Loading...

Loading...
Kitap
114 Hadis
İmam Malik'e Ali b. Ebî Talib ve Abdullah b. Abbas (r.a.)'ın ateşte pişen şeyi yedikten sonra yeniden abdest almadıkları rivayet olundu. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var
وحدثني عن مالك، انه بلغه ان علي بن ابي طالب، وعبد الله بن عباس، كانا لا يتوضان مما مست النار
Yahya b. Said, Abdullah b. Amr b. Rebîa'ya: «— Bir adam namaz kılmak için abdest aldıktan sonra ateşte pişen bir yemeği yese tekrar abdest alması gerekir mi?» diye sordu. Abdullah da: «— Babamı gördüm, abdest aldıktan sonra ateşte pişen yemeği yiyor, tekrar abdest almıyordu.» diye cevap verdi. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، انه سال عبد الله بن عامر بن ربيعة عن الرجل، يتوضا للصلاة ثم يصيب طعاما قد مسته النار ايتوضا قال رايت ابي يفعل ذلك ولا يتوضا
Ebu Nuaym Vehb bin Keysan Cabir b. Abdullah (r.a.) el-Ensarî der ki: Ebu Bekir es-Sıddık (r.a.)'ı gördüm. Et yedikten sonra yeniden abdest almadan namaz kıldı. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var
وحدثني يحيى، عن مالك، عن ابي نعيم، وهب بن كيسان انه سمع جابر بن عبد الله الانصاري، يقول رايت ابا بكر الصديق اكل لحما ثم صلى ولم يتوضا
Muhammed b. el-Munkedir (r.a.) anlatıyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yemeğe davet edilmişti. Kendisine et ve ekmek getirildi. Bunlardan yedikten sonra abdest aldı, namaz kıldı. Daha sonra yemeğin kalan kısmını getirdiler, ondan yedikten sonra yeniden abdest almadan namaz kıldı. Hadis mürseldir. Ebu Davud Tahare'de Cabir'den -mevsul olarak- rivayet etmiştir. Ayrıca bkz. Tirmizî, Taharet
وحدثني عن مالك، عن محمد بن المنكدر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم دعي لطعام فقرب اليه خبز ولحم فاكل منه ثم توضا وصلى ثم اتي بفضل ذلك الطعام فاكل منه ثم صلى ولم يتوضا
Abdurrahman b. Zeyd el-Ensarî anlatıyor: Enes b. Malik, Irak'tan gelmişti. Ebu Talha ve Ubey b. Ka'b yanına gittiler, Enes onlara ateşte pişmiş yemek çıkardı, yediler. Yemekten sonra Enes kalkıp abdest alınca, Ebu Talha ve Ubey b. Ka*b: «Bu da ne Enes? Yoksa Iraklıların adeti mi?» deyince, Enes: «Keşke yapmasaydım,» dedi. Ebu Talha ve Ubey b. Ka'b kalktılar, yeniden abdest almadan namaz kıldılar. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var
وحدثني عن مالك، عن موسى بن عقبة، عن عبد الرحمن بن زيد الانصاري، ان انس بن مالك، قدم من العراق فدخل عليه ابو طلحة وابى بن كعب فقرب لهما طعاما قد مسته النار فاكلوا منه فقام انس فتوضا فقال ابو طلحة وابى بن كعب ما هذا يا انس اعراقية فقال انس ليتني لم افعل . وقام ابو طلحة وابى بن كعب فصليا ولم يتوضا
Hişam bin Urve babası Urve (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e îstincayı sorduklarında: «Üç taş bulamaz mısınız?» diye cevap verdi. Ebu Davud (Taharet), Hz. Aişe'den mevsul olarak rivayet eder; Tirmizî, Taharet; Nesai, Tahara
حدثني يحيى، عن مالك، عن هشام بن عروة، عن ابيه، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم سيل عن الاستطابة فقال " اولا يجد احدكم ثلاثة احجار
Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem mezarlığa gittiğinde «Esselamu aleykum ey mezarlıkta yatan mu'minler! Allah dilerse biz de sizlere kavuşacağız.» dedi ve devamla «kardeşlerimizi görmeyi çok isterdim,» «—Ya Resulallah! Biz kardeşlerin değil miyiz?» dediler. Resulullah: «—Hayır, sizler aynı zamanda ashabımsınız. Kardeşlerim henüz gelmediler. Ben onları (ahirette) havz'ın başında bekliyeceğim.» buyurdu. Ashab-ı Kiram: «— Ya Resulallah, ümmetinden senden sonra gelecekleri nasıl tanıyacaksın?» deyince: «—Söyleyin! Bir adamın siyah atları arasında alnı ve üç ayağı beyaz bir atı olsa onu tanımaz mı?» dedi. Onlar: «—Evet Ya Resulallah!» diye cevap verdiler. Nebi s.a.v.: Onlar Kevser havuzunun başından kaybolmuş sahipsiz develer gibi kovulmazlar. Ben onlara: "Dikkat kardeşlerim gelin buraya, gelin buraya, gelin buraya diye seslenirim de; o sırada: "Onlar senin dininde ne bidatlar ortaya çıkardılar, sünnetini de terk ettiler" denilir. Ben de: "Öyleyse onlar benden uzak olsunlar, onlar benden uzak olsunlar onlar benden uzak olsunlar" derim." Müslim Taharet MÜSLİM RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
وحدثني عن مالك، عن العلاء بن عبد الرحمن، عن ابيه، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم خرج الى المقبرة فقال " السلام عليكم دار قوم مومنين وانا ان شاء الله بكم لاحقون وددت اني قد رايت اخواننا " . فقالوا يا رسول الله السنا باخوانك قال " بل انتم اصحابي واخواننا الذين لم ياتوا بعد وانا فرطهم على الحوض " . فقالوا يا رسول الله كيف تعرف من ياتي بعدك من امتك قال " ارايت لو كان لرجل خيل غر محجلة في خيل دهم بهم الا يعرف خيله " . قالوا بلى يا رسول الله . قال " فانهم ياتون يوم القيامة غرا محجلين من الوضوء وانا فرطهم على الحوض فلا يذادن رجال عن حوضي كما يذاد البعير الضال اناديهم الا هلم الا هلم الا هلم فيقال انهم قد بدلوا بعدك فاقول فسحقا فسحقا فسحقا
Osman (r.a)'ın azadlı kölelerinden Humran şöyle anlatır. Osman evinin yakınındaki bir taş üzerinde oturuyordu. O sırada müezzin gelip ikindi namazının vaktini haber verince su istedi. Abdest aldı sonra şöyle dedi: "Eğer Allah'ın kitabındaki Bakara suresi 159 ve 160. ayetler olmasaydı Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'dan işittiğim şu hadisi size söylemezdim. Sonra şöyle devam etti: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'dan şöyle buyururken işittim: "Her kim güzelce abdestini alır, sonra da namazını kılarsa o namazı ile diğer kılacağı namaz arasındaki günahları affedilir." Malik der ki: "Zannedersem Osman'ın kasdettiği ayet Hud suresi 114. ayetidir. "Gündüzün başında ve sonunda, bir de gecenin erken saatlerinde, namaz kılmaya devamlı ve duyarlı ol. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Allah'ı hatırında tutanlar için bir öğüt ve hatırlatmadır bu." Diğer tahric: Buharı, Vudu'; Müslim, Tahara
وحدثني عن مالك، عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن حمران، مولى عثمان بن عفان ان عثمان بن عفان، جلس على المقاعد فجاء الموذن فاذنه بصلاة العصر فدعا بماء فتوضا ثم قال والله لاحدثنكم حديثا لولا انه في كتاب الله ما حدثتكموه ثم قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " ما من امري يتوضا فيحسن وضوءه ثم يصلي الصلاة الا غفر له ما بينه وبين الصلاة الاخرى حتى يصليها
Abdullah el-Sunabihi (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: «Mu'min bir kimse abdest alırken mazmaza edince (ağzını yıkayınca) ağzından günahları çıkar. Burnunu yıkayınca da burnundan günahları çıkar. Yüzünü yıkayınca, yüzünden ve hatta gözkapaklarının altından günahları çıkar. Ellerini yıkadığı vakit ellerinden günahları dökülür çikar. Başını mesh edince başından, hatta kulaklarından günahları çıkar. Ayaklarını yıkayınca da ayaklarından, hatta ayak tırnaklarının altından günahları çıkar. Daha sonra mescide gidip namaz kılışı ecrini ve günahların affını arttırır.»
