Loading...

Loading...
Kitap
50 Hadis
حدثني يحيى، عن مالك، انه قال بلغني ان عمر بن عبد العزيز، كان يقول للفرس سهمان وللرجل سهم . قال مالك ولم ازل اسمع ذلك . وسيل مالك عن رجل يحضر بافراس كثيرة فهل يقسم لها كلها فقال لم اسمع بذلك ولا ارى ان يقسم الا لفرس واحد الذي يقاتل عليه . قال مالك لا ارى البراذين والهجن الا من الخيل لان الله تبارك وتعالى قال في كتابه {والخيل والبغال والحمير لتركبوها وزينة} وقال عز وجل {واعدوا لهم ما استطعتم من قوة ومن رباط الخيل ترهبون به عدو الله وعدوكم} فانا ارى البراذين والهجن من الخيل اذا اجازها الوالي وقد قال سعيد بن المسيب وسيل عن البراذين هل فيها من صدقة فقال وهل في الخيل من صدقة
حدثني يحيى، عن مالك، انه قال بلغني ان عمر بن عبد العزيز، كان يقول للفرس سهمان وللرجل سهم . قال مالك ولم ازل اسمع ذلك . وسيل مالك عن رجل يحضر بافراس كثيرة فهل يقسم لها كلها فقال لم اسمع بذلك ولا ارى ان يقسم الا لفرس واحد الذي يقاتل عليه . قال مالك لا ارى البراذين والهجن الا من الخيل لان الله تبارك وتعالى قال في كتابه {والخيل والبغال والحمير لتركبوها وزينة} وقال عز وجل {واعدوا لهم ما استطعتم من قوة ومن رباط الخيل ترهبون به عدو الله وعدوكم} فانا ارى البراذين والهجن من الخيل اذا اجازها الوالي وقد قال سعيد بن المسيب وسيل عن البراذين هل فيها من صدقة فقال وهل في الخيل من صدقة
Amr b. Şuayb anlatıyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Huneyn'den çıktığı zaman Ci'irrane'ye gitmek istiyordu. Orada bulunanlar da ganimetlerin taksimini istiyorlardı. Tam bu sırada Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ın devesi bir ağaca yaklaştı, ridası ağaca takılınca sırtından çıktı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem *— Ridamı getirin!» buyurdu. Daha sonra ise şunları söyledi: «Allah'ın size ganimet olarak verdiklerini taksim etmeyeceğimden mi korkuyorsunuz? Nefsim elinde olan (Allah)'a yemin ederim ki, eğer Allah size Tihame'deki ağaçlar kadar nimet verse, yine aranızda bölüştürürdüm. Siz beni ne cimri, ne korkak, ne de yalancı olarak göremezsiniz» buyurdu. Bir yerde konakladığı zaman ordunun arasında ayağa kalkarak: «— İğneden ipliğe ne varsa getirin. Çünkü ganimete hıyanet, kıyamet gününde bunu yapanlar için bir ayıp, ateş ve büyük kusurdur» buyurdu. Daha sonra da yerden bir deve tüyü alarak (veya başka bir şey): «— Nefsim elinde olan (Allah)'a yemin ederim ki, Allah'ın size ganimet olarak verdiğinin beşte birinden şu kadar fazlası bile bana ait değildir. Bu beşte bir de yine size harcanır» buyurdu. İbn Abdilber der ki: "Mürsel oluşunda Malik'ten ihtilaf yoktur
حدثني يحيى، عن مالك، عن عبد ربه بن سعيد، عن عمرو بن شعيب، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم حين صدر من حنين وهو يريد الجعرانة ساله الناس حتى دنت به ناقته من شجرة فتشبكت بردايه حتى نزعته عن ظهره فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ردوا على ردايي اتخافون ان لا اقسم بينكم ما افاء الله عليكم والذي نفسي بيده لو افاء الله عليكم مثل سمر تهامة نعما لقسمته بينكم ثم لا تجدوني بخيلا ولا جبانا ولا كذابا " . فلما نزل رسول الله صلى الله عليه وسلم قام في الناس فقال " ادوا الخياط والمخيط فان الغلول عار ونار وشنار على اهله يوم القيامة " . قال ثم تناول من الارض وبرة من بعير او شييا ثم قال " والذي نفسي بيده ما لي مما افاء الله عليكم ولا مثل هذه الا الخمس والخمس مردود عليكم
