - في زمان الثمر والنخل قد ذللت فهي مطوقة بثمرها فنظر اليها فاعجبه ما راى من ثمرها ثم رجع الى صلاته فاذا هو لا يدري كم صلى فقال لقد اصابتني في مالي هذا فتنة . فجاء عثمان بن عفان - وهو يوميذ خليفة - فذكر له ذلك وقال هو صدقة فاجعله في سبل الخير . فباعه عثمان بن عفان بخمسين الفا فسمي ذلك المال الخمسين