وحدثني عن مالك، عن زيد بن اسلم، عن عطاء بن يسار، عن عبد الله الصنابحي، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اذا توضا العبد المومن فتمضمض خرجت الخطايا من فيه واذا استنثر خرجت الخطايا من انفه فاذا غسل وجهه خرجت الخطايا من وجهه حتى تخرج من تحت اشفار عينيه فاذا غسل يديه خرجت الخطايا من يديه حتى تخرج من تحت اظفار يديه فاذا مسح براسه خرجت الخطايا من راسه حتى تخرج من اذنيه فاذا غسل رجليه خرجت الخطايا من رجليه حتى تخرج من تحت اظفار رجليه - قال - ثم كان مشيه الى المسجد وصلاته نافلة له
Ebu Hureyre (r.a.)'dediki, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: «Bir müslüman -yahut bir mu'min- abdest alırken yüzünü yıkayınca yüzünden akan su ile beraber gözleri ile işlediği bütün günahları dökülür. Ellerini yıkadığı zaman, elleri ile işlemiş olduğu günahları su ile beraber ellerinden dökülür. Ayaklarını yıkayınca, ayakları ile giderek işlediği günahları su ile beraber çıkar. Böylece bütün günahlarından temizlenmiş olur.» Diğer tahric: Buhari, Vudu; Müslim, Fedail
وحدثني عن مالك، عن سهيل بن ابي صالح، عن ابيه، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اذا توضا العبد المسلم - او المومن - فغسل وجهه خرجت من وجهه كل خطيية نظر اليها بعينيه مع الماء - او مع اخر قطر الماء - فاذا غسل يديه خرجت من يديه كل خطيية بطشتها يداه مع الماء - او مع اخر قطر الماء فاذا غسل رجليه خرجت كل خطيية مشتها رجلاه مع الماء - او مع اخر قطر الماء - حتى يخرج نقيا من الذنوب
Enes b. Malik (r.a.) der ki: Bir gün ikindi namazı yaklaşmıştı, insanlar abdest almak için su arıyorlar, bulamıyorlardı. O sırada Resulullah'a bir kapta su getirdiler. Hz.Nebi elini kabın içine koydu, sonra ashabına o kaptan abdest almalarını emretti. Enes der ki: Suyu görüyordum, Resul-i Ekrem'in parmaklarının arasından kaynıyordu. Bütün insanlar ondan abdest aldılar
وحدثني عن مالك، عن اسحاق بن عبد الله بن ابي طلحة، عن انس بن مالك، انه قال رايت رسول الله صلى الله عليه وسلم وحانت صلاة العصر فالتمس الناس وضوءا فلم يجدوه فاتي رسول الله صلى الله عليه وسلم بوضوء في اناء فوضع رسول الله صلى الله عليه وسلم في ذلك الاناء يده ثم امر الناس يتوضيون منه - قال انس - فرايت الماء ينبع من تحت اصابعه فتوضا الناس حتى توضيوا من عند اخرهم
Ebu Hureyre (r.a.) der ki: Bir kimse güzelce abdest aldıktan sonra namaza çıkarsa (mescide gidinceye kadar), o kimse namazda sayılır. Her iki adımının biriyle bir sevap kazanır, diğeriyle bir günahı affolur. Sizden herhangi biriniz kamet edildiğini işitince koşmasın. Çünkü en çok sevap kazanan, evi camiden en uzak olanmızdır. Dinleyenler: «— Niçin Ey Ebu Hureyre?» deyince, Ebu Hureyre (r.a.); «daha çok adım atıldığı için», diye cevap verdi. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var
وحدثني عن مالك، عن نعيم بن عبد الله المدني المجمر، انه سمع ابا هريرة، يقول من توضا فاحسن وضوءه ثم خرج عامدا الى الصلاة فانه في صلاة مادام يعمد الى الصلاة وانه يكتب له باحدى خطوتيه حسنة ويمحى عنه بالاخرى سيية فاذا سمع احدكم الاقامة فلا يسع فان اعظمكم اجرا ابعدكم دارا . قالوا لم يا ابا هريرة قال من اجل كثرة الخطا
Yahya b. Saîd'den: Saîd b. el-Müseyyeb'e büyük abdestten sonra su ile taharetlenmenin hükmü sorulunca: «O, ancak kadınların taharetlenmesidir.» diye cevap verdi. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var. Said b. el-Müseyyeb bu sözüyle, erkeklerin taşla silinmeleri kafidir, demek istiyor. Fakat İmam Malik ve birçok ulema bu görüşte değildirler. Yani erkek olsun, kadın olsun mecbur kalmadıkça, su ile temizlenmelidirler
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، انه سمع سعيد بن المسيب، يسال عن الوضوء، من الغايط بالماء فقال سعيد انما ذلك وضوء النساء
Ebu Hureyre (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Köpek herhangi birinizin kabından su içer veya bir şey yerse, o kabı yedi kez yıkasın» buyurdu.[38] Diğer tahric: Buharî, Vudu; Müslim, Taharet