Zeyd b. Halid el-Cüheni'den: Biri Huneyn savaşında vefat etmişti. durumu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bildirdiler. Nebi s.a.v.: «Arkadaşınızın namazını kılınız» buyurdu. Bunun üzerine oradakilerin yüz ifadeleri değişti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Arkadaşınız ganimete hıyanet etmiştir.» buyurdu. Derhal eşyalarını açıp baktık, eşyaları arasında iki dirhem kıymetinde yahudi kolyeleri vardı. Diğer tahric: Nesaî (Kasmi'l-Fey), mevsul olarak rivayet eder. Ebu Davud, Cihad; Nesaî, Cengiz; İbn Mace, Cihad
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، عن محمد بن يحيى بن حبان، ان زيد بن خالد الجهني، قال توفي رجل يوم حنين وانهم ذكروه لرسول الله صلى الله عليه وسلم فزعم زيد ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " صلوا على صاحبكم " . فتغيرت وجوه الناس لذلك فزعم زيد ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ان صاحبكم قد غل في سبيل الله " . قال ففتحنا متاعه فوجدنا خرزات من خرز يهود ما تساوين درهمين
Abdullah b. Mugire b. Ebi Bürde el-Kinani'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir kabileye uğrayarak onlara dua etti. Bu esnada kabilelerden birine de dua etmedi. Yapılan araştırmada. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in dua etmediği kabile mensuplarından bir adamın eğeri altında çalınmış bir ganimet eşyası olan kolye bulundu. Onlar bunu Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e getirdiklerinde, Nebi s.a.v. ölüye tekbir getirir gibi tekbir getirdi. îbn Abdilber derki: "Bu hadisin herhangi bir yolda müsned olarak rivayet edildiğini bilmiyorum
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، عن عبد الله بن المغيرة بن ابي بردة الكناني، انه بلغه ان رسول الله صلى الله عليه وسلم اتى الناس في قبايلهم يدعو لهم وانه ترك قبيلة من القبايل - قال - وان القبيلة وجدوا في بردعة رجل منهم عقد جزع غلولا فاتاهم رسول الله صلى الله عليه وسلم فكبر عليهم كما يكبر على الميت
Ebu Hureyre anlatiyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile beraber Huneyn savaşının yapıldığı sene yola çıktık. Bu savaşta ganimet olarak mal, elbise ve eşyadan başka ne altın ne de gümüş elde edilmişti. Rifaa b. Zeyd, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e siyah bir köle hediye etti. Bu köleye Mid'am derlerdi. Hz. Peygamber Vadiül Kura'ya doğru yöneldi, oraya varınca Mid'am, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ın bineğinden takımlarını indiriyordu. Birden nerden geldiği belli olmayan bir ok ona isabet etti ve hemen öldürdü. Halk «Cennet ona mübarek olsun» deyince Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Asla, Nefsim elinde olan (Allah)'a yemin ederim ki Hayber savaşında ganimetler taksim edilmeden bir elbise almıştı, bu onu cehenneme atacaktır» buyurdu. Oradakiler bu sözleri duyunca, adamın biri Nebi s.a.v.'e bir veya iki terlik kayışı getirdi. 