Loading...

Loading...
Kitap
31 Hadis
Abdullah b. Ömer r.a.'in rivayetine göre, Resuîullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «ikindi namazını kaçıran kimse, ailesini ve malını zayi etmiş gibidir» buyurdu. Diğer tahric edenler: Buhari, Mevakitu's-Salat; Müslim, Mesacid; Şeyban-î
حدثني يحيى، عن مالك، عن نافع، عن عبد الله بن عمر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " الذي تفوته صلاة العصر كانما وتر اهله وماله
Yahya b. Saîd rivayet eder: Ömer b. El-Hattab (r.a.) ikindi namazından dönerken, namaz'a gelmeyen birine rastladı ve: «İkindi namazına niçin gelmedin?» dedi. Adam özür beyan etti. Bunun üzerine Hz. Ömer de: «Ziyandasın!» dedi. Yahya der ki: imam Malik, "Ziyandasın" ifadesini açıklamak üzere şöyle der: "Her şeyin bir karşılığı ve ziyanı vardır, denir." Bu Hadis Sadece Muvatta da var
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، ان عمر بن الخطاب، انصرف من صلاة العصر فلقي رجلا لم يشهد العصر فقال عمر ما حبسك عن صلاة العصر فذكر له الرجل عذرا فقال عمر طففت . قال يحيى قال مالك ويقال لكل شىء وفاء وتطفيف
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، انه كان يقول ان المصلي ليصلي الصلاة وما فاته وقتها ولما فاته من وقتها اعظم - او افضل - من اهله وماله . قال يحيى قال مالك من ادرك الوقت وهو في سفر فاخر الصلاة ساهيا او ناسيا حتى قدم على اهله انه ان كان قدم على اهله وهو في الوقت فليصل صلاة المقيم وان كان قد قدم وقد ذهب الوقت فليصل صلاة المسافر لانه انما يقضي مثل الذي كان عليه . قال مالك وهذا الامر هو الذي ادركت عليه الناس واهل العلم ببلدنا . وقال مالك الشفق الحمرة التي في المغرب فاذا ذهبت الحمرة فقد وجبت صلاة العشاء وخرجت من وقت المغرب
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، انه كان يقول ان المصلي ليصلي الصلاة وما فاته وقتها ولما فاته من وقتها اعظم - او افضل - من اهله وماله . قال يحيى قال مالك من ادرك الوقت وهو في سفر فاخر الصلاة ساهيا او ناسيا حتى قدم على اهله انه ان كان قدم على اهله وهو في الوقت فليصل صلاة المقيم وان كان قد قدم وقد ذهب الوقت فليصل صلاة المسافر لانه انما يقضي مثل الذي كان عليه . قال مالك وهذا الامر هو الذي ادركت عليه الناس واهل العلم ببلدنا . وقال مالك الشفق الحمرة التي في المغرب فاذا ذهبت الحمرة فقد وجبت صلاة العشاء وخرجت من وقت المغرب
İmam Malik der ki: Kanaatime göre -Allah bilir- bütün vakit baygın kalmıştır. Yoksa namaz vakti çıkmadan ayılan kimse mutlaka namazını kılmalıdır. Bu Hadis Sadece Muvatta da var
وحدثني عن مالك، عن نافع، ان عبد الله بن عمر، اغمي عليه فذهب عقله فلم يقض الصلاة . قال مالك وذلك فيما نرى - والله اعلم - ان الوقت قد ذهب فاما من افاق في الوقت فانه يصلي
Saîd b. el-Museyyeb rivayet eder: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Hayber fethinden dönüşünde gece yola devam etti. Gece'nin yarısından çoğu geçince biraz uyuyup dinlenmek için konakladı. Bilal'e: «—Uyuma, bizi sabah namazına kaldır» buyurdu ve uyudu. Ashab da uyudu. Bilal bir süre bekledikten sonra —sabaha karşı— devesine dayandı, gözleri uykuya daldı. Güneş doğup yüzlerine vuruncaya kadar ne Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, ne Bilal, ne de Ashab uyandı. Resulü Ekrem birden heyecanla uyanınca, Bilal: «— Ya Resulallah; Seni uyutan (Allah) beni de uyuttu.» dedi. Bunun üzerine Resulullah hareket emri verdi. Savaşçılar develerini kaldırıp yola düştüler. Biraz gittikten sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Bilal'e emretti. Bilal kamet etti. Resulü Ekrem cemaate sabah namazım kıldırdı.[26] Namazdan sonra da: «Namazı unutup kılamayan onu hatırlayınca kılsın. Çünkü Allah Teala kitabmda *Beni hatırlayınca namazı kıl [Taha 14] buyurur» dedi.[28] Bu hadis, mürseldir; Müslim mesacid'de mevsul olarak yer almaktadır