وحدثني عن مالك، عن ابي الزناد، عن الاعرج، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اذا شرب الكلب في اناء احدكم فليغسله سبع مرات
İmam Malik'e şu hadis rivayet edildi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: «Doğru ve dürüst yaşayın. Her şeyi yapamazsınız. İyi ve yararlı ameller işleyin. Amellerinizin en hayırlısı namazdır. Abdesti ancak kamil mu'min muhafaza edebilir.* Diğer tahric: İbn-i Mace tahare Bu, mürsel bir hadistir. İbn Abdilber, et-Takassî'de der ki: "Sevban'ın Nebi (s.a.v.)'den sahîh yollarla rivayetiyle, müsned ve muttasıl olur. İbn Mace (Taharet) tarafından da rivayet edilir
وحدثني عن مالك، انه بلغه ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " استقيموا ولن تحصوا واعملوا وخير اعمالكم الصلاة ولا يحافظ على الوضوء الا مومن
Nafi der ki: Abdullah b.Ömer (r.a.) iki parmağını ıslatır, kulaklarını mesh ederdi. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var
حدثني يحيى، عن مالك، عن نافع، ان عبد الله بن عمر، كان ياخذ الماء باصبعيه لاذنيه
imam Malik'e rivayet edilen hadiste, Cabir b. Abdullah el-Ensari (r.a.)'e: «— Sarığın üzerine mesh edilir mi?» diye sorduklarında, Cabir; «— Su ile saçlar mesh edilmeden, caiz olmaz.» diye cevap verdi. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var
وحدثني يحيى، عن مالك، انه بلغه ان جابر بن عبد الله الانصاري، سيل عن المسح، على العمامة فقال لا حتى يمسح الشعر بالماء
Hişam b. Urve der ki: Ebu Urve b. Zübeyr sarığını çıkarır, başını mesh ederdi. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var
وحدثني عن مالك، عن هشام بن عروة، ان اباه، عروة بن الزبير كان ينزع العمامة ويمسح راسه بالماء
وحدثني عن مالك، عن نافع، انه راى صفية بنت ابي عبيد امراة عبد الله بن عمر تنزع خمارها وتمسح على راسها بالماء ونافع يوميذ صغير . وسيل مالك عن المسح على العمامة والخمار فقال لا ينبغي ان يمسح الرجل ولا المراة على عمامة ولا خمار وليمسحا على رءوسهما . وسيل مالك عن رجل توضا فنسي ان يمسح على راسه حتى جف وضوءه قال ارى ان يمسح براسه وان كان قد صلى ان يعيد الصلاة
وحدثني عن مالك، عن نافع، انه راى صفية بنت ابي عبيد امراة عبد الله بن عمر تنزع خمارها وتمسح على راسها بالماء ونافع يوميذ صغير . وسيل مالك عن المسح على العمامة والخمار فقال لا ينبغي ان يمسح الرجل ولا المراة على عمامة ولا خمار وليمسحا على رءوسهما . وسيل مالك عن رجل توضا فنسي ان يمسح على راسه حتى جف وضوءه قال ارى ان يمسح براسه وان كان قد صلى ان يعيد الصلاة
Mugîre b. Şu'be (r.a.) anlatıyor: Tebuk Savaşında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem abdest bozmak için gitti. Ben de abdest suyunu hazırladım. Gelince ellerine su döktüm, yüzünü yıkadı. Kollarını yıkamak için cübbesinin kollarını sıvamak istedi. Dar olduğu için kollarını sıvayamayınca, ellerini cübbenin kollarından çıkardı. Kollarını dirseklerine kadar yıkadı. Sonra başına ve ayağındaki mestlerin üzerine mesh etti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaz kılmaya geldiğinde, Abdurrahman b. Avf cemaate imam olmuş, namazın bir rek'atini kıîdırmıştı. Resulü Ekrem kalan bir rek'atini cemaatle kıldı. Abdurrahman selam verince, cemaat telaşlandı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem namazı bitirdikten sonra ashabına dönerek: «İyi yaptınız,» dedi.[41] Diğer tahric: Buhari, Meğazî; Müslim, Salat
حدثني يحيى، عن مالك، عن ابن شهاب، عن عباد بن زياد، من ولد المغيرة بن شعبة عن ابيه، عن المغيرة بن شعبة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم ذهب لحاجته في غزوة تبوك - قال المغيرة - فذهبت معه بماء فجاء رسول الله صلى الله عليه وسلم فسكبت عليه الماء فغسل وجهه ثم ذهب يخرج يديه من كمى جبته فلم يستطع من ضيق كمى الجبة فاخرجهما من تحت الجبة فغسل يديه ومسح براسه ومسح على الخفين فجاء رسول الله صلى الله عليه وسلم وعبد الرحمن بن عوف يومهم وقد صلى بهم ركعة فصلى رسول الله صلى الله عليه وسلم الركعة التي بقيت عليهم ففزع الناس فلما قضى رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " احسنتم