3unun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «- Çalınan mal bir veya iki terlik kayışı da olsa, cehennemden bir parçadır» buyurdu. Diğer tahric: Buhari, Eyman ve'n-Nuzur; Müslim, iman
وحدثني عن مالك، عن ثور بن زيد الديلي، عن ابي الغيث، سالم مولى ابن مطيع عن ابي هريرة، قال خرجنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم عام حنين فلم نغنم ذهبا ولا ورقا الا الاموال الثياب والمتاع - قال - فاهدى رفاعة بن زيد لرسول الله صلى الله عليه وسلم غلاما اسود يقال له مدعم فوجه رسول الله صلى الله عليه وسلم الى وادي القرى حتى اذا كنا بوادي القرى بينما مدعم يحط رحل رسول الله صلى الله عليه وسلم اذ جاءه سهم عاير فاصابه فقتله فقال الناس هنييا له الجنة . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " كلا والذي نفسي بيده ان الشملة التي اخذ يوم حنين من المغانم لم تصبها المقاسم لتشتعل عليه نارا " . قال فلما سمع الناس ذلك جاء رجل بشراك او شراكين الى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " شراك او شراكان من نار
İmâm-ı Mâlik'e şöyle Rivâyet olundu: Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh)'e «Bir köle azat etmesi gereken bir adam, azat edeceğini şart koşarak köle satın alabilir mi?» diye soruldu. O da: Hayır» dedi
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، انه بلغه عن عبد الله بن عباس، انه قال ما ظهر الغلول في قوم قط الا القي في قلوبهم الرعب ولا فشا الزنا في قوم قط الا كثر فيهم الموت ولا نقص قوم المكيال والميزان الا قطع عنهم الرزق ولا حكم قوم بغير الحق الا فشا فيهم الدم ولا ختر قوم بالعهد الا سلط الله عليهم العدو
Ebu Hureyre'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: «Nefsim elinde olan (Allah)'a yemin ederim ki, O'nun yolunda savaşıp öldürülmeyi, sonra diriltilip tekrar öldürülmeyi, sonra tekrar diriltilip öldürülmeyi ne kadar isterdim.» Ebu Hureyre üç defa: «— Allah şahidim olsun ki böyle söyledi» demiştir. Diğer tahric: Buhari, Temenni; Müslim, İmaret
حدثني يحيى، عن مالك، عن ابي الزناد، عن الاعرج، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " والذي نفسي بيده لوددت اني اقاتل في سبيل الله فاقتل ثم احيا فاقتل ثم احيا فاقتل " . فكان ابو هريرة يقول ثلاثا اشهد بالله
Ebu Hureyre r.a.'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: «Allah iki kişiye güler: Biri diğerini öldürür, her ikisi de cennete girer. Bu şöyle olur: Bunlardan biri Allah yolunda savaşır ve bu esnada öldürülür, şehid olur. Öbürü yaptığına pişman olur ve müslü-man olur sonra o da Allah yolunda savaşır şehid olur. Böylece o da cennete girer.»