حدثني يحيى، عن مالك، عن ابن شهاب، عن سعيد بن المسيب، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم حين قفل من خيبر اسرى حتى اذا كان من اخر الليل عرس وقال لبلال " اكلالنا الصبح " . ونام رسول الله صلى الله عليه وسلم واصحابه وكلا بلال ما قدر له ثم استند الى راحلته وهو مقابل الفجر فغلبته عيناه فلم يستيقظ رسول الله صلى الله عليه وسلم ولا بلال ولا احد من الركب حتى ضربتهم الشمس ففزع رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال بلال يا رسول الله اخذ بنفسي الذي اخذ بنفسك . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اقتادوا " . فبعثوا رواحلهم واقتادوا شييا ثم امر رسول الله صلى الله عليه وسلم بلالا فاقام الصلاة فصلى بهم رسول الله صلى الله عليه وسلم الصبح ثم قال حين قضى الصلاة " من نسي الصلاة فليصلها اذا ذكرها فان الله تبارك وتعالى يقول في كتابه {اقم الصلاة لذكري}
Zeyd b. Eslem rivayet eder: Resulullah bir gece Mekke yolunda konakladı. Kendilerini namaza kaldırması için de Bilal'i vazifelendirdi ve uyudu. Ashab da uyudu. (Bir süre sonra) Bilal da uyudu. Ancak güneş doğunca uyanabildiler. Uyanıp telaşa düşünce Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hemen bineklerine binmelerini, o vadiden çıkmalarını emretti, ve: «Bu vadide şeytan vardır» buyurdu. (Develerine ve atlarına) bindiler. Vadiyi geçtikten sonra, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem inmelerini ve abdest almalarını emretti. Bilal'e de ezan okumasını veya kamet getirmesini söyledi. Resulullah namazı kıldırdı, cemaate döndü. Korku ve heyecanlarını görünce onlara: «Ey insanlar! Şüphesiz ruhumuzu Allah aldı (Bizi Allah uyuttu). Dileseydi ruhumuzu bize başka bir zamanda iade ederdi. Bizi daha erken uyandırırdı. Sizden kim uyuya-kalır, yahut unutur da namazı kılanı azsa uyanınca, namazını vaktinde kıldığı gibi kılsın» dedikten sonra, Ebu Bekr'e dönerek: «Bilal namaz kılıyordu, şeytan geldi onu yatırdı, ninni ile uyutulan çocuk gibi onu uyuttu.» dedi. Daha sonra Hz. Nebi Bilal'i çağırdı. Bilal, Resulullah'ın (daha önceden) Ebu Bekr'e haber verdiği şeylerin aynısını kendisine anlatınca, Ebu Bekr «Gerçekten senin Allah'ın Resulü olduğuna şahadet ederim» dedi. Bu Hadis Sadece Muvatta da var. Bütün Muvatta ravîlerinin ittifakiyle hadis mürseldir
وحدثني عن مالك، عن زيد بن اسلم، انه قال عرس رسول الله صلى الله عليه وسلم ليلة بطريق مكة ووكل بلالا ان يوقظهم للصلاة فرقد بلال ورقدوا حتى استيقظوا وقد طلعت عليهم الشمس فاستيقظ القوم وقد فزعوا فامرهم رسول الله صلى الله عليه وسلم ان يركبوا حتى يخرجوا من ذلك الوادي وقال " ان هذا واد به شيطان " . فركبوا حتى خرجوا من ذلك الوادي ثم امرهم رسول الله صلى الله عليه وسلم ان ينزلوا وان يتوضيوا وامر بلالا ان ينادي بالصلاة او يقيم فصلى رسول الله صلى الله عليه وسلم بالناس ثم انصرف اليهم وقد راى من فزعهم فقال " يا ايها الناس ان الله قبض ارواحنا ولو شاء لردها الينا في حين غير هذا فاذا رقد احدكم عن الصلاة او نسيها ثم فزع اليها فليصلها كما كان يصليها في وقتها " . ثم التفت رسول الله صلى الله عليه وسلم الى ابي بكر فقال " ان الشيطان اتى بلالا وهو قايم يصلي فاضجعه فلم يزل يهديه كما يهدا الصبي حتى نام " . ثم دعا رسول الله صلى الله عليه وسلم بلالا فاخبر بلال رسول الله صلى الله عليه وسلم مثل الذي اخبر رسول الله صلى الله عليه وسلم ابا بكر فقال ابو بكر اشهد انك رسول الله
