Loading...

Loading...
Kitap
253 Hadis
İbn Abbas anlatıyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem devesinin hevdecinde (çadırında) duran bir kadının yanından geçiyordu. Kadına: «— Bu Allah'ın resulüdür!» dendi. Bunun üzerine kadın yanındaki çocuğun yanlarından tutup kaldırarak: «— Bu haccedebilir mi ya Resulallah?» diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Evet, sana da sevap olur» buyurdu
وحدثني عن مالك، عن ابراهيم بن عقبة، عن كريب، مولى عبد الله بن عباس ان رسول الله صلى الله عليه وسلم مر بامراة وهي في محفتها فقيل لها هذا رسول الله صلى الله عليه وسلم فاخذت بضبعى صبي كان معها فقالت الهذا حج يا رسول الله قال " نعم ولك اجر
Talha b. Ubeydillah b. Keriz'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: «Şeytan arefe günü görüldüğünden daha küçük, daha hakir, daha zelil ve daha öfkeli hiç bir zaman görülmedi. Bunun sebebi de rahmetin indirilişini, Allah'ın büyük günahları affedişini görmesidir. Bir de arefe gününden de daha küçük, daha zelil, daha öfkeli görüldüğü bir gün vardır ki o da Bedr harbinin olduğu gündür.» Bu söz üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: «— Bedr'de şeytan ne gördü ya Resulallah?» diye sorulunca şöyle buyurdu: v— Cebrail'in melekleri savaş için sıra sıra yaptığını gördü.» İBN-İ MACE’DEKİ ŞU HADİS’İ OKUMANIZI ÖNERİRİM !!! BURAYA TIKLAYIN
وحدثني عن مالك، عن ابراهيم بن ابي عبلة، عن طلحة بن عبيد الله بن كريز، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ما ريي الشيطان يوما هو فيه اصغر ولا ادحر ولا احقر ولا اغيظ منه في يوم عرفة وما ذاك الا لما راى من تنزل الرحمة وتجاوز الله عن الذنوب العظام الا ما اري يوم بدر " . قيل وما راى يوم بدر يا رسول الله قال " اما انه قد راى جبريل يزع الملايكة
Talha b. ubeydillah b. Keriz'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: «Duaların en efdali arefe günü yapılandır. Benim ve benden önceki Nebilerin söylediklerinin en efdali de: La ilahe illallahu vahdehu la şetike heh» sözüdür. Îbn Abdilber derki: "Mürsel oluşunda, Malik'ten ihtilaf yoktur, bu isnadları sağlam bir yolla müsned oluşunu bilmiyorum. Faziletlerle ilgili hadisler, sağlam bir delile ihtiyaç duymaz. Ali ve Îbn Amr'dan müsned olarak gelmiştir
وحدثني عن مالك، عن زياد بن ابي زياد، مولى عبد الله بن عياش بن ابي ربيعة عن طلحة بن عبيد الله بن كريز، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " افضل الدعاء دعاء يوم عرفة وافضل ما قلت انا والنبيون من قبلي لا اله الا الله وحده لا شريك له
Enes b. Malik'ten Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'nin fethedildiği sene Mekke'ye girdiğinde başında miğfer vardı. Miğferi çıkarınca bir adam kendisine gelerek: «— Ya Resulallah! îbn Hatal, Kabe'nin perdeleri arasına sığınmış!» dedi. Bunun üzerine Nebimiz: «— Onu öldürün!» buyurdu. İmam Malik der ki: Ogün Resulullah da —Allah bilir—ihramlı değildi
وحدثني عن مالك، عن ابن شهاب، عن انس بن مالك، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم دخل مكة عام الفتح وعلى راسه المغفر فلما نزعه جاءه رجل فقال له يا رسول الله ابن خطل متعلق باستار الكعبة . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اقتلوه
Nafî'den: Abdullah b. Ömer Mekke'den yola çıktı. Kudeyd'e gelince kendisine Medine'den bir haber geldi. Bunun üzerine hemen ihramsız olarak Mekke'ye döndü
وحدثني عن مالك، عن نافع، ان عبد الله بن عمر، اقبل من مكة حتى اذا كان بقديد جاءه خبر من المدينة فرجع فدخل مكة بغير احرام . وحدثني عن مالك، عن ابن شهاب، بمثل ذلك
Muhammed b. imran el-Ensarî, babasından naklediyor: Ben Mekke yolu üzerindeki Serha'nın altında dururken Abdullah b. Ömer geldi. «— Neden bu ağacın altındasın?» dedi. «— Gölgesinde oturmak için.» dedim. «— Başka sebebi var mı?» dedi. «— Hayır, sadece gölgesi için» dedim. Bunun üzerine Abdullah b. Ömer eliyle doğu tarafını işaret ederek Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletti: «Mina'daki iki küçük dağ arasına varınca orada Sürer denilen bir vadide bir ağaç vardır. O ağacın altında yetmiş bin Nebi yaşamıştır.»