وحدثني عن مالك، عن ابي الزناد، عن الاعرج، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " يضحك الله الى رجلين يقتل احدهما الاخر كلاهما يدخل الجنة يقاتل هذا في سبيل الله فيقتل ثم يتوب الله على القاتل فيقاتل فيستشهد
Ebu Hureyre, Nebi s.a.v.'in şöyle buyurduğunu naklediyor: «Nefsim elinde olan (Allah)'a yemin ederim ki, Allah yolunda yaralanan hiç kimse yoktur ki »Gerçi kimin Allah yolunda yaralandığını Allah bilir ya- kıyamet günü yarasından kanlar fışkırarak, rengi kan'renginde ve kokusu misk gibi kokarak gelir.» Diğer tahric: Buharî, Cihad; Müslim, İmaret
وحدثني عن مالك، عن ابي الزناد، عن الاعرج، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " والذي نفسي بيده لا يكلم احد في سبيل الله - والله اعلم بمن يكلم في سبيله - الا جاء يوم القيامة وجرحه يثعب دما اللون لون دم والريح ريح المسك
Ömer b. Hattab'tan: Allah'ım, ölümüm, hayatında bir kere bile secde etmiş birinin elinden olmasın. Çünkü kıyamet günü bu secdeyle kendini haklı çıkarmaya çalışır
وحدثني عن مالك، عن زيد بن اسلم، ان عمر بن الخطاب، كان يقول اللهم لا تجعل قتلي بيد رجل صلى لك سجدة واحدة يحاجني بها عندك يوم القيامة
Abdullah b. Ebi Katade babasından naklediyor: Bir adam Nebi s.a.v.'e gelerek: «— Ya Resulullah! Allah yolunda sabırla, karşılığını sadece sondan bekleyerek, asla geri dönmeden savaşsam, Allah benim hatalarımı örter mi?» diye sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Evet,» buyurdu. Adam dönüp gidince Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onu çağırdı (veya adamı çağırttı) Ona: «— Ne demiştin?» diye sordu. Adam biraz önce söylediklerini tekrarladı. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Evet, bütün hatalarını affeder, ancak borcu affetmez. Cebrail bana böyle söyledi» buyurdu. Diğer tahric: Müslim, İmaret
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، عن سعيد بن ابي سعيد المقبري، عن عبد الله بن ابي قتادة، عن ابيه، انه قال جاء رجل الى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال يا رسول الله ان قتلت في سبيل الله صابرا محتسبا مقبلا غير مدبر ايكفر الله عني خطاياى فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " نعم " . فلما ادبر الرجل ناداه رسول الله صلى الله عليه وسلم او امر به فنودي له فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم " كيف قلت " . فاعاد عليه قوله فقال له النبي صلى الله عليه وسلم " نعم الا الدين كذلك قال لي جبريل
Ömer b. Ubeydullah (r.a.)'ın azadlı kölesi Ebu'n Nadr'dan rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Uhud şehidleri için şöyle buyurmuştur: "Ben bu şehitlerin iman üzere şehid olduklarına şahidim." Bunun üzerine Ebu Bekir: "Biz de onların kardeşleri değil miyiz onlar gibi biz de Müslüman olduk, onların cihad ettikleri gibi biz de cihad ettik" dedi. Bunun üzerine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Evet fakat benden sonra ne bid'atlar ortaya çıkaracağınızı bilmiyorum." Bu söz üzerine Ebu Bekir ağladı, sonra yine ağladı ve: "Senden sonra biz öyle mi olacağız" dedi. Bu Hadis Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir
وحدثني عن مالك، عن ابي النضر، مولى عمر بن عبيد الله انه بلغه ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال لشهداء احد " هولاء اشهد عليهم " . فقال ابو بكر الصديق السنا يا رسول الله باخوانهم اسلمنا كما اسلموا وجاهدنا كما جاهدوا . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " بلى ولكن لا ادري ما تحدثون بعدي " . فبكى ابو بكر ثم بكى ثم قال اينا لكاينون بعدك
Yahya b. Said'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Medine'de otururken yanında da bir mezar kazılıyordu. Adam'ın biri bu kabre bakarak: «— Bir mu'min için ne kadar fena bir yer!» dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— İyi demedin!» buyurdu. Adam: «— Mezarı kasdetmedim ya Resulallah! Allah yolunda şehid olmanın burada yatmaktan daha iyi olacağını kasdetmiştim.» diye sözünü tavzih etti (açıklık getirdi). Nebi Sallallahu Aşeyhi ve Sellem de üç defa: «— Allah yolunda şehidliğin benzeri yoktur. Yeryüzünde kabrimin olmasını en çok istediğim başka bir yer yoktur.» diyerek Medine'yi övdü. İbn Abdilber der ki: "Bu hadisi, müsned olarak bilmiyorum. Ancak, Malik ve başkalarından, manaca rivayet edilmiştir
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم جالسا وقبر يحفر بالمدينة فاطلع رجل في القبر فقال بيس مضجع المومن . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " بيس ما قلت " . فقال الرجل اني لم ارد هذا يا رسول الله انما اردت القتل في سبيل الله . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا مثل للقتل في سبيل الله ما على الارض بقعة هي احب الى ان يكون قبري بها منها " . ثلاث مرات يعني المدينة
Zeyd b. Eslem, Ömer b. Hattab'ın şöyle dua ettiğini nakleder: Allahım! Dileğim senin yolunda şehit olmak ve Resulünün memleketinde ölmektir, Diğer tahric: Buhari (Fedailu'l-Medîne), mevsul olarak rivayet etmiştir
حدثني يحيى، عن مالك، عن زيد بن اسلم، ان عمر بن الخطاب، كان يقول اللهم اني اسالك شهادة في سبيلك ووفاة ببلد رسولك
Yahya b. Said'den: Ömer b. Hattab şöyle demiştir: Mu'minin şerefi takvasıdır, dini soyudur, iyiliği ahlakıdır. Cesaret ve korkaklık Allah'ın dilediğine verdiği sıfatlardır. Korkak, babasından ve annesinden kaçar, cesur kimse de hayatını hiçe sayarak, korkmadan savaşır. Öldürülme de bir nevi ölümdür, şehit kendisini Allah'a adayan kimsedir
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، ان عمر بن الخطاب، قال كرم المومن تقواه ودينه حسبه ومروءته خلقه والجراة والجبن غرايز يضعها الله حيث شاء فالجبان يفر عن ابيه وامه والجريء يقاتل عما لا يووب به الى رحله والقتل حتف من الحتوف والشهيد من احتسب نفسه على الله
Yahya b. Said dedi ki: Bir gün Ebû Bekir'in oğlu uyurken öldü. Onun adına Hazret-i Peygamber'in hanımı Hazret-i Aişe bir çok köle azat etti. Mâlik der ki: Bu konuda duyduğumun en güzeli budur
Yahya b Said'den: Ömer b. Hattab bir senede kırk bin deve gönderirdi. Bir kişiyi bir deve ile Şam'a, iki kişiyi bir deve ile de Irak'a gönderirdi. Bir defasında kendisine Iraklı bir adam gelerek: «— Bana ve Sühaym'e deve ver!» dedi. Ömer b, Hattab: «— Allah aşkına! Sühaym Zıkkım?» dedi. Adam: «— Evet!» cevabım verdi
حدثني يحيى، عن مالك، عن يحيى بن سعيد، ان عمر بن الخطاب، كان يحمل في العام الواحد على اربعين الف بعير يحمل الرجل الى الشام على بعير ويحمل الرجلين الى العراق على بعير فجاءه رجل من اهل العراق فقال احملني وسحيما . فقال له عمر بن الخطاب نشدتك الله اسحيم زق قال له نعم
Enes b. Malik anlatıyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Kuba'ya gittiği zaman Ümmü Haram binti Milhan'a uğrar, o da Nebimizi yedirip içirirdi. Ümmü Haram, Ubade b. Samit'in nikahı altında idi. Yine bir gün Nebi s.a.v., Ümmü Haram'a uğradı. Ümmü Haram kendisine yemek ikram etti. Daha sonra oturarak saçlarım karıştırmaya başladı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem uyuyakaldı. Bilahare gülerek uyandı. Ümmü Haram: «— Niçin gülüyorsun ya Resulallah?» diye sordu. Nebi s.a.v. şu