Ata b. Yesar'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Sıcağın şiddeti, cehennemin nefesindendir.. Sıcak şiddetlenince namazı (biraz te'hir edip) hava biraz serinleyince kılın» dedi ve devam etti: «Cehennem Rabbine şikayet ederek: Yarabbi! Ateşim birbirini yedi, dedi. Rabbi de ona senede iki nefes alma izni verdi: Bir nefes yazın, bir nefes kışın.» Bu Hadis Sadece Muvatta da var. İzah Hadis mürseldir. Ebu Ömer'in dediğine göre İmam Malik ve başkalarının bir çok yolla rivayet etmiş oldukları muttasıl hadisler bunu takviye eder. Buhari, Mevakitu's-Salat; Müslim, Mesacid «Sıcağın şiddeti, cehennemin nefesindendir» sözü sıcakların şiddetinden kinayedir. Asr-ı Saadette mescidin büyük kısmının üzeri açıktı. Namazı da kızgın kumun üzerinde kılıyorlardı. Bunlara bir de gölgede 40-50 dereceyi bulan Hicaz'ın sıcaklarını eklersek, güneş tepede iken öğle namazının ne kadar zor kılınacağını düşünebiliriz. Böyle zamanlarda öğle namazını biraz geciktirmek (mekruh vakte bırakmamak şartıyla) müstehabtır
حدثني يحيى، عن مالك، عن زيد بن اسلم، عن عطاء بن يسار، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ان شدة الحر من فيح جهنم فاذا اشتد الحر فابردوا عن الصلاة " . وقال " اشتكت النار الى ربها فقالت يا رب اكل بعضي بعضا . فاذن لها بنفسين في كل عام نفس في الشتاء ونفس في الصيف
وَذَكَرَ : « أَنَّ النَّارَ اشْتَكَتْ إِلَى رَبِّهَا، فَأَذِنَ لَهَا فِي كُلِّ عَامٍ بِنَفَسَيْنِ، نَفَسٍ فِي الشِّتَاءِ وَنَفَسٍ فِي الصَّيْفِ »(26). Ebu Hureyre'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Sıcak şiddetli olunca (öğle) namazını biraz te'hir edin; serin vakte bırakın, zira sıcağın şiddeti, cehennemin nefesindendir.» buyurdu. Sonra şu hadisi zikretti: «Cehennem, Rabbine şikayette bulundu. O da, senede iki nefes izin verdi: Bir nefes kışın, bir nefes de yazın.» Buhari, Mevakitu's-Saîat; Müslim, Mesacid; Şeybanî
وحدثنا مالك، عن عبد الله بن يزيد، مولى الاسود بن سفيان عن ابي سلمة بن عبد الرحمن، وعن محمد بن عبد الرحمن بن ثوبان، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اذا اشتد الحر فابردوا عن الصلاة فان شدة الحر من فيح جهنم " . وذكر " ان النار اشتكت الى ربها فاذن لها في كل عام بنفسين نفس في الشتاء ونفس في الصيف
Ebu Hureyre'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: «Çok sıcakta namazı biraz te'hir edin. Zira sıcaklığın şiddeti, cehennemin nefesindendir.»33 Hadis mürseldir. Müslim, (Mesacid de muttasıl olarak rivayet etmiştir)
وحدثني عن مالك، عن ابي الزناد، عن الاعرج، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اذا اشتد الحر فابردوا عن الصلاة فان شدة الحر من فيح جهنم
Said b. El Müseyyeb'den: Resulullah Sallallahu aleyhi ve Sellem buyurdular ki: «Şu bitkiden (sarmısaktan) yiyen mescitlerimize girip bizi sarmısak kokusuyla rahatsız etmesin.»
حدثني يحيى، عن مالك، عن ابن شهاب، عن سعيد بن المسيب، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " من اكل من هذه الشجرة فلا يقرب مساجدنا يوذينا بريح الثوم
İmam Malik, Abdurrahman bin Mücebber'dan rivayet eder: «Salim b. Abdullah namazda ağzını bir atkıyla kapatan birini görünce, ağzını kapatan bu atkıyı sertçe çekip, açardı.»
وحدثني عن مالك، عن عبد الرحمن بن المجبر، انه كان يرى سالم بن عبد الله اذا راى الانسان يغطي فاه وهو يصلي جبذ الثوب عن فيه جبذا شديدا حتى ينزعه عن فيه