وحدثني عن مالك، عن محمد بن عمرو بن حلحلة الديلي، عن محمد بن عمران الانصاري، عن ابيه، انه قال عدل الى عبد الله بن عمر وانا نازل، تحت سرحة بطريق مكة فقال ما انزلك تحت هذه السرحة فقلت اردت ظلها . فقال هل غير ذلك فقلت لا ما انزلني الا ذلك . فقال عبد الله بن عمر قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا كنت بين الاخشبين من منى - ونفخ بيده نحو المشرق - فان هناك واديا يقال له السرر به شجرة سر تحتها سبعون نبيا
وحدثني عن مالك، عن عبد الله بن ابي بكر بن حزم، عن ابن ابي مليكة، ان عمر بن الخطاب، مر بامراة مجذومة وهي تطوف بالبيت فقال لها يا امة الله لا توذي الناس لو جلست في بيتك . فجلست فمر بها رجل بعد ذلك فقال لها ان الذي كان قد نهاك قد مات فاخرجي . فقالت ما كنت لاطيعه حيا واعصيه ميتا
وحدثني عن مالك، عن عبد الله بن ابي بكر بن حزم، عن ابن ابي مليكة، ان عمر بن الخطاب، مر بامراة مجذومة وهي تطوف بالبيت فقال لها يا امة الله لا توذي الناس لو جلست في بيتك . فجلست فمر بها رجل بعد ذلك فقال لها ان الذي كان قد نهاك قد مات فاخرجي . فقالت ما كنت لاطيعه حيا واعصيه ميتا
Abdullah b. Abbas'tan: Rükün'le Kabe kapısının arası, Mültezem'dir
وحدثني عن مالك، انه بلغه ان عبد الله بن عباس، كان يقول ما بين الركن والباب الملتزم
Muhammed b. Yahya b. Habban naklediyor: Bir adam, Rebeze'de Ebu Zerr'e rastladı. Ebu Zerr adama: «— Nereye?» diye sordu. Adam: «— Hacca gitmek istiyorum.» diye cevap verdi. Bunun üzerine Ebu Zerr: «— Başka bir sebep var mı?» dedi. Adam: *— Hayır! dedi Ebu Zerr; «—Peki öyleyse yap» dedi. Olayın devamını adam şöyle anlatıyor: Oradan ayrıldıktan sonra Mekke'ye kadar geldim. Bir müddet orada kaldıktan sonra, bir 'gün kalabalık içinde bir adamı itekledim. Birde ne göreyim? Rebeze'de karşılaştığım ihtiyar bu!.. Yani Ebu Zerr! Beni görünce tanıdı ve: «— Seninle konuşan benim!» dedi
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، عن محمد بن يحيى بن حبان، انه سمعه يذكر، ان رجلا، مر على ابي ذر بالربذة وان ابا ذر ساله اين تريد فقال اردت الحج . فقال هل نزعك غيره فقال لا . قال فاتنف العمل . قال الرجل فخرجت حتى قدمت مكة فمكثت ما شاء الله ثم اذا انا بالناس منقصفين على رجل فضاغطت عليه الناس فاذا انا بالشيخ الذي وجدت بالربذة يعني ابا ذر قال فلما راني عرفني فقال هو الذي حدثتك
İmâm-ı Mâlik der ki: Hayvan, kumaş ve diğer ticari eşyaları satın alan kimsenin yaptığı alış-veriş caiz değilse, bu kişiye almış olduğu eşyaları sahibine iade etmesi emredilir. Mâlik der ki: Mal sahibi, geri aldığı malın parasını, kendisine iade edilen güne göre değil, sattığı güne göre (aldığı parayı aynen) öder. Çünkü ödeme, malı müşterinin teslim aldığı güne göredir. Müşterinin yanında malın değeri düşmüşse zarar mal sahibine ait; değer fazlası yine mal sahibinindir. Müşteri malı teslim aldığı zaman mal rağbette, fiat yüksek olup iade ederken mal kimsenin rağbet etmediği bir zamanda fiat düşük olabilir. (Bunlardan müşteri sorumlu değildir. Zira satış aslında batıldır. Mal müşterinin yanında emanet sayılır). Mesela müşteri malı alırken değeri on dinar olup iade ederken bir dinara düşmüşse, mal sahibi müşteriden dokuz dinar istiyemez. Yahut malı satarken değeri birdinar olup geri alırken değeri on dinara yükselmişse, müşteri de mal sahibinden dokuz dinar fazla isteyemez. Ancak malı teslim aldığı günün değeri olan bir dinarı alır. Mâlik der ki: Bunu şu mesele açıklar: Bir hırsız herhangi bir eşyayı çalsa, çaldığı günkü değerine bakılır. El kesecek miktara ulaşmışsa eli kesilir. Hapsedilmesi ya da kaçması sebebiyle el kesme işi gecikse ve bu arada çaldığı şeyin değeri el kesmeyi gerektirmeyen miktara da düşse eli kesilir. Eğer çaldığı zamanki kıymeti el kesmeyi gerektirmiyecek kadar azsa, sonradan malın değerinin yükselmesi elini kesmeyi gerektirmez
وحدثني عن مالك، انه سال ابن شهاب عن الاستثناء، في الحج فقال اويصنع ذلك احد وانكر ذلك . سيل مالك هل يحتش الرجل لدابته من الحرم فقال لا
حدثني يحيى، عن مالك، عن ابن شهاب، عن عروة بن الزبير، عن عايشة ام المومنين، انها كانت تقول الصيام لمن تمتع بالعمرة الى الحج لمن لم يجد هديا ما بين ان يهل بالحج الى يوم عرفة فان لم يصم صام ايام منى . وحدثني عن مالك، عن ابن شهاب، عن سالم بن عبد الله، عن عبد الله بن عمر، انه كان يقول في ذلك مثل قول عايشة رضى الله تعالى عنها
حدثني يحيى، عن مالك، عن ابن شهاب، عن عروة بن الزبير، عن عايشة ام المومنين، انها كانت تقول الصيام لمن تمتع بالعمرة الى الحج لمن لم يجد هديا ما بين ان يهل بالحج الى يوم عرفة فان لم يصم صام ايام منى . وحدثني عن مالك، عن ابن شهاب، عن سالم بن عبد الله، عن عبد الله بن عمر، انه كان يقول في ذلك مثل قول عايشة رضى الله تعالى عنها