cevabı verdi: «— Ümmetimden bir grup insan Allah yolunda savaşan gaziler olarak bana gösterildi. Şu denizin ortasında taht üzerinde kral gibi (veya taht üstündeki krallar gibi) duruyorlardı?» Ümmü Haram: «— Ya Resulallah! Dua edin de ben de onlardan olayım!» diye rica etti. Nebi s.a.v. ona dua etti. Sonra başını koydu uyudu. Tekrak gülerek uyandı. Ümmü Haram: «— Ya Resulallah! Niçin gülüyorsun?» diye sordu. Peygamberimiz ilk defasında olduğu gibi cevap verdi: *— Ümmetimden bir grup insan Allah yolunda savaşan gaziler'olarak bana gösterildi. Taht üzerindeki kral gibi (veya tahtlar üzerinde kurulmuş krallar gibi)lerdi.» Bunun üzerine Ümmü Haram tekrar: «— Ya Resulallah! Allah'a beni de onlardan kılması için dua et» dedi. Hz. Peygamber: «— Sen ilklerindensin!» buyurdu. Ümmü Haram, Muaviye zamanında bir gemiye bindi. Gemiden karaya çıkınca bir hayvanla yoluna devam ediyordu. Ancak bineğinden düşüp vefat etti. Diğer tahric: Buhari, Cihad; Müslim, İmaret
حدثني يحيى، عن مالك، عن اسحاق بن عبد الله بن ابي طلحة، عن انس بن مالك، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم اذا ذهب الى قباء يدخل على ام حرام بنت ملحان فتطعمه وكانت ام حرام تحت عبادة بن الصامت فدخل عليها رسول الله صلى الله عليه وسلم يوما فاطعمته وجلست تفلي في راسه فنام رسول الله صلى الله عليه
Ebu Hureyre'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: «Eğer ümmetime meşakkat yüklemiş olmasaydım Allah yolunda hiç bir seriyyeden geri kalmazdım. Fakat onları bindirecek binek bulamadım, onlar da bundan sonra binecek vasıta bulamaz. Benden sonra benim gibi her sefere çıkamamak onlara ağır gelir. Halbuki Allah yolunda savaşıp öldürülmeyi, sonra diriltilip tekrar öldürülmeyi, sonra diriltilip tekrar öldürülmeyi ne kadar çok isterdim.» Diğer tahric: Buhari, Cihad; Müslim, İmaret
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، عن ابي صالح السمان، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لولا ان اشق على امتي لاحببت ان لا اتخلف عن سرية تخرج في سبيل الله ولكني لا اجد ما احملهم عليه ولا يجدون ما يتحملون عليه فيخرجون ويشق عليهم ان يتخلفوا بعدي فوددت اني اقاتل في سبيل الله فاقتل ثم احيا فاقتل ثم احيا فاقتل
Yahya b. Said'den, Uhud harbinde Nebi s.a.v.: «— Sa'd b. er-Rebi' el-Ensari'den kim haber getirecek?» diye sordu. Adamın biri: «— Ben ya Resulallah!» dedi ve sonra savaş meydanında dolaşmaya başladı. Adam'ı gören Sa'd b. er-Rebi': «¦— Ne var?» diye sordu. Adam ona: «- Senden bir haber getirmem için beni Nebi s.a.v. gönderdi.» dedi. Bunun üzerine Sa'd: *—Git, Nebimize benden selam söyle, on iki tane yara aldığımı kendisine bildir. Yaraların hepsi de tam can alıcı yerlerimde. Kavmine söyle, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir şey olursa onlardan bir kişi bile kalsa Allah'ın dininde mazeretleri geçersiz sayılır.» dedi. İbn Abdilber der ki; "Bu hadis yalnızca siyer ehli tarafından rivayet edilir. Onlara göre meşhur ve maruftur
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، قال لما كان يوم احد قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من ياتيني بخبر سعد بن الربيع الانصاري " . فقال رجل انا يا رسول الله . فذهب الرجل يطوف بين القتلى فقال له سعد بن الربيع ما شانك فقال له الرجل بعثني اليك رسول الله صلى الله عليه وسلم لاتيه بخبرك . قال فاذهب اليه فاقريه مني السلام واخبره اني قد طعنت اثنتى عشرة طعنة واني قد انفذت مقاتلي واخبر قومك انه لا عذر لهم عند الله ان قتل رسول الله صلى الله عليه وسلم وواحد